Dış teyit şirket dışından denetim kanıtı sağlıyor

Bağımsız denetçi, şirketin muhasebe kayıtlarını yalnızca şirket içinde oluşturulan belgeler üzerinden incelemiyor. Bazı bilgilerin doğrudan bağımsız üçüncü taraflardan doğrulanması da gerekebiliyor.

Stok Sayımı Bağımsız Denetimde Neden Önemli? Yıl Sonu Öncesi Şirketlerin Yapması Gerekenler
Stok Sayımı Bağımsız Denetimde Neden Önemli? Yıl Sonu Öncesi Şirketlerin Yapması Gerekenler
İçeriği Görüntüle

KGK'nın 2026 Türkiye Denetim Standartları setinde yer alan BDS 505 Dış Teyitler, denetçinin dış teyit prosedürlerini kullanırken uyması gereken hükümleri düzenliyor. Dış teyit; bilgilerin üçüncü bir tarafça doğrudan denetçiye verilen yazılı yanıt aracılığıyla elde edilmesini ifade ediyor.

Bu yöntem özellikle şirketin kendi kayıtlarından bağımsız bir kaynaktan kanıt sağladığı için denetimde önemli bir yere sahip.

Müşteri alacakları doğrudan doğrulanabiliyor

Ticari alacakların önemli olduğu şirketlerde denetçi belirli müşterilere teyit talebi gönderebilir.

Örneğin şirket kayıtlarında bir müşteriden 5 milyon TL alacak görünüyorsa, denetçi müşteriden kendi kayıtlarındaki bakiyeyi doğrulamasını isteyebilir. Müşterinin bildirdiği tutarla şirket kayıtları arasında fark bulunması halinde bu farkın nedeni araştırılır.

Farkın nedeni tahsilatın farklı tarihte kaydedilmesi, faturanın karşı taraf kayıtlarına henüz alınmaması, iade, iskonto veya kayıt hatası olabilir. Ancak açıklanamayan farklar daha ayrıntılı denetim prosedürlerini gerektirebilir.

Banka teyidi yalnızca hesap bakiyesinden ibaret değil

Bankalardan alınan teyitler de bağımsız denetimde önemli kanıt kaynaklarından biri.

Denetçi banka hesaplarının yanında şirketin kredileri, teminatları, garantileri ve bankayla olan diğer önemli finansal ilişkileri hakkında da doğrulama talep edebilir.

Bu nedenle şirketin muhasebe kayıtlarındaki banka bakiyesinin banka ekstresiyle aynı olması tek başına bütün denetim ihtiyacını karşılamayabilir. Finansal tablolarda gösterilmesi veya açıklanması gereken başka banka ilişkilerinin bulunup bulunmadığı da önem taşır.

Teyit sürecinin kontrolü denetçide olmalı

Dış teyidin güvenilirliği açısından önemli kurallardan biri sürecin denetçinin kontrolünde yürütülmesi.

BDS 505'e göre denetçi teyit edilecek bilgileri belirliyor, uygun teyit tarafını seçiyor, talepleri tasarlıyor ve taleplerin gönderilmesi dahil sürecin kontrolünü elinde tutuyor.

Bu nedenle şirketin müşterisini arayıp aldığı bir bakiye mutabakatını denetçiye vermesi ile denetçinin kontrolünde doğrudan üçüncü taraftan alınan dış teyit aynı şey değil.

Yönetimin denetçinin teyit göndermesine izin vermemesi halinde ise denetçinin bunun nedenlerini araştırması, geçerli ve makul olup olmadığını değerlendirmesi ve alternatif denetim prosedürleri uygulaması gerekiyor.

Teyide cevap gelmemesi işlemi ortadan kaldırmıyor

Gönderilen her teyit talebine cevap alınamayabilir.

BDS 505 kapsamında cevap alınmayan teyitlerde denetçi, ilgili bilgi hakkında yeterli ve uygun denetim kanıtı elde etmek amacıyla alternatif denetim prosedürleri uyguluyor.

Ticari alacaklarda sonraki dönemde yapılan tahsilatların incelenmesi, satış faturaları ve sevk belgelerinin kontrol edilmesi gibi çalışmalar bu kapsamda gündeme gelebilir.

Dolayısıyla müşterinin teyide cevap vermemesi, bakiyenin otomatik olarak yanlış olduğu anlamına gelmediği gibi denetçinin söz konusu bakiyeyi incelemeden kabul edeceği anlamına da gelmiyor.

Şirketler teyit sürecine nasıl hazırlanmalı?

Yıl sonu bağımsız denetimi öncesinde şirketlerin müşteri ve tedarikçi cari hesaplarını mutabık hale getirmesi, açık faturaları kontrol etmesi ve banka hesapları ile kredilerine ilişkin kayıtlarını güncellemesi önemli.

Özellikle cari hesap ekstreleri, faturalar, tahsilat ve ödeme belgeleri, banka ekstreleri, kredi sözleşmeleri ve teminat bilgilerinin kolay erişilebilir şekilde hazırlanması teyit farklarının çözümünü hızlandırıyor.

Dış teyit sürecinin amacı şirketlere ek bir bürokrasi oluşturmak değil; finansal tablolarda yer alan önemli bakiyelerin şirket dışındaki bağımsız kaynaklarla desteklenip desteklenemediğini görmek. Bu nedenle düzenli mutabakat yapan şirketlerde dış teyit süreci, yıl sonunda ortaya çıkabilecek kayıt farklarının ve eksikliklerin tespit edilmesi açısından da önemli bir kontrol mekanizması oluşturuyor.