Küresel Asgari Kurumlar Vergisi Şirketlerin Finansal Raporlama Gündeminde
Küresel asgari kurumlar vergisi uygulaması, büyük çok uluslu şirket grupları açısından yalnızca vergi hesaplamasını değil, finansal raporlama ve veri hazırlama süreçlerini de yakından ilgilendiren bir konu haline geldi.
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından 24 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen Türkiye Finansal Raporlama Forumu’nun son teknik oturumunda Sütun 2, diğer adıyla Pillar Two kapsamında küresel asgari kurumlar vergisinin kapsamı, şirketlerin hazırlıkları ve finansal raporlamayla ilişkisi ele alındı.
Türkiye’de uygulamanın yasal altyapısı daha önce oluşturuldu. Bu nedenle forum yeni bir vergi düzenlemesi getirmiyor. Ancak uygulamanın şirketlerin mali ve finansal raporlama süreçlerindeki etkisinin giderek daha belirgin hale geldiğini gösteriyor.
750 Milyon Avroluk Konsolide Hasılat Sınırı Esas Alınıyor
Türkiye’de yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, 7524 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen hükümler kapsamında uygulanıyor.
Düzenleme, nihai ana işletmesinin konsolide finansal tablolarındaki yıllık konsolide hasılatı, ilgili hesap döneminden önceki dört hesap döneminin en az ikisinde 750 milyon avro karşılığı Türk lirası sınırını geçen çok uluslu işletme gruplarını kapsıyor.
Dolayısıyla uygulama tüm kurumlar vergisi mükelleflerini veya Türkiye’de faaliyet gösteren bütün şirketleri kapsamıyor.
Belirlenen büyüklük kriterinin altında kalan gruplar ile tamamen yerel nitelikteki işletme grupları küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin kapsamına girmiyor.
Hedef Asgari Vergi Oranı Yüzde 15
Küresel asgari kurumlar vergisi sisteminin temelinde, kapsama giren çok uluslu işletme gruplarının faaliyet gösterdikleri ülkelerde elde ettikleri kazançlar üzerinden belirli koşullar altında en az yüzde 15 düzeyinde vergi yükü taşıması bulunuyor.
Bir ülkede hesaplanan efektif vergi oranının sistemde belirlenen asgari seviyenin altında kalması halinde, ilgili kurallar çerçevesinde tamamlayıcı vergi gündeme gelebiliyor.
Bu nedenle yalnızca şirketin Türkiye’de ödediği nominal kurumlar vergisi oranına bakılması yeterli değil. Sütun 2 hesaplamalarında grup yapısı, ülke bazındaki kazançlar, kapsanan vergiler ve uygulamada dikkate alınan düzeltmeler birlikte değerlendiriliyor.
Finansal Raporlama Verileri Vergi Hesaplamasında Önem Kazanıyor
Sütun 2 uygulamasını diğer birçok vergi düzenlemesinden ayıran noktalardan biri, hesaplamaların konsolide finansal raporlama verileriyle yakın ilişki içinde olması.
Çok uluslu şirket gruplarında hangi işletmelerin gruba dahil olduğu, hangi ülkede ne kadar kazanç oluştuğu ve kapsanan vergilerin ne şekilde hesaplandığı önem taşıyor.
Bu durum vergi departmanlarının yanında muhasebe, finansal raporlama ve konsolidasyon ekiplerinin de sürece dahil olmasını gerektiriyor.
KGK’nın Türkiye Finansal Raporlama Forumu’nda konuyu ayrı bir teknik oturum olarak ele alması da Sütun 2’nin yalnızca vergi beyannamesi hazırlama süreciyle sınırlı olmadığını gösteriyor.
YMM Tasdik Süreci de Uygulamanın Bir Parçası
Küresel asgari kurumlar vergisi YMM uygulamaları açısından da önem taşıyor.
30 Aralık 2025 tarihli 49 Sıra No.lu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği ile yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi uygulamasına ilişkin işlemler YMM tasdik düzenlemeleri kapsamına alındı.
Bu nedenle kapsama giren şirketlerin yalnızca vergi hesaplamalarını değil, ilgili hesaplamaların dayanağını oluşturan mali ve finansal verilerin doğruluğunu ve tasdik süreçlerini de birlikte değerlendirmesi gerekiyor.
Özellikle çok uluslu grupların Türkiye’deki bağlı işletmeleri açısından grup merkezinden sağlanan veriler ile Türkiye’de tutulan muhasebe kayıtları arasında uyum sağlanması önem taşıyor.
İlk Beyan Süreci Türkiye’de Uygulandı
Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi Türkiye’de 2024 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerindeki kazançlar için uygulanıyor.
2024 hesap dönemine ilişkin küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi beyannamesi ve bilgi beyannamesi için beyan süreci 2026 yılında gerçekleştirildi.
Bu durum uygulamanın artık yalnızca hazırlık veya mevzuat oluşturma aşamasında olmadığını, fiilen beyan ve raporlama sürecine geçtiğini gösteriyor.
Şirketlerin Veri Altyapısını Gözden Geçirmesi Önem Taşıyor
Sütun 2 kapsamında bulunan çok uluslu şirket grupları açısından en önemli konulardan biri hesaplama için gerekli verilerin zamanında ve doğru şekilde üretilebilmesi.
Şirketlerin özellikle grup kapsamını, konsolide hasılat kriterini, ülke bazındaki finansal verileri, kapsanan vergileri ve finansal raporlama ile vergi kayıtları arasındaki farklılıkları düzenli olarak takip etmesi gerekiyor.
Türkiye’deki şirketlerin ayrıca grup merkezleri, vergi ekipleri, finansal raporlama birimleri ve YMM’ler arasındaki veri akışını önceden planlaması önem taşıyor.
KGK’nın 24 Eylül 2026 tarihli forumunda Sütun 2’nin ayrı bir başlık olarak ele alınması da küresel asgari kurumlar vergisinin önümüzdeki dönemde büyük çok uluslu şirket gruplarının vergi ve finansal raporlama gündemindeki önemini koruyacağını ortaya koyuyor.





