İhraç Kayıtlı Satışlarda Fiyat Farkı ve İade Faturası KDV’li mi Düzenlenmeli?
İhraç kayıtlı olarak gerçekleştirilen satışlarda sonradan ortaya çıkan fiyat farkı veya mal iadesi durumunda düzenlenecek faturanın KDV açısından nasıl düzenleneceği önem taşıyor. İlk teslimde KDV hesaplanmış olsa dahi tecil-terkin uygulaması kapsamında tahsil edilmeyen vergi nedeniyle, iade veya fiyat farkı belgesinin de asıl faturadaki KDV uygulamasına uygun şekilde düzenlenmesi gerekiyor.
İhraç Kayıtlı Satışlarda KDV Nasıl Uygulanıyor?
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11/1-c maddesi kapsamında, imalatçılar tarafından ihracatçılara ihraç edilmek şartıyla yapılan teslimlerde özel bir KDV uygulaması bulunuyor.
Bu kapsamda düzenlenen faturada KDV hesaplanmasına rağmen ihracatçıdan tahsil edilmiyor. Belirlenen şartların yerine getirilmesi halinde söz konusu vergi tecil-terkin mekanizması kapsamında işlem görüyor.
Dolayısıyla ihraç kayıtlı teslimlerde faturanın ve daha sonra bu faturaya ilişkin yapılacak düzeltmelerin aynı vergisel yapı içerisinde değerlendirilmesi gerekiyor.
Fiyat Farkı Faturası Asıl İşlemden Bağımsız Değerlendirilmiyor
Satış gerçekleştikten sonra ürünün hatalı çıkması, kalite farklılığı, iskonto veya taraflar arasında kararlaştırılan başka bir nedenle satış bedelinde azalma meydana gelebiliyor.
Bu durumda düzenlenen fiyat farkı veya bedel indirimi faturası, bağımsız yeni bir işlemden ziyade daha önce gerçekleştirilen teslimin bedelini değiştiren bir belge niteliği taşıyor.
Bu nedenle fiyat farkının KDV karşısındaki durumunun belirlenmesinde ilk faturada uygulanan KDV rejimi önem kazanıyor.
İhraç Kayıtlı Faturaya İlişkin Fiyat Farkında KDV Tahsil Edilmemeli
Asıl teslim KDV Kanunu’nun 11/1-c maddesi kapsamında ihraç kayıtlı olarak gerçekleştirilmişse, bu işleme ilişkin sonradan düzenlenen iade veya fiyat farkı faturasında da ihraç kayıtlı işlemin niteliğinin korunması gerekiyor.
Buna göre fiyat farkı veya iade faturası, asıl faturaya uygun biçimde ihraç kayıtlı olarak ve KDV tahsil edilmeksizin düzenlenmeli.
İlk teslimin normal KDV rejimine tabi olduğu durumlarda ise sonradan ortaya çıkan fiyat farkı veya iadede de ilgili işlemin tabi olduğu KDV uygulamasının dikkate alınması gerekiyor.
Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının Özelgesinde Değerlendirildi
Konuya ilişkin vergisel yaklaşım, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının 3 Mart 2011 tarihli ve B.07.1.GİB.4.06.17.01-2010-/14013-14-112 sayılı özelgesinde de ele alındı.
Özelgedeki yaklaşım doğrultusunda, istisna kapsamındaki bir teslimden daha sonra doğan fiyat farklarının da ilk teslimin tabi olduğu KDV rejimi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekiyor.
Bu çerçevede ihraç kayıtlı satıştan kaynaklanan bedel azalması veya iade işlemlerinde, düzeltme belgesinin asıl faturanın vergisel niteliğiyle uyumlu olması önem taşıyor.
KDV İadesi Alınmış Olması Sonucu Değiştiriyor mu?
İhraç kayıtlı satış nedeniyle KDV iadesinin daha önce alınmış olması, sonradan ortaya çıkan fiyat farkı veya iadenin farklı bir KDV rejimine tabi tutulmasını tek başına gerektirmiyor.
Ancak fiyat farkı veya iade nedeniyle ilk işlemdeki matrahın değişmesi, daha önce yapılan tecil-terkin veya KDV iadesi hesaplarının da düzeltilmesini gerektirebilir.
Bu nedenle işletmelerin yalnızca yeni faturanın düzenlenmesine değil, önceki dönemde gerçekleştirilen KDV beyanı ve iade işlemleri üzerindeki etkisine de dikkat etmesi gerekiyor.
Asıl Faturadaki KDV Uygulaması Esas Alınmalı
Sonuç olarak ihraç kayıtlı satışlarda daha sonra ortaya çıkan iade veya satış bedelini azaltan fiyat farklarında, işlemin ilk faturadan bağımsız değerlendirilmemesi gerekiyor.
Asıl fatura KDV Kanunu’nun 11/1-c maddesi kapsamında ihraç kayıtlı düzenlenmişse, buna bağlı iade veya fiyat farkı faturası da ihraç kayıtlı ve KDV tahsil edilmeksizin düzenlenmeli.
İşletmelerin ayrıca bedel değişikliğinin KDV beyannamesi, tecil-terkin ve varsa daha önce alınan KDV iadesi üzerindeki etkisini kontrol etmesi önem taşıyor.




