Kurumlar Vergisinde Yeni Düzenleme: İstisna ve İndirimlerin Kapsamı Değişti

Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde yapılan değişiklikle serbest bölgelerde elde edilen kazançlardan yurt dışı mal ticaretine, üretim ve zirai üretim faaliyetlerinden vakıf üniversitelerine bağlı sağlık kuruluşlarına kadar birçok alanda yeni uygulama esasları belirlendi. Düzenlemeler, mükelleflerin 2026 ve 2027 hesap dönemlerindeki kurumlar vergisi uygulamalarını doğrudan etkileyecek.

Serbest Bölgelerde İstisnanın Kapsamı Genişledi

Serbest bölgelerde üretim faaliyetinde bulunan mükelleflere yönelik kazanç istisnasında önemli bir değişikliğe gidildi.

Yeni düzenlemeyle serbest bölgelerde üretilen ürünlerin yalnızca yurt dışına satışından elde edilen kazançlar değil, serbest bölge içine veya diğer serbest bölgelere yapılan satışlardan elde edilen kazançlar da istisna kapsamında değerlendirilecek.

Düzenleme, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanacak. Böylece serbest bölgede üretim yapan işletmeler açısından ürünlerin satış yönüne bağlı olarak ortaya çıkan vergisel farklılıkların azaltılması amaçlanıyor.

Yurt Dışı Mal Ticaretine İlişkin İndirim Açıklandı

Kurumların yurt dışından satın aldıkları malları Türkiye’ye getirmeden yine yurt dışında satmaları veya yurt dışında gerçekleştirilen mal alım ve satım işlemlerine aracılık etmeleri sonucunda elde ettikleri kazançlara ilişkin kurumlar vergisi uygulaması da Tebliğ kapsamında düzenlendi.

Bu faaliyetlerden elde edilen kazançların indirim kapsamında değerlendirilebilmesi için kanunda öngörülen şartların sağlanması gerekiyor.

Özellikle uluslararası ticaret ve aracılık faaliyetinde bulunan şirketler açısından kazancın kaynağının doğru belirlenmesi ve ilgili gelir ile giderlerin muhasebe kayıtlarında ayrıştırılması önem taşıyor.

Vakıf Üniversitelerinin Sağlık İşletmelerinde Vergilendirme Değişiyor

Düzenlemenin önemli başlıklarından biri de vakıf üniversitelerine bağlı sağlık kuruluşlarına ilişkin oldu.

Vakıf üniversiteleri bünyesinde bedel karşılığında sağlık hizmeti sunan hastane, sağlık uygulama ve araştırma merkezi ve benzeri iktisadi işletmelerin kurumlar vergisi muafiyetine ilişkin uygulama değiştirildi.

7582 Sayılı Kanunla Yabancı Yatırımlarda Yeni Dönem: Nitelikli Hizmet Merkezi Düzenlemesi
7582 Sayılı Kanunla Yabancı Yatırımlarda Yeni Dönem: Nitelikli Hizmet Merkezi Düzenlemesi
İçeriği Görüntüle

Yeni hükümler doğrultusunda söz konusu sağlık işletmelerinin 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren kurumlar vergisi mükellefiyetlerinin tesis edilmesi gerekecek.

Bu nedenle ilgili kuruluşların muhasebe altyapılarını, gelir-gider kayıtlarını ve vergisel yükümlülüklerini yeni döneme uygun şekilde hazırlamaları önem taşıyor.

Üretim ve Zirai Üretim Kazançlarında Yeni Dönem

Sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim faaliyetiyle uğraşan kurumların üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile zirai üretim faaliyetlerinden sağlanan kazançlara ilişkin indirimli kurumlar vergisi uygulaması da değişikliklerden etkilendi.

Yeni düzenlemeler özellikle üretim faaliyeti ile ticari faaliyetleri birlikte gerçekleştiren şirketler açısından muhasebe kayıtlarının ayrıştırılmasını daha önemli hale getiriyor.

İndirimli oranın yalnızca ilgili faaliyetlerden elde edilen kazançlara uygulanabilmesi nedeniyle üretim, zirai üretim ve diğer faaliyetlerden kaynaklanan gelir ve giderlerin doğru şekilde belirlenmesi gerekiyor.

Nitelikli Hizmet Merkezlerine İlişkin Esaslar Güncellendi

Tebliğ değişikliğiyle yurt dışına hizmet sunan belirli kurumların kazançlarına yönelik indirim uygulamasında da yeni açıklamalara yer verildi.

Özellikle belirlenen endüstri bölgeleri ve İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezlerinin yararlanabileceği vergisel avantajlara ilişkin uygulama çerçevesi güncellendi.

Bu düzenlemeler Türkiye'nin uluslararası hizmet, finans ve yönetim merkezi niteliğinin güçlendirilmesine yönelik vergisel teşviklerin uygulama alanını daha belirgin hale getiriyor.

Muhasebe Kayıtlarının Ayrıştırılması Önem Kazanıyor

Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde yapılan değişikliklerin uygulamada en önemli sonuçlarından biri muhasebe kayıt düzeninde ortaya çıkacak.

Bir işletmenin aynı hesap döneminde üretim, ticaret, ihracat, yurt dışı aracılık veya istisna kapsamındaki başka faaliyetleri birlikte yürütmesi durumunda, hangi kazancın hangi vergi avantajından yararlanacağının doğru belirlenmesi gerekiyor.

Bu nedenle gelirlerin yanında ilgili gider ve maliyetlerin de faaliyetler itibarıyla takip edilmesi önem taşıyor.

Özellikle farklı yürürlük tarihlerinin bulunması nedeniyle şirketlerin 2026 ve 2027 vergilendirme dönemlerini ayrı değerlendirmeleri, yararlanılan istisna ve indirimlerin şartlarını kontrol etmeleri ve muhasebe sistemlerini yeni düzenlemelere göre gözden geçirmeleri gerekiyor.