Döviz Dönüşüm Desteğinde Kurallar Değişiyor: Şirketler İçin 1 Ekim'de Yeni Dönem Başlayacak

Yurt dışından döviz geliri elde eden şirketleri ilgilendiren döviz dönüşüm desteğinde önemli değişiklikler yapıldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından hazırlanan 2026/11 sayılı Tebliğ, 1 Ağustos 2026 tarihli ve 33327 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Düzenlemenin önemli bölümü 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.

Yeni dönemde şirketlerin destekten yararlanmasında kullanılan sistem köklü bir şekilde değişiyor. Eski uygulamadaki "döviz almama taahhüdü" esasından uzaklaşılırken, bunun yerine şirketin döviz pozisyonu oranının TCMB tarafından belirlenen sınırı aşmaması şartı öne çıkıyor. Ayrıca geçici olarak yüzde 3 uygulanan döviz dönüşüm desteğinin süresi 31 Ocak 2027'ye kadar uzatıldı.

Yüzde 3'lük Destek 31 Ocak 2027'ye Kadar Devam Edecek

Düzenlemenin şirketler açısından ilk önemli noktası destek oranıyla ilgili. Tebliğin temel sisteminde, yurt dışı kaynaklı dövizlerini aracı banka üzerinden Merkez Bankasına satan firmalara, şartların sağlanması halinde TL'ye çevrilen tutarın yüzde 2'si kadar döviz dönüşüm desteği öngörülüyor.

Ancak geçici düzenlemeyle bu oran yüzde 3 olarak uygulanıyor. 1 Ağustos'ta yayımlanan değişiklikle yüzde 3'lük uygulamanın daha önce 31 Temmuz 2026'da sona ermesi öngörülen süresi 31 Ocak 2027'ye uzatıldı. Dolayısıyla gerekli şartları sağlayan firmalar açısından yüzde 3'lük destek 2027'nin ilk ayına kadar devam edecek.

Asıl Değişiklik 1 Ekim'de Başlıyor

Tebliğdeki en önemli değişikliklerden biri destekten yararlanma şartlarında yapıldı. Yeni sistemde şirketin destekten yararlanabilmesi için Merkez Bankasınca belirlenen döviz pozisyonu oranının aşılmaması gerekiyor.

Firmalar destekten yararlanmadan önce söz konusu oranı aşmadıklarını aracı bankaya tevsik edecek. Bu düzenleme 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. Böylece şirketlerin yalnızca Merkez Bankasına sattığı döviz değil, döviz pozisyonunun belirlenen sınırlar içerisinde olup olmadığı da destek sisteminin temel koşullarından biri haline geliyor.

Döviz Almama Taahhüdü Yerine Döviz Pozisyonu Kontrolü Geliyor

Önceki sistemin dikkat çeken unsurlarından biri, destekten yararlanan firmaların belirli süre boyunca döviz almama yönündeki taahhüdüydü. Yeni düzenlemeyle bu yaklaşım değiştiriliyor. 1 Ekim'den itibaren destekten yararlanma açısından döviz pozisyonu oranı esas alınacak. Firmaların belirli bir süre döviz almama taahhüdüne ilişkin uygulama yürürlükten kaldırılıyor.

Ancak geçiş döneminde önemli bir ayrıntı bulunuyor: Yeni düzenlemenin yürürlüğünden önce verilmiş döviz almama taahhütlerinin yerine getirilmemesi halinde eski hükümlerin uygulanmasına devam edilecek. Bu nedenle daha önce sisteme dahil olmuş şirketlerin eski taahhütlerinin otomatik olarak ortadan kalktığını düşünmemesi gerekiyor.

Yurt Dışı Kaynaklı Dövizin Kontrolü Bankalar Tarafından Yapılacak

Yeni sistemde aracı bankaların sorumluluğu da açık şekilde düzenleniyor. Merkez Bankasına satılacak dövizin gerçekten yurt dışı kaynaklı olup olmadığının tespiti aracı banka tarafından yapılacak.

Aracı banka bu kapsamda gerekli gördüğü bilgi ve belgeleri firmadan talep edebilecek. Ayrıca Merkez Bankası şüpheli gördüğü işlemler konusunda bankalardan belirli tedbirlerin alınmasını isteyebilecek. Bu durum şirketlerin dövizin kaynağına ilişkin belgelerini düzenli şekilde saklamasını daha önemli hale getiriyor. Özellikle ihracat gelirleri, yurt dışında yerleşik kişilerden elde edilen gelirler ve kapsama girebilen diğer döviz kazandırıcı faaliyetlerde işlemin kaynağının belgeler üzerinden ortaya konulabilmesi gerekecek.

Firmalara Üst Limit Getirilebilecek

Yeni düzenlemenin dikkat çeken başka bir bölümü ise destek tutarlarının sınırlandırılabilmesine ilişkin. TCMB'ye, şirketlerin destek kapsamında satabileceği döviz tutarı veya yararlanabileceği destek miktarı için üst sınır belirleme yetkisi veriliyor.

Firmaların satabileceği döviz tutarına ilişkin üst limitlerin belirlenmesinde şirketin kârlılığı ile iş gücü maliyetinden oluşan katma değer tutarları dikkate alınabilecek. Belirlenen üst limitleri aşan destek talepleri karşılanmayacak. Bu nedenle sistem sınırsız bir mekanizma olarak değerlendirilmemeli; şirketin finansal yapısı ve TCMB tarafından belirlenecek kriterler destek miktarını doğrudan etkileyebilecektir.

Grup Şirketlerini İlgilendiren Yeni Bir Tanım: Firma Kontrolü

Tebliğe ayrıca “firma kontrolü” kavramı eklendi. Buna göre sermaye ve yönetim ilişkileri çerçevesinde doğrudan veya dolaylı olarak bir firmada;

  • En az yüzde 50 hisseye,

  • Yüzde 50 oy hakkına,

  • Yönetim kurulu üyelerinin en az yüzde 50'sini seçme hakkına,

  • Veya yönetim kurulu üyelerinin en az yüzde 50'sine sahip olunması kontrol ilişkisi kapsamında değerlendirilecek.

Bu tanım özellikle holdingler ve birden fazla şirketten oluşan gruplar açısından kritik önem taşıyor. Usulsüz yararlanma veya gerçeğe aykırı beyan gibi durumlarda yaptırımların yalnızca tek şirket düzeyinde değerlendirilmemesine yönelik daha geniş bir denetim mekanizması oluşturuluyor.

Usulsüz İşlemlerde Destek Ödemesi Durdurulabilecek

TCMB'nin denetim ve inceleme yetkileri yeni düzenlemede açık şekilde yer alıyor. Merkez Bankası, firmaların sunduğu belgeler veya diğer kaynaklardan elde edilen bilgiler üzerinden gerekli gördüğü şirketleri incelemeye alabilecek. İnceleme doğrudan TCMB tarafından gerçekleştirilebileceği gibi aracı bankaya da yaptırılabilecek.

İncelemeye alınan şirketlere süreç tamamlanıncaya kadar döviz dönüşüm desteği ödenmeyebilecek. Usulsüzlük, gerçeğe aykırı beyan veya desteğin amacına aykırı kullanıldığının tespit edilmesi durumunda ise destek talebi reddedilecek. Ayrıca düzenlemenin yürürlüğünden önce usulsüz destek aldığı veya TCMB'ye ya da bankalara gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu tespit edilen firmaların destek talepleri ile Merkez Bankası kaynaklı kredi başvuruları belirlenen süre boyunca kabul edilmeyebilecek.

Muhasebe ve Finans Birimleri 1 Ekim Öncesinde Hazırlık Yapmalı

Düzenleme özellikle ihracat yapan, yurt dışına hizmet sunan veya diğer yollarla yurt dışı kaynaklı döviz geliri elde eden şirketlerin finans ve muhasebe birimlerini yakından ilgilendiriyor. Yeni sistemde dövizin kaynağının belgelenmesi, şirketin döviz pozisyonunun izlenmesi ve banka tarafından talep edilebilecek belgelerin hazırlanması önem kazanıyor.

Şirketlerin 1 Ekim 2026'dan önce mevcut döviz dönüşüm süreçlerini gözden geçirmeleri önem taşıyor. Özellikle daha önce verilmiş döviz almama taahhütleri bulunan firmaların eski yükümlülüklerini ayrıca takip etmesi gerekiyor; çünkü yeni sistemin başlaması önceki taahhüt ihlallerini ortadan kaldırmıyor.

Şirketler Açısından İki Kritik Tarih

Yeni düzenlemede şirketlerin takip etmesi gereken iki temel tarih öne çıkıyor:

  1. 1 Ekim 2026: Döviz pozisyonu oranını esas alan yeni denetim ve başvuru sisteminin yürürlüğe gireceği tarih.

    Bilanço ve Gelir Tablosuna Dipnot Alanları Eklendi: 2026 Geçici Vergi Beyannamesinde Yeni Uygulama
    Bilanço ve Gelir Tablosuna Dipnot Alanları Eklendi: 2026 Geçici Vergi Beyannamesinde Yeni Uygulama
    İçeriği Görüntüle
  2. 31 Ocak 2027: Yüzde 3 olarak uygulanan artırılmış döviz dönüşüm desteğinin mevcut düzenlemeye göre sona ereceği tarih.

Yurt dışı kaynaklı döviz geliri bulunan şirketler açısından bu süreç, sadece kur yönetimi açısından değil, döviz dönüşüm desteğinden yararlanma koşullarının hatasız kurgulanması bakımından da kritik bir dönem olacak.