Pnömokonyoz Radyografi Okuyucu Eğitimi Başvuruları 9 Ekim’de Başladı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapan hekimleri ilgilendiren yeni eğitim duyurusunu yayımladı. İş Sağlığı ve Güvenliği Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü Başkanlığı tarafından düzenlenecek “ILO Uluslararası Pnömokonyoz Radyografi Sınıflandırılması Okuyucu Eğitimi” için başvurular 9 Ekim 2026 Cuma günü saat 10.00 itibarıyla başladı.

Eğitim 19-23 Ekim 2026 tarihleri arasında Ankara’da, İSGÜM bünyesinde yüz yüze gerçekleştirilecek. Başvurular ise İSG-KATİP sistemi üzerinden alınacak.

Program özellikle tozlu işlerde çalışanların sağlık gözetimi, meslek hastalıklarının erken tespiti ve akciğer radyografilerinin uluslararası standartlara göre değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.

Başvurular 9 Ekim Saat 10.00’da Açıldı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün duyurusuna göre eğitim başvuruları 9 Ekim 2026 Cuma günü saat 10.00’da başladı.

Başvuru yapmak isteyen adayların işlemlerini İSG-KATİP üzerinden gerçekleştirmesi gerekiyor.

Bu nedenle programa katılmayı planlayan hekimlerin sistem kayıtlarını ve başvuru için gerekli bilgileri önceden kontrol etmesi önem taşıyor.

Eğitim 19-23 Ekim Tarihlerinde Yapılacak

Program beş gün sürecek.

Ulaştırma Denetimlerinde Tutanak Yetkisi Genişletildi
Ulaştırma Denetimlerinde Tutanak Yetkisi Genişletildi
İçeriği Görüntüle

Eğitim 19 Ekim Pazartesi günü başlayacak ve 23 Ekim 2026 Cuma günü sona erecek.

Program yüz yüze gerçekleştirilecek.

Eğitim yeri ise İş Sağlığı ve Güvenliği Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü Başkanlığının Ankara’daki yerleşkesi olacak.

Eğitim İSGÜM’de Gerçekleştirilecek

İSGÜM, iş sağlığı ve güvenliği alanında araştırma, ölçüm, laboratuvar ve eğitim faaliyetleri yürüten önemli kamu kurumlarından biri.

Pnömokonyoz gibi meslek hastalıklarının değerlendirilmesi de kurumun çalışma alanları arasında yer alıyor.

Bu nedenle radyografi okuyucu eğitiminin doğrudan İSGÜM bünyesinde gerçekleştirilmesi, teorik bilgi ile uygulamanın birlikte yürütülmesi açısından önem taşıyor.

Başvurular İSG-KATİP Üzerinden Alınacak

Programa başvurular fiziki dilekçe veya e-posta üzerinden değil, İSG-KATİP sistemi aracılığıyla yapılacak.

İSG-KATİP, iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin görevlendirme ve yetkilendirme süreçlerinde kullanılan temel elektronik sistemlerden biri.

Başvuru yapacak kişilerin sistem erişimlerini kontrol etmesi ve başvuru ekranında istenen bilgileri eksiksiz doldurması gerekiyor.

Pnömokonyoz Nedir?

Pnömokonyoz, çalışma ortamında bulunan çeşitli mineral tozlarının uzun süre solunmasına bağlı olarak gelişebilen mesleki akciğer hastalıklarının genel adı.

Özellikle maden, taş, seramik, döküm, tünel, kumlama ve benzeri toz yoğun sektörlerde çalışanlar açısından risk daha yüksek olabilir.

Hastalığın erken tespitinde çalışma öyküsü, sağlık muayeneleri ve akciğer görüntülemeleri önemli rol oynuyor.

Bu nedenle işyeri sağlık gözetiminde radyografilerin doğru değerlendirilmesi kritik.

Uluslararası ILO Sınıflandırması Neden Kullanılıyor?

Akciğer radyografilerinin değerlendirilmesinde farklı hekimlerin farklı yorumlara ulaşması mümkün.

ILO tarafından geliştirilen uluslararası sınıflandırma sistemi, pnömokonyoz açısından radyografilerin belirli standartlara göre değerlendirilmesini amaçlıyor.

Bu sistem görüntülerin ortak kriterlerle sınıflandırılmasına yardımcı oluyor.

Böylece işyeri hekimi, göğüs hastalıkları uzmanı ve diğer ilgili sağlık profesyonelleri arasında daha standart bir değerlendirme zemini oluşabiliyor.

Eğitim Hangi İşyerlerini Dolaylı Olarak İlgilendiriyor?

Eğitim doğrudan sağlık profesyonellerine yönelik olsa da sonuçları birçok işvereni ilgilendiriyor.

Özellikle çalışanların silika, kömür, metal veya diğer mineral tozlarına maruz kalabildiği işyerlerinde sağlık gözetiminin doğru yapılması gerekiyor.

Madencilik, taş ocakları, seramik, çimento, döküm, inşaat ve bazı üretim tesisleri bu açıdan öne çıkıyor.

Bu işletmelerin çalışan sağlık kayıtlarını ve periyodik kontrol sistemlerini düzenli tutması önemli.

İşverenlerin Sağlık Gözetimi Yükümlülüğü Var

İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamında işverenlerin çalışanların maruz kaldığı risklere uygun sağlık gözetimi sağlaması gerekiyor.

Toz maruziyeti bulunan işlerde bu yükümlülük daha hassas hale geliyor.

Çalışanın sağlık durumunun işe girişte ve gerekli dönemlerde değerlendirilmesi, olası meslek hastalıklarının erken tespiti açısından önemli.

Bu süreç sadece formalite olarak yürütülmemeli.

Tozlu İşlerde Risk Değerlendirmesi Güncel Olmalı

Pnömokonyoz riski yalnızca sağlık muayenesiyle yönetilemez.

İlk olarak işyerindeki toz kaynaklarının tespit edilmesi ve risk değerlendirmesine doğru şekilde yansıtılması gerekiyor.

Hangi bölümde hangi tür tozun oluştuğu, çalışanların ne kadar süre maruz kaldığı ve mevcut koruyucu önlemlerin yeterli olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Risk değerlendirmesi, üretim sürecindeki değişikliklerde de güncellenmeli.

Ortam Ölçümleri Önem Taşıyor

Toz maruziyetinin yalnızca gözle değerlendirilmesi yeterli değil.

Gerekli işyerlerinde uygun yöntemlerle ortam ve kişisel maruziyet ölçümlerinin gerçekleştirilmesi gerekiyor.

Ölçüm sonuçları, çalışanların sağlık gözetiminin hangi yoğunlukta yapılacağına ilişkin önemli veri sağlayabilir.

Yüksek maruziyet tespit edilen alanlarda teknik ve organizasyonel önlemler artırılmalı.

Kişisel Koruyucu Donanım Tek Başına Yeterli Değil

Tozlu işlerde solunum koruyucu ekipman kullanılması önemli olmakla birlikte risk kontrolünün yalnızca maske kullanımına bırakılması doğru değil.

Öncelikle tehlikenin kaynağında azaltılması gerekiyor.

Havalandırma, kapalı sistem üretim, ıslak çalışma yöntemleri ve lokal emiş sistemleri gibi teknik önlemler değerlendirilebilir.

Kişisel koruyucu donanım ise diğer önlemleri tamamlayan son aşamalardan biri olmalı.

Radyografi Değerlendirmesinde Standardizasyon Kritik

Aynı görüntünün farklı kişiler tarafından farklı yorumlanması, çalışan sağlığı ve meslek hastalığı değerlendirmelerinde sorun yaratabilir.

ILO sınıflandırma sistemi bu farklılığı azaltmayı hedefliyor.

Eğitim alan hekimlerin ortak standartlar üzerinden değerlendirme yapması, özellikle seri işyeri sağlık taramalarında daha tutarlı sonuçlar elde edilmesine yardımcı olabilir.

Erken Tespit Neden Önemli?

Mesleki akciğer hastalıklarında erken tanı çalışan açısından büyük önem taşıyor.

Maruziyet devam ettiği sürece hastalığın ilerleme riski bulunabilir.

Bu nedenle radyografide erken dönem değişikliklerin doğru değerlendirilmesi, çalışanın maruziyet koşullarının yeniden ele alınmasına imkân sağlayabilir.

İşveren açısından da bu durum koruyucu önlemlerin yeterliliğinin değerlendirilmesi için önemli bir uyarı niteliğinde.

İşyeri Hekimlerinin Rolü Büyük

İşyeri hekimleri çalışanların sağlık gözetiminin temel aktörlerinden biri.

Çalışanın yaptığı iş, maruziyet süresi, önceki çalışma geçmişi ve mevcut sağlık bulgularının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Radyografi sonucu tek başına çalışan hakkında bütün sağlık kararlarının verilmesi için yeterli olmayabilir.

Mesleki maruziyet öyküsü ile klinik ve radyolojik bulgular birlikte ele alınmalı.

Sağlık Kayıtları Düzenli Tutulmalı

Çalışanların sağlık gözetimine ilişkin kayıtların mevzuata uygun biçimde saklanması gerekiyor.

Özellikle uzun süreli maruziyetlerde geçmiş yıllara ait kayıtlar daha sonra yapılacak değerlendirmelerde önemli olabilir.

Çalışanın farklı işyerlerinde tozlu işlerde çalışmış olması da sağlık değerlendirmesinde dikkate alınmalı.

Bu nedenle işyeri sağlık kayıtları yalnızca mevcut döneme ait bir belge olarak görülmemeli.

İş Kazası ile Meslek Hastalığı Aynı Şey Değil

Pnömokonyoz gibi hastalıklar çoğunlukla uzun süreli mesleki maruziyet sonucunda ortaya çıkabiliyor.

Bu yönüyle ani şekilde meydana gelen iş kazalarından farklı bir süreç söz konusu.

Meslek hastalığı riskleri bazen yıllar sonra ortaya çıktığı için önleyici sağlık gözetimi daha büyük önem taşıyor.

İşverenlerin kısa vadede sorun görünmemesini risk bulunmadığı şeklinde yorumlamaması gerekiyor.

Madencilik Sektörü Açısından Kritik

Pnömokonyoz riski denildiğinde en çok öne çıkan faaliyetlerden biri madencilik.

Yer altı ve yer üstü maden işlerinde çalışanlar çeşitli mineral tozlarına maruz kalabiliyor.

Bu nedenle havalandırma, toz bastırma ve sağlık gözetimi sistemlerinin birlikte yürütülmesi önemli.

Maden işletmelerinde meslek hastalığı riskleri şirketin iş sağlığı ve güvenliği yönetim sisteminin temel başlıklarından biri olmalı.

Taş ve Mermer İşletmeleri de Dikkat Etmeli

Taş kesme, kırma ve işleme faaliyetlerinde yüksek miktarda toz oluşabiliyor.

Özellikle silika içeren tozlar çalışan sağlığı bakımından ciddi risk oluşturabilir.

Bu nedenle mermer, granit ve doğal taş sektöründeki şirketlerin hem maruziyet ölçümlerini hem de sağlık gözetimini düzenli yürütmesi gerekiyor.

Üretim alanlarındaki toz kontrol sistemlerinin bakımının aksatılmaması da önemli.

İnşaat Sektöründe Risk Gözden Kaçmamalı

Beton kesimi, kırma, taşlama ve benzeri faaliyetlerde de önemli miktarda toz oluşabilir.

İnşaat projelerinde işin sürekli değişmesi nedeniyle maruziyet noktaları da sık değişebiliyor.

Bu durum risk değerlendirmesinin sahadaki gerçek koşulları yansıtmasını zorlaştırabilir.

Şantiye yönetimlerinin toz kontrolünü günlük operasyon planının bir parçası haline getirmesi gerekiyor.

İşverenler Eğitim Duyurusunu Neden Takip Etmeli?

Eğitime doğrudan işverenler başvurmasa bile sağlık hizmeti aldıkları profesyonellerin yetkinliği işyerindeki sağlık gözetiminin kalitesini etkileyebilir.

Tozlu işlerde çalışanların radyografilerinin doğru değerlendirilmesi, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmesine katkı sağlar.

Bu nedenle özellikle yüksek riskli sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin işyeri sağlık hizmetlerinin niteliğini de takip etmesi gerekiyor.

İSG Profesyonelleri Ne Yapmalı?

Eğitime katılmak isteyen uygun adayların İSG-KATİP üzerinden başvuru sürecini kontrol etmesi gerekiyor.

Başvurunun sistem üzerinden alınması nedeniyle kullanıcı bilgilerinin güncel olduğundan emin olunmalı.

Eğitim tarihleri 19-23 Ekim olduğu için katılımcıların beş günlük yüz yüze programa göre çalışma planlarını önceden düzenlemesi yararlı olabilir.

İşletmeler Ne Yapmalı?

Toz maruziyeti bulunan işyerlerinin öncelikle mevcut risk değerlendirmelerini ve ortam ölçümlerini kontrol etmesi gerekiyor.

Çalışanların sağlık gözetimi kayıtları incelenmeli ve gerekli periyodik kontrollerin zamanında yapılıp yapılmadığı teyit edilmeli.

İşyeri hekimleriyle birlikte pnömokonyoz riski bulunan çalışan grupları belirlenmeli.

Teknik önlemler, kişisel koruyucu donanım ve sağlık gözetimi birbirini tamamlayacak şekilde yürütülmeli.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 9 Ekim 2026 itibarıyla başlattığı okuyucu eğitimi başvuruları, meslek hastalıklarının erken tanısı ve radyolojik değerlendirmede standardizasyon açısından önemli bir adım. Özellikle tozlu sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler açısından doğru sağlık gözetimi, yalnızca mevzuat yükümlülüğü değil aynı zamanda çalışan sağlığını koruyan temel bir risk yönetimi aracı.