Türkiye'de Şirketlerin Yapay Zekâ Kullanımı İki Katına Çıktı: İşletmelerin Yüzde 14'ü Yapay Zekâ Kullanıyor
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılına ilişkin Yapay Zekâ İstatistikleri sonuçlarını açıkladı. Verilere göre Türkiye'de 10 ve daha fazla çalışanı bulunan girişimlerin yüzde 14'ü yapay zekâ teknolojilerini kullanıyor. Bu oran 2025 yılında yüzde 7,5 seviyesindeydi. Büyük işletmelerde yapay zekâ kullanım oranı yüzde 37,1'e ulaşırken teknolojiyi kullanan şirketlerin yüzde 51'i yapay zekâdan pazarlama ve satış faaliyetlerinde yararlanıyor. Araştırmada yapay zekâya geçişte en önemli engelin uzman personel eksikliği olduğu görüldü.
TÜİK 2026 Yapay Zekâ İstatistiklerini Yayımladı
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 2 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan Yapay Zekâ İstatistikleri bülteni, Türkiye'de bireylerin ve işletmelerin yapay zekâ teknolojilerini kullanımına ilişkin güncel verileri ortaya koydu.
Araştırma sonuçlarına göre girişimlerde yapay zekâ kullanımı bir önceki yıla kıyasla belirgin biçimde yükseldi.
2025 yılında yüzde 7,5 olan yapay zekâ kullanan girişimlerin oranı, 2026 yılında yüzde 14'e ulaştı.
Bu gelişme, işletmelerde yapay zekâ kullanım oranının bir yılda 6,5 yüzde puan yükseldiğini gösteriyor.
Yapay zekâ kullanan girişimlerin oranı 2021 yılında ise yalnızca yüzde 2,7 seviyesindeydi.
Dolayısıyla 2021-2026 döneminde işletmelerin yapay zekâ teknolojilerinden yararlanma düzeyinde önemli bir artış yaşandı.
Ancak açıklanan oranların Türkiye'deki bütün işletmeleri kapsamadığı unutulmamalı. TÜİK'in girişimlere ilişkin araştırması, kapsam dahilindeki sektörlerde faaliyet gösteren ve en az 10 çalışanı bulunan girişimleri esas alıyor.
İşletmelerde Yapay Zekâ Kullanımı Yüzde 14'e Yükseldi
TÜİK'in açıkladığı veriler, işletmelerde yapay zekâ kullanımının son yıllarda giderek yaygınlaştığını gösterdi.
| Yıl | Yapay zekâ kullanan girişimlerin oranı |
|---|---|
| 2021 | %2,7 |
| 2025 | %7,5 |
| 2026 | %14,0 |
2025 ile 2026 yılları karşılaştırıldığında yapay zekâ kullanan girişimlerin oranında yaklaşık yüzde 87'lik göreli artış gerçekleşti.
Beş yıllık değerlendirmede ise kullanım oranı yüzde 2,7'den yüzde 14'e yükseldi.
Bu artış, yapay zekâ sistemlerinin işletmelerin günlük faaliyetlerinde daha fazla kullanılmaya başladığına işaret ediyor.
Yapay zekâ uygulamaları; veri analizi, müşteri hizmetleri, belge işleme, üretim süreçleri, içerik hazırlama ve karar destek sistemleri gibi farklı alanlarda kullanılabiliyor.
Bununla birlikte yapay zekâ kullanım oranındaki artış, teknolojiyi kullanan bütün işletmelerin aynı ölçüde verimlilik veya kârlılık artışı sağladığı anlamına gelmiyor.
Bu tür sonuçların değerlendirilmesi için şirketlerin kendi faaliyet verilerinin ayrıca incelenmesi gerekiyor.
Büyük İşletmelerde Yapay Zekâ Kullanım Oranı Yüzde 37,1
Araştırma sonuçlarında işletme büyüklüğüne göre yapay zekâ kullanımı arasında önemli farklılıklar görüldü.
TÜİK verilerine göre 250 ve üzeri çalışanı bulunan büyük işletmelerin yüzde 37,1'i yapay zekâ teknolojilerini kullanıyor.
Orta büyüklükteki işletmelerde bu oran yüzde 17 olurken 10-49 çalışanı bulunan işletmelerde yüzde 12,8 seviyesinde gerçekleşti.
| Çalışan sayısı | 2021 | 2026 |
|---|---|---|
| 10-49 çalışan | %2,3 | %12,8 |
| 50-249 çalışan | %3,6 | %17,0 |
| 250 ve üzeri çalışan | %9,6 | %37,1 |
Büyük işletmelerdeki kullanım oranının daha yüksek olması, şirketlerin teknolojiye yönelik yatırım kapasiteleri ve organizasyon yapıları açısından değerlendirilmesi gereken bir sonuç ortaya koyuyor.
Özellikle büyük ölçekli işletmelerin veri analizi, otomasyon ve dijital altyapı yatırımlarına daha fazla kaynak ayırabilmesi, yapay zekâ kullanımındaki farklılıkları etkileyebilecek unsurlar arasında bulunuyor.
Ancak araştırma, büyük işletmelerin yapay zekâ kullanma oranının yüksek olmasının yalnızca belirli bir nedenden kaynaklandığını ortaya koymuyor.
Personel yetkinliği, sektör, teknoloji altyapısı ve faaliyetlerin niteliği gibi unsurlar da yapay zekâ kullanımını etkileyebiliyor.
Yapay Zekâyı En Fazla Bilişim Şirketleri Kullanıyor
TÜİK verilerine göre yapay zekâ teknolojilerinin en yaygın kullanıldığı faaliyet alanı telekomünikasyon, bilgisayar programlama ve bilişim hizmetleri oldu.
Bu gruptaki girişimlerin yüzde 63,7'si yapay zekâ teknolojilerinden yararlandığını bildirdi.
Yayımcılık, radyo-televizyon ve içerik üretimi faaliyetlerinde kullanım oranı yüzde 57,1 olarak gerçekleşti.
Bilgisayar ve iletişim araçlarının onarımı alanında ise yüzde 32,4 seviyesinde ölçüldü.
| Faaliyet alanı | Yapay zekâ kullanım oranı |
|---|---|
| Telekomünikasyon, programlama ve bilişim | %63,7 |
| Yayımcılık, radyo-TV ve içerik | %57,1 |
| Bilgisayar ve iletişim araçlarının onarımı | %32,4 |
Bilişim sektöründeki yüksek kullanım oranı, yapay zekâ sistemlerinin teknoloji yoğun faaliyetlerde daha yaygın kullanıldığını gösteriyor.
Bununla birlikte yapay zekâ teknolojileri yalnızca bilişim sektörüne özgü uygulamalardan oluşmuyor.
Ticaret, üretim, finans, lojistik, profesyonel hizmetler ve diğer sektörlerdeki şirketler de farklı yapay zekâ uygulamalarından yararlanabiliyor.
Şirketler Yapay Zekâyı En Fazla Pazarlama ve Satış İçin Kullanıyor
Araştırmada yapay zekâ kullanan işletmelerin bu teknolojilerden hangi amaçlarla yararlandığı da incelendi.
Sonuçlara göre yapay zekâ kullanan girişimlerin yüzde 51'i teknolojiyi pazarlama veya satış faaliyetlerinde kullanıyor.
Araştırma ve geliştirme ya da yenilik faaliyetlerinde kullanım oranı yüzde 46,3 olarak gerçekleşti.
Üretim veya hizmet süreçlerinde kullanım oranı ise yüzde 43,4 oldu.
| Yapay zekâ kullanım amacı | Kullanıcı girişimler içindeki oran |
|---|---|
| Pazarlama veya satış | %51,0 |
| Araştırma ve geliştirme veya yenilik | %46,3 |
| Üretim veya hizmet süreçleri | %43,4 |
Bu oranlar, yapay zekâ kullanan girişimler içindeki kullanım amaçlarını gösteriyor. Dolayısıyla bütün işletmelerin yüzde 51'inin pazarlama faaliyetlerinde yapay zekâ kullandığı anlamına gelmiyor.
Ayrıca girişimler birden fazla kullanım amacı bildirebildiği için oranların toplamı yüzde 100'ü aşabiliyor.
Pazarlama ve satış faaliyetlerinde yapay zekâ kullanımı; müşteri taleplerinin analizi, içerik oluşturma, kampanya planlaması ve benzeri süreçlerde farklı biçimlerde gerçekleştirilebiliyor.
Ancak belirli bir yapay zekâ uygulamasının işletmeye sağlayacağı fayda, kullanılan verilerin niteliğine ve sistemin doğru yapılandırılmasına bağlı bulunuyor.
İşletmeler Yapay Zekâ Teknolojilerini Nasıl Ediniyor?
TÜİK araştırması, işletmelerin kullandıkları yapay zekâ sistemlerini hangi yöntemlerle temin ettiklerine ilişkin sonuçları da ortaya koydu.
Yapay zekâ kullanan girişimlerin yüzde 67,8'i açık kaynaklı yazılımlardan yararlandığını bildirdi.
Kapalı kaynaklı yazılım kullanan girişimlerin oranı yüzde 49,1 oldu.
Yapay zekâ sistemlerini harici hizmet sağlayıcılara geliştiren girişimlerin oranı yüzde 46,5 olarak gerçekleşirken kendi çalışanlarına geliştiren işletmelerin oranı yüzde 32,1 seviyesinde kaldı.
Bu sonuçlar, işletmelerin yapay zekâ ihtiyaçlarını tek bir yöntemle karşılamadığını gösteriyor.
Bazı şirketler hazır yazılımlardan yararlanırken bazıları işletmeye özel sistemler geliştirmeyi tercih ediyor.
Bununla birlikte kullanılan yazılımın açık kaynaklı olması, sistemin hiçbir maliyetinin bulunmadığı anlamına gelmiyor.
Yazılımın işletmeye uyarlanması, bilgi güvenliğinin sağlanması, personel eğitimi ve teknik bakım gibi alanlarda ek maliyetler ortaya çıkabiliyor.
Yapay Zekâya Geçişte En Büyük Engel Uzmanlık Eksikliği
Araştırmada yapay zekâ teknolojilerini henüz kullanmayan ancak kullanmayı düşündüğünü belirten işletmelerin karşılaştıkları engeller de değerlendirildi.
Bu gruptaki işletmelerin yüzde 72,3'ü yapay zekâ konusunda yeterli uzmanlığın bulunmamasını önemli bir neden olarak gösterdi.
Hukuki sonuçlara ilişkin belirsizlikleri belirtenlerin oranı yüzde 66,4 olurken veri koruma ve gizlilik endişelerini bildirenlerin oranı yüzde 65,4 olarak gerçekleşti.
| Yapay zekâ kullanmama nedeni | Oran |
|---|---|
| İşletmede uzmanlık eksikliği | %72,3 |
| Hukuki sonuçların belirsizliği | %66,4 |
| Veri koruma ve gizlilik endişeleri | %65,4 |
Bu oranlar yalnızca yapay zekâ kullanmayan ancak kullanmayı düşünen girişimlere ilişkindir.
Birden fazla neden bildirilebildiği için oranların toplamı yüzde 100'ü aşabiliyor.
Uzmanlık eksikliğinin ilk sırada yer alması, yapay zekâ teknolojilerinin işletmelere kazandırılmasında insan kaynağının önemini ortaya koyuyor.
Ancak yapay zekâ kullanımı için her işletmenin kendi yazılım geliştirme ekibini kurması gerekmiyor.
İşletmelerin ihtiyaçlarına göre hazır yazılımlar, dış hizmet sağlayıcılar veya kendi bünyelerinde geliştirilen sistemler arasında tercih yapması mümkün olabiliyor.
Yapay Zekâ Kullanan İşletmelerin Yüzde 16,6'sı Kişisel Veri İşliyor
TÜİK'in 2026 araştırmasında dikkat çeken başlıklardan biri, yapay zekâ sistemleriyle kişisel veri işlenmesine ilişkin sonuçlar oldu.
Yapay zekâ teknolojisi kullanan girişimlerin yüzde 16,6'sı bu sistemler aracılığıyla bireylere ilişkin kişisel verileri işlediğini bildirdi.
Çalışan sayısına göre oranlar şöyle gerçekleşti:
| İşletme büyüklüğü | Kişisel veri işleme oranı |
|---|---|
| 10-49 çalışan | %16,9 |
| 50-249 çalışan | %15,3 |
| 250 ve üzeri çalışan | %17,0 |
Kişisel veriler; bireylerin kimlik, yaş, meslek, eğitim durumu, adres veya satın alma kayıtları gibi bilgilerini kapsayabiliyor.
Bu tür verilerin yapay zekâ sistemlerinde kullanılması, kişisel verilerin korunmasına ilişkin yükümlülüklerin değerlendirilmesini gerektiriyor.
Özellikle müşteri bilgileri, çalışan kayıtları veya sözleşme verileri yapay zekâ uygulamalarında işlenirken 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili diğer düzenlemelere uygun hareket edilmesi önem taşıyor.
Ancak TÜİK'in açıkladığı yüzde 16,6'lık oran, bu işletmelerin kişisel verileri hukuka aykırı olarak işlediği anlamına gelmiyor.
İstatistik yalnızca söz konusu teknolojiler aracılığıyla kişisel veri işlendiğinin beyan edilmesine dayanıyor.
Muhasebe ve Finans Sektöründe Yapay Zekâ Nasıl Kullanılabilir?
Yapay zekâ teknolojileri, muhasebe ve finans süreçlerinde veri analizi, belge sınıflandırma ve rapor hazırlama gibi alanlarda yardımcı araç olarak kullanılabiliyor.
Özellikle yüksek sayıda işlem gerçekleştiren işletmelerde yapay zekâ destekli sistemler, belirli kayıtların analiz edilmesini ve olağan dışı işlemlerin belirlenmesini kolaylaştırabilir.
Muhasebe birimleri açısından fatura verilerinin sınıflandırılması, mali tablo analizleri, bütçe karşılaştırmaları ve finansal tahminler yapay zekâ uygulamalarının değerlendirilebileceği faaliyetler arasında bulunuyor.
Ancak yapay zekâ tarafından oluşturulan kayıt veya analizlerin doğru olduğu varsayılmamalı.
Muhasebe kayıtlarının ilgili mevzuata uygunluğu, dayanak belgelerle doğrulanması ve gerekli kontrollerin gerçekleştirilmesi önemini koruyor.
Özellikle vergi beyannameleri ve finansal raporlamada hatalı verilerle oluşturulan sonuçlar, işletmeler açısından hukuki ve mali riskler doğurabilir.
Bu nedenle yapay zekâ sistemlerinin uzman değerlendirmesinin yerine geçen değil, uzmanların çalışmalarını destekleyen araçlar olarak kullanılması daha sağlıklı bir yaklaşım oluşturabilir.
Bağımsız Denetimde Yapay Zekânın Kullanım Alanları
Bağımsız denetim faaliyetlerinde de yapay zekâ ve veri analizi teknolojilerinin kullanım olanakları giderek önem kazanıyor.
Denetim ekipleri, büyük hacimli işlem verilerinin analiz edilmesi, belirli risk göstergelerinin tespit edilmesi ve karşılaştırmalı finansal analizlerde teknolojik araçlardan yararlanabiliyor.
Örneğin çok sayıda muhasebe kaydının bulunduğu bir işletmede olağan dışı tarih, tutar veya hesap kombinasyonlarının incelenmesi için otomatik analiz yöntemleri kullanılabilir.
Bununla birlikte yapay zekâ tarafından oluşturulan sonuçlar, denetim kanıtlarının yeterliliği ve uygunluğuna ilişkin mesleki değerlendirme sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor.
Bağımsız denetim faaliyetlerinde ilgili Bağımsız Denetim Standartlarının uygulanması ve mesleki şüpheciliğin sürdürülmesi gerekiyor.
Ayrıca müşteri bilgilerinin üçüncü taraf yapay zekâ sistemlerine aktarılması, gizlilik ve veri güvenliği açısından ayrıca değerlendirilmelidir.
İşletmeler İçin Yapay Zekâ Yatırımlarının Maliyeti
Yapay zekâ uygulamalarına geçiş, işletmenin ihtiyacına göre farklı büyüklüklerde harcamalar gerektirebilir.
Hazır yazılımların kullanılması, özel yazılım geliştirilmesi veya dış hizmet sağlayıcılardan destek alınması arasında maliyet yönünden farklılıklar bulunuyor.
İşletmeler açısından yazılım abonelikleri, personel eğitimi, sistem entegrasyonu, veri güvenliği ve teknik destek giderleri önem taşıyan maliyet unsurları arasında yer alıyor.
Örneğin bir işletmenin aylık 20.000 TL bedelle yapay zekâ destekli yazılım hizmeti aldığını varsayalım.
Bu durumda yıllık abonelik gideri 240.000 TL olacaktır.
Ancak yazılımın işletmeye sağlayacağı ekonomik faydanın belirlenmesinde yalnızca abonelik ücretinin dikkate alınması yeterli değil.
Personel zamanından sağlanan tasarruf, işlem hatalarının azalması, yeni gelir imkânları ve sistemin işletme süreçlerine uyumu gibi unsurların da değerlendirilmesi gerekiyor.
Bu örnek, gerçek bir yapay zekâ hizmetinin piyasa fiyatını değil, maliyet planlamasına ilişkin varsayımsal bir hesaplamayı göstermektedir.
Yapay Zekâ Harcamalarının Muhasebeleştirilmesinde Nelere Dikkat Edilmeli?
İşletmelerin yapay zekâ teknolojilerine yönelik harcamaları, işlemin niteliğine göre muhasebede farklı şekilde değerlendirilebilir.
Hazır yazılım abonelikleri, geliştirme hizmetleri, yazılım lisansları ve şirket bünyesinde geliştirilen sistemler aynı muhasebe yaklaşımına tabi olmayabilir.
Türkiye Muhasebe Standartlarına göre raporlama yapan işletmelerde TMS 38 Maddi Olmayan Duran Varlıklar Standardı, ilgili şartları taşıyan yazılım ve geliştirme harcamalarının muhasebeleştirilmesinde önem taşıyor.
Araştırma ve geliştirme aşamalarının birbirinden ayrılması ve maddi olmayan duran varlık olarak muhasebeleştirme koşullarının karşılanması gerekiyor.
Bununla birlikte her yapay zekâ yazılımı harcamasının otomatik olarak maddi olmayan duran varlık niteliğinde değerlendirilmesi mümkün değil.
Özellikle bulut tabanlı abonelik hizmetleri ile işletmenin kontrol ettiği yazılım varlıkları arasında farklılık bulunabiliyor.
Vergisel açıdan ise ilgili harcamaların giderleştirilmesi veya aktifleştirilmesi, işlemin niteliği ve yürürlükteki vergi mevzuatı kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.
Bireylerde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı Yüzde 37,6'ya Ulaştı
TÜİK'in araştırması yalnızca işletmeleri değil, bireylerin üretken yapay zekâ kullanımını da kapsadı.
2025 yılında yüzde 19,2 olan üretken yapay zekâ kullanma oranı, 2026 yılında yüzde 37,6'ya yükseldi.
Araştırmaya göre 16-24 yaş grubunda kullanım oranı yüzde 64,9 ile en yüksek seviyede gerçekleşti.
Bu yaş grubunu yüzde 55,7 ile 25-34 yaş grubu takip etti.
Eğitim düzeyine göre incelendiğinde ise yükseköğretim mezunlarında üretken yapay zekâ kullanım oranı yüzde 62,7 olarak ölçüldü.
Bireylerin yapay zekâyı kullanma amaçlarında özel kullanım öne çıkarken mesleki ve eğitim amaçlı kullanımlar da dikkat çekti.
Yapay zekâ kullanan bireylerin yüzde 37,3'ü teknolojiden mesleki amaçlarla yararlandığını belirtti.
Bireylerin üretken yapay zekâ kullanımına ilişkin istatistikler ile işletmelerin yapay zekâ teknolojisi kullanımı farklı araştırma kapsamlarına dayanıyor.
Bu nedenle iki göstergenin aynı kullanım biçimini ölçtüğü varsayılmamalı.
İşletmelerde Yapay Zekâ Kullanımının Artması Ne Anlama Geliyor?
2026 yılına ilişkin TÜİK sonuçları, Türkiye'deki girişimlerde yapay zekâ kullanımının belirgin şekilde yaygınlaştığını ortaya koydu.
Yapay zekâ kullanan girişimlerin oranı yüzde 7,5'ten yüzde 14'e yükselirken 250 ve üzeri çalışanı bulunan işletmelerde kullanım oranı yüzde 37,1 oldu.
Pazarlama ve satış, araştırma-geliştirme ve üretim süreçleri, yapay zekânın en fazla kullanıldığı işlevler arasında yer aldı.
Bununla birlikte uzmanlık eksikliği, hukuki belirsizlikler ve veri güvenliğine ilişkin endişeler işletmelerin yapay zekâya geçişinde önemli engeller olarak öne çıktı.
Muhasebe, finans, denetim ve diğer profesyonel hizmet alanlarında faaliyet gösteren işletmeler açısından yapay zekâ uygulamaları, iş süreçlerinin geliştirilmesi için farklı olanaklar sunuyor.
Ancak teknolojiden beklenen faydanın sağlanması, işletmelerin ihtiyaçlarının doğru belirlenmesine, verilerin güvenli kullanılmasına ve uygulamaların etkin şekilde kontrol edilmesine bağlı bulunuyor.
TÜİK'in açıklamasına göre Yapay Zekâ İstatistikleri'nin bir sonraki yıllık bülteninin Ekim 2027'de yayımlanması planlanıyor.





