Türkiye ile El Salvador Arasında Vergi Anlaşması İmzalandı: Çifte Vergilendirmeye Karşı Yeni Adım
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), Türkiye ile El Salvador arasında gelir üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önlemeye yönelik anlaşmanın imzalandığını açıkladı. 25 Eylül 2026 tarihinde New York'ta imzalanan anlaşma; iki ülke arasındaki yatırımlar, şirket kazançları, kâr payları, faiz gelirleri, gayrimaddi hak bedelleri ve teknik hizmet ücretlerinin vergilendirilmesine ilişkin hükümler içeriyor. GİB'in 30 Eylül 2026 tarihli duyurusuna göre Türkiye'nin sonuçlandırdığı çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması sayısı 108'e ulaştı. Ancak yeni anlaşmanın uygulanabilmesi için her iki ülkede onay süreçlerinin tamamlanması gerekiyor.
Türkiye'nin uluslararası vergi anlaşmaları ağına yeni bir ülke daha eklendi.
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile El Salvador Cumhuriyeti Hükümeti arasında gelir üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önleme ve vergi kaçakçılığı ile vergiden kaçınmaya engel olma anlaşması imzalandı.
Anlaşma, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Haftası kapsamında, 25 Eylül 2026 tarihinde New York'ta imzalandı.
Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Salvador adına ise Dışişleri Bakanı Alexandra Hill Tinoco anlaşmaya imza attı.
Yeni düzenlemenin iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
Türkiye'nin Vergi Anlaşması Sayısı 108'e Ulaştı
Gelir İdaresi Başkanlığının açıklamasına göre El Salvador ile imzalanan anlaşmayla Türkiye'nin bugüne kadar sonuçlandırdığı çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının sayısı 108 oldu.
Bunlardan 93'ü yürürlüğe girmiş durumda.
| Gösterge | Sayı |
|---|---|
| Türkiye'nin sonuçlandırdığı çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları | 108 |
| Yürürlüğe girmiş anlaşmalar | 93 |
| Yeni anlaşmanın imza tarihi | 25 Eylül 2026 |
| GİB duyuru tarihi | 30 Eylül 2026 |
Bu veriler, Türkiye'nin uluslararası vergilendirme alanındaki anlaşma ağının genişlemeye devam ettiğini gösteriyor.
Ancak bir anlaşmanın imzalanmış olmasıyla yürürlüğe girmesi aynı hukuki aşama değil.
Dolayısıyla anlaşma sayısındaki artış, bütün anlaşmaların aynı anda uygulanabilir olduğu anlamına gelmiyor.
Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması Nedir?
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları, iki ülke arasında belirli gelirlerin hangi koşullarda vergilendirileceğini düzenleyen uluslararası anlaşmalardır.
Bu tür anlaşmaların temel amaçlarından biri, aynı gelirin iki ülkede vergilendirilmesinden doğabilecek yükün ilgili hükümler kapsamında önlenmesi veya azaltılmasıdır.
Özellikle bir ülkede yerleşik şirketin başka bir ülkeden gelir elde etmesi durumunda, hem gelirin kaynaklandığı ülkenin hem de şirketin mukim olduğu ülkenin vergilendirme yetkisi gündeme gelebilir.
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları bu yetkilerin sınırlarını ve ilgili durumlarda uygulanacak yöntemleri belirleyebilir.
Ancak her anlaşmanın hükümleri aynı değildir.
Gelirin niteliği, elde eden kişinin veya şirketin mukimlik durumu ve anlaşmadaki özel düzenlemeler önem taşır.
Yeni Anlaşma Hangi Gelirleri İlgilendiriyor?
GİB'in açıklamasına göre Türkiye ile El Salvador arasındaki anlaşma çeşitli gelir unsurlarını kapsıyor.
Özellikle aşağıdaki alanlarda vergilendirme yetkilerinin belirlenmesi amaçlanıyor:
-
Ticari faaliyetlerden elde edilen kazançlar.
-
Kâr payları.
-
Faiz gelirleri.
-
Gayrimaddi hak bedelleri.
-
Teknik hizmet ücretleri.
-
Anlaşmanın kapsamına giren diğer gelir unsurları.
Bu gelirlerin hangi ülkede vergilendirilebileceği ve iki ülkede de vergilendirme söz konusu olduğunda çifte vergilendirmenin nasıl önleneceği anlaşma hükümleriyle düzenleniyor.
Ancak duyuruda söz konusu gelirler için uygulanacak sayısal vergi oranları ayrıntılı olarak açıklanmadı.
Bu nedenle anlaşmanın tam metni ve yürürlük durumu kontrol edilmeden belirli bir stopaj oranının uygulanacağı varsayılmamalı.
Kâr Paylarının Vergilendirilmesinde Ne Değişebilir?
Uluslararası şirketlerin yurt dışındaki iştiraklerinden elde ettikleri kâr payları, sınır ötesi vergilendirme açısından önemli.
Örneğin Türkiye'de mukim bir şirketin El Salvador'daki bir şirketten kâr payı elde etmesi durumunda, ilgili gelirin vergilendirilmesi farklı ülkelerin iç mevzuatlarını ilgilendirebilir.
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları, belirli koşullarla kaynak ülkenin kâr payı üzerinden alabileceği vergiyi sınırlandırabilir.
Ancak söz konusu sınırın hangi oranda uygulanacağı anlaşmanın özel hükümlerine bağlıdır.
Ayrıca anlaşmadan yararlanabilecek gerçek kişi veya şirketlerin ilgili mukimlik ve diğer koşulları sağlaması gerekir.
Bu nedenle yeni anlaşmanın yürürlüğe girmesinden önce mevcut vergilendirme kurallarının esas alınması önem taşıyor.
Faiz Gelirleri İçin Vergilendirme Yetkisi Düzenleniyor
İki ülke arasında gerçekleştirilen finansman işlemleri, faiz gelirlerine ilişkin vergisel yükümlülükler oluşturabilir.
Özellikle şirketler arası krediler ve diğer finansman işlemleri, sınır ötesi faiz ödemelerini gündeme getirebilir.
GİB'in açıklamasına göre yeni anlaşmada kaynak ülkenin faiz gelirleri üzerindeki vergilendirme hakkının belirli oranlarla sınırlandırılması öngörülüyor.
Ancak açıklamada bu oranların sayısal değerleri belirtilmedi.
Bu nedenle yalnızca anlaşmanın imzalanmış olmasına dayanılarak mevcut faiz stopajlarının değiştiği söylenemez.
İlgili işlemler bakımından anlaşmanın yürürlüğe girmesi ve özel hükümlerinin incelenmesi gerekiyor.
Gayrimaddi Hak Bedellerinde Vergilendirme
Uluslararası ticarette gayrimaddi hak bedelleri de önemli bir gelir unsuru.
Yazılım kullanım hakları, belirli lisanslar, patentler ve diğer fikrî haklardan doğan ödemeler, işlemin hukuki niteliğine göre bu kapsamda değerlendirilebilir.
Ancak bütün yazılım veya hizmet ödemelerinin otomatik olarak gayrimaddi hak bedeli niteliğinde olduğu düşünülmemeli.
İlgili sözleşmenin içeriği ve uygulanacak vergi mevzuatı önem taşıyor.
Türkiye ile El Salvador arasında imzalanan anlaşmada gayrimaddi hak bedellerinin vergilendirilmesine ilişkin hükümlere yer verildiği GİB tarafından açıklandı.
Bu düzenlemenin, iki ülke arasındaki lisans ve teknoloji transferi işlemlerinde vergilendirme yetkilerinin belirlenmesine katkı sağlaması amaçlanıyor.
Teknik Hizmet Ücretleri de Anlaşma Kapsamında
GİB'in duyurusunda teknik hizmet ücretlerine ayrıca değinildi.
İki ülke arasında sunulan belirli teknik hizmetlerin vergilendirilmesinde kaynak ülkenin vergilendirme yetkisinin sınırlandırılması öngörülüyor.
Bu konu, özellikle mühendislik, teknik danışmanlık ve diğer uzmanlık hizmetleri sunan işletmeler açısından önem taşıyabilir.
Ancak bütün danışmanlık hizmetlerinin aynı hukuki tanıma girdiği düşünülmemeli.
Teknik hizmetlerin anlaşma kapsamındaki tanımı, uygulanacak koşullar ve vergilendirme hükümleri anlaşmanın tam metninden değerlendirilmelidir.
Ayrıca Türkiye'deki KDV ve diğer yükümlülüklerin, yalnızca bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasının imzalanması nedeniyle kendiliğinden ortadan kalktığı varsayılmamalı.
Anlaşma Henüz Yürürlüğe Girmedi
Gelişmenin en önemli hukuki ayrıntısı, anlaşmanın henüz imza aşamasında bulunması.
Gelir İdaresi Başkanlığı, anlaşmanın her iki ülke tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe gireceğini açıkça belirtti.
Bu nedenle 13 Ekim 2026 itibarıyla yeni anlaşmanın hükümlerinin yürürlükte olduğu kabul edilmemeli.
Şirketlerin mevcut sınır ötesi işlemlerinde uygulanacak vergileri belirlerken hâlen geçerli mevzuatı dikkate alması gerekiyor.
Anlaşmanın imzalanması, tek başına yeni vergi avantajlarının uygulanmasına başlamak için yeterli değil.
Onay sürecinin tamamlanması, yürürlük tarihinin belirlenmesi ve ilgili hükümlerin uygulanmaya başlayacağı dönemlerin kontrol edilmesi gerekiyor.
Türkiye ile El Salvador Arasında Yatırımlar Nasıl Etkilenebilir?
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları, uluslararası yatırım yapan şirketlerin vergisel yükümlülüklerini daha öngörülebilir hale getirebilir.
Özellikle aynı gelir üzerinde iki ülkenin vergilendirme yetkisinin nasıl kullanılacağının belirlenmesi, yatırım kararlarının değerlendirilmesinde önem taşır.
Yeni anlaşmayla Türkiye ve El Salvador'un yatırımcılar açısından daha cazip hale getirilmesi hedefleniyor.
Ancak anlaşmanın imzalanması, iki ülke arasındaki ticaret veya yatırımların mutlaka artacağı anlamına gelmiyor.
Yatırım kararları; pazar koşulları, finansman imkânları, üretim maliyetleri ve diğer ticari unsurlardan da etkileniyor.
Vergisel düzenlemeler bu değerlendirmelerin yalnızca bir bölümünü oluşturuyor.
Vergi Kaçakçılığı ve Vergiden Kaçınmayla Mücadele
Anlaşmanın önemli başlıklarından biri de iki ülkenin vergi idareleri arasındaki bilgi değişimi.
GİB'in açıklamasına göre anlaşmada yer alan bilgi değişimi hükümleri, vergi kayıp ve kaçağıyla daha etkin mücadele edilmesine katkı sağlayacak.
Bu tür hükümler, anlaşmanın kapsamına ve ilgili şartlara bağlı olarak vergi idareleri arasında bilgi paylaşımına imkân verebilir.
Ancak bilgi değişimi, şirketlerin bütün ticari bilgilerinin sınırsız biçimde paylaşılacağı anlamına gelmiyor.
Uluslararası bilgi değişiminde anlaşma hükümleri, gizlilik yükümlülükleri ve ilgili hukuki sınırlar dikkate alınmalı.
Türkiye'deki Şirketlerin Muhasebe Süreçlerine Etkisi
Türkiye'de yerleşik şirketlerin El Salvador'dan gelir elde etmesi veya bu ülkedeki işletmelere ödeme yapması durumunda sınır ötesi vergi yükümlülükleri gündeme gelebilir.
Özellikle kâr payları, faizler ve teknik hizmet bedelleri bakımından ödemenin niteliğinin doğru belirlenmesi gerekiyor.
Ancak anlaşmanın henüz yürürlüğe girmemiş olması nedeniyle şirketlerin mevcut muhasebe ve vergi uygulamalarını yalnızca imza duyurusuna dayanarak değiştirmesi doğru değil.
İşletmelerin gerçekleşen işlemleri mevcut mevzuat hükümlerine göre kaydetmesi gerekiyor.
Yeni anlaşmanın yürürlüğe girmesi halinde ise ilgili sözleşmelerin ve vergisel değerlendirmelerin yeniden incelenmesi yararlı olabilir.
Stopaj Uygulamalarında Nelere Dikkat Edilmeli?
Türkiye'den yurt dışındaki kişi veya şirketlere yapılan belirli ödemelerde vergi kesintisi gündeme gelebiliyor.
Ancak her yurt dışı ödeme için aynı stopaj oranı veya aynı vergilendirme yöntemi uygulanmıyor.
Ödemenin niteliği, alıcının vergisel statüsü ve mevcut mevzuat belirleyici.
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları, yürürlüğe girdikten sonra belirli ödemelerde kaynak ülkenin vergilendirme yetkisini sınırlandırabilir.
Bu nedenle muhasebe birimlerinin anlaşmanın yürürlük durumunu ve ödeme türüne ilişkin hükümleri birlikte değerlendirmesi gerekiyor.
Yeni anlaşma henüz uygulanabilir olmadığından, yalnızca imzalandığı gerekçesiyle mevcut stopaj hesaplamalarının değiştirilmemesi önem taşıyor.
Mukimlik Belgesi Neden Önemli?
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarından yararlanılması için ilgili kişinin veya kuruluşun hangi ülkede vergi mukimi olduğunun belirlenmesi önemli olabilir.
Bu kapsamda mukimlik belgesi ve diğer belgeler, anlaşma hükümlerinin uygulanması bakımından önem taşıyabilir.
Ancak yeni anlaşmanın hangi belgeleri ve hangi usulleri gerektireceği yürürlüğe giren metin ve ilgili uygulama açıklamalarına göre değerlendirilmelidir.
Bu nedenle Türkiye ile El Salvador arasındaki anlaşmanın imzalanmasını, bütün işlemler için yeni bir mukimlik belgesi zorunluluğunun hemen başladığı şeklinde yorumlamak doğru değil.
Vergi Anlaşması KDV'yi de Kapsıyor mu?
Gelir İdaresi Başkanlığının duyurusuna göre Türkiye ile El Salvador arasında imzalanan anlaşma, gelir üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önlemeyi amaçlıyor.
Bu nedenle söz konusu anlaşmanın bütün dolaylı vergiler için genel bir istisna sağladığı düşünülmemeli.
Özellikle KDV, gümrük vergileri ve diğer dolaylı vergiler bakımından farklı mevzuat hükümleri uygulanabiliyor.
Şirketlerin hizmet ithalatı, mal ithalatı veya diğer işlemlerini değerlendirirken her vergi türünü kendi düzenlemelerine göre incelemesi gerekiyor.
Mali Müşavirler ve Vergi Uzmanları İçin Önemi
Yeni anlaşma, uluslararası işlemleri bulunan mükelleflere danışmanlık sağlayan meslek mensupları açısından takip edilmesi gereken bir gelişme.
Özellikle iki ülke arasında ticari işlemleri bulunan şirketlerin sözleşmeleri, ödeme türleri ve vergi uygulamaları önem taşıyor.
Ancak anlaşmanın tam metni yayımlanıp yürürlüğe girmeden belirli oranların veya muafiyetlerin kesin olarak uygulanacağı varsayılmamalı.
Meslek mensuplarının mevcut mevzuat ile gelecekte yürürlüğe girebilecek anlaşma hükümlerini birbirinden ayırması gerekiyor.
Bu yaklaşım, yanlış stopaj uygulamaları ve hatalı vergisel değerlendirmelerden kaynaklanabilecek risklerin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Şirketler Şimdiden Hangi Hazırlıkları Yapabilir?
El Salvador ile ticari veya finansal ilişkileri bulunan işletmelerin anlaşmanın gelişimini takip etmesi yararlı olabilir.
Bu kapsamda şu konuların değerlendirilmesi önem taşıyor:
-
İki ülke arasındaki mevcut ticari işlemlerin belirlenmesi.
-
Kâr payı, faiz, lisans ve hizmet ödemelerinin ayrı sınıflandırılması.
-
Sınır ötesi sözleşmelerin vergisel hükümlerinin incelenmesi.
-
Mevcut vergi kesintilerinin yürürlükteki mevzuata göre hesaplanması.
-
Vergi mukimliği ve ilgili belgelerin kontrol edilmesi.
-
Anlaşmanın onay ve yürürlük sürecinin izlenmesi.
-
Yürürlüğe giriş sonrasında anlaşmanın özel hükümlerinin değerlendirilmesi.
-
İlgili muhasebe kayıtları ile vergi beyannameleri arasında mutabakat sağlanması.
Bu hazırlıklar, anlaşmanın ilerleyen dönemde uygulanabilir hale gelmesi durumunda şirketlerin vergisel yükümlülüklerini daha sağlıklı değerlendirmelerine yardımcı olabilir.
108 Anlaşmanın 93'ü Yürürlükte
Gelir İdaresi Başkanlığının 30 Eylül 2026 tarihli duyurusuna göre Türkiye ile El Salvador arasındaki çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması 25 Eylül 2026'da New York'ta imzalandı.
Böylece Türkiye'nin bugüne kadar sonuçlandırdığı anlaşma sayısı 108'e yükseldi.
Bu anlaşmalardan 93'ü yürürlüğe girmiş durumda.
Yeni anlaşma, kâr payları, faiz gelirleri, gayrimaddi hak bedelleri ve teknik hizmet ücretleri gibi gelirlerin vergilendirilmesinde iki ülkenin yetkilerini düzenlemeyi amaçlıyor.
Ayrıca vergi idareleri arasında bilgi değişimi yoluyla vergi kayıp ve kaçağıyla mücadeleye katkı sağlanması hedefleniyor.
Anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için Türkiye ve El Salvador'daki onay süreçlerinin tamamlanması gerekiyor. Bu nedenle şirketlerin mevcut işlemlerinde henüz yürürlükte olmayan anlaşma hükümlerini uygulamaması, resmî onay ve yürürlük duyurularını takip etmesi önem taşıyor.




