İşverenlerin Saatlik İşgücü Maliyeti Yüzde 34 Arttı: Ücret Dışı Giderlerde Yüzde 42,9 Yükseliş

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin İşgücü Girdi Endeksleri sonuçlarını açıkladı. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik işgücü maliyeti geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34 artarken saatlik kazanç dışı işgücü maliyetinde yüzde 42,9 yükseliş gerçekleşti. Brüt ücret-maaş endeksi yüzde 35,8, çalışılan saat endeksi ise yüzde 2,7 arttı. Veriler, işletmelerin personel bütçeleri ve işçilik maliyetleri açısından dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 21 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan İşgücü Girdi Endeksleri, 2026 yılının ikinci çeyreğinde işverenlerin personel maliyetlerine ilişkin gelişmeleri ortaya koydu.

Nisan-haziran dönemini kapsayan araştırmada istihdam, çalışılan saat, brüt ücret ve saatlik işgücü maliyeti göstergeleri değerlendirildi.

Açıklanan sonuçlara göre çalışanların saatlik kazançlarındaki artış ile kazanç dışı işgücü maliyetlerindeki artış arasında belirgin farklılık oluştu.

Özellikle sosyal güvenlik ödemeleri ve ilgili diğer yükümlülükleri içeren kazanç dışı işgücü maliyeti endeksinin yüzde 42,9 yükselmesi, işveren maliyetlerinin değerlendirilmesinde önem taşıyor.

Saatlik İşgücü Maliyeti Yıllık Yüzde 34 Arttı

TÜİK'in açıkladığı verilere göre saatlik işgücü maliyeti endeksi, 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 34 arttı.

Saatlik işgücü maliyeti, işverenin ücretli çalışan istihdam etmek için katlandığı belirli maliyetlerin çalışılan saatlerle ilişkilendirilmesiyle oluşturulan bir gösterge.

Bu maliyet yalnızca çalışanlara ödenen ücretlerden oluşmuyor.

İlgili sosyal güvenlik ödemeleri ve diğer belirli işgücü maliyetleri de hesaplamada yer alıyor.

Ancak yüzde 34'lük artış, bütün işletmelerin toplam personel giderlerinin aynı oranda yükseldiği anlamına gelmiyor.

İşletmelerin çalışan sayısı, ücret düzeyleri, çalışma süreleri ve ilgili yükümlülükleri farklılık gösterebiliyor.

Sektörlere Göre İşgücü Maliyeti Artışları

TÜİK verileri, işgücü maliyetlerindeki değişimin sektörlere göre farklılaştığını gösteriyor.

Sektör Saatlik işgücü maliyetindeki yıllık artış
Sanayi %34,0
İnşaat %30,3
Ticaret-hizmet %35,3
Genel toplam %34,0

En yüksek yıllık artış yüzde 35,3 ile ticaret-hizmet sektörlerinde gerçekleşti.

İnşaat sektöründeki yüzde 30,3'lük artış ise diğer iki ana sektörün altında kaldı.

Ancak bir sektörde işgücü maliyeti artış oranının daha düşük olması, o sektörde çalışan istihdam etmenin mutlaka daha ucuz olduğu anlamına gelmiyor.

Açıklanan oranlar, maliyet seviyelerini değil, maliyet endekslerinin yıllık değişimini gösteriyor.

Saatlik Kazanç Dışı İşgücü Maliyeti Yüzde 42,9 Arttı

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri, saatlik kazanç dışı işgücü maliyetlerinde yaşandı.

TÜİK verilerine göre bu göstergede yıllık yüzde 42,9 yükseliş gerçekleşti.

Kazanç dışı işgücü maliyeti, çalışanlara doğrudan ödenen ücretlerden farklı olarak işverenin katlandığı belirli sosyal güvenlik ve ilgili diğer ödemeleri içeriyor.

TÜİK metodolojisinde sosyal güvenlik kurumlarına yapılan işveren payı prim ödemeleri ile kıdem ve ihbar tazminatı ödemeleri gibi kalemler bu kapsamda değerlendiriliyor.

Ancak yüzde 42,9'luk değişim, SGK prim oranlarının yüzde 42,9 artırıldığı anlamına gelmiyor.

Bu veri, işverenler tarafından katlanılan ilgili maliyetlerin saat başına hesaplanan endeksindeki yıllık değişimi ifade ediyor.

Kazanç Dışı Maliyetlerde En Yüksek Artış Ticaret-Hizmet Sektöründe

Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksinin sektörel dağılımında da önemli farklılıklar görüldü.

Sektör Yıllık değişim
Sanayi +%38,8
İnşaat +%36,5
Ticaret-hizmet +%47,2
Genel toplam +%42,9

Ticaret-hizmet sektörlerinde kazanç dışı maliyetlerde yıllık yüzde 47,2 artış yaşandı.

Bu oran, genel toplamın üzerinde gerçekleşti.

Ancak söz konusu artışın tamamını tek bir prim veya tazminat kalemine bağlamak doğru değil.

Endeks, birden fazla maliyet bileşenini kapsıyor.

Bu nedenle alt kalemlere ilişkin ayrıca veri bulunmadıkça hangi maliyet unsurunun toplam artışa ne kadar katkı sağladığı kesin olarak söylenemez.

Saatlik Kazanç Endeksi Yüzde 32,3 Yükseldi

TÜİK'in açıklamasına göre saatlik kazanç endeksi yıllık yüzde 32,3 arttı.

Sanayi sektöründe saatlik kazanç artışı yüzde 33,0 oldu.

İnşaat sektöründe yüzde 28,9, ticaret-hizmet sektöründe ise yüzde 33,0 artış gerçekleşti.

Saatlik kazanç endeksi, brüt temel ücret ve maaşların yanı sıra ücret niteliğindeki düzenli ve düzensiz kazançları da kapsıyor.

Ancak bu oranlar çalışanların net ücretlerinin aynı düzeyde arttığını göstermiyor.

Net ücret, brüt ücret üzerinden yapılan ilgili yasal kesintilere ve çalışanların durumuna göre değişebiliyor.

Ayrıca nominal ücret artışı ile satın alma gücündeki değişim farklı kavramlar.

Brüt Ücret-Maaş Endeksinde Yüzde 35,8 Artış

Araştırmada sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında brüt ücret-maaş endeksi yıllık yüzde 35,8 yükseldi.

Sektörlere göre yıllık değişimler şöyle gerçekleşti:

Sektör Brüt ücret-maaş endeksi yıllık değişimi
Sanayi +%33,2
İnşaat +%38,3
Ticaret-hizmet +%37,1
Genel toplam +%35,8

Bu sonuç, brüt ücret-maaş ödemelerini yansıtan endekste cari fiyatlarla önemli artış gerçekleştiğini gösteriyor.

Ancak brüt ücret-maaş endeksinin artması, kişi başına ücretin de aynı oranda yükseldiği anlamına gelmiyor.

Çalışan sayıları, çalışılan süreler ve toplam ücret ödemeleri arasındaki ilişki ayrıca değerlendirilmeli.

Çalışılan Saat Endeksi Yüzde 2,7 Arttı

TÜİK'in açıkladığı verilere göre sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında çalışılan saat endeksi yıllık yüzde 2,7 arttı.

Sektörel dağılım incelendiğinde sanayide yüzde 0,2, inşaatta yüzde 7,3 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 3,1 artış kaydedildi.

Özellikle inşaat sektöründeki yükseliş dikkat çekti.

Ancak çalışılan saat endeksindeki artış, çalışan başına çalışma süresinin aynı oranda yükseldiğini göstermiyor.

Toplam çalışılan saatler, istihdam edilen kişi sayısından ve çalışma sürelerinden birlikte etkileniyor.

Bu nedenle personel verimliliği değerlendirmelerinde çalışan sayısı ve toplam çalışma süresinin ayrı ayrı incelenmesi gerekiyor.

İstihdam Endeksi Yüzde 1,7 Yükseldi

Araştırmada istihdam endeksi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7 arttı.

Alt sektörler incelendiğinde sanayide yüzde 2,2 düşüş gerçekleşti.

İnşaat sektöründe yüzde 5,0, ticaret-hizmet sektörlerinde ise yüzde 3,1 artış kaydedildi.

Bu sonuçlar, istihdamdaki değişimlerin sektörler arasında farklılaştığını ortaya koyuyor.

Özellikle sanayide istihdam endeksi gerilerken çalışılan saat endeksinde sınırlı artış yaşanması dikkat çekiyor.

Ancak bu farklılıktan hareketle bütün sanayi işletmelerinde fazla mesainin arttığı veya çalışan başına iş yükünün aynı oranda yükseldiği sonucuna varılmamalı.

Sektörün alt faaliyetleri ve işletmelerin personel yapıları farklılık gösterebilir.

İkinci Çeyrekte İşgücü Maliyetleri Ne Kadar Değişti?

TÜİK, yıllık değişimlerin yanı sıra bir önceki çeyreğe göre değişimleri de açıkladı.

2026 yılının ikinci çeyreğinde saatlik işgücü maliyeti endeksi bir önceki çeyreğe göre yüzde 7,0 arttı.

Saatlik kazanç endeksinde yüzde 6,8, kazanç dışı işgücü maliyeti endeksinde ise yüzde 8,2 artış gerçekleşti.

Bu veriler, ikinci çeyrekte de personel maliyetlerinde yükseliş yaşandığını gösteriyor.

Ancak çeyreklik ve yıllık değişimler farklı dönemleri karşılaştırıyor.

Dolayısıyla yıllık yüzde 34'lük artış ile çeyreklik yüzde 7'lik artışın birbirine eklenerek yeni bir dönemsel oran oluşturulması doğru değil.

Saatlik Maliyet Endeksi Neden Önemli?

İşletmelerde personel maliyetleri, toplam faaliyet giderlerinin önemli bir bölümünü oluşturabiliyor.

Özellikle emek yoğun sektörlerde saatlik işgücü maliyetinin değişimi, ürün veya hizmet maliyetlerinin hesaplanmasında etkili.

Ancak bir işletmenin saatlik işgücü maliyeti yalnızca ücret seviyesine bağlı değil.

Çalışılan saatler, ilgili sosyal güvenlik yükümlülükleri ve diğer personel giderleri hesaplamada önem taşıyor.

Bu nedenle işletmelerin işgücü maliyetlerini analiz ederken toplam personel giderleriyle fiilî çalışma sürelerini birlikte değerlendirmesi yararlı olabilir.

TÜİK'in yayımladığı endeksler de bu gelişmelerin sektör genelindeki değişimini izlemeye imkân sağlıyor.

İşveren SGK Payı ile Toplam Personel Maliyeti Aynı Değil

Personel maliyetlerinin değerlendirilmesinde sık karşılaşılan konulardan biri, SGK primlerinin toplam işgücü maliyetiyle karıştırılması.

İşverenlerin çalışanlara ilişkin maliyetleri yalnızca SGK işveren payından oluşmuyor.

Brüt ücretler, ilgili primler ve belirli diğer yükümlülükler toplam maliyet yapısında yer alabiliyor.

Bu nedenle TÜİK'in kazanç dışı işgücü maliyeti endeksindeki yüzde 42,9'luk yükselişin yeni bir SGK prim oranı olarak kullanılması doğru değil.

İşverenlerin gerçek prim yükümlülükleri yürürlükteki sosyal güvenlik mevzuatına göre hesaplanmaya devam ediyor.

Muhasebede Personel Maliyetleri Nasıl Takip Edilmeli?

İşletmeler açısından personel giderlerinin doğru muhasebeleştirilmesi, mali tabloların güvenilirliği bakımından önemli.

Özellikle üretim işletmelerinde doğrudan işçilik maliyetleri ve genel üretim giderleri arasında uygun sınıflandırmalar yapılması gerekiyor.

Hizmet işletmelerinde ise personel giderlerinin ilgili hizmetlerin maliyetiyle ilişkilendirilmesi önem taşıyabilir.

Ancak bütün personel giderlerinin otomatik olarak aynı muhasebe hesabında takip edilmesi doğru olmayabilir.

İşletmenin faaliyet konusu, muhasebe sistemi ve uyguladığı finansal raporlama çerçevesi dikkate alınmalı.

Ayrıca ücret tahakkukları, SGK borçları ve yapılan ödemeler arasında düzenli mutabakat sağlanması gerekiyor.

Kıdem ve İhbar Tazminatı Giderleri Açısından Önemi

TÜİK'in kazanç dışı işgücü maliyeti tanımında kıdem ve ihbar tazminatı ödemeleri gibi kalemler de bulunuyor.

Bu nedenle söz konusu endeks, yalnızca aylık prim yükümlülüklerine ilişkin değil, daha geniş bir işveren maliyeti grubuna ilişkin bilgi sağlıyor.

Ancak endeksin yükselmesi, her işletmenin aynı dönemde kıdem veya ihbar tazminatı ödediği anlamına gelmiyor.

İşletmelerin çalışanlarına ilişkin yükümlülükleri kendi istihdam yapısına ve somut olaylara göre değişiyor.

Özellikle finansal raporlama kapsamında çalışanlara sağlanan faydalara ilişkin karşılıkların değerlendirilmesinde ilgili standartlar dikkate alınmalı.

Bu işlemler, TÜİK'in sektör genelindeki endeksinden bağımsız olarak işletmeye özgü veriler üzerinden gerçekleştirilmeli.

İnşaat Şirketlerinde İşçilik Maliyetleri Nasıl Değerlendirilmeli?

İnşaat sektöründe saatlik işgücü maliyeti endeksi yıllık yüzde 30,3 arttı.

Buna karşılık çalışılan saat endeksi yüzde 7,3 yükseldi.

Bu iki gösterge, inşaat şirketlerinin personel ve proje planlamaları açısından ayrı ayrı önem taşıyor.

Özellikle devam eden inşaat projelerinde işçilik maliyetlerinin doğru takip edilmesi, toplam proje maliyetinin hesaplanmasına katkı sağlıyor.

Ancak sektör genelindeki yüzde 30,3'lük artışın mevcut bütün inşaat sözleşmelerine otomatik olarak fiyat farkı olarak uygulanması doğru değil.

Fiyat farkı hesaplamaları, ilgili sözleşme ve mevzuat hükümlerine göre belirlenmeli.

Ticaret ve Hizmet İşletmelerinde Personel Bütçeleri

Ticaret-hizmet sektöründe saatlik işgücü maliyetinin yüzde 35,3 artması, bu alandaki işletmelerin personel bütçelerini değerlendirirken dikkate alabileceği önemli bir gösterge.

Özellikle perakende ticaret, konaklama, danışmanlık ve diğer hizmet faaliyetlerinde işgücü giderleri önemli maliyet kalemleri arasında bulunabiliyor.

Ancak faaliyet alanları birbirinden farklı olduğu için bütün işletmelerin maliyet yapıları aynı değil.

Bazı şirketlerde personel giderleri toplam maliyetin önemli bölümünü oluştururken diğerlerinde kira, enerji veya tedarik giderleri daha yüksek paya sahip olabilir.

Bu nedenle sektörel maliyet artışlarının şirketin kendi gider yapısıyla birlikte incelenmesi gerekiyor.

Ücret Artışları ile Enflasyon Arasındaki Fark

TÜİK'in yayımladığı brüt ücret-maaş ve saatlik kazanç endeksleri, parasal büyüklüklerdeki değişimleri gösteriyor.

Ancak ücretlerin nominal olarak artması, çalışanların satın alma gücünün aynı oranda yükseldiği anlamına gelmiyor.

Satın alma gücünün değerlendirilmesinde fiyat değişimlerinin de dikkate alınması gerekiyor.

Bu nedenle ücret artışlarıyla enflasyon arasındaki ilişki ayrı bir analiz konusu.

Ayrıca ücret endeksleri, belirli sektörlerdeki toplam ekonomik değişimi yansıtıyor.

Bütün çalışanların kişisel ücretlerinde aynı oranda artış yaşandığı sonucuna varılmamalı.

İşletmeler 2026 Yılının Son Çeyrek Bütçelerini Nasıl Hazırlamalı?

Personel maliyetlerindeki değişim, şirketlerin yıl sonu bütçeleri açısından önem taşıyor.

Özellikle ücret tahakkukları, sosyal güvenlik primleri ve diğer çalışan yükümlülükleri ayrı ayrı planlanmalı.

Ancak ikinci çeyreğe ilişkin yıllık maliyet artış oranlarının yılın son çeyreğinde de aynı düzeyde gerçekleşeceği kesin değil.

Bu nedenle işletmelerin güncel bordro verilerini, mevcut çalışan sayılarını ve gerçekleşen personel giderlerini esas alması gerekiyor.

Elektronik Para Kuruluşlarında NFC ile Kimlik Dönemi
Elektronik Para Kuruluşlarında NFC ile Kimlik Dönemi
İçeriği Görüntüle

Sektörel endeksler, şirketin kendi bütçesine ilişkin analizlerde yardımcı ekonomik gösterge olarak kullanılabilir.

İşgücü Maliyeti Endeksleri Yeni Bir Vergi Düzenlemesi mi?

TÜİK'in 21 Ağustos 2026 tarihinde yayımladığı İşgücü Girdi Endeksleri, yeni bir gelir vergisi veya sosyal güvenlik prim düzenlemesi içermiyor.

Açıklanan veriler, işgücü maliyetlerinde ve istihdam göstergelerinde gerçekleşen ekonomik değişimleri yansıtıyor.

Bu nedenle brüt ücret-maaş endeksinin yüzde 35,8 yükselmesi, gelir vergisi tarifesinin veya işveren prim oranlarının aynı oranda değiştiği anlamına gelmiyor.

İlgili vergisel ve sosyal güvenlik yükümlülükleri yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre hesaplanmaya devam ediyor.

Üçüncü Çeyrek Verileri Ne Zaman Açıklanacak?

TÜİK'in yayım takvimine göre 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin İşgücü Girdi Endeksleri'nin 23 Kasım 2026 tarihinde yayımlanması planlanıyor.

Bu nedenle 13 Ekim 2026 itibarıyla yayımlanmış son çeyreklik işgücü maliyeti verileri nisan-haziran dönemini kapsıyor.

Yeni veriler, saatlik kazanç ve kazanç dışı işgücü maliyetlerindeki artışların yılın üçüncü çeyreğinde nasıl değiştiğinin değerlendirilmesini sağlayacak.

İşveren Maliyetlerindeki Artış Ücret Artışının Üzerinde

TÜİK'in 2026 yılı ikinci çeyrek sonuçlarına göre saatlik işgücü maliyeti yıllık yüzde 34,0 arttı.

Saatlik kazanç endeksi yüzde 32,3 yükselirken kazanç dışı işgücü maliyetindeki artış yüzde 42,9'a ulaştı.

Brüt ücret-maaş endeksi yüzde 35,8, çalışılan saat endeksi ise yüzde 2,7 artış gösterdi.

Kazanç dışı maliyetlerde en yüksek yıllık artış yüzde 47,2 ile ticaret-hizmet sektörlerinde görüldü.

Veriler, işverenlerin personel maliyetlerini değerlendirirken yalnızca ücretleri değil, sosyal güvenlik ve diğer çalışan yükümlülüklerini de dikkate alması gerektiğini ortaya koyuyor.

Şirketlerin bütçe, maliyet muhasebesi ve finansal planlama süreçlerinde sektörel göstergeleri kendi gerçekleşmiş bordro ve personel giderleriyle birlikte değerlendirmesi önem taşıyor.