7587 sayılı Kanun ile taksi işletmecileri için hasılat esaslı vergilendirme ve ticari plaka satış kazançlarına gelir vergisi istisnası getirildi.
7587 sayılı Kanun ile taksi sektörünü yakından ilgilendiren önemli vergi düzenlemeleri yürürlüğe girdi. 24 Haziran 2026 tarihinde kabul edilen ve 30 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Kanun kapsamında, Gelir Vergisi Kanunu'nda yapılan değişikliklerle hem taksi işletmecilerinin vergilendirilmesine ilişkin yeni bir seçenek getirildi hem de ticari taksi plakalarının elden çıkarılmasından doğan kazançlara yönelik önemli bir gelir vergisi istisnası tanındı. Düzenlemeler, özellikle gerçek usulde vergilendirilen taksi işletmecileri, mali müşavirler ve sektörde faaliyet gösteren işletmeler açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Hasılat esaslı vergilendirme sisteminin kapsamının genişletilmesi ve ticari plaka satışlarına ilişkin vergi istisnasının hayata geçirilmesi, uygulamada dikkatle takip edilmesi gereken değişiklikler arasında yer alıyor.
Taksi Sektörüne Yönelik Vergi Düzenlemeleri Neleri Değiştiriyor?
7587 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu'nun 113'üncü maddesinde yapılan değişiklik sonucunda, belirli şartları sağlayan taksi işletmecilerine hasılat esaslı kazanç tespit usulünden yararlanma imkânı tanındı. Aynı Kanuna eklenen Geçici 94'üncü madde ile de ticari taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaların devrinden doğan belirli kazançlar gelir vergisinden istisna edildi.
Bu düzenlemeler, taksi sektöründe uzun süredir gündemde olan vergilendirme yöntemlerine ilişkin taleplerin mevzuata yansıyan önemli örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Ancak her iki düzenleme de belirli şartlara bağlı olduğundan uygulama öncesinde kapsamın doğru değerlendirilmesi önem taşıyor.
Hasılat Esaslı Vergilendirme Sistemi Nedir?
Hasılat esaslı vergilendirme, mükellefin belirli oranlar esas alınarak hesaplanan kazancı üzerinden vergilendirilmesini öngören özel bir vergilendirme yöntemidir. Kanun değişikliğiyle birlikte bu sistemden yararlanabilecek mükellef grupları arasına belirli şartları sağlayan taksi işletmecileri de dahil edildi.
Yeni düzenlemeye göre, taksi ile yolcu taşımacılığı yapan mükelleflerin hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri kullanılmaksızın, kullanılması zorunlu hale getirilen taksi mali cihazı aracılığıyla tespit edip belgelendirmeleri gerekiyor. Bu şartın sağlanması halinde mükellefler talepte bulunarak hasılat esaslı vergilendirme sistemine geçebilecek.
Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, sistemin otomatik olarak uygulanmamasıdır. Kanun, bu yöntemin uygulanabilmesi için mükellefin talepte bulunmasını zorunlu tutuyor. Dolayısıyla şartları taşıyan her taksi işletmecisi doğrudan bu kapsama girmeyecek; tercih hakkını kullanması gerekecek.
Taksi Mali Cihazı Kullanımı Neden Önem Kazandı?
Kanunda yer alan en önemli şartlardan biri, yolcu taşımacılığı faaliyetinden elde edilen hasılatın tamamının taksi mali cihazı ile tespit edilmesi ve belgelendirilmesi olarak düzenlendi.
Elektronik ücret toplama sistemleri dışında gerçekleştirilen tahsilatların, kullanılması zorunlu olan mali cihaz üzerinden kayıt altına alınması gerekiyor. Böylece gelirlerin belgelendirilmesi ve kayıt dışılığın azaltılması hedeflenirken, hasılat esaslı vergilendirmeden yararlanmanın temel koşulu da bu sisteme bağlanmış oldu.
Bu nedenle taksi işletmecilerinin yalnızca vergilendirme yöntemini değil, kullandıkları teknik altyapıyı da yeni düzenlemeye uygun hale getirmeleri önem taşıyor.
Hasılat Esaslı Vergilendirme Ne Kadar Süreyle Uygulanabilecek?
Kanun, bu vergilendirme yönteminden süresiz yararlanılmasına izin vermiyor. Düzenlemeye göre, talepte bulunan mükellefler talep tarihini izleyen yılın başından itibaren en fazla üç yıl süreyle hasılat esaslı kazanç tespit usulünden yararlanabilecek.
Bu süre, sistemin geçici veya deneme niteliğinde uygulanmasını değil, belirli bir dönem için tercih edilmesini öngörüyor. Üç yıllık sürenin başlangıcı ise talebin yapıldığı tarih değil, talebi takip eden takvim yılının başı olarak belirlenmiş durumda. Bu nedenle başvuru zamanlaması uygulama açısından önem taşıyabilecek unsurlar arasında yer alıyor.
Ticari Taksi Plakası Satışına Gelir Vergisi İstisnası Getirildi
7587 sayılı Kanun'un en dikkat çeken düzenlemelerinden biri de Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen Geçici 94'üncü madde oldu.
Düzenlemeye göre, ticari kazancı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaların elden çıkarılmasından doğan kazançlar gelir vergisinden istisna edildi.
Bu istisna yalnızca taksi plakalarını değil; dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaları da kapsıyor. Ancak Kanun kapsamı açık şekilde sınırlandırılmış durumda. İstisna, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sahip olunan ticari plakalar için uygulanacak.
Kimler Bu Vergi İstisnasından Yararlanabilecek?
Kanunda istisnadan yararlanabilecek kişiler açık şekilde belirlenmiş durumda.
Buna göre;
- Ticari kazancı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefi olunması,
- Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ticari plakanın mülkiyetine sahip olunması,
- Plakanın taksi, dolmuş, minibüs veya umum servis aracına ait ticari plaka niteliğinde bulunması
şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekiyor. Kanunda yer almayan kişi veya araç grupları bu istisna kapsamında değerlendirilmiyor.
Mali Müşavirler ve Taksi İşletmecileri Nelere Dikkat Etmeli?
Yeni düzenlemeler uygulamada hem mali müşavirlere hem de taksi işletmecilerine önemli sorumluluklar yüklüyor.
Hasılat esaslı vergilendirme sistemine geçmeden önce mükellefin gerekli şartları taşıyıp taşımadığı dikkatle değerlendirilmeli, taksi mali cihazı kullanımına ilişkin yükümlülükler eksiksiz yerine getirilmeli ve sistemin üç yıllık uygulama süresi göz önünde bulundurulmalıdır.
Benzer şekilde ticari plaka satışlarında gelir vergisi istisnasının uygulanabilmesi için plakanın edinim tarihi, mükellefiyet durumu ve Kanunda belirtilen şartların sağlanıp sağlanmadığı kontrol edilmelidir. Kanunda yer almayan durumlar bakımından istisna uygulanması mümkün olmayacağından işlemler öncesinde mevzuat hükümlerinin dikkatle incelenmesi önem taşımaktadır.
Düzenleme Taksi Sektörü Açısından Ne Anlama Geliyor?
7587 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler, taksi sektörünün vergilendirilmesine ilişkin iki önemli başlıkta değişiklik yaptı. Bir yandan hasılat esaslı vergilendirme sisteminin kapsamı genişletilirken diğer yandan belirli şartları taşıyan ticari plaka devirlerinden doğan kazançlara gelir vergisi istisnası getirildi.
Her iki düzenleme de doğrudan taksi işletmecilerini ilgilendirmekle birlikte, uygulamanın doğru yürütülebilmesi açısından mali müşavirler, muhasebe birimleri ve sektör temsilcilerinin Kanunda yer alan şartları ayrıntılı şekilde değerlendirmesi gerekiyor. Özellikle hasılat esaslı vergilendirme sistemine geçişin talebe bağlı olması ve ticari plaka istisnasının yalnızca Kanunda belirtilen kapsamdaki plakalar için uygulanacak olması, uygulamada dikkat edilmesi gereken temel hususlar arasında yer alıyor. Yeni hükümler, yürürlüğe girmesiyle birlikte taksi sektöründeki vergisel uygulamalarda önemli değişiklikler meydana getirirken, mükelleflerin hak kaybı yaşamamaları adına yeni düzenlemeleri yakından takip etmeleri önem taşıyor.
EK İÇİN TIKLAYIN