AB Dijital Ürün Pasaportunda İkinci Standart Paketi Tamamlandı

Avrupa Birliği’nin ürünlerin sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve teknik bilgilerini dijital ortamda takip etmeyi hedefleyen Dijital Ürün Pasaportu sisteminde yeni bir aşamaya geçildi. Ticaret Bakanlığının 17 Eylül 2026 tarihli duyurusuna göre, Dijital Ürün Pasaportu sisteminin çerçeve ve teknik gerekliliklerine ilişkin yürütülen standart çalışmalarının ikinci aşaması tamamlandı.

Yeni standartlar özellikle erişim haklarının yönetimi, bilgi güvenliği, ticari sırların korunması, veri doğrulama ve veri bütünlüğüne odaklanıyor.

Gelişme, önümüzdeki dönemde Avrupa Birliği pazarına ürün gönderen Türk şirketlerinin ürün verilerini hangi teknik yapıyla oluşturacağı ve paylaşacağı açısından önem taşıyor.

Dijital Ürün Pasaportu Nedir?

Dijital Ürün Pasaportu, ürünün yaşam döngüsü boyunca sahip olduğu belirli bilgilerin dijital ortamda erişilebilir hale getirilmesini amaçlayan bir sistem.

Uygulamanın temelinde Avrupa Birliği'nin Sürdürülebilir Ürünler için Eko-Tasarım Tüzüğü bulunuyor.

Yeni sistemle ürünün kimliği, teknik özellikleri, kullanılan malzemeler, sürdürülebilirlik bilgileri, geri dönüştürülebilirlik durumu ve ilgili mevzuata göre gerekli diğer verilerin standart bir dijital yapı üzerinden sunulması hedefleniyor.

Her ürün grubunda aynı bilgiler zorunlu olmayacak. Hangi verilerin Dijital Ürün Pasaportunda bulunacağı ürün bazındaki düzenlemelerle belirlenecek.

İkinci Standart Paketi Hangi Konuları Düzenliyor?

CEN-CENELEC/JTC 24 tarafından yürütülen çalışmaların ikinci aşamasında iki önemli standart öne çıkıyor.

EN 18239:2026 standardı; Dijital Ürün Pasaportundaki bilgilere kimlerin hangi koşullarda erişebileceğini, erişim haklarının nasıl yönetileceğini, bilgi güvenliğini ve ticari sırların korunmasını ele alıyor.

EN 18246:2026 standardı ise sistemde yer alan verilerin doğrulanması, güvenilirliği ve bütünlüğüne ilişkin teknik çerçeveyi oluşturuyor.

Bu iki başlık, Dijital Ürün Pasaportunun yalnızca bilgi yayınlanan bir veri sayfası olmayacağını; güvenlik, doğrulama ve yetkilendirme mekanizmalarının da sistemin temel unsurları arasında yer alacağını gösteriyor.

Daha Önce Altı Teknik Standart Belirlenmişti

İkinci paket, daha önce yayımlanan altı Dijital Ürün Pasaportu standardını tamamlayıcı nitelikte.

AYM’den İşveren Eleştirisi Nedeniyle Feshe Önemli Karar
AYM’den İşveren Eleştirisi Nedeniyle Feshe Önemli Karar
İçeriği Görüntüle

Önceki standartlarda veri işleme ve veri değişim protokolleri, ürünlere özel benzersiz tanımlayıcılar, veri taşıyıcıları, verilerin depolanması ve arşivlenmesi, uygulama programlama arayüzleri ile sistemler arası birlikte çalışabilirlik konuları düzenlenmişti.

Böylece Dijital Ürün Pasaportunun teknik altyapısı açısından toplam sekiz temel standarttan oluşan daha kapsamlı bir yapı ortaya çıkıyor.

Bu standartların ürün bazında hazırlanacak AB düzenlemelerine teknik altyapı sağlaması bekleniyor.

Türk İhracatçıları Neden İlgilendiriyor?

Dijital Ürün Pasaportu bir Türkiye mevzuatı değil. Ancak Avrupa Birliği pazarına ürün ihraç eden işletmeleri doğrudan etkileyebilecek bir dış ticaret düzenlemesi niteliğinde.

AB mevzuatı kapsamında Dijital Ürün Pasaportuna tabi olacak ürünlerin Avrupa pazarına sunulabilmesi için gerekli ürün bilgilerinin belirlenen standartlara uygun şekilde oluşturulması gerekebilecek.

Bu nedenle özellikle AB'ye yoğun ihracat yapan üreticilerin sistemi yalnızca Avrupa'daki ithalatçının sorumluluğu olarak değerlendirmemesi gerekiyor.

Türk üreticiden ürünün bileşimi, hammaddesi, üretim süreci, uygunluk belgeleri veya sürdürülebilirlik verileri talep edilebilecek.

İlk Büyük Uygulama Alanlarından Biri Bataryalar Olacak

Dijital ürün pasaportu uygulamasının en somut örneklerinden biri batarya sektöründe ortaya çıkacak.

AB Batarya Mevzuatı kapsamında belirli bataryalar için dijital batarya pasaportu uygulaması Şubat 2027 itibarıyla devreye girecek.

Bu nedenle batarya veya batarya içeren ürünleri Avrupa Birliği'ne ihraç eden şirketler açısından hazırlık süresi giderek daralıyor.

Elektrikli araçlar, endüstriyel bataryalar ve kapsam dahilindeki diğer batarya ürünlerinde üretim ve tedarik zinciri bilgilerinin dijital ortamda izlenebilir hale getirilmesi gerekecek.

QR Kod Tek Başına Yeterli Olmayacak

Dijital Ürün Pasaportu çoğu zaman ürün üzerindeki QR kod uygulamasıyla ilişkilendiriliyor. Ancak sistem bundan daha kapsamlı.

QR kod veya başka bir veri taşıyıcısı, kullanıcıyı ilgili dijital kayda yönlendiren araç olacak.

Arka planda ise ürünün benzersiz şekilde tanımlanması, verilerin belirli formatlarda tutulması, bilgilerin güvenilirliğinin doğrulanması ve hangi kullanıcının hangi verilere erişebileceğinin yönetilmesi gerekecek.

Dolayısıyla şirketlerin yalnızca ambalaja QR kod ekleyerek Dijital Ürün Pasaportu yükümlülüğünü yerine getirmesi mümkün olmayacak.

Ticari Sırlar Nasıl Korunacak?

Yeni standart paketinin önemli başlıklarından biri ticari sırların korunması.

Üreticiler açısından Dijital Ürün Pasaportunun en önemli risklerinden biri, üretim süreçleri veya tedarik zincirine ilişkin ticari açıdan hassas bilgilerin gereğinden fazla açık hale gelmesi.

EN 18239:2026 standardı bu nedenle erişim haklarının yönetimi ve bilgi güvenliği üzerine yoğunlaşıyor.

Bazı bilgiler tüketicilere açık olabilirken bazı verilerin yalnızca piyasa gözetimi otoriteleri, gümrük idareleri, yetkili servisler veya belirli ekonomik operatörler tarafından görüntülenmesi mümkün olacak.

Bu yapı, şirketlerin hangi verinin hangi kullanıcı grubuyla paylaşılacağını önceden sınıflandırmasını gerektirebilir.

Veri Güvenilirliği Şirketler İçin Kritik Olacak

İkinci yeni standart ise veri doğrulama ve bütünlüğüne odaklanıyor.

Dijital Ürün Pasaportuna girilen bilgilerin sonradan değiştirilmesi, hatalı veri aktarılması veya ürünle ilgisi olmayan kayıtların kullanılması sistemin güvenilirliğini ortadan kaldırabilir.

Bu nedenle ürün bilgilerini sisteme aktaran şirketlerin verinin kaynağını ve doğruluğunu gösterebilmesi önem taşıyacak.

Özellikle tedarikçilerden alınan hammaddelere veya bileşenlere ilişkin bilgiler şirketlerin kendi sistemlerindeki ürün kayıtlarıyla uyumlu olmalı.

ERP ve Ürün Yönetim Sistemleri Etkilenecek

Yeni uygulamanın şirketler açısından önemli sonuçlarından biri bilgi teknolojileri altyapısında ortaya çıkacak.

Dijital Ürün Pasaportu için gerekli verilerin manuel olarak ayrı ayrı hazırlanması, özellikle binlerce ürün kodu bulunan üreticiler açısından sürdürülebilir olmayabilir.

Bu nedenle ürün ana verileri, ERP sistemleri, üretim kayıtları, kalite kontrol verileri ve tedarikçi bilgilerinin birbirine bağlanması gerekebilir.

Şirketlerin hangi ürünün hangi hammaddeyle üretildiğini ve bu hammaddenin hangi tedarikçiden geldiğini sistem üzerinden takip edebilmesi giderek daha önemli hale gelecek.

Muhasebe ve Finans Birimleri de Sürecin Dışında Değil

Dijital Ürün Pasaportu temel olarak ürün ve sürdürülebilirlik verilerine odaklansa da şirketlerin finans ve muhasebe süreçleriyle de bağlantı kurulabilir.

Tedarikçi faturaları, stok kodları, üretim emirleri ve sabit kıymet kayıtları bazı ürün bilgilerinin doğrulanmasında destekleyici kayıtlar oluşturabilir.

Örneğin kullanılan hammaddenin kaynağına ilişkin tedarikçi bilgileri ile şirketin satın alma ve muhasebe kayıtlarının tutarlı olması gerekebilir.

Bu nedenle uygulama yalnızca çevre veya kalite departmanına bırakılacak bağımsız bir proje olarak değerlendirilmemeli.

Tedarikçilerden Daha Fazla Veri İstenebilir

Dijital Ürün Pasaportu uygulamasının tedarik zincirine önemli etkilerinden biri de veri toplama ihtiyacı olacak.

Nihai ürünü üreten işletme, ürün içerisinde kullanılan her bileşene ilişkin gerekli bilgilerin tamamını kendi bünyesinde üretmeyebilir.

Bu durumda hammaddenin veya ara ürünün üreticisinden belirli teknik ve çevresel verilerin alınması gerekecek.

Şirketlerin tedarikçi sözleşmelerine veri sağlama, doğruluk, güncelleme ve gerektiğinde denetime izin verme gibi yeni hükümler eklemesi gündeme gelebilir.

Yanlış veya Eksik Veri İhracat Riski Oluşturabilir

Dijital Ürün Pasaportunun zorunlu olduğu ürünlerde gerekli bilgilerin bulunmaması veya yanlış olması, AB pazarına giriş açısından risk yaratabilir.

AB'deki ithalatçılar ve distribütörler de kendi yükümlülüklerini yerine getirebilmek için Türkiye'deki üreticilerden daha ayrıntılı bilgi talep edebilir.

Bu nedenle veri hazırlığının yalnızca mevzuatın zorunlu olduğu tarihte başlatılması şirketler için geç kalınmasına neden olabilir.

Özellikle uzun tedarik zincirine sahip üreticilerde gerekli bilgilerin bütün tedarikçilerden toplanması zaman alabilir.

Şirketler Şimdiden Ne Yapmalı?

Avrupa Birliği'ne ihracat yapan şirketlerin öncelikle ürünlerinin mevcut ve planlanan Dijital Ürün Pasaportu düzenlemeleri kapsamına girip girmediğini takip etmesi gerekiyor.

Ürün bazında hangi verilerin şirket bünyesinde bulunduğu, hangi bilgilerin tedarikçilerden alınması gerektiği ve mevcut ERP altyapısının bu verileri izlemeye uygun olup olmadığı belirlenmeli.

Ayrıca ürün kimliklendirme, veri güvenliği, erişim yetkileri ve ticari sırların korunmasına yönelik şirket içi prosedürler hazırlanabilir.

Batarya gibi uygulama takvimi daha yakın olan sektörlerde ise teknik hazırlıkların geciktirilmemesi gerekiyor.

Dijital Ürün Pasaportunun ikinci standart paketinin tamamlanması, AB'nin sistemi teorik bir düzenlemeden uygulamaya dönük teknik bir altyapıya taşımaya devam ettiğini gösteriyor. Türk ihracatçıları açısından da ürün verisinin doğru, güvenilir ve dijital olarak izlenebilir hale getirilmesi önümüzdeki dönemin önemli dış ticaret uyum başlıklarından biri olacak.