AYM'den Cezaevlerinde Kitap Kısıtlamasına İhlal Kararı: 30 Bin TL Tazminat
Anayasa Mahkemesi (AYM), ceza infaz kurumunda kitap ve dergilere erişimi sınırlandıran uygulamalara karşı yapılan şikâyetin incelenmeden reddedilmesini hak ihlali saydı. 20 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan kararda, ifade özgürlüğüyle bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine hükmedildi. Yüksek Mahkeme, başvurucuya net 30 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
Anayasa Mahkemesinden Kitap ve Dergi Kısıtlamasına İlişkin Karar
Anayasa Mahkemesinin İkinci Bölümü, Nurhan Yılmaz tarafından yapılan 2021/29809 numaralı bireysel başvuruyu karara bağladı.
5 Mayıs 2026 tarihinde verilen karar, 20 Ekim 2026 tarihli ve 33406 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.
Başvuru, Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kitap ve dergilerin kabul edilmesine ilişkin uygulamalara karşı yapılan şikâyetin infaz hâkimliği tarafından süre yönünden reddedilmesini konu aldı.
AYM, şikâyetin esasının incelenmemesi nedeniyle başvurucunun etkili bir hukuki denetimden yararlanamadığını belirledi.
Cezaevinde Kitap Sayısına Sınırlama Getirilmişti
Başvuruya konu olayda ceza infaz kurumu yönetimi, hükümlü ve tutukluların odalarında bulundurabilecekleri yayınlara ilişkin çeşitli kararlar aldı.
10 Aralık 2019 tarihli Eğitim Kurulu kararında, odalarda bulundurulabilecek kişisel kitap ve dergi sayıları belirlendi.
Bu düzenleme kapsamında kişisel kitaplar için 20, dergiler için 5 ve kurum kütüphanesinden temin edilen kitaplar için 3 adetlik sınır öngörüldü.
Daha sonraki tarihlerde yayınların kuruma kabulü ve dağıtılmasına ilişkin başka uygulamalar da hayata geçirildi.
Ancak Anayasa Mahkemesi önündeki uyuşmazlık, yalnızca kitap sayısına ilişkin ilk karardan kaynaklanmıyordu.
Başvurucunun asıl şikâyeti, 2021 yılında yapılan yeni duyurularla ilgiliydi.
Posta ve Kargoyla Gelen Kitaplara Yeni Kurallar
Ceza infaz kurumunda 28 Ocak 2021 tarihinde yeni bir duyuru yapıldı.
Bu duyuruyla posta, kargo ve ziyaret yoluyla gelen kitapların kabul ve dağıtımına ilişkin koşullar açıklandı.
Duyuruda kitapların belirli istisnalar dışında iki ayda bir verileceği ve kuruma kabul edilecek kitap sayısının en fazla beş olacağı belirtildi.
Doğum günleri, dinî bayramlar ve yılbaşı için istisnalar öngörüldü.
Öğrencilerin ders kitapları ile belirli dinî kitapların sayı sınırına dâhil edilmemesine yönelik açıklamalar da yer aldı.
Ayrıca kütüphaneden alınan kitapların elde tutulma süresi iki hafta olarak duyuruldu.
Başvurucu, yayınların kabulüne ilişkin bu uygulamaların hukuka aykırı olduğunu ileri sürdü.
Başvurucu İnfaz Hâkimliğine Şikâyette Bulundu
Nurhan Yılmaz, 19 Şubat 2021 tarihinde iki ayrı dilekçeyle infaz hâkimliğine başvurdu.
Dilekçelerde yeni duyuruların içeriğinin ve ilan edilme yönteminin hukuka uygun olmadığı savunuldu.
Başvurucu, duyurularda itiraz yolu ve süresine ilişkin bilgi bulunmadığını belirtti.
Bu eksikliğin hak kaybına yol açabileceğini ileri sürdü.
Ancak Gebze İnfaz Hâkimliği, başvuruyu 2019 yılında verilen eski Eğitim Kurulu kararına yapılmış bir itiraz olarak değerlendirdi.
Hâkimlik, söz konusu eski karara ilişkin itiraz süresinin geçtiği gerekçesiyle şikâyeti reddetti.
Başvurucunun bu karara karşı yaptığı itiraz da ağır ceza mahkemesi tarafından reddedildi.
Bunun üzerine konu Anayasa Mahkemesine taşındı.
AYM: Şikâyet Edilen İşlem Doğru İncelenmedi
Anayasa Mahkemesi, dosyadaki duyurular ve başvuru dilekçeleri arasında önemli bir farklılık bulunduğunu tespit etti.
Başvurucu, 2021 yılında yapılan duyurulardan şikâyetçi olmuştu.
Buna karşılık infaz hâkimliği kararını 10 Aralık 2019 tarihli Eğitim Kurulu işlemi üzerinden vermişti.
AYM, şikâyet edilen duyurular ile eski tarihli kararın içeriklerinin aynı olmadığını belirledi.
Ayrıca başvurucunun açıkça yeni duyurulara itiraz etmesine rağmen hâkimliğin neden eski kararı esas aldığının açıklanmadığına dikkat çekti.
Bu nedenle başvurucunun dile getirdiği esas iddiaların yargısal incelemeye konu edilmediği sonucuna ulaşıldı.
Duyurularda İtiraz Yolu Gösterilmemişti
AYM'nin değerlendirmesinde dikkat çeken konulardan biri de ceza infaz kurumundaki duyuruların içeriği oldu.
2021 yılında yapılan duyurularda, ilgili işlemlere karşı hangi hukuki yola başvurulabileceği ve itiraz süresinin ne olduğu belirtilmemişti.
Buna rağmen infaz hâkimliği, başvuruyu süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddetmişti.
Yüksek Mahkeme, şikâyet konusu işlem ile ret kararında esas alınan işlemin farklı olmasının yeterince açıklanmadığını değerlendirdi.
Ayrıca başvurucunun itiraz yolu ve süresinin bildirilmediği yönündeki iddiasının da incelenmediği belirtildi.
İfade Özgürlüğü ve Etkili Başvuru Hakkı İhlal Edildi
Anayasa Mahkemesi, kitap ve dergi gibi yayınlara erişimle ilgili uyuşmazlıkları ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdi.
Anayasa'nın 26'ncı maddesi ifade özgürlüğünü güvence altına alıyor.
Anayasa'nın 40'ıncı maddesi ise temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri süren kişilerin etkili bir başvuru yoluna erişmesini koruyor.
Yüksek Mahkeme, bir kişinin hukuki başvuru yapabilmesinin tek başına yeterli olmadığını belirtti.
Başvuru yolunun, kişinin ileri sürdüğü iddiaların incelenmesine ve gerektiğinde uygun bir giderim sağlanmasına elverişli olması gerekiyor.
Somut olayda infaz hâkimliği, şikâyet edilen yeni duyuruların hukuka uygunluğunu değerlendirmedi.
Bu nedenle AYM, ifade özgürlüğüyle bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
Kitap Kısıtlamaları Tamamen Yasaklandı mı?
Anayasa Mahkemesinin kararı, ceza infaz kurumlarında kitap sayısına ilişkin bütün sınırlamaların kaldırıldığı anlamına gelmiyor.
Yüksek Mahkemenin incelediği temel mesele, yayınlara erişimi sınırlayan duyurular hakkında yapılan şikâyetin etkili biçimde değerlendirilmemesiydi.
AYM, somut başvuruda infaz hâkimliğinin şikâyete konu işlemlerin içeriğini incelemediğini tespit etti.
Dolayısıyla karar, Türkiye'deki bütün ceza infaz kurumları için tek tip yeni kitap sınırı belirlemiyor.
Benzer uyuşmazlıklarda ilgili işlemin dayanağı, uygulama şekli ve kişinin başvuru hakkı ayrı ayrı değerlendirilmeli.
Başvurucuya 30 Bin TL Manevi Tazminat
Anayasa Mahkemesi, hak ihlalinin tespit edilmesinin yanında başvurucuya manevi tazminat ödenmesine de hükmetti.
Kararın sonucuna göre:
| Karar konusu | AYM'nin hükmü |
|---|---|
| İfade özgürlüğüyle bağlantılı etkili başvuru hakkı | İhlal edildi |
| Adli yardım talebi | Kabul edildi |
| Manevi tazminat | Net 30.000 TL |
| Yeniden yargılama | Gerekli görülmedi |
| Karar tarihi | 5 Mayıs 2026 |
| Resmî Gazete tarihi | 20 Ekim 2026 |
Yüksek Mahkeme, başvurucunun ceza infaz kurumundan tahliye edildiğini dikkate aldı.
Bu nedenle yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmadığı sonucuna ulaştı.
İhlalin sonuçlarının giderilmesi için net 30 bin TL manevi tazminat ödenmesini yeterli gördü.
Tazminat Ne Zaman Ödenecek?
AYM kararında tazminat ödemesine ilişkin süre de belirlendi.
Buna göre başvurucunun kararın tebliğinden sonra Hazine ve Maliye Bakanlığına başvurması gerekiyor.
Ödemenin bu başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılması öngörülüyor.
Ödemenin gecikmesi durumunda dört aylık sürenin bitiminden fiilî ödeme tarihine kadar yasal faiz uygulanacak.
Kararın bir örneğinin bilgi için Gebze İnfaz Hâkimliğine ve Adalet Bakanlığına gönderilmesine de hükmedildi.
Kararın Hukuki Önemi Nedir?
Anayasa Mahkemesinin Nurhan Yılmaz kararı, başvuru hakkının yalnızca şeklen tanınmasının yeterli olmadığını ortaya koyuyor.
Bir kişinin idari işlem veya uygulamaya karşı şikâyette bulunması hâlinde, ilgili makamın gerçekten hangi işlemden şikâyet edildiğini belirlemesi önem taşıyor.
Ayrıca başvuruya ilişkin değerlendirmelerin yeterli gerekçelerle açıklanması gerekiyor.
Kararda, farklı tarihlerde alınmış işlemlerin birbirine karıştırılmasının ve şikâyete konu olmayan bir karar üzerinden süre değerlendirmesi yapılmasının etkili başvuru hakkını zedeleyebileceği ortaya konuldu.
Bu yönüyle karar, ceza infaz kurumlarındaki yayın uygulamalarının yanında, hukuki başvuruların içeriklerine uygun biçimde incelenmesi bakımından da önem taşıyor.
AYM'nin İhlal Kararı Resmî Gazete'de Yayımlandı
Anayasa Mahkemesinin 2021/29809 numaralı Nurhan Yılmaz başvurusu hakkında verdiği karar, 20 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.
Yüksek Mahkeme, başvurucunun 2021 tarihli kitap ve dergi duyurularına ilişkin şikâyetinin, 2019 tarihli farklı bir karar esas alınarak süre yönünden reddedilmesini etkili başvuru hakkı bakımından yetersiz buldu.
İfade özgürlüğüyle bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verildi.
Başvurucuya net 30 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilirken, tahliye edilmiş olması nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek görülmedi.





