Tasfiyedeki Yatırım Fonlarında 1 Milyon TL’ye Kadar Ara Ödeme Yapılacak
Sermaye Piyasası Kurulu, tasfiye süreci devam eden bazı yatırım fonlarında katılma payı sahiplerine ara ödeme yapılmasına karar verdi. 1 Ekim 2026 tarihli duyuruya göre, mutabakat işlemleri tamamlanan yatırımcılara nihai tasfiye tutarından mahsup edilmek üzere her bir fon için ayrı ayrı azami 1 milyon TL ara ödeme yapılabilecek.
Düzenleme, tasfiye süreci tamamlanmadan yatırımcıların belirli bir tutara kadar ödeme alabilmesine imkân sağlıyor. Uygulama öncelikle para piyasası fonlarından başlayacak.
Hangi Fonlar Kapsamda?
SPK’nın açıklamasına göre uygulama; Tera Portföy Yönetimi A.Ş., Pusula Portföy Yönetimi A.Ş., Atlas Portföy Yönetimi A.Ş. ve Hedef Portföy Yönetimi A.Ş.’nin kurucusu olduğu ve tasfiye süreci devam eden fonlara ilişkin genel tasfiye esaslarına ek olarak getirildi.
Ara ödeme sistemi, Kurulun 17 Eylül 2026 tarihli kararları doğrultusunda yürütülen tasfiye sürecinin bir parçası olarak uygulanacak.
Bu nedenle düzenleme tüm yatırım fonlarını kapsayan genel bir ödeme uygulaması değil. Yalnızca tasfiye kapsamına alınmış ve SPK tarafından belirlenen sürece tabi fonlarda geçerli olacak.
Ara Ödeme İçin Mutabakatın Tamamlanması Gerekiyor
Ara ödemeden yararlanılabilmesi için yatırımcının ilgili fon açısından mutabakat işlemlerinin tamamlanmış olması gerekiyor.
Mutabakat sonucunda her bir yatırımcının net yatırım tutarı Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından belirlenecek.
Ödeme hesabında bu net yatırım tutarı esas alınacak.
Dolayısıyla yatırımcının yalnızca fon katılma payı sahibi olması tek başına ara ödemenin yapılması için yeterli olmayacak. Hak sahipliği ve net yatırım tutarının ilgili kayıtlar üzerinden kesinleştirilmesi gerekiyor.
Azami Ara Ödeme Tutarı 1 Milyon TL
SPK, her yatırımcı için yapılabilecek ara ödemenin üst sınırını her bir fon bakımından 1 milyon TL olarak belirledi.
Net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altında bulunan yatırımcıya, belirlenen net yatırım tutarı kadar ödeme yapılacak.
Net yatırım tutarı 1 milyon TL veya üzerinde olan yatırımcıya ise en fazla 1 milyon TL ara ödeme gerçekleştirilecek.
Örneğin bir yatırımcının ilgili fondaki net yatırım tutarı 650 bin TL olarak belirlenmişse ara ödeme 650 bin TL olacak.
Net yatırım tutarının 1,5 milyon TL olması halinde ise ara ödeme 1 milyon TL ile sınırlı kalacak.
Her Fon İçin Ayrı Hesaplama Yapılacak
1 milyon TL’lik sınır yatırımcı bazında toplam bir üst sınır olarak uygulanmayacak.
SPK’nın duyurusuna göre ödeme her bir fon için ayrı ayrı hesaplanacak.
Dolayısıyla aynı yatırımcının tasfiye kapsamındaki birden fazla fonda katılma payı bulunması halinde, şartların sağlanması kaydıyla her fon açısından ayrı ara ödeme hesabı yapılabilecek.
Bu durum, birden fazla fonda yatırımı bulunan yatırımcılar açısından özellikle önem taşıyor.
Ara Ödeme Nihai Tutarın Üzerine Eklenmeyecek
Yapılacak ödeme, yatırımcının tasfiye sonunda alacağı tutara ek bir kazanç niteliğinde olmayacak.
Ara ödeme, tasfiye tamamlandığında yatırımcıya ödenmesi gereken nihai tutardan mahsup edilecek.
Başka bir ifadeyle yatırımcı, tasfiye bitmeden alacağının belirli bir bölümüne daha erken ulaşmış olacak.
Tasfiye sonunda hesaplanan toplam hak edişten daha önce yapılan ara ödeme düşülecek ve varsa kalan tutar ayrıca ödenecek.
Bu nedenle ara ödeme ile nihai tasfiye ödemesinin birbirinden ayrı iki kazanç olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Katılma Payları Ara Ödeme Sırasında İade Edilmeyecek
SPK’nın düzenlemesindeki önemli ayrıntılardan biri de katılma paylarının durumu oldu.
Ara ödeme yapılırken yatırımcıdan herhangi bir katılma payı iadesi alınmayacak.
Katılma paylarının iade işlemi nihai tasfiye ödemeleri sırasında gerçekleştirilecek.
Böylece ara ödeme, tasfiye sürecinin tamamlandığı anlamına gelmeyecek ve yatırımcının ilgili fondaki tasfiye sürecine ilişkin hakları nihai hesaplama yapılıncaya kadar devam edecek.
Uygulama Önce Para Piyasası Fonlarında Başlayacak
SPK, getirilen ek tasfiye usulünün öncelikli olarak para piyasası fonlarında uygulanmasına karar verdi.
Bunun nedeni, bu fonların varlık yapısının diğer fon türlerine kıyasla daha likit olması ve tasfiye kapsamında nakde dönüştürmenin daha kolay gerçekleştirilebilmesi.
Para piyasası fonlarının ardından tasfiye sürecinin ve fon portföylerinin durumuna göre diğer fonlarda da uygulamanın devam etmesi mümkün olacak.
Tasfiye Süreci Neden Uzayabiliyor?
Bir yatırım fonunun tasfiyesi, portföydeki tüm varlıkların aynı gün nakde çevrilmesi anlamına gelmiyor.
Fon portföyünde likit olmayan veya piyasa koşulları nedeniyle uygun fiyattan satılması zaman alabilecek varlıklar bulunabiliyor.
Varlıkların kısa sürede ve düşük fiyatla elden çıkarılması, tasfiye sonucunda yatırımcıların zararının artmasına neden olabilir.
Bu nedenle SPK daha önce tasfiye süresine ilişkin bazı düzenlemelerde değişiklik yaparak fon portföylerinin mümkün olduğunca uygun koşullarda satılabilmesine imkân tanımıştı.
Ara ödeme uygulaması ise bu süreç devam ederken yatırımcıların belirli miktarda nakde daha erken ulaşabilmesini amaçlıyor.
Yatırımcıların Başvuru Yapması Gerekiyor Mu?
SPK’nın duyurusunda ara ödeme için ayrıca bireysel başvuru yapılacağına ilişkin bir şart açıklanmadı.
Ödeme, mutabakat işlemleri tamamlanmış katılma payı sahiplerinin kayıtları esas alınarak gerçekleştirilecek.
Bu nedenle yatırımcıların öncelikle MKK kayıtlarının, iletişim bilgilerinin ve yatırım hesaplarına ilişkin bilgilerin güncelliğini kontrol etmesi yararlı olabilir.
Ödeme sürecine ilişkin ilave açıklamaların ilgili kurumlar veya tasfiye işlemlerini yürüten kuruluşlar tarafından duyurulması halinde bu bilgilendirmelerin de takip edilmesi gerekiyor.
Yatırımcılar İçin Vergisel Açıdan Ne Anlama Geliyor?
Ara ödeme yapılması, yatırım fonu yatırımının vergisel niteliğini tek başına değiştirmiyor.
Ancak yatırımcının gerçek kişi veya tüzel kişi olması, fonun niteliği, yatırım süresi ve elde edilen kazancın vergilendirilmesine ilişkin mevzuat hükümleri vergi sonucunu etkileyebilir.
Özellikle şirketlerin aktifinde yer alan fon yatırımlarında ara ödeme ile nihai tasfiye sonucunun muhasebe kayıtlarında ayrı ayrı izlenmesi önem taşıyor.
Ara ödemenin doğrudan gelir olarak değerlendirilmesi yerine, yatırımın maliyet ve tasfiye süreciyle birlikte ele alınması gerekiyor.
Şirketlerin Muhasebe Kayıtlarında Nelere Dikkat Etmesi Gerekiyor?
Tasfiye kapsamındaki fonlarda yatırımı bulunan şirketlerin, ara ödeme tahsilatını fon yatırımının toplam maliyeti ve kalan alacağıyla birlikte takip etmesi gerekiyor.
Ara ödeme alınması, yatırımın tamamen sona erdiği anlamına gelmediği için ilgili finansal varlığın kayıtlardan tamamen çıkarılması her durumda doğru olmayabilir.
Fonun tasfiye süreci tamamlanıncaya kadar kalan hakların ve beklenen nihai tahsilatın ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.
Şirketlerin muhasebe birimleri, ara ödeme dekontları, MKK kayıtları ve tasfiye sürecine ilişkin bildirimleri aynı dosya altında takip ederek nihai tasfiye sonucu ile mutabakat sağlamalı.
Finansal Raporlama Açısından Değerleme Önem Taşıyor
Tasfiye kapsamındaki fon yatırımları, finansal raporlama açısından da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir alan oluşturuyor.
Şirketlerin finansal tablolarında yer alan fon yatırımlarının tahsil edilebilir değeri, ara ödeme sonrası kalan hakların niteliği ve tasfiye sürecindeki belirsizlikler dikkate alınmalı.
Özellikle bağımsız denetime tabi şirketlerde bu yatırımlara ilişkin değerleme, dipnot açıklamaları ve varsa değer düşüklüğü değerlendirmeleri önem kazanabilir.
Ara ödeme yapılması tek başına kalan yatırım tutarının tamamen tahsil edileceğinin garantisi olarak değerlendirilmemeli. Nihai sonuç, tasfiye işlemleri tamamlandığında ortaya çıkacak.
SPK’nın İsteğe Bağlı İade Hesapları da Ayrı Bir Süreç
SPK aynı dönemde tasfiye kapsamındaki bazı fonlarla bağlantılı olarak “İsteğe Bağlı İade Hesapları” da oluşturdu.
Bu hesaplar, tasfiye kararından önce fon katılma payı satışları sonucunda fahiş kazanç elde eden ve söz konusu kazancı kendi isteğiyle ilgili fona iade etmek isteyen kişiler için oluşturuldu.
İade edilen tutarlar yalnızca ilgili fonun tasfiye malvarlığına dahil edilecek ve o fondaki katılma payı sahiplerine yapılacak ödemelerde kullanılacak.
Ancak isteğe bağlı iade hesabı sistemi ile 1 milyon TL’ye kadar yapılacak ara ödeme uygulaması birbirinden farklı süreçler.
Yatırımcılar Ne Yapmalı?
Tasfiye kapsamındaki fonlarda yatırımı bulunan yatırımcıların öncelikle hangi fonlarının ara ödeme uygulamasına dahil olduğunu kontrol etmesi gerekiyor.
MKK kayıtları ve yatırım hesaplarındaki bilgilerin doğru olması, mutabakat sürecinin tamamlanması açısından önem taşıyor.
Yatırımcıların ayrıca yapılan ara ödemenin nihai tasfiye ödemesi olmadığını ve tasfiye sonunda hak kazanılacak toplam tutardan düşüleceğini dikkate alması gerekiyor.
Şirket yatırımcıları açısından ise muhasebe, finansal raporlama ve vergi kayıtlarının tasfiye süreci tamamlanıncaya kadar dikkatli şekilde izlenmesi önem taşıyor.
SPK’nın 1 Ekim 2026 tarihli kararı, tasfiye süreci uzayan fonlarda yatırımcıların alacaklarının belirli bir bölümüne daha erken ulaşmasını sağlayan önemli bir adım niteliğinde.




