Türkiye'de Küçükbaş Hayvan Sayısı 60,8 Milyona Ulaştı: Koyun Varlığında Yüzde 6 Artış

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Haziran 2026 dönemine ilişkin Hayvancılık İstatistikleri sonuçlarını açıkladı. Verilere göre Türkiye'deki büyükbaş hayvan sayısı 17 milyon 805 bine, küçükbaş hayvan sayısı ise 60 milyon 815 bine ulaştı. Koyun sayısı 2025 yılı sonuna göre yüzde 6 artarak 49 milyon 473 bin başa yükselirken keçi sayısı yüzde 1,4 artışla 11 milyon 342 bin baş oldu. Sığır varlığında sınırlı artış yaşanırken manda sayısında gerileme kaydedildi.

Türkiye'nin hayvancılık sektörüne ilişkin güncel veriler, büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığında farklı eğilimler bulunduğunu ortaya koydu.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 17 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan Hayvancılık İstatistikleri, Haziran 2026 haber bülteninde, yılın ilk altı ayına ilişkin hayvan varlığı açıklandı.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından derlenen idari kayıtlar kullanılarak hazırlanan istatistikler, hayvancılık faaliyetlerinin genel büyüklüğünün değerlendirilmesine imkân sağlıyor.

Özellikle koyun sayısındaki yüzde 6'lık artış dikkat çekerken keçi ve sığır varlığında daha sınırlı yükselişler gerçekleşti.

Büyükbaş Hayvan Sayısı 17 Milyon 805 Bin Oldu

TÜİK'in yayımladığı verilere göre Türkiye'deki toplam büyükbaş hayvan sayısı Haziran 2026 itibarıyla 17 milyon 805 bin baş seviyesine ulaştı.

Büyükbaş hayvan kategorisinde sığır ve manda varlığı birlikte değerlendiriliyor.

Veriler, 2025 yılı sonuna kıyasla sığır sayısında artış, manda sayısında ise azalış yaşandığını gösteriyor.

Ancak hayvan sayısındaki değişim, doğrudan kırmızı et veya süt üretiminin aynı oranda değiştiği anlamına gelmiyor.

Üretim miktarlarının değerlendirilmesinde hayvanların yaşları, verimlilikleri, yetiştiricilik amaçları ve diğer üretim koşulları da önem taşıyor.

Sığır Sayısı 17,6 Milyonu Aştı

Haziran 2026 sonunda Türkiye'deki sığır sayısı 17 milyon 640 bin baş olarak açıklandı.

Bu rakam, 2025 yılı aralık ayına göre yüzde 0,5 artış anlamına geliyor.

Sığır yetiştiriciliği, Türkiye'de hem süt hem de et üretimi açısından önemli faaliyet alanları arasında bulunuyor.

Ancak sığır varlığının yüzde 0,5 artması, süt veya et üretiminin de aynı oranda yükseldiğini göstermiyor.

Hayvan başına verimlilik, işletmelerin üretim yapısı ve diğer faktörler toplam üretim üzerinde etkili olabiliyor.

Bu nedenle hayvan varlığı ile hayvansal ürün üretim istatistiklerinin ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.

Manda Sayısında Yüzde 0,2 Düşüş

TÜİK verilerine göre manda sayısı Haziran 2026 itibarıyla 164 bin 508 baş oldu.

Manda varlığı, 2025 yılı sonuna göre yüzde 0,2 azaldı.

Söz konusu değişim, büyükbaş hayvan grubu içerisinde manda sayısında sınırlı bir gerileme yaşandığını gösteriyor.

Ancak manda sayısındaki düşüşten hareketle bütün manda yetiştiriciliği işletmelerinin küçüldüğü veya faaliyetlerini sonlandırdığı sonucuna varılamaz.

İşletme bazında hayvan sayıları ve üretim miktarları farklılaşabilir.

Ayrıca yetiştiricilik faaliyetlerinde bölgesel koşullar ve işletmelerin üretim tercihleri önem taşıyor.

Küçükbaş Hayvan Sayısı 60,8 Milyona Yükseldi

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri küçükbaş hayvan varlığında görüldü.

Türkiye'deki toplam küçükbaş hayvan sayısı Haziran 2026 itibarıyla 60 milyon 815 bin baş olarak açıklandı.

Bu toplam, koyun ve keçi sayılarını kapsıyor.

Özellikle koyun sayısındaki yükseliş, küçükbaş hayvan varlığındaki değişimin önemli bileşenlerinden biri oldu.

Küçükbaş yetiştiriciliği, farklı bölgelerde faaliyet gösteren tarımsal işletmeler için önemli bir ekonomik faaliyet alanı oluşturuyor.

Ancak toplam hayvan varlığındaki artış, bütün yetiştiricilerin gelirlerinin veya kârlılıklarının yükseldiği anlamına gelmiyor.

Koyun Sayısı Yüzde 6 Arttı

TÜİK verilerine göre Türkiye'deki koyun sayısı Haziran 2026 sonunda 49 milyon 473 bin başa ulaştı.

Bu sonuç, 2025 yılı aralık ayına göre yüzde 6 artış anlamına geliyor.

Koyun yetiştiriciliği, et, süt ve diğer hayvansal ürünlerin üretimiyle bağlantılı önemli bir tarımsal faaliyet.

Koyun varlığındaki artış, sektörün üretim kapasitesinin değerlendirilmesinde önemli bir gösterge oluşturabilir.

Ancak hayvan sayısındaki artışın aynı dönemde et veya süt arzına birebir yansıması beklenmemeli.

Hayvanların yaş dağılımı, yetiştiricilik koşulları ve verimlilik düzeyleri gibi unsurlar dikkate alınmalıdır.

Keçi Sayısı 11,3 Milyona Ulaştı

Haziran 2026 itibarıyla Türkiye'deki keçi sayısı 11 milyon 342 bin baş olarak gerçekleşti.

Keçi varlığı, 2025 yılı sonuna göre yüzde 1,4 arttı.

Keçi yetiştiriciliği, özellikle farklı arazi ve iklim koşullarına sahip bölgelerde önemli bir hayvancılık faaliyeti olabiliyor.

Ancak keçi sayısındaki yüzde 1,4'lük artış, bütün bölgelerde aynı büyümenin gerçekleştiğini göstermiyor.

Hayvan varlığının bölgesel dağılımı farklılık gösterebilir.

Bu nedenle yetiştiricilik faaliyetlerinin değerlendirilmesinde il ve ilçe bazındaki veriler de önem taşıyor.

Haziran 2026 Hayvan Varlığı Tablosu

Hayvan türü Haziran 2026 Aralık 2025'e göre değişim
Toplam büyükbaş 17 milyon 805 bin —
Sığır 17 milyon 640 bin +%0,5
Manda 164.508 -%0,2
Toplam küçükbaş 60 milyon 815 bin —
Koyun 49 milyon 473 bin +%6,0
Keçi 11 milyon 342 bin +%1,4

<text>Veriler yuvarlatılmış olarak sunulmuştur. Toplam büyükbaş ve küçükbaş sayıları, ilgili hayvan türlerinin toplamından oluşmaktadır.</text>

Veriler Hangi Dönemleri Karşılaştırıyor?

TÜİK'in açıklamasındaki değişim oranları, Haziran 2026 verilerini 2025 yılı aralık ayı sonundaki hayvan varlığıyla karşılaştırıyor.

Dolayısıyla belirtilen yüzde 6'lık koyun artışı veya yüzde 0,5'lik sığır artışı, Haziran 2025'e göre yıllık değişimi ifade etmiyor.

Karşılaştırma dönemi yaklaşık altı aylık süreci kapsıyor.

Bu ayrım, verilerin doğru yorumlanması açısından önemli.

Özellikle hayvan varlığı istatistiklerinin yıllık, dönemlik veya mevsimsel değişimleri değerlendirilirken kullanılan referans tarihinin belirtilmesi gerekiyor.

Hayvancılık İstatistikleri Nasıl Hazırlanıyor?

TÜİK tarafından yayımlanan hayvancılık verileri, Tarım ve Orman Bakanlığının idari kayıtları esas alınarak oluşturuluyor.

Hayvan sayılarına ilişkin bilgiler ilçe düzeyinde derleniyor.

Verilerin toplanması, işlenmesi ve yayıma hazırlanmasından Tarım ve Orman Bakanlığı, istatistiklerin yayımlanmasından ise TÜİK sorumlu.

Bu nedenle söz konusu sonuçlar, yalnızca belirli işletmelerle gerçekleştirilen bir anketin tahmini olarak değerlendirilmemeli.

İstatistiklerin referans tarihi 30 Haziran 2026 olarak açıklandı.

Hayvan Sayısındaki Artış Et ve Süt Fiyatlarını Düşürür mü?

Büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığındaki değişimler, hayvansal üretim kapasitesinin değerlendirilmesinde önem taşıyor.

Ancak hayvan sayısının artması, et veya süt fiyatlarının kesin olarak düşeceği anlamına gelmiyor.

Hayvansal ürünlerin fiyatları birçok ekonomik unsurdan etkileniyor.

Özellikle yem, enerji, işçilik, veterinerlik hizmetleri, bakım ve taşıma giderleri üretim maliyetlerinde etkili olabiliyor.

Ayrıca hayvanların kesim veya süt üretimi için uygun dönemde bulunması, arz üzerinde belirleyici olabiliyor.

Bu nedenle hayvan varlığı ile tüketici fiyatları arasında doğrudan ve tek yönlü bir ilişki kurulması doğru değil.

Hayvancılık İşletmeleri İçin Yem Maliyetleri Önemli

Hayvancılık faaliyetlerinde yem giderleri, işletmelerin temel maliyet unsurlarından biri.

Özellikle büyükbaş ve küçükbaş hayvanların beslenme ihtiyaçları, hayvan türüne ve üretim amacına göre farklılaşıyor.

Sürü büyüklüğünün artması durumunda toplam yem ihtiyacı da değişebilir.

Ancak hayvan sayısındaki artışın yem giderlerini aynı oranda artıracağı düşünülmemeli.

Yem tüketimi, hayvanların yaşlarına, ağırlıklarına ve yetiştiricilik yöntemlerine göre değişebiliyor.

Bu nedenle işletmelerin hayvan başına düşen gerçekleşmiş giderleri takip etmesi önem taşıyor.

Canlı Hayvanların Muhasebeleştirilmesi Nasıl Yapılıyor?

Hayvancılık işletmelerinde canlı hayvanların muhasebeleştirilmesi, işletmenin uyguladığı muhasebe ve finansal raporlama çerçevesine göre değişebiliyor.

Özellikle canlı varlıkların değerlemesi, tarımsal faaliyet muhasebesinin önemli konularından biri.

Türkiye Finansal Raporlama Standartları kapsamında TMS 41 Tarımsal Faaliyetler standardı, ilgili canlı varlıklar ve tarımsal faaliyetlerin muhasebeleştirilmesine yönelik hükümler içeriyor.

Ancak bütün hayvancılık işletmelerinin zorunlu olarak aynı finansal raporlama standardını uyguladığı düşünülmemeli.

İşletmenin tabi olduğu finansal raporlama çerçevesi ve vergi mevzuatı dikkate alınmalı.

Vergi Usul Kanunu kapsamında yapılan değerlemelerle finansal raporlama amacıyla yapılan değerlemeler arasında farklılıklar bulunabilir.

Damızlık ve Besi Amaçlı Hayvanlarda Muhasebe Ayrımı

Hayvancılık işletmelerinde hayvanların kullanım amacı, muhasebe ve maliyet takibinde önem taşıyor.

Örneğin damızlık olarak kullanılan hayvanlarla satılmak üzere yetiştirilen hayvanların ekonomik işlevleri farklı olabilir.

Ancak muhasebe sınıflandırması yapılırken yalnızca hayvan türünün esas alınması yeterli değil.

İşletmenin faaliyet modeli, hayvanların kullanım amacı ve ilgili muhasebe hükümleri birlikte değerlendirilmeli.

Ayrıca hayvanlara ilişkin bakım, besleme ve diğer giderlerin uygun şekilde izlenmesi gerekiyor.

Bu yaklaşım, işletmenin maliyet ve kârlılık analizlerinin daha güvenilir yapılmasına yardımcı olabilir.

Hayvancılık İşletmelerinde Maliyet Muhasebesi

Hayvancılık faaliyetlerinin kârlılığını değerlendirmek için üretim maliyetlerinin düzenli hesaplanması gerekiyor.

Tarımsal Girdi Fiyatları Yüzde 27,62 Arttı
Tarımsal Girdi Fiyatları Yüzde 27,62 Arttı
İçeriği Görüntüle

Özellikle yem, bakım, veterinerlik, işçilik ve enerji giderleri işletme maliyetleri arasında yer alabiliyor.

Ancak bütün hayvancılık işletmelerinin aynı maliyet yapısına sahip olduğu düşünülmemeli.

Süt üretimi yapan bir işletmeyle besicilik faaliyetinde bulunan bir işletmenin maliyetleri farklılaşabilir.

Bu nedenle maliyet hesaplamalarında hayvan türü ve üretim amacı dikkate alınmalı.

Ayrıca gelirlerin ve giderlerin ilgili dönemlerle doğru şekilde ilişkilendirilmesi önem taşıyor.

Canlı Hayvan Sayımı Neden Önemli?

Muhasebe kayıtlarının doğruluğu açısından işletmedeki fiilî hayvan varlığının düzenli takip edilmesi gerekiyor.

Özellikle doğumlar, ölümler, alım ve satış işlemleri hayvan sayısını değiştirebiliyor.

Bu nedenle işletmelerin fiilî hayvan varlığıyla kayıtlarını karşılaştırması yararlı olabilir.

Hayvan sayımının uygun şekilde yapılması, mali tablolardaki canlı varlık veya ilgili stok bilgilerinin güvenilirliğine katkı sağlayabilir.

Ancak TÜİK'in açıkladığı ülke genelindeki hayvan sayıları, herhangi bir işletmenin muhasebe kayıtlarını doğrudan doğrulayan belge niteliğinde değil.

İşletmelerin kendi sayım ve kayıtlarını esas alması gerekiyor.

Hayvancılıkta Kârlılık Yalnızca Hayvan Sayısına Bağlı Değil

Hayvancılık işletmelerinin finansal performansı, sürü büyüklüğünün yanı sıra verimlilik ve maliyetlerden etkileniyor.

Örneğin hayvan sayısı artmasına rağmen yem ve bakım giderleri daha hızlı yükselirse kârlılık azalabilir.

Buna karşılık hayvan başına üretimin artması, bazı işletmelerde daha olumlu finansal sonuçlar oluşturabilir.

Bu nedenle hayvancılık işletmelerinin yalnızca toplam hayvan sayısını değil, hayvan başına üretim ve maliyet göstergelerini de takip etmesi gerekiyor.

Özellikle hayvan başına süt verimi, bakım giderleri ve satış gelirleri gibi işletmeye özgü veriler finansal analizlerde önem taşıyabilir.

Hayvancılık Kooperatifleri İçin Önemi

Hayvancılık sektöründe kooperatifler ve üretici birlikleri çeşitli alanlarda faaliyet gösteriyor.

Özellikle yem tedariki, hayvansal ürünlerin pazarlanması ve ortak hizmetlerin yürütülmesinde bu kuruluşların rolü bulunabiliyor.

Hayvan varlığındaki değişimler, kooperatiflerin faaliyet planlamalarında dikkate alınabilecek sektörel göstergeler sunuyor.

Ancak ülke genelindeki hayvan sayılarının artması, bütün kooperatiflerin üye veya üretim kapasitesinin aynı oranda yükseldiği anlamına gelmiyor.

Kooperatiflerin kendi üye kayıtlarını ve faaliyet verilerini ayrıca değerlendirmesi gerekiyor.

Hayvan Varlığındaki Artış Vergi Yükümlülüğünü Değiştiriyor mu?

TÜİK'in 17 Eylül 2026 tarihli istatistikleri, yeni bir gelir vergisi, kurumlar vergisi veya KDV düzenlemesi getirmiyor.

Açıklanan veriler, ülke genelindeki hayvan sayılarını gösteriyor.

Bu nedenle büyükbaş veya küçükbaş hayvan varlığındaki artış, bütün yetiştiricilere otomatik olarak yeni bir vergi yükümlülüğü doğurduğu anlamına gelmiyor.

Tarımsal kazançların vergilendirilmesinde işletmenin hukuki durumu ve ilgili mevzuat hükümleri önem taşıyor.

Özellikle gerçek usulde vergilendirilen işletmelerle diğer tarımsal üreticilerin yükümlülükleri farklı olabiliyor.

Bu nedenle vergisel işlemler işletme bazında değerlendirilmelidir.

Hayvancılık İşletmeleri İçin Finansal Planlama

Hayvan sayısındaki artış, işletmelerin üretim kapasitesi açısından önemli olabilse de daha yüksek işletme sermayesi ihtiyacı doğurabilir.

Özellikle yem, bakım ve veterinerlik harcamalarının zamanlaması nakit akışını etkileyebilir.

Bu nedenle işletmelerin hayvan alım ve yetiştirme kararlarını finansman olanaklarıyla birlikte değerlendirmesi gerekiyor.

Ayrıca satış ve tahsilat vadelerinin izlenmesi önemli.

Ancak ülke genelindeki hayvan varlığının artması, tüm hayvancılık işletmelerinin kredi ihtiyacının yükseldiğini kanıtlamıyor.

Finansman gereksinimi, işletmenin kendi mali yapısına göre değişebilir.

Muhasebe ve Finans Birimleri Neleri Kontrol Etmeli?

Hayvancılık işletmelerinde muhasebe ve finans birimlerinin aşağıdaki konulara dikkat etmesi yararlı olabilir:

  1. Fiilî hayvan sayılarıyla işletme kayıtlarının karşılaştırılması.

  2. Hayvan alım ve satış belgelerinin kontrol edilmesi.

  3. Doğum, ölüm ve diğer hayvan hareketlerinin kayıt altına alınması.

  4. Hayvanların kullanım amaçlarına göre muhasebe sınıflandırmasının değerlendirilmesi.

  5. Yem ve bakım giderlerinin düzenli izlenmesi.

  6. İlgili canlı varlık değerleme hükümlerinin uygulanması.

  7. Hayvan başına maliyet ve gelir analizlerinin yapılması.

  8. İşletmenin nakit akışı ve finansman ihtiyacının değerlendirilmesi.

  9. Vergisel yükümlülüklerin mevcut mevzuata göre yerine getirilmesi.

Bu kontroller, hayvancılık işletmelerinin faaliyetlerini ve finansal sonuçlarını daha sağlıklı değerlendirmesine yardımcı olabilir.

Türkiye'de Küçükbaş Hayvan Varlığı 60 Milyonu Aştı

TÜİK'in 17 Eylül 2026 tarihinde yayımladığı Haziran 2026 Hayvancılık İstatistikleri, Türkiye'deki büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığının güncel durumunu ortaya koydu.

Büyükbaş hayvan sayısı 17 milyon 805 bin başa ulaşırken küçükbaş hayvan sayısı 60 milyon 815 bin baş oldu.

Koyun sayısı 2025 yılı sonuna göre yüzde 6 artarak 49 milyon 473 bine yükseldi.

Keçi sayısı yüzde 1,4, sığır sayısı ise yüzde 0,5 arttı.

Manda varlığında yüzde 0,2 düşüş kaydedildi.

Açıklanan sonuçlar, özellikle küçükbaş hayvancılıkta hayvan sayısının artış gösterdiğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte hayvancılık işletmelerinin ekonomik performanslarının değerlendirilmesinde yalnızca hayvan varlığının değil, üretim verimliliğinin, yem maliyetlerinin ve gerçekleşen satış gelirlerinin birlikte incelenmesi önem taşıyor.