İndirimli Satış ve Yapay Zekâ Reklamlarında Yeni Kurallar: İşletmelere 10 Günlük Fiyat ve 48 Saatlik Cevap Uyarısı

Ticaret Bakanlığının ticari reklam ve haksız ticari uygulamalara ilişkin yeni düzenlemeleri 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle indirimli satış reklamlarında önceki fiyatın belirlenmesine ilişkin kurallar değiştirildi. Tüketici şikâyet platformlarında işletmelere tanınan cevap süresi 72 saatten 48 saate indirildi. Yapay zekâyla oluşturulan reklam karakterleri, sosyal medya tanıtımları, tüketici değerlendirmeleri ve çevresel iddialar için de yeni yükümlülükler getirildi.

Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği değişikliği, e-ticaret ve perakende sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin reklam süreçlerini yakından ilgilendiriyor.

1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan düzenleme, 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.

Yeni hükümler özellikle internet üzerinden satış yapan işletmelerin, sosyal medya reklamlarını kullanan markaların, reklam ajanslarının ve tüketici değerlendirmelerine yer veren dijital platformların dikkat etmesi gereken kurallar içeriyor.

Düzenleme yalnızca internet reklamlarıyla sınırlı değil. İndirim kampanyaları, mağaza tanıtımları ve çevresel özelliklere ilişkin reklam iddiaları da değişikliklerden etkileniyor.

İndirimli Satışlarda Önceki Fiyat Nasıl Belirlenecek?

Yönetmelik değişikliğinin işletmeler açısından en önemli başlıklarından biri, indirimli satış reklamlarında kullanılacak önceki fiyatın belirlenmesi oldu.

Yeni kurala göre indirimli satış reklamlarında, indirimin başladığı tarihten önceki son 10 gün içerisinde uygulanan en düşük fiyat, üzeri çizilerek indirimden önceki fiyat olarak gösterilebilecek.

Bu düzenleme, işletmelerin ürünün önceki satış fiyatını belirlerken belirli bir dönem içerisindeki fiyat hareketlerini dikkate almasını gerektiriyor.

Örneğin bir ürünün satış fiyatının indirim öncesindeki 10 günlük dönemde birkaç kez değiştirilmesi durumunda, indirim reklamında esas alınabilecek önceki fiyatın belirlenmesinde bu dönemdeki en düşük fiyat önem taşıyor.

Böylece tüketicilere sunulan indirim oranlarının gerçeği yansıtmasının sağlanması amaçlanıyor.

Ancak indirim hesabında ürünün geçmiş fiyatı, kampanyanın niteliği ve ilgili yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

İndirim Reklamlarında Örnek Hesaplama

Bir elektronik ürünün indirim kampanyasından önceki 10 günlük dönemde aşağıdaki fiyatlarla satıldığını düşünelim:

Dönem Uygulanan satış fiyatı
İlk günler 1.200 TL
Sonraki günler 1.100 TL
İndirim öncesindeki son gün 1.300 TL
Kampanya fiyatı 990 TL

Bu örnekte belirtilen 10 günlük dönemdeki en düşük fiyat 1.100 TL'dir.

İşletmenin indirim reklamında önceki fiyat olarak 1.300 TL'yi esas alması, tüketicinin indirim büyüklüğünü olduğundan yüksek algılamasına neden olabilir.

1.100 TL üzerinden hesaplanan indirim oranı ise yüzde 10'dur.

Bu nedenle fiyat geçmişinin doğru tutulması ve reklamda kullanılan indirim oranının hesaplamayla uyumlu olması gerekiyor.

Örnek, genel kuralın anlaşılması amacıyla hazırlanmıştır. Somut kampanyalarda ilgili yönetmelikteki özel koşullar da dikkate alınmalıdır.

Meyve, Sebze ve Hizmetlerde Farklı Uygulama

Ticaret Bakanlığının açıklamasına göre çabuk bozulabilen ürünler ile hizmetlere ilişkin indirimli satış reklamlarında farklı bir fiyat karşılaştırması uygulanacak.

Meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen mallarda, indirimli fiyattan bir önceki satış fiyatı esas alınacak.

Hizmetlere yönelik indirimli satış reklamlarında da aynı yaklaşım uygulanacak.

Dolayısıyla bütün mal ve hizmetler için aynı 10 günlük fiyat karşılaştırmasının geçerli olduğu düşünülmemeli.

İşletmelerin sundukları ürünün veya hizmetin niteliğine göre doğru yöntemi kullanmaları önem taşıyor.

Koşullu İndirim Kampanyaları da Kapsamda

Yeni düzenleme, belirli şartların yerine getirilmesine bağlı olarak tüketicilere indirim veya başka bir avantaj sunan kampanyaları da ilgilendiriyor.

Örneğin belirli tutarda alışveriş yapılması, ikinci ürünün satın alınması veya başka bir koşulun sağlanması halinde indirim uygulanması söz konusu olabilir.

Bu tür koşullu satış reklamları da indirimli satış reklamlarına ilişkin kurallara tabi olacak.

Bu nedenle işletmelerin kampanya şartlarını açık ve anlaşılır şekilde belirtmesi gerekiyor.

Özellikle indirimden yararlanma koşullarının tüketiciyi yanıltmayacak şekilde sunulması önem taşıyor.

Şikâyet Platformlarında Cevap Süresi 48 Saate İndirildi

Yeni düzenlemenin işletmeler açısından önemli sonuçlarından biri de tüketici şikâyetlerinin yayımlanması öncesindeki cevap süresinin değiştirilmesi oldu.

Daha önce satıcı veya sağlayıcılara açıklama yapma ya da cevap verme hakkını kullanmaları için tanınan 72 saatlik süre, 48 saate indirildi.

Bu süre içerisinde cevap verilmemesi halinde tüketici değerlendirmeleri doğrudan yayımlanabilecek.

Ancak düzenleme, tüketicilerden gelen her şikâyetin mutlaka 48 saat içerisinde kesin olarak çözümlenmesini gerektiren genel bir hüküm olarak yorumlanmamalı.

Buradaki süre, şikâyetin yayımlanmasından önce satıcı veya sağlayıcıya tanınan cevap hakkıyla ilgili.

Dolayısıyla şikâyete cevap verme süresi ile tüketici uyuşmazlığını sonuçlandırma süresi birbirinden farklı.

E-Ticaret Şirketleri Şikâyet Yönetimini Gözden Geçirmeli

Şikâyet platformlarındaki cevap süresinin kısalması, özellikle çok sayıda müşteri işlemi gerçekleştiren şirketler açısından önemli.

İşletmelerin müşteri başvurularını takip eden ekipleri ve iletişim süreçleri bu değişiklikten etkilenebilir.

Özellikle hafta sonları veya yoğun kampanya dönemlerinde gelen şikâyetlerin zamanında görülmesi ve değerlendirilmesi gerekiyor.

Ancak bütün şikâyetlerin aynı departman tarafından sonuçlandırılması uygun olmayabilir.

Ürün kalitesi, teslimat, ödeme ve iade konularındaki başvurular farklı birimlerin incelemesini gerektirebilir.

Bu nedenle şirketlerin müşteri şikâyetlerini ilgili departmanlara yönlendiren düzenli bir takip sistemi oluşturması yararlı olacaktır.

Yapay Zekâyla Oluşturulan Reklam Karakterleri Açıklanacak

Yönetmelikte yapay zekâ teknolojileriyle hazırlanan reklamlara ilişkin önemli hükümler de yer alıyor.

Ticaret Bakanlığının açıklamasına göre yapay zekâ kullanılarak insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlerin reklamlarda yer alması halinde, bu durumun açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir biçimde belirtilmesi gerekiyor.

Bu düzenleme, tüketicilerin gerçek kişilerle yapay zekâ kullanılarak oluşturulmuş karakterleri karıştırmasının önlenmesini amaçlıyor.

Özellikle sosyal medya reklamları, ürün tanıtım videoları ve dijital kampanyalarda kullanılan gerçekçi sanal karakterler bakımından yeni kurallar önem taşıyor.

Ancak yapay zekânın reklam hazırlama süreçlerinde kullanılması bütünüyle yasaklanmış değil.

Düzenleme, belirli kullanım biçimlerinde açıklama yapılmasını ve tüketiciyi yanıltabilecek uygulamaların önlenmesini hedefliyor.

Gerçek Kişilerin Yapay Zekâ Kopyalarıyla Ürün Tavsiyesi Yasaklandı

Yeni düzenleme, gerçek kişilerin yapay zekâ teknolojileriyle oluşturulan dijital kopyalarına ilişkin özel bir yasak da içeriyor.

Buna göre gerçek bir kişinin dijital kopyasının bir malı veya hizmeti bizzat deneyimlediği izlenimi verdiği ya da söz konusu ürünü tavsiye ettiği reklamlar yapılamayacak.

Bu hüküm, özellikle tanınmış kişilerin görüntülerinin yapay zekâ yardımıyla reklamlarda kullanılmasını gündeme getiriyor.

Örneğin gerçek bir kişinin hiç kullanmadığı bir ürünü denemiş veya tavsiye etmiş gibi gösterilmesi, yeni kurallar kapsamında sorun oluşturabilir.

Bu nedenle işletmelerin ve reklam ajanslarının dijital karakterlerin gerçek kişilere benzerliği ve reklam mesajı üzerindeki etkilerini değerlendirmesi gerekiyor.

Influencer Reklamlarında Açık Bilgilendirme Zorunluluğu

Sosyal medya etkileyicileri aracılığıyla gerçekleştirilen ürün ve hizmet tanıtımları da düzenlemenin önemli başlıkları arasında.

Ticaret Bakanlığına göre sosyal medya paylaşımında herhangi bir kazanç, indirimli ürün veya hizmet ya da etkinliğe katılım gibi bir menfaat elde edilmesi halinde reklam niteliğinin açıkça anlaşılması gerekiyor.

Bu kapsamda paylaşımlarda reklam veya tanıtım ibarelerinin kullanılması zorunlu.

Dolayısıyla bir ürünün yalnızca para karşılığında tanıtılması değil, farklı menfaatler karşılığında yapılan paylaşımlar da reklam niteliği taşıyabilir.

Özellikle marka iş birliklerinde reklam ilişkisinin tüketicilerden gizlenmemesi gerekiyor.

Hedefli Reklamlarda Şeffaflık Şartı

Yeni düzenlemeyle tüketicilerin çevrimiçi davranışlarının ve kişisel verilerinin analiz edilmesi sonucunda sunulan hedefli reklamlara ilişkin kurallar da değiştirildi.

Hedefli reklam uygulamalarında reklamın tüketiciye hangi kriterler esas alınarak gösterildiği konusunda doğrudan ve kolay erişilebilir bilgiler sunulması gerekiyor.

Ayrıca tüketicilerin bu kriterleri nasıl değiştirebileceklerine ilişkin açıklamalara erişebilmesi önem taşıyor.

Bu yükümlülükler, dijital reklamcılıkta şeffaflığın artırılmasını amaçlıyor.

Ancak hedefli reklamcılığın bütün biçimleriyle yasaklandığı sonucuna varılmamalı.

İlgili uygulamaların yönetmelikte öngörülen şartlara ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin diğer hükümlere uygun olması gerekiyor.

Çocuklara Yönelik Profillemeyle Hedefli Reklam Yasaklandı

Ticaret Bakanlığı, çocuklara yönelik hedefli reklamlarda daha koruyucu bir yaklaşım benimsedi.

Yeni düzenlemeyle çocukların kişisel verilerine dayalı profilleme yöntemleri kullanılarak hedefli reklam yapılması yasaklandı.

Bu hüküm, özellikle çocuklara yönelik dijital içerik ve uygulamalarda reklam gösteren işletmeleri ilgilendiriyor.

Ancak çocukların görebileceği her reklamın aynı kapsamda yasaklandığı düşünülmemeli.

Düzenleme, kişisel verilere dayalı profilleme yoluyla çocuklara hedefli reklam sunulmasına ilişkin.

Bu nedenle reklam teknolojileri kullanan şirketlerin hedef kitle belirleme yöntemlerini gözden geçirmesi gerekiyor.

Tüketici Yorumlarının Yayımlanmasına Yeni Şartlar

E-ticaret siteleri ve dijital satış platformlarında kullanılan tüketici değerlendirmeleri de yeni kuralların kapsamına alındı.

Ticaret Bakanlığının açıklamasına göre satın alma sürecine ilişkin doğrulamanın mümkün olmadığı mecralardan alınan tüketici değerlendirmeleri yayımlanamayacak.

Bu hüküm, tüketicilerin doğruluğu belirsiz değerlendirmeler nedeniyle yanıltılmasının önlenmesini amaçlıyor.

Ayrıca ürün, teslimat, satıcı veya hizmet gibi farklı kategorilerde yayımlanan değerlendirmelerin tümüne aynı alandan kolayca erişilebilmesi gerekiyor.

Böylece olumlu yorumların öne çıkarılıp diğer değerlendirmelerin gizlenmesi gibi uygulamalara karşı daha şeffaf bir yapı hedefleniyor.

E-Ticaret Siteleri Yorum Sistemlerini Kontrol Etmeli

Yeni kurallar, özellikle kullanıcı değerlendirmelerini ürün sayfalarında yayımlayan e-ticaret işletmeleri için önem taşıyor.

Şirketlerin farklı kaynaklardan aktardıkları yorumların satın alma süreci bakımından doğrulanabilir olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyor.

Ayrıca değerlendirmelerin ayrı kategoriler altında sunulması halinde tüm kategorilere kolay erişim sağlanmalı.

Ancak işletmelerin yalnızca olumlu müşteri yorumlarına yer vermesi, tüketicilerde gerçek dışı bir memnuniyet algısı oluşturabilir.

Bu nedenle müşteri değerlendirmelerinin sunumunda doğruluk ve şeffaflık esas alınmalı.

Çevre Dostu İfadelerine Yeni Sınırlamalar

Yönetmelik değişikliğinin dikkat çeken hükümlerinden biri çevresel iddialara ilişkin.

Ticaret Bakanlığının açıklamasına göre reklamlarda çevre dostu gibi genel nitelikli ifadelerin gerekli açıklama yapılmadan kullanılması yasaklandı.

Ayrıca çevresel beyanın ürün veya hizmetin yaşam döngüsünün hangi aşamasına ilişkin olduğunun belirtilmesi gerekiyor.

Bilirkişilik Başvuruları Başladı: Son Tarih 18 Aralık
Bilirkişilik Başvuruları Başladı: Son Tarih 18 Aralık
İçeriği Görüntüle

Bu hüküm, işletmelerin çevresel özelliklere ilişkin reklam mesajlarını daha somut ve doğrulanabilir biçimde hazırlamasını gerektiriyor.

Örneğin bir ürünün ambalajının geri dönüştürülebilir olması, ürünün bütün üretim ve kullanım süreçlerinin çevre üzerinde etkisiz olduğu anlamına gelmiyor.

Bu nedenle çevresel iddiaların kapsamının açık şekilde belirtilmesi önem taşıyor.

Çevresel Sertifikaların Belgelendirilmesi Gerekiyor

Yeni düzenlemeyle reklamlarda kullanılan çevresel sertifika ve onayların ispatlanmasına ilişkin şartlar da güçlendirildi.

Ticaret Bakanlığının açıklamasına göre bu tür iddiaların ilgili yetkili kurum ve kuruluşlardan, üniversitelerin ilgili bölümlerinden veya akredite ya da bağımsız araştırma, test ve değerlendirme kuruluşlarından alınan belgelerle desteklenmesi gerekiyor.

Bu durum, çevresel reklamların yalnızca genel pazarlama ifadelerine dayandırılmaması açısından önem taşıyor.

Özellikle sürdürülebilirlik, geri dönüşüm ve çevresel performans konusunda tanıtım yapan işletmelerin mevcut belgelerini kontrol etmesi gerekiyor.

Ancak her çevresel iddia için aynı sertifikanın yeterli olacağı düşünülmemeli.

Beyanın içeriğine uygun kanıt ve belgelerin bulunması gerekiyor.

Takviye Edici Gıda Reklamlarında Yeni Kurallar

Takviye edici gıdalara yönelik reklamlar da düzenlemenin kapsamına alındı.

Ticaret Bakanlığı, takviye edici gıdaların normal beslenme kapsamında tüketilen gıdaların yerine geçtiği izlenimini oluşturacak biçimde tanıtılmasını yasakladı.

Bu düzenleme, özellikle internet üzerinden takviye edici gıda satan işletmeler açısından önem taşıyor.

Ayrıca sağlık beyanları dışındaki belirli konularda karşılaştırmalı reklam yapılmasına ilişkin hükümler düzenlendi.

Ancak takviye edici gıda reklamlarının tamamının serbest bırakıldığı veya sağlık beyanlarına yönelik diğer sınırlamaların kaldırıldığı düşünülmemeli.

İlgili ürünlerin tanıtımında yürürlükteki bütün özel mevzuat hükümlerine uyulması gerekiyor.

Akademik Unvanlar Reklamlarda Yanıltıcı Kullanılamayacak

Yönetmelikte akademik unvanların ticari reklamlarda kullanımına ilişkin özel bir hüküm de yer aldı.

Buna göre tüketicilerin bilgi ve deneyim eksikliğinden yararlanacak şekilde akademik unvanların yanıltıcı veya aldatıcı kullanılması yasaklandı.

Bu düzenleme, uzmanlık ve akademik otorite izlenimi oluşturularak yapılan reklamlar açısından önem taşıyor.

Özellikle sağlık, eğitim, danışmanlık ve teknik hizmet reklamlarında kullanılan unvanların doğru olması gerekiyor.

Ancak akademik unvanların her türlü reklamda kullanılmasının bütünüyle yasaklandığı düşünülmemeli.

Önemli olan reklamın tüketiciyi yanıltmaması ve açıklanan uzmanlık bilgisinin gerçeği yansıtması.

Muhasebe ve Finans Birimleri Açısından Önemi

Reklam ve kampanya süreçlerinde yapılan değişiklikler, işletmelerin yalnızca pazarlama departmanlarını ilgilendirmiyor.

Özellikle indirim kampanyalarında kullanılan fiyatların doğru kaydedilmesi, satış ve muhasebe verilerinin uyumlu olması bakımından önemli.

Bir işletmenin ürün satış fiyatlarını düzenli takip etmemesi, indirim öncesi fiyatın belirlenmesinde sorun oluşturabilir.

Bu nedenle fiyat değişikliklerinin tarihleriyle birlikte kayıt altına alınması yararlı olabilir.

Ancak reklam yönetmeliğinin değişmesi, bütün satışların farklı bir muhasebe yöntemine göre kaydedilmesini gerektirmiyor.

Muhasebe ve vergisel işlemler, gerçekleşen satışlar ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütülmeye devam ediyor.

İndirim Kampanyaları KDV Hesaplamasını Değiştiriyor mu?

İndirimli satış reklamlarında önceki fiyatın belirlenmesine ilişkin yeni kurallar, doğrudan yeni bir KDV oranı getirmiyor.

KDV uygulamasında işlemin gerçek mahiyeti, ilgili matrah kuralları ve vergisel hükümler önem taşıyor.

Bu nedenle reklamda gösterilen indirim oranıyla muhasebe kayıtlarında yer alan satış tutarlarının birbiriyle uyumlu olması gerekiyor.

Ancak bir ürünün reklamında yüzde 20 indirim yapılması, KDV oranının da yüzde 20 azaldığı anlamına gelmiyor.

İndirim ve vergi oranları farklı kavramlar.

İşletmelerin indirimli satış işlemlerini mevcut vergi mevzuatı doğrultusunda değerlendirmesi gerekiyor.

İşletmelerin Reklam ve Kampanya Kontrol Listesi

Yeni yönetmeliğe uyum açısından işletmelerin şu konuları değerlendirmesi yararlı olabilir:

  1. İndirim kampanyalarında önceki fiyatın doğru belirlenmesi.

  2. Ürün bazında geçmiş satış fiyatlarının kayıt altına alınması.

  3. Koşullu kampanyalarda şartların açık biçimde duyurulması.

  4. Tüketici şikâyetlerinin cevap sürelerinin takip edilmesi.

  5. Yapay zekâ ile oluşturulan gerçekçi reklam karakterlerinin uygun biçimde belirtilmesi.

  6. Gerçek kişilerin dijital kopyalarının yanıltıcı reklam amacıyla kullanılmaması.

  7. Influencer paylaşımlarında reklam ilişkisinin açıkça gösterilmesi.

  8. Hedefli reklamlarda gerekli bilgilendirmelerin yapılması.

  9. Çocuklara yönelik profillemeyle hedefli reklam uygulamalarının engellenmesi.

  10. Tüketici yorumlarının doğrulanabilir kaynaklardan alınması.

  11. Çevresel iddiaların uygun belgelerle desteklenmesi.

  12. Reklamlarda kullanılan akademik unvanların doğruluğunun kontrol edilmesi.

Bu kontroller, işletmelerin reklam süreçlerini mevzuata uygun yürütmesine ve tüketici şikâyetlerinden kaynaklanabilecek risklerini azaltmasına yardımcı olabilir.

Yeni Reklam Düzenlemeleri 1 Ağustos'tan Beri Uygulanıyor

Ticaret Bakanlığının 1 Temmuz 2026 tarihinde duyurduğu Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği değişikliği, 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.

Düzenlemeyle indirimli satış reklamlarından sosyal medya tanıtımlarına, yapay zekâ ile oluşturulan içeriklerden tüketici değerlendirmelerine kadar birçok alanda yeni hükümler uygulanmaya başlandı.

İndirimli satışlarda önceki fiyatın hesaplanmasına ilişkin 10 günlük dönem, şikâyet platformlarında işletmelere tanınan 48 saatlik cevap süresi ve yapay zekâ reklamlarına ilişkin açıklama zorunlulukları öne çıkıyor.

Ayrıca çevresel reklam iddialarının belgelendirilmesi ve çocuklara yönelik profillemeyle hedefli reklam yapılmasının yasaklanması, dijital reklam faaliyetlerinde dikkat edilmesi gereken diğer değişiklikler arasında bulunuyor.

E-ticaret işletmelerinin, perakende satıcılarının, markaların ve reklam ajanslarının mevcut kampanya ve tanıtım süreçlerini yürürlükteki kurallara göre gözden geçirmesi önem taşıyor.