Genel Devlet Açığının GSYH’ye Oranı Yüzde 0,9’a Geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin Devlet Hesapları sonuçlarını açıkladı.

TÜİK verilerine göre genel devlet açığı 2025 yılında 600 milyar 427 milyon TL olarak gerçekleşirken, açığın Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’ya oranı yüzde 0,9’a geriledi.

2024 yılında genel devlet açığının GSYH’ye oranı yüzde 3,4 seviyesindeydi.

Buna karşılık genel devlet konsolide brüt borç stokunun GSYH’ye oranı 2025 yılında yüzde 23,7’ye yükseldi.

Genel Devlet Açığında Belirgin Gerileme

2025 yılı verileri kamu mali dengelerinde önceki yıla göre belirgin bir iyileşmeye işaret ediyor.

Genel devlet açığının GSYH içindeki payı bir yıl içinde yüzde 3,4’ten yüzde 0,9’a geriledi.

Bu değişim, devlet gelirleri ile harcamaları arasındaki farkın ekonomik büyüklüğe oranla önemli ölçüde azaldığını gösteriyor.

Ancak bu veri merkezi yönetim bütçe açığıyla birebir aynı kavram değil.

Genel devlet hesapları; merkezi yönetimin yanında mahalli idareler ve sosyal güvenlik kurumları gibi alt sektörleri de kapsayan daha geniş bir kamu maliyesi göstergesi.

Merkezi Devlet Açık Verdi

TÜİK verilerine göre 2025 yılında merkezi devlet alt sektörü açık vermeye devam etti.

Buna karşılık;

  • mahalli idareler,

  • sosyal güvenlik kurumları

fazla veren alt sektörler arasında yer aldı.

Bu nedenle genel devlet açığının yalnızca merkezi yönetim bütçe sonuçları üzerinden değerlendirilmemesi gerekiyor.

Alt sektörlerin mali performansı konsolide kamu dengesini doğrudan etkiliyor.

Genel Devlet Gelirleri 21,4 Trilyon TL’yi Aştı

2025 yılında genel devlet toplam gelirleri 21 trilyon 429 milyar 677 milyon TL’ye yükseldi.

Gelirlerin GSYH içindeki payı ise yüzde 33,9 oldu.

Kamu gelirlerinin önemli bölümünü;

  • vergiler,

  • sosyal güvenlik primleri,

  • mülkiyet gelirleri,

  • diğer kamu gelirleri

oluşturuyor.

Gelir tarafındaki artış kamu mali dengesinin iyileşmesinde temel unsurlardan biri oldu.

Harcamalar 22 Trilyon TL’yi Geçti

Genel devlet toplam harcamaları ise 2025 yılında 22 trilyon 30 milyar 104 milyon TL’ye ulaştı.

Harcamaların GSYH içindeki payı yüzde 34,8 olarak gerçekleşti.

Kamu harcamalarının büyüklüğü şirketler açısından da doğrudan ve dolaylı önem taşıyor.

Çünkü kamu;

  • yatırım,

  • mal ve hizmet alımları,

  • sosyal transferler,

  • personel harcamaları,

  • faiz giderleri

üzerinden ekonomide önemli bir talep oluşturuyor.

Borç Stokunun GSYH’ye Oranı Yüzde 23,7

2025 yılı sonuçlarında dikkat çeken diğer gösterge genel devlet konsolide brüt borç stokunun GSYH’ye oranı oldu.

Bu oran yüzde 23,7’ye yükseldi.

Borç stokunun yalnızca nominal tutarı değil, ekonominin büyüklüğüne oranı da kamu borç sürdürülebilirliği açısından önemli göstergelerden biri.

Oranın seyri;

  • faiz maliyetleri,

  • ekonomik büyüme,

  • yeni borçlanmalar,

  • kamu finansman ihtiyacı

gibi birçok unsurdan etkileniyor.

Genel Devlet Açığı ile Bütçe Açığı Aynı Kavram Değil

Şirketlerin ve finans profesyonellerinin kamu maliyesi verilerini değerlendirirken kavramları ayırması önemli.

Merkezi yönetim bütçesi yalnızca merkezi bütçe kapsamındaki kurumların gelir ve giderlerini gösterirken, genel devlet hesapları daha geniş bir çerçeve kullanıyor.

Genel devlet hesaplarına;

  • merkezi yönetim,

  • mahalli idareler,

  • sosyal güvenlik kurumları

gibi farklı kamu birimleri dahil ediliyor.

Bu nedenle “genel devlet açığı yüzde 0,9 oldu” ifadesi doğrudan merkezi yönetim bütçe açığının da yüzde 0,9 olduğu anlamına gelmiyor.

Kamu Mali Dengesi Şirketler İçin Neden Önemli?

Kamu maliyesindeki gelişmeler şirketlerin finansman koşullarını dolaylı olarak etkileyebiliyor.

Kamu borçlanma ihtiyacının artması veya azalması;

  • devlet tahvili faizlerini,

  • bankaların fonlama tercihlerini,

  • piyasa faizlerini,

  • şirketlerin kredi maliyetlerini

etkileyebilir.

Bu nedenle büyük şirketler ve finans yöneticileri bütçe açığı, genel devlet açığı ve kamu borç stokunu birlikte takip ediyor.

Borçlanma İhtiyacı Faiz Piyasasını Etkileyebilir

Kamu kesiminin daha fazla borçlanma ihtiyacı duyması halinde Hazine’nin tahvil ve kira sertifikası ihraçlarının hacmi artabilir.

Bu durum piyasadaki TL kaynaklarına yönelik kamu talebini yükseltebilir.

Özellikle yüksek faiz ortamında kamu borçlanma miktarı ve vade yapısı, özel sektörün finansmana erişimi açısından önemli hale geliyor.

Kamu mali dengesindeki iyileşme ise teorik olarak borçlanma baskısını azaltabilecek unsurlardan biri.

Vergi Gelirlerinin Seyri de Yakından İzleniyor

Genel devlet gelirlerinin artışı vergi tahsilatındaki gelişmelerle de bağlantılı.

Şirketler açısından;

  • kurumlar vergisi,

  • KDV,

  • ÖTV,

  • gelir vergisi stopajları,

  • diğer mali yükümlülükler

kamu gelirlerinin önemli bileşenlerini oluşturuyor.

Vergi gelirlerinin ekonomik büyümeden daha hızlı veya daha yavaş artması, bütçe politikaları açısından yeni düzenlemelerin gündeme gelmesini etkileyebilir.

Kamu Harcamaları Sektörel Talebi Etkiliyor

Kamu harcamalarının seviyesi bazı sektörler açısından doğrudan ticari önem taşıyor.

Özellikle;

  • inşaat,

  • savunma,

  • sağlık,

  • bilişim,

  • ulaştırma,

  • danışmanlık

alanlarında faaliyet gösteren işletmeler kamu yatırımlarından ve kamu alımlarından önemli ölçüde etkilenebiliyor.

Bu nedenle devlet harcamalarının seviyesi yalnızca makroekonomik değil, şirketlerin satış ve yatırım planları açısından da takip edilen bir gösterge.

Sosyal Güvenlik Kurumlarının Fazla Vermesi Dikkat Çekti

2025 genel devlet hesaplarında sosyal güvenlik kurumları alt sektörünün fazla vermesi de dikkat çeken unsurlar arasında yer aldı.

Sosyal güvenlik sistemi;

  • prim gelirleri,

  • devlet katkıları,

  • emeklilik ödemeleri,

  • sağlık giderleri

gibi çok büyük tutarlı akımları içeriyor.

Bu nedenle sosyal güvenlik kurumlarının mali dengesi genel kamu maliyesini doğrudan etkiliyor.

Mahalli İdareler de Genel Dengeye Katkı Sağladı

TÜİK verilerine göre mahalli idareler de 2025 yılında fazla veren alt sektörler arasında yer aldı.

Reklam Kurulundan Market Zincirine Pestisit Cezası
Reklam Kurulundan Market Zincirine Pestisit Cezası
İçeriği Görüntüle

Belediyeler ve diğer yerel yönetimlerin gelir-gider dengesi genel devlet hesaplarının bir parçası.

Yerel yönetimlerin mali durumu;

  • altyapı yatırımları,

  • belediye ihaleleri,

  • yerel vergi ve harçlar,

  • borçlanma kapasitesi

açısından şirketler için de önem taşıyabiliyor.

Kamu Maliyesi Verileri Finansal Planlamada Takip Edilmeli

Şirketlerin makroekonomik planlama yaparken yalnızca enflasyon ve döviz kuruna odaklanması yeterli olmayabilir.

Kamu maliyesindeki gelişmeler de;

  • faiz beklentileri,

  • vergi politikaları,

  • kamu yatırımları,

  • finansman koşulları

üzerinden işletmeleri etkileyebilir.

Bu nedenle özellikle orta ve uzun vadeli bütçe hazırlayan şirketlerin genel devlet açığı ve borç göstergelerini de dikkate alması yararlı olabilir.

Genel Devlet Açığı 600,4 Milyar TL Oldu

TÜİK’in 1 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı Devlet Hesapları verilerine göre 2025 yılında genel devlet açığı 600 milyar 427 milyon TL, açığın GSYH’ye oranı ise yüzde 0,9 olarak gerçekleşti.

Genel devlet gelirleri 21,4 trilyon TL’yi, harcamaları ise 22 trilyon TL’yi aşarken, konsolide brüt borç stokunun GSYH’ye oranı yüzde 23,7’ye yükseldi.

Veriler, 2025 yılında genel devlet mali dengesinde belirgin iyileşme yaşandığını ancak kamu borç stokunun ekonomik büyüklüğe oranında artış olduğunu gösteriyor.