Resmî Gazete’de Yayımlanan Düzenlemelerde Yürürlük Tarihine Dikkat: Yayımlandığı Gün Her Hüküm Uygulanmayabilir
Resmî Gazete’de yayımlanan kanun, yönetmelik ve tebliğlerde yayım tarihi ile yürürlük tarihinin aynı olmaması, işletmeler ve meslek mensupları açısından uygulamada dikkat edilmesi gereken konular arasında yer alıyor. Yeni bir düzenlemenin Resmî Gazete’de yayımlanması, her durumda bütün hükümlerinin aynı gün uygulanmaya başladığı anlamına gelmiyor.
Muhasebe, vergi, SGK ve çalışma mevzuatını ilgilendiren düzenlemelerde özellikle yürürlük maddesinin kontrol edilmesi, işlemlerin hangi dönemden itibaren yeni hükümlere göre gerçekleştirileceğinin belirlenmesi açısından önem taşıyor.
Mevzuatta Yürürlük Tarihi Nedir?
Yürürlük tarihi, yayımlanan bir düzenlemenin hukuken uygulanmaya başlayacağı tarihi ifade eder.
Bir düzenlemede “yayımı tarihinde yürürlüğe girer” hükmü bulunabileceği gibi uygulamanın daha sonraki bir tarihte başlaması da öngörülebilir.
Bazı düzenlemelerde ise belirli maddeler için birbirinden farklı yürürlük tarihleri belirlenebilir. Bu nedenle yalnızca Resmî Gazete tarihine bakılarak işlem yapılması uygulama hatalarına neden olabilir.
Geçmiş Tarihten Geçerli Düzenlemelere Dikkat
Mevzuatta karşılaşılabilecek önemli durumlardan biri de düzenlemenin yayımlandığı tarihten daha önceki bir tarihten geçerli olacak şekilde yürürlüğe konulmasıdır.
Örneğin ağustos ayında yayımlanan bir düzenlemenin temmuz ayından geçerli olması öngörülebilir. Böyle bir durumda ilgili dönemde gerçekleştirilen işlemlerin yeni düzenleme açısından yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.
Özellikle bordro, SGK primi, vergi beyannameleri ve teşvik uygulamalarında yürürlük tarihinin geçmiş bir dönemi kapsayıp kapsamadığının kontrol edilmesi önem taşıyor.
Geçiş Hükümleri Uygulamayı Değiştirebilir
Yeni mevzuat düzenlemelerinde yalnızca yürürlük maddesinin değil, varsa geçici maddelerin de incelenmesi gerekiyor.
Geçiş hükümleriyle mevcut hakların korunması, daha önce başlayan işlemlerin eski mevzuata göre tamamlanması veya yeni sisteme geçiş için belirli bir süre tanınması mümkün olabiliyor.
Bu nedenle aynı konuda iki farklı işletme veya işlem için farklı mevzuat hükümlerinin uygulanması söz konusu olabilir.
Muhasebe ve Bordro İşlemlerinde Dönem Kontrolü Önemli
Mevzuat değişikliklerinin muhasebe uygulamalarına etkisi özellikle dönemsel yükümlülüklerde ortaya çıkıyor.
Prim oranı, vergi istisnası, teşvik, beyanname veya bildirim süresini değiştiren bir düzenlemede hangi ay veya vergilendirme döneminin esas alınacağı doğru belirlenmeli.
Aksi halde yanlış dönem için yeni hükümlerin uygulanması; eksik veya fazla tahakkuk, hatalı beyanname ve düzeltme işlemlerinin ortaya çıkmasına neden olabilir.
Sadece Düzenlemenin Başlığına Bakmak Yeterli Değil
Bir mevzuat değişikliğinin işletmeye etkisini belirlemek için düzenlemenin tamamının değerlendirilmesi gerekiyor.
Özellikle;
- düzenlemenin kapsamı,
- değiştirilen madde,
- yürürlük tarihi,
- geçiş hükümleri,
- uygulamanın hangi dönemleri kapsadığı,
- ilgili kurum tarafından yayımlanan ikincil düzenleme ve açıklamalar
birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle mali müşavirler, muhasebe birimleri ve işverenlerin yeni yayımlanan mevzuatı takip ederken yalnızca “ne değişti?” sorusuna değil, “hangi tarihten itibaren ve hangi işlemlere uygulanacak?” sorusuna da odaklanması gerekiyor.




