Perakende Ticarette Satış Beklentisi Yükseldi: İnşaat Sektöründe Güven Geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2026 dönemine ilişkin hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerini açıkladı. Perakende ticaret sektöründe güven endeksi yüzde 1,1 artarak 111,3 seviyesine yükselirken hizmet sektöründe 111,9 ile değişim yaşanmadı. İnşaat sektöründe ise güven endeksi yüzde 0,2 azalarak 83,0 oldu. Perakende ticarette gelecek üç aya ilişkin satış beklentisinin yüzde 3,5 artması dikkat çekerken inşaat sektöründe istihdam beklentisi geriledi.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 24 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan sektörel güven endeksleri, işletmelerin mevcut faaliyetlerine ve önümüzdeki üç aylık döneme ilişkin değerlendirmelerini ortaya koydu.

Açıklanan verilere göre hizmet ve perakende ticaret sektörlerindeki güven düzeyi 100 puanın üzerinde kalırken inşaat sektöründe güven endeksi bu seviyenin altında gerçekleşti.

Özellikle perakende ticarette satış beklentilerindeki yükseliş ile inşaat sektöründe çalışan sayısı beklentisindeki azalış öne çıktı.

Sonuçlar, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin ekonomik beklentilerinin aynı yönde hareket etmediğini gösteriyor.

Eylül 2026 Sektörel Güven Endeksleri Açıklandı

TÜİK'in mevsim etkilerinden arındırılmış verilerine göre üç ana sektördeki güven endeksleri farklı değişimler gösterdi.

Sektör Ağustos 2026 Eylül 2026 Aylık değişim
Hizmet 111,9 111,9 %0,0
Perakende ticaret 110,1 111,3 +%1,1
İnşaat 83,1 83,0 -%0,2

Perakende ticaret sektöründeki artışa karşılık inşaat sektöründeki güven düzeyinin düşük kalması, sektörler arasında belirgin bir beklenti farklılığı bulunduğunu ortaya koydu.

Ancak güven endeksindeki değişimler, işletmelerin gerçekleşmiş satış gelirlerinin veya net kârlarının aynı oranda değiştiği anlamına gelmiyor.

Bu göstergeler, işletmelerin mevcut durumlarına ve geleceğe yönelik beklentilerine ilişkin anket sonuçlarına dayanıyor.

Güven Endeksinin 100'ün Üzerinde Olması Ne Anlama Geliyor?

Sektörel güven endeksleri 0 ile 200 arasında değer alıyor.

Endeksin 100 puanın üzerinde bulunması, ilgili sektördeki değerlendirmelerin iyimser yönde olduğunu gösteriyor.

100 puanın altındaki değerler ise kötümser beklentilere işaret ediyor.

Ancak 100 puanın altında bulunan bir sektörün bütün işletmelerinin zarar ettiği veya faaliyetlerini durdurduğu sonucuna varılamaz.

Benzer şekilde güven endeksinin 100 puanı aşması, sektörde faaliyet gösteren bütün şirketlerin kârının arttığını kanıtlamıyor.

Güven endeksleri, ekonomik beklentiler hakkında fikir veren öncü göstergeler arasında yer alıyor.

Perakende Ticarette Güven Endeksi 111,3'e Yükseldi

Eylül ayında perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 1,1 artarak 111,3 seviyesine ulaştı.

Ağustos ayında söz konusu endeks 110,1 olarak gerçekleşmişti.

Bu sonuç, perakende ticarette genel güven düzeyinin önceki aya göre yükseldiğini gösteriyor.

Özellikle gelecek üç aylık dönemde beklenen satışlara ilişkin olumlu değerlendirmeler, güven endeksindeki artışta dikkat çekti.

Ancak perakende ticaret sektöründeki güven artışı, gerçekleşen satış hacmi veya ciro artışıyla aynı kavram değil.

İşletmelerin gerçek satış performansları, ilgili satış hacmi ve ciro istatistikleri üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.

Perakende Satış Beklentilerinde Yüzde 3,5 Artış

Araştırmada perakende ticaret sektörünün gelecek üç aylık dönemdeki iş hacmi ve satış beklentisi de incelendi.

Ağustos ayında 123,6 olan beklenti endeksi, eylül ayında yüzde 3,5 artarak 128,0 değerine ulaştı.

Bu gelişme, perakende işletmelerinin önümüzdeki döneme ilişkin satış beklentilerinde iyileşme yaşandığını gösteriyor.

Ancak yüzde 3,5'lik artış, gelecek üç ayda perakende satışların kesin olarak yüzde 3,5 büyüyeceği anlamına gelmiyor.

Açıklanan oran, satış beklentisini ölçen endeksin önceki aya göre değişimini ifade ediyor.

Gerçekleşen satışların ne kadar artacağı veya azalacağı, daha sonraki dönemlerde açıklanacak ekonomik verilerle görülebilecek.

Son Üç Aylık Satış Değerlendirmesi de İyileşti

Perakende ticaret sektöründe son üç aylık döneme ilişkin iş hacmi ve satış değerlendirmesi de yükseldi.

Ağustos ayında 114,0 olan endeks, eylül ayında 114,5 değerine ulaştı.

Bu göstergede aylık yüzde 0,4 artış gerçekleşti.

Sonuçlar, işletmelerin yakın geçmişteki satış performanslarına ilişkin değerlendirmelerinde sınırlı bir iyileşme yaşandığını ortaya koyuyor.

Ancak bu göstergeden hareketle bütün perakende işletmelerinin satış tutarlarının arttığı sonucuna varılmamalı.

Özellikle sektör içindeki ürün grupları, satış kanalları ve işletme büyüklükleri arasında farklılıklar bulunabiliyor.

Perakende Ticarette Stok Göstergesi Geriledi

TÜİK'in açıklamasına göre perakende ticarette mevcut mal stok seviyesi endeksi, ağustos ayındaki 92,7 seviyesinden eylülde 91,4'e geriledi.

Bu göstergede aylık yüzde 1,3 düşüş gerçekleşti.

Stok seviyesi göstergesi diğer güven endeksi bileşenlerinden farklı yorumlanıyor.

TÜİK'in metodolojisine göre söz konusu endeksteki artış stok azalışını, düşüş ise stok artışını gösteriyor.

Dolayısıyla göstergedeki gerileme, işletmelerin stok durumuna ilişkin değerlendirmelerinde artış yönünde bir harekete işaret ediyor.

Ancak bu sonuç, perakende ticaret sektöründeki bütün işletmelerin fiziki stok miktarlarının aynı oranda arttığını göstermiyor.

Perakende İşletmeleri Stoklarını Nasıl Planlamalı?

Önümüzdeki üç aylık döneme ilişkin satış beklentilerindeki yükseliş, perakende işletmelerinin stok ve satın alma planlamaları açısından önemli bir gösterge oluşturabilir.

Özellikle yılın son çeyreğinde kampanya dönemleri ve tüketici talebindeki değişimler işletmelerin stok ihtiyaçlarını etkileyebiliyor.

Ancak güven endeksindeki olumlu değişim, işletmelerin stoklarını koşulsuz biçimde artırması gerektiği anlamına gelmiyor.

Stok kararlarında gerçekleşen satışlar, ürünlerin devir hızı, tedarik süreleri ve mevcut nakit akışı birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle yavaş hareket eden ürünlerin gereğinden fazla stoklanması, işletme sermayesinin verimsiz kullanılmasına neden olabilir.

Bu nedenle stok planlamasının şirketin kendi satış verilerine dayanması önem taşıyor.

Hizmet Sektöründe Güven Endeksi Değişmedi

TÜİK verilerine göre hizmet sektörü güven endeksi eylül ayında 111,9 olarak gerçekleşti.

Ağustos ayında da aynı seviyede bulunan endekste aylık değişim yaşanmadı.

Bu durum, sektör genelindeki güven düzeyinin önceki aya göre yatay seyrettiğini gösteriyor.

Ancak ana endeksin değişmemesi, sektörün bütün alt göstergelerinde aynı durumun yaşandığı anlamına gelmiyor.

Hizmet sektöründe geçmiş dönemdeki iş durumu ve talep değerlendirmeleri iyileşirken gelecek döneme ilişkin talep beklentisinde düşüş gerçekleşti.

Bu ayrım, işletmelerin mevcut faaliyetleriyle geleceğe ilişkin beklentilerinin her zaman aynı yönde hareket etmeyebileceğini ortaya koyuyor.

Hizmet Sektöründe İş Durumu İyileşti

Hizmet sektöründe son üç aylık döneme ilişkin iş durumu endeksi, ağustosta 109,0 iken eylülde 110,2'ye yükseldi.

Böylece söz konusu göstergede yüzde 1,1 artış kaydedildi.

Son üç aylık dönemde hizmetlere olan talep göstergesi ise yüzde 0,4 artarak 109,7 seviyesine ulaştı.

Bu veriler, hizmet işletmelerinin yakın geçmişe ilişkin değerlendirmelerinde sınırlı iyileşmeler bulunduğunu gösteriyor.

Ancak hizmet sektörünün çok sayıda farklı faaliyet alanından oluştuğu dikkate alınmalı.

Turizm, ulaştırma, danışmanlık, konaklama ve diğer hizmet faaliyetlerindeki ekonomik koşullar birbirinden farklılaşabilir.

Dolayısıyla sektör genelindeki endeks, tek bir faaliyet kolunun gerçekleşmiş performansı olarak yorumlanmamalı.

Gelecek Üç Aylık Hizmet Talebi Beklentisi Azaldı

Hizmet sektöründe gelecek üç aylık döneme ilişkin talep beklentisi endeksi ağustos ayında 117,4 seviyesindeydi.

Eylül ayında bu değer yüzde 1,3 azalarak 115,9'a geriledi.

Böylece hizmet sektöründe geçmiş döneme ilişkin değerlendirmeler iyileşirken geleceğe yönelik talep beklentisinde düşüş kaydedildi.

Ancak endeksin 115,9 seviyesinde bulunması, hizmet işletmelerinin tamamının talepte daralma beklediği anlamına gelmiyor.

Göstergenin 100 puanın üzerinde olması, değerlendirmelerin genel olarak iyimser bölgede bulunduğunu gösteriyor.

Bununla birlikte önceki aya kıyasla beklentilerde zayıflama yaşanması, işletmelerin finansal planlamalarında dikkate alabilecekleri bir gelişme.

İnşaat Sektöründe Güven Endeksi 83,0 Oldu

Eylül ayında inşaat sektörü güven endeksi yüzde 0,2 azalarak 83,0 seviyesine geriledi.

Ağustos ayında endeks 83,1 olarak gerçekleşmişti.

Bu sonuç, inşaat sektöründeki güven düzeyinin 100 puanın altında kalmaya devam ettiğini ortaya koydu.

Ancak inşaat sektöründe güven endeksinin düşük olması, bütün inşaat şirketlerinde üretimin veya satışların azaldığını göstermiyor.

Güven endeksi, şirketlerin faaliyet ortamına ve geleceğe ilişkin değerlendirmelerini yansıtıyor.

Gerçekleşen inşaat üretimi, maliyetler ve satışlar ise farklı istatistiksel göstergelerle izleniyor.

İnşaatta Kayıtlı Siparişler Göstergesi Yükseldi

İnşaat sektöründe alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyine ilişkin endeks, ağustos ayında 78,9 iken eylül ayında 80,4'e yükseldi.

Bu göstergede aylık yüzde 1,9 artış gerçekleşti.

Söz konusu değişim, inşaat işletmelerinin mevcut sipariş durumuna ilişkin değerlendirmelerinde iyileşme yaşandığını gösteriyor.

Ancak bu artış, inşaat şirketlerinin sözleşme tutarlarının veya yeni siparişlerinin parasal değerinin yüzde 1,9 arttığı anlamına gelmiyor.

Endeks, işletmelerin sipariş düzeyine ilişkin değerlendirmelerinden oluşturuluyor.

Dolayısıyla sipariş beklentileriyle gerçekleşmiş iş hacminin birbirinden ayrılması gerekiyor.

Kooperatiflerde 26 Ekim Son Gün: Dağılma Riski Var
Kooperatiflerde 26 Ekim Son Gün: Dağılma Riski Var
İçeriği Görüntüle

İnşaat Sektöründe İstihdam Beklentisi Geriledi

Araştırmada inşaat sektörü açısından dikkat çeken göstergelerden biri de çalışan sayısı beklentisi oldu.

Gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi endeksi, ağustosta 87,3 iken eylülde 85,5'e geriledi.

Bu göstergede aylık yüzde 2,1 azalış gerçekleşti.

Sonuç, inşaat işletmelerinin gelecekteki istihdam planlarına ilişkin değerlendirmelerinde zayıflama bulunduğunu gösteriyor.

Ancak söz konusu yüzde 2,1'lik değişim, inşaat sektöründeki mevcut çalışan sayısının aynı oranda azaldığı anlamına gelmiyor.

İstihdam beklentisi ile gerçekleşmiş çalışan sayısı farklı göstergeler.

Gerçek istihdam değişimleri, ilgili iş gücü ve ücretli çalışan istatistikleri üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.

İnşaat Şirketleri İçin Sipariş ve Personel Planlaması

İnşaat sektöründe alınan siparişlerin düzeyi ve geleceğe yönelik çalışan sayısı beklentileri, işletmelerin kaynak planlaması açısından önem taşıyor.

Özellikle devam eden projelerin iş programları, taşeron sözleşmeleri ve personel ihtiyaçları birbirleriyle bağlantılı.

Sipariş beklentilerinde iyileşme yaşanmasına rağmen çalışan sayısı beklentisinin düşmesi, sektörde farklı planlama eğilimlerinin bulunduğunu gösterebilir.

Ancak bu iki veri arasında kesin bir neden-sonuç ilişkisi kurmak doğru değil.

İstihdam kararları; mevcut iş gücü, iş programı, maliyetler, verimlilik ve diğer işletmeye özgü unsurlardan etkilenebilir.

Bu nedenle inşaat işletmelerinin personel planlamalarında kendi projelerinin ilerleme düzeyini ve finansal imkânlarını esas almaları gerekiyor.

Üç Sektörde Beklentiler Neden Farklılaşıyor?

Hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri farklı ekonomik koşullarda faaliyet gösteriyor.

Perakende ticarette tüketici talebi ve stok yönetimi önemliyken hizmet sektöründe iş hacmi ve müşteri talebi ön plana çıkıyor.

İnşaat sektöründe ise proje takvimleri, finansman ihtiyacı ve kayıtlı siparişlerin durumu önem taşıyor.

Bu nedenle üç sektörün güven endekslerinin aynı yönde değişmesi beklenmiyor.

Ayrıca güven endeksleri, farklı sorulara verilen yanıtlar temel alınarak hesaplanıyor.

Bu nedenle her sektörün kendi alt göstergeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Güven Endeksleri Şirketlerin Kârlılığını Gösteriyor mu?

Sektörel güven endeksleri, şirketlerin mevcut durum ve gelecek beklentilerini gösteren anket temelli istatistikler.

Ancak bu endeksler, işletmelerin net kârlarını veya faaliyet kârlarını doğrudan ölçmüyor.

Örneğin perakende ticarette güven endeksi yükselirken bazı şirketlerin maliyetleri satış gelirlerinden daha hızlı artabilir.

Bu durumda sektörde güven artmasına rağmen ilgili işletmelerin kâr marjlarında düşüş yaşanabilir.

Benzer şekilde inşaat sektöründeki güven endeksi düşük olsa da bazı şirketler başarılı projelerle olumlu finansal sonuçlar elde edebilir.

Bu nedenle güven endeksleri, şirketlerin mali tablolarının yerine kullanılmamalı.

İşletmeler Finansal Planlamada Bu Verileri Nasıl Kullanabilir?

Sektörel güven endeksleri, şirketlerin bütçe ve faaliyet planlamasında yardımcı ekonomik göstergeler olarak değerlendirilebilir.

Özellikle satış beklentilerindeki değişim, nakit akışı ve satın alma planları hazırlanırken dikkate alınabilir.

Ancak bu verilerin kesin satış veya kârlılık tahmini olarak kullanılması doğru değil.

Şirketlerin kendi müşteri siparişlerini, sözleşmelerini, gerçekleşen gelirlerini ve maliyetlerini esas almaları gerekiyor.

Sektörel göstergeler, bu analizlere ilave ekonomik bağlam sağlayabilir.

Bu yaklaşım, özellikle belirsizliklerin bulunduğu dönemlerde farklı senaryoların değerlendirilmesi açısından yararlı olabilir.

Perakende Ticarette Satış ve Stok Muhasebesi

Perakende ticaret sektöründe satış beklentilerinin yükselmesi, işletmelerin stok ve finansal planlama süreçlerini gündeme getiriyor.

Özellikle satışların doğru dönemde kaydedilmesi, iade işlemlerinin izlenmesi ve stokların değerlemesi önem taşıyor.

Ancak sektörel güven endeksindeki artış, mevcut stokların muhasebe değerinin yükseltilmesi gerektiği anlamına gelmiyor.

Stokların değerlenmesinde Vergi Usul Kanunu ve işletmenin uyguladığı finansal raporlama hükümleri esas alınmalı.

Ayrıca fiilî stok sayımlarıyla muhasebe kayıtları arasında mutabakat sağlanması gerekiyor.

Özellikle satışların yoğunlaştığı dönemlerde bu kontrollerin düzenli yapılması yararlı olabilir.

Hizmet İşletmelerinde Gelir ve Gider Planlaması

Hizmet sektöründe gelecek dönem talep beklentilerinin gerilemesi, işletmelerin bütçe çalışmalarında dikkate alınabilecek bir gelişme.

Özellikle personel giderleri, kira ve diğer sabit giderler hizmet işletmelerinin maliyet yapısında önemli yer tutabiliyor.

Ancak bütün hizmet işletmelerinin aynı gider yapısına sahip olduğu düşünülmemeli.

Bazı işletmelerde personel maliyetleri ön plana çıkarken bazı işletmelerde teknoloji, enerji veya diğer operasyonel giderler daha yüksek paya sahip olabilir.

Bu nedenle maliyet yönetiminde işletmenin gerçek gider dağılımının incelenmesi gerekiyor.

Sektörel güven verileri ise geleceğe yönelik farklı planlama senaryolarının hazırlanmasında yardımcı olabilir.

İnşaat Şirketlerinde Nakit Akışı ve Proje Takibi

İnşaat sektöründe güven düzeyinin 100 puanın altında bulunması, şirketler açısından finansal planlamanın önemini artırıyor.

Özellikle uzun süreli projelerde tahsilatlar ile harcamaların zamanlaması farklılaşabiliyor.

Bu nedenle şirketlerin nakit akışı projeksiyonlarını güncel tutması ve mevcut yükümlülüklerini doğru izlemesi gerekiyor.

Ancak güven endeksindeki düşüş, bütün inşaat şirketlerinin finansman güçlüğü yaşadığını kanıtlamıyor.

İşletmelerin mali durumları kendi sözleşme koşullarına, borç yapılarına ve proje performanslarına göre değişebiliyor.

Bu nedenle ekonomik göstergeler şirket bazındaki finansal analizlerle birlikte kullanılmalı.

Güven Endeksleri Yeni Bir Vergi Yükümlülüğü Getiriyor mu?

TÜİK'in 24 Eylül 2026 tarihli açıklaması, vergi oranlarında veya muhasebe mevzuatında yeni bir düzenleme içermiyor.

Hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ilişkin güven endeksleri ekonomik eğilimleri ölçmek amacıyla yayımlanıyor.

Bu nedenle güven endekslerinin yükselmesi veya düşmesi, işletmelerin vergi matrahlarının aynı oranda değiştirilmesini gerektirmiyor.

Vergisel yükümlülükler, şirketlerin gerçekleşen işlemleri ve yürürlükteki vergi mevzuatı çerçevesinde belirlenmeye devam ediyor.

Mali Müşavirler ve Finans Yöneticileri İçin Önemi

Sektörel güven endeksleri, mali müşavirlerin ve finans yöneticilerinin işletmelerin faaliyet ortamını değerlendirmesinde yardımcı olabilir.

Özellikle bütçe görüşmeleri, nakit akışı planlaması ve mali performans analizlerinde sektörel gelişmelerin dikkate alınması yararlı.

Ancak güven endekslerinin işletmenin finansal tablolarını doğrulayan bir muhasebe belgesi olmadığı unutulmamalı.

Gerçekleşen mali sonuçların değerlendirilmesinde işletmeye ait defter, belge ve diğer finansal kayıtlar esas alınmalıdır.

Ayrıca sektörel verilerin hangi döneme ait olduğu ve hangi göstergeleri ölçtüğü doğru anlaşılmalı.

Ekim Ayı Güven Endeksleri Ne Zaman Açıklanacak?

TÜİK'in yayımladığı takvime göre hizmet, perakende ticaret ve inşaat güven endekslerinin Ekim 2026 dönemine ilişkin sonuçlarının 26 Ekim 2026 tarihinde açıklanması planlanıyor.

Bu nedenle 13 Ekim 2026 itibarıyla yayımlanmış son sektörel güven endeksi verileri Eylül 2026 dönemine ait.

Yeni veriler, özellikle perakende ticarette satış beklentilerinin ve inşaat sektöründeki istihdam beklentilerinin nasıl değiştiğinin izlenmesi açısından önem taşıyacak.

Perakende Ticarette İyimserlik Sürerken İnşaatta Beklentiler Zayıf

TÜİK'in Eylül 2026 verilerine göre perakende ticaret sektöründe güven endeksi yüzde 1,1 artarak 111,3'e yükseldi.

Hizmet sektörü güven endeksi 111,9 seviyesinde değişmeden kalırken inşaat sektörü güven endeksi yüzde 0,2 azalarak 83,0 oldu.

Perakende ticarette gelecek üç aylık satış beklentisi yüzde 3,5 artış gösterdi.

Buna karşılık inşaat sektöründe çalışan sayısı beklentisi yüzde 2,1 geriledi.

Sonuçlar, ekonomik beklentilerin sektörler arasında farklılaştığını ortaya koyuyor.

Şirketlerin faaliyet ve bütçe planlamalarında sektörel güven göstergelerini kendi gerçekleşen satış, maliyet, sipariş ve nakit akışı verileriyle birlikte değerlendirmesi önem taşıyor.