Yazılı beyan BDS 580 kapsamında alınıyor
Bağımsız denetimde şirket yönetiminin sözlü açıklamaları bazı konularda yeterli görülmüyor. KGK tarafından yayımlanan BDS 580 Yazılı Beyanlar, denetçinin yönetimden ve uygun durumlarda üst yönetimden sorumlu olanlardan yazılı beyan alma sorumluluğunu düzenliyor.
Yazılı beyan, belirli konuların teyit edilmesi veya denetçinin elde ettiği diğer kanıtların desteklenmesi amacıyla yönetim tarafından denetçiye sunulan yazılı bildirim niteliğinde.
Bu nedenle uygulamada denetimin tamamlanmasına yakın aşamada şirket yönetiminin imzaladığı bir yönetim beyan mektubu ile karşılaşılması olağan bir denetim prosedürü.
Yönetim hangi konularda beyan veriyor?
KGK'nın BDS 580'e ilişkin açıklamasına göre denetçi yönetimden temel olarak üç konuda yazılı beyan talep ediyor.
Yönetim; finansal tabloları geçerli finansal raporlama çerçevesine uygun hazırlama sorumluluğunu yerine getirdiğini, denetim için gerekli bütün bilgi ve erişim imkânlarını denetçiye sağladığını ve tüm işlemlerin kaydedilerek finansal tablolara yansıtıldığını yazılı olarak teyit ediyor.
Bunların yanında diğer denetim standartları kapsamında belirli konular için ilave yazılı beyanlar da talep edilebiliyor.
Dava, tahmin ve bilanço sonrası olaylar da gündeme gelebilir
Yönetim beyan mektubunun içeriği yalnızca muhasebe kayıtlarının eksiksiz olduğuna ilişkin genel bir ifadeden oluşmuyor.
Denetimin özelliklerine göre muhasebe tahminleri, ilişkili taraflar, hile riskleri, dava ve yükümlülükler, düzeltilmemiş yanlışlıklar veya bilanço tarihinden sonraki olaylar gibi alanlarda da yönetimden yazılı teyit alınabiliyor.
Örneğin BDS 560 kapsamında yönetimden, raporlama döneminden sonra gerçekleşen ve finansal tablolarda düzeltme veya açıklama gerektiren olayların gerekli şekilde ele alındığına ilişkin yazılı beyan isteniyor.
Muhasebe tahminlerinde ise kullanılan önemli varsayımların uygunluğu gibi konular yazılı beyanın kapsamına girebiliyor.
Yazılı beyan diğer denetim kanıtlarının yerine geçmiyor
Şirketler açısından en önemli ayrımlardan biri burada ortaya çıkıyor.
Yönetimin bir hususu yazılı olarak doğrulaması, denetçinin o konuda başka çalışma yapmasına gerek olmadığı anlamına gelmiyor.
BDS 580'e göre yazılı beyanlar denetim kanıtı niteliği taşıyor ancak ele aldıkları konularda tek başına yeterli ve uygun denetim kanıtı sağlamıyor. Denetçi gerektiğinde sözleşme, fatura, banka teyidi, mutabakat, kurul kararı veya başka destekleyici belgeler üzerinden de çalışma yürütüyor.
Dolayısıyla yönetim beyan mektubu eksik belgelerin yerine kullanılan bir yöntem değil; diğer denetim kanıtlarını destekleyen ayrı bir prosedür.
Yönetim beyan vermeyi reddederse ne olur?
Yönetimin gerekli yazılı beyanları vermemesi bağımsız denetim açısından önemli bir sorun oluşturabiliyor.
BDS 580 kapsamında denetçinin yönetimin dürüstlüğüne ilişkin değerlendirmesini yeniden gözden geçirmesi, konuyu üst yönetimden sorumlu olanlarla görüşmesi ve bunun denetçi raporu üzerindeki muhtemel etkisini değerlendirmesi gerekiyor. Belirli temel beyanların sunulmaması halinde denetçinin finansal tablolar hakkında görüş vermekten kaçınması da gündeme gelebiliyor.
Bu nedenle yönetim beyan mektubu denetimin sonunda yapılan basit bir imza işlemi olarak görülmemeli.
Beyan mektubu ne zaman hazırlanıyor?
BDS 580'e göre yazılı beyanların tarihi, denetçi raporu tarihinden sonraki bir tarih olamıyor ve denetçi raporu tarihine mümkün olduğunca yakın olması gerekiyor. Beyanlar, denetçi raporunda yer verilen finansal tabloların kapsadığı dönem veya dönemlerle ilgili oluyor.
Şirketlerin denetimin sonuna gelmeden önce yönetim beyanına konu olabilecek önemli işlemleri, davaları, ilişkili tarafları, bilanço sonrası gelişmeleri ve muhasebe tahminlerini ilgili yöneticilerle birlikte kontrol etmesi bu nedenle önemli.
Yazılı beyan sürecinin temel amacı yönetimin sorumluluğunu denetçiye devretmek değil; finansal tabloların hazırlanmasından şirket yönetiminin sorumlu olduğunu ve denetçiye gerekli bilgilerin eksiksiz sunulduğunu açık biçimde teyit etmek.




