İthalatta Gözetim KDV’sinde Yeni Dönem: 2,6 Milyon TL Sınırına Dikkat
İthalat yapan şirketlerin KDV uygulamalarında 2026 itibarıyla önemli bir kontrol alanı ortaya çıktı. İthalatta gözetim, korunma önlemleri ve haksız rekabetin önlenmesine ilişkin düzenlemeler nedeniyle gümrükte ödenen KDV’nin tamamı artık her durumda indirim konusu yapılamıyor.
Bu nedenle özellikle belirli tutarın üzerinde ithalat yapan işletmeler açısından yalnızca gümrük beyannamesinin doğru düzenlenmesi yeterli değil. İndirilemeyecek KDV’nin doğru tespit edilip edilmediğinin ayrıca kontrol edilmesi ve belirli şartlarda Özel Amaçlı YMM Raporu ile tevsik edilmesi gerekiyor. İstanbul YMM Odası da 2 Temmuz 2026 tarihli toplantısında konuyu doğrudan "İthalatta Gözetim, Haksız Rekabet, Korunma Önlemleri Mevzuatı Kapsamında KDV İndirimi ve Düzenlenecek Özel Amaçlı YMM Raporu" başlığıyla ele aldı.
Düzenlemenin Temelinde 7846 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı Var
Uygulamanın çıkış noktası 24 Kasım 2023 tarihli 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı.
Bu Karar ile ithalatta gözetim uygulamasına tabi mallarda, gümrük beyannamesinde beyan olunan ve tevsik edilemeyen tutarlar ile bunlardan kaynaklanan vergi, resim, harç ve paylar nedeniyle ödenen KDV’nin indirim hakkı kaldırıldı. Aynı şekilde korunma önlemleri kapsamında uygulanan gümrük vergisi veya ek mali mükellefiyetler ile dampinge karşı vergi ve telafi edici vergiler nedeniyle KDV matrahına dahil olan tutarlara isabet eden KDV’nin de indirilmesine izin verilmiyor. GİB’in 16 Şubat 2026 tarihli özelgesinde de bu ayrım ayrıntılı şekilde açıklanıyor.
57 Seri No.lu Tebliğ Süreci Netleştirdi
31 Ocak 2026 tarihli ve 33154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 57 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliği değişikliği, uygulamanın nasıl kontrol edileceğine ilişkin ayrıntıları belirledi. Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliği’ne "İthalatta Gözetim Uygulanması, Korunma Önlemleri ve İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında İlgili Mevzuat Kapsamında Ödenen KDV’nin İndirimi" başlıklı yeni bölüm eklendi.
Yeni sistemde yalnızca hangi KDV’nin indirilemeyeceği değil, bu hesaplamanın nasıl kontrol edileceği ve hangi durumda YMM raporu gerekeceği de düzenlendi.
Her Gümrükte Ödenen KDV İndirilemez Hale Gelmedi
Burada en önemli ayrım şu: İthalat sırasında gümrükte ödenen KDV’nin tamamı yasak kapsamında değil.
GİB’in güncel KDV Genel Uygulama Tebliği açıklamasına göre, gözetim veya korunma uygulamaları nedeniyle KDV matrahında ortaya çıkan artış tutarlarına isabet eden KDV indirim konusu yapılamıyor. Buna karşılık ithalatın gerçek bedeli ve bu bedelle doğrudan ilişkili unsurlar üzerinden hesaplanan KDV genel şartlar dahilinde indirilebiliyor.
Bu nedenle muhasebede yapılması gereken işlem ithalat KDV’sinin tamamını indirim dışı bırakmak değil, indirilebilir ve indirilemez kısmı doğru biçimde ayırmaktır.
Gözetim Uygulamasında Hesaplama Nasıl Yapılıyor?
Gözetim uygulamasında bazı ürünler için gümrükte belirlenen asgari bir kıymet esas alınabiliyor.
Örneğin şirketin ithal ettiği ürünün gerçek CIF bedelinin 8 milyon TL olduğunu, gözetim nedeniyle gümrük kıymetinin 20 milyon TL olarak dikkate alındığını varsayalım:
-
Gerçek Bedel: 8.000.000 TL
-
Gözetim Kıymeti: 20.000.000 TL
-
Matrah Farkı: 20.000.000 TL - 8.000.000 TL = 12.000.000 TL
Bu durumda aradaki 12 milyon TL’lik fark, tevsik edilemeyen gözetim farkı niteliğinde değerlendiriliyor. İşte bu 12 milyon TL’lik ilave matrah ile buna bağlı vergi, resim, harç ve paylara isabet eden KDV’nin indirim konusu yapılması mümkün olmuyor. Dolayısıyla şirketin gümrükte ödediği toplam KDV ile indirilebilecek KDV tutarı ayrışıyor.
Özel Amaçlı YMM Raporu Hangi Durumda Gerekli?
57 Seri No.lu Tebliğin en önemli yeniliklerinden biri raporlama zorunluluğudur.
Takvim yılının altışar aylık dönemleri itibarıyla bu kapsamdaki ithalat bedelinin belirlenen sınırı aşması halinde, indirilemeyen KDV’nin doğru şekilde indirim dışında bırakılıp bırakılmadığının Özel Amaçlı YMM Raporu ile tevsik edilmesi gerekiyor. 2026 yılı uygulamasında bu eşik 2.600.000 TL olarak dikkate alınıyor.
Süreç iki temel esasa göre yürütülüyor:
-
2.600.000 TL’ye kadar olan ithalatlarda: Mükellefin kendisi tarafından vergi dairesine bildirim yapılması yeterli.
-
2.600.000 TL’yi aşan ithalatlarda: Özel Amaçlı YMM Raporu düzenlenmesi zorunlu.
2,6 Milyon TL Sınırı İthalat Bedeli Açısından Önemli
Uygulamada karıştırılabilecek noktalardan biri sınırın niteliğidir. 2.600.000 TL sınırı doğrudan indirilemeyen KDV tutarını ifade etmiyor. Düzenleme, altışar aylık dönem itibarıyla kapsama giren ithalat bedelinin belirlenen sınırı aşıp aşmadığına bakıyor.
Bu nedenle şirketin yalnızca "indirilemeyen KDV’m 2,6 milyon TL’nin altında" demesi yeterli olmuyor. Kapsama giren ithalatların toplam bedeli 2,6 milyon TL’yi aşıyorsa YMM raporu yükümlülüğü doğuyor.
Tam Tasdik Sözleşmesi Olanlarda Ayrı Rapor Kolaylığı
Düzenlemede YMM tam tasdik sözleşmesi bulunan şirketler açısından önemli bir kolaylık mevcuttur.
Mükellefin ithalatın yapıldığı yıl için süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesi bulunması ve tam tasdik raporunda 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamındaki ithalatlar nedeniyle ödenen KDV’nin doğru şekilde indirim konusu yapılıp yapılmadığına ilişkin açıklama bulunması halinde ayrıca Özel Amaçlı YMM Raporu aranmıyor.
Ancak bunun için tam tasdik sözleşmesinin süresinde yapılmış olması ve ilgili KDV incelemesinin tam tasdik raporunda açıkça yer alması şarttır.
YMM Raporunda İncelenen Temel Alanlar
Özel Amaçlı YMM Raporunun temel amacı, ithalatta ödenen KDV’nin hangi bölümünün indirilebilir, hangi bölümünün indirilemez olduğunun mevzuata uygun şekilde tespit edilmesidir.
Raporda özellikle şu alanlar sistematik olarak incelenir:
-
Gümrük beyannamesindeki gerçek ithalat bedeli,
-
Gözetim veya korunma uygulaması nedeniyle oluşan ilave kıymet,
-
KDV matrahına giren vergi, resim, harç ve paylar,
-
İndirilemeyen KDV’nin hesaplama yöntemi,
-
İlgili KDV beyannamelerinde yapılan indirimler,
-
Muhasebe kayıtları ile gümrük kayıtlarının uyumu,
-
Kapsama giren ithalatların altı aylık toplam bedeli.
Muhasebe Kayıtları ve Risk Yönetimi
İndirilemeyecek KDV’nin yanlışlıkla 191 İndirilecek KDV hesabına alınması, şirketin KDV yükümlülüğünü olduğundan düşük gösterir. Bu durum sadece bir sınıflandırma hatası olmayıp, indirim hakkı bulunmayan bir KDV’nin beyannamede indirilmesi sebebiyle vergi ziyaı riskini ortaya çıkarır.
İthalat muhasebesinde gümrük müşavirinden gelen belgelerin tek kalem halinde kaydedilmesi yerine, indirilebilir ve indirilemez KDV ayrımının muhasebe fişinde açıkça gösterilmesi gerekir.
İndirilemeyen KDV Gider veya Maliyet Olabilir mi?
İndirim hakkı bulunmayan KDV’nin muhasebe ve kurumlar vergisi açısından ele alınmasında KDV Kanunu’nun genel sistemi geçerlidir. İndirim konusu yapılamayan KDV, işlemin niteliğine göre gider veya maliyet unsuru olarak değerlendirilebilir.
Ancak otomatik bir kayıt yapılmamalıdır. İthal edilen malın stokta bulunması, satılmış olması, sabit kıymet niteliği taşıması veya başka bir işleme konu olması, indirilemeyen KDV’nin maliyet hesaplarına nasıl yansıtılacağını doğrudan etkiler.
Takvim ve Süre Uzatımları
2026 yılının ilk altı aylık dönemine ilişkin uygulamada GİB süre uzatımına gitti. 2,6 milyon TL’yi aşan ithalatlara ilişkin Özel Amaçlı YMM Raporlarının verilme süresi, 27 Temmuz 2026 tarihli ve 71 No.lu KDV Sirküleri ile 31 Ağustos 2026’ya kadar uzatıldı.
Sistem altışar aylık dönemler üzerinden çalıştığından, Temmuz-Aralık 2026 dönemindeki ithalatların da ayrıca izlenmesi gerekiyor. İlk altı ayda sınır altında kalan bir şirket, ikinci altı ayda sınırı aşabilir.
Gümrük, Muhasebe ve KDV Beyannamesi Uyumunun Önemi
Uygulamanın merkezinde üç farklı veri kaynağının çapraz kontrolü yer alır:
-
Gümrük Beyannamesi
-
Muhasebe Kayıtları
-
KDV Beyannamesi
Gümrükte indirilemez nitelikte KDV oluşmasına rağmen muhasebede tamamının 191 hesaba alınması veya muhasebede doğru ayrım yapılmasına rağmen KDV beyannamesinde tamamının indirim konusu yapılması doğrudan cezalara yol açar. Özel Amaçlı YMM Raporu bu üç kayıt sistemi arasındaki tutarlılığı doğrular.
İthalat Yapan Şirketler İçin İç Kontrol Adımları
Düzenli ithalat yapan şirketler için uygulanabilecek kontrol adımları şunlardır:
-
Sınıflandırma: Her gümrük beyannamesinde gözetim, korunma önlemi veya anti-damping uygulaması bulunup bulunmadığı tespit edilmeli.
-
Matrah Hesabı: Bu uygulamalar nedeniyle oluşan ilave KDV matrahı ayrı hesaplanmalı.
-
Muhasebeleştirme: İndirilemeyecek KDV tutarı muhasebe kayıtlarında ayrı takip edilmeli.
-
Dönemsel Takip: Kapsamdaki ithalat bedelleri altışar aylık dönemler bazında toplanmalı.
-
Raporlama: 2,6 milyon TL sınırı aşılmışsa YMM raporu süreci zamanında başlatılmalı.
Her ithalat işlemi bu kapsama girmez; ithal edilen malın ilgili gözetim, korunma önlemi veya haksız rekabet mevzuatına tabi olması gerekir. Örneğin GİB’in 2026 tarihli özelgesinde, gözetim kapsamına girmeyen ürünler için ödenen bazı KKDF ve ilave gümrük vergileri nedeniyle oluşan KDV’nin genel esaslar çerçevesinde indirilebileceği açıklanmıştır.
57 Seri No.lu Tebliğ değişikliğiyle birlikte şirketler için soru artık yalnızca "Gümrükte ne kadar KDV ödedik?" değil; "Bu KDV’nin ne kadarını gerçekten indirebiliriz ve bunu doğru şekilde belgeleyebiliyor muyuz?" haline gelmiştir.




