Kanunen kabul edilmeyen giderler, işletme kayıtlarında gider olarak yer almasına rağmen vergi matrahının hesaplanmasında indirimi kabul edilmeyen harcamaları ifade ediyor. Bu nedenle bir ödemenin yapılmış ve belgeye bağlanmış olması, tek başına gelir veya kurumlar vergisi açısından gider yazılabilmesi için yeterli olmuyor.

Vergi uygulamasında giderlerin kabul edilip edilmemesi, harcamanın işletme faaliyetiyle ilişkisi ve ilgili kanunlarda öngörülen şartlara göre belirleniyor. Gelir vergisi mükelleflerinde Gelir Vergisi Kanunu’nun giderlere ilişkin hükümleri, kurumlar vergisi mükelleflerinde ise Kurumlar Vergisi Kanunu’ndaki sınırlamalar önem taşıyor.

Muhasebe Kayıtları Nasıl Kontrol Edilmeli? İşletmeler İçin Dönem Sonu Rehberi
Muhasebe Kayıtları Nasıl Kontrol Edilmeli? İşletmeler İçin Dönem Sonu Rehberi
İçeriği Görüntüle

Özellikle finansman giderleri KKEG bakımından dikkat edilmesi gereken alanlardan biri. İşletmenin yabancı kaynaklarının öz kaynaklarını aşması halinde, aşan kısma isabet eden faiz, komisyon, kur farkı ve benzeri finansman giderlerinin mevzuatta belirlenen bölümü indirilemiyor. İlişkili kişilerden sağlanan ve örtülü sermaye niteliği kazanan borçlanmalarda da faiz ve benzeri ödemeler vergi matrahının tespitinde sorun oluşturabiliyor.

Binek otomobillerde ise kira, amortisman ve araçla ilgili cari giderler için özel sınırlamalar bulunuyor. Faaliyet konusu araç kiralama olmayan işletmeler açısından yakıt, bakım ve benzeri giderlerin tamamının vergi matrahından indirilmesi mümkün olmayabiliyor. Aynı şekilde, gider kabul edilmeyen bazı harcamalara ilişkin KDV’nin de indirim konusu yapılamaması söz konusu olabiliyor.

Kişisel nitelikteki eğitim, sağlık ve benzeri harcamalar da doğrudan işletme gideri sayılmıyor. Şartların bulunması halinde bazı harcamalar yıllık beyannamede ayrıca indirim konusu yapılabilse de, bu durum ticari kazanç veya kurum kazancından doğrudan gider olarak düşülebileceği anlamına gelmiyor. Bağış ve yardımlarda da benzer şekilde, önce KKEG dikkate alınması ve şartları varsa beyanname üzerinde ayrıca indirim yapılması gerekebiliyor.

Vergi ve para cezaları, gecikme zamları, işletme sahiplerinin şahsi harcamaları ve mevzuatta açıkça indirimi yasaklanan diğer ödemeler de KKEG kapsamında değerlendiriliyor. SGK primlerinde ise tahakkuk kaydının yapılması tek başına yeterli olmayıp, gider indirimi açısından ödeme şartının ayrıca kontrol edilmesi gerekiyor.

Kurumlar vergisi mükellefleri bakımından ilişkili kişilerle yapılan işlemler de önemli bir risk alanı oluşturuyor. Emsallere uygun olmayan fiyatlarla gerçekleştirilen mal, hizmet, kira, finansman veya lisans işlemlerinde giderin tamamı veya bir bölümü vergi matrahının tespitinde kabul edilmeyebiliyor.

Bu nedenle beyanname dönemlerinde yalnızca muhasebe kayıtlarının değil, giderlerin vergi mevzuatı açısından indirilebilir olup olmadığının da ayrı ayrı incelenmesi önem taşıyor. KKEG kalemlerinin yanlış sınıflandırılması, sonradan vergi farkı, ceza ve gecikme yükleriyle karşılaşılmasına neden olabiliyor.