İmalat Sanayisinde Kapasite Kullanım Oranı Yüzde 74,5'e Yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ekim 2026 dönemine ilişkin İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı verilerini açıkladı. 21 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan sonuçlara göre imalat sanayisinde kapasite kullanım oranı bir önceki aya göre 0,3 puan artarak yüzde 74,5'e ulaştı. Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı ise 0,2 puan yükselerek yüzde 74,3 oldu. Veriler, sanayi işletmelerinin mevcut üretim kapasitelerini kullanma düzeyinde sınırlı bir iyileşme yaşandığını gösterdi.

Merkez Bankası Ekim Ayı Kapasite Kullanım Verilerini Açıkladı

TCMB tarafından yürütülen İktisadi Yönelim Anketi kapsamında imalat sanayisinde faaliyet gösteren 1.965 iş yerinin yanıtları değerlendirildi.

Anket sonuçlarına göre mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı Eylül 2026'da yüzde 74,2 seviyesindeyken ekim ayında yüzde 74,5'e çıktı.

Mevsimsel etkilerden arındırılmış gösterge ise aynı dönemde yüzde 74,1'den yüzde 74,3'e yükseldi.

Gösterge Eylül 2026 Ekim 2026 Değişim
Kapasite kullanım oranı %74,2 %74,5 +0,3 puan
Mevsimsel etkilerden arındırılmış oran %74,1 %74,3 +0,2 puan

Her iki göstergede de artış yaşanması, imalat sanayisinde kapasite kullanımının ekim ayında bir önceki aya göre yükseldiğini ortaya koydu.

Kapasite Kullanım Oranı Geçen Yılın Üzerine Çıktı

Ekim 2025 döneminde imalat sanayisinin kapasite kullanım oranı yüzde 74,2 seviyesindeydi.

Ekim 2026'da açıklanan yüzde 74,5'lik oran, geçen yılın aynı ayının 0,3 puan üzerinde gerçekleşti.

Böylece imalat sanayisinde kapasite kullanımı hem aylık hem de yıllık karşılaştırmada sınırlı bir artış kaydetti.

2027 Kapasite Mekanizmasından Yararlanacak 17 Santral Belli Oldu
2027 Kapasite Mekanizmasından Yararlanacak 17 Santral Belli Oldu
İçeriği Görüntüle

Ancak bu gelişme, imalat sanayisindeki toplam üretimin geçen yıla göre aynı oranda yükseldiği anlamına gelmiyor.

Kapasite kullanım oranı, sanayi kuruluşlarının mevcut üretim kapasitelerinin ne ölçüde kullanıldığını gösteren bir ekonomik gösterge niteliğinde.

Dayanıklı Tüketim Mallarında 2,1 Puanlık Artış

Ekim ayında ana mal grupları arasında en belirgin aylık artış dayanıklı tüketim mallarında görüldü.

Bu gruptaki kapasite kullanım oranı eylül ayında yüzde 66,4 iken ekimde yüzde 68,5'e yükseldi.

Böylece aylık artış 2,1 puana ulaştı.

Diğer bazı mal gruplarındaki sonuçlar şöyle:

Ana Mal Grubu Ekim 2026 Kapasite Kullanımı
Dayanıklı tüketim malları %68,5
Dayanıksız tüketim malları %73,1
Tüketim malları genelinde %72,3
Ara malları %74,4
Yatırım malları %73,4

Dayanıksız tüketim mallarında kapasite kullanımı 0,6 puan, yatırım mallarında 0,3 puan arttı.

Ara mallarında ise 0,1 puanlık sınırlı gerileme yaşandı.

Bu sonuçlar, kapasite kullanımındaki değişimin bütün üretim gruplarında aynı yönde gerçekleşmediğini gösterdi.

Tütün Ürünleri İmalatında Kapasite Kullanımı En Yüksek Seviyede

Alt sektörler incelendiğinde tütün ürünleri imalatı yüzde 84,7'lik kapasite kullanım oranıyla öne çıktı.

Bu oran, imalat sanayisi genelindeki yüzde 74,5'lik seviyenin üzerinde gerçekleşti.

Sektörler arasında kapasite kullanımının farklılaşması, üretim koşulları, sipariş yapısı, teknik kapasite ve faaliyet özellikleri gibi unsurlarla ilişkili olabiliyor.

Ancak belirli bir sektörde kapasite kullanımının yüksek olması, o sektörde faaliyet gösteren bütün işletmelerin yüksek kârlılık elde ettiği anlamına gelmiyor.

Kârlılık; satış fiyatları, maliyetler, finansman giderleri ve üretim verimliliği gibi farklı değişkenlere bağlı bulunuyor.

Kapasite Kullanım Oranı Neyi Gösteriyor?

Kapasite kullanım oranı, imalat sanayisinde faaliyet gösteren işletmelerin mevcut üretim kapasitelerinin ne kadarlık bölümünden yararlandığını gösteriyor.

Örneğin bir fabrikanın aylık normal koşullarda 10 bin adet ürün üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu varsayalım.

Fabrika ilgili dönemde kapasitesinin yüzde 74,5'ini kullanıyorsa, basitleştirilmiş hesaplamayla 7.450 adetlik üretim düzeyine karşılık gelen bir kullanım söz konusu olur.

Ancak bu hesaplama yalnızca kavramı açıklamak amacıyla hazırlanmıştır.

TCMB tarafından açıklanan yüzde 74,5 oranı, Türkiye'deki bütün fabrikaların aynı kullanım düzeyinde çalıştığı veya üretim kapasitelerinin doğrudan adet bazında karşılaştırılabileceği anlamına gelmez.

Endeks niteliğindeki bu veri, ankete katılan sanayi işletmelerinin bildirdiği kapasite kullanım oranlarının ilgili hesaplama yöntemiyle toplulaştırılması sonucunda elde ediliyor.

Mevsimsel Etkilerden Arındırılmış Veri Neden Farklı?

TCMB, kapasite kullanımına ilişkin sonuçları hem mevsimsel etkilerden arındırılmış hem de arındırılmamış olarak yayımlıyor.

Mevsimsel etkilerden arındırma işlemi, yılın farklı dönemlerinde düzenli biçimde ortaya çıkan mevsimsel dalgalanmaların veriler üzerindeki etkisini azaltmayı amaçlıyor.

Örneğin belirli sektörlerde üretim, tatil dönemleri veya mevsimsel talep koşulları nedeniyle yılın bazı aylarında farklılaşabiliyor.

Mevsimsel etkilerden arındırılmış veriler, birbirini izleyen aylar arasındaki eğilimin daha sağlıklı değerlendirilmesine yardımcı oluyor.

Ekim 2026'da arındırılmış kapasite kullanım oranı yüzde 74,3, arındırılmamış oran ise yüzde 74,5 olarak gerçekleşti.

İki oranın birbirinden farklı olması, hesaplama yöntemlerinden kaynaklanıyor.

Sanayi İşletmelerinde Kapasite Kullanımı Neden Önemli?

Kapasite kullanım oranı, işletmelerin üretim planlaması ve maliyet yönetimi açısından önemli bir gösterge.

Sanayi işletmelerinde üretim kapasitesinin düşük kullanılması, bazı sabit giderlerin daha az üretim birimi üzerinde karşılanmasına neden olabiliyor.

Örneğin fabrika kirası, üretim ekipmanlarının amortismanı ve belirli personel giderleri, üretim miktarına bağlı olmaksızın devam edebiliyor.

Kapasite kullanımının artması, işletmenin maliyet yapısına bağlı olarak sabit giderlerin birim üretim üzerindeki ekonomik yükünü azaltabilir.

Ancak kapasite kullanımındaki yükseliş her zaman kârlılık artışı anlamına gelmiyor.

Ham madde, enerji, personel ve finansman maliyetleri de işletmenin finansal performansını etkiliyor.

Muhasebe ve Finansal Raporlama Açısından Önemi

Kapasite kullanım oranları, üretim işletmelerinin maliyet hesapları ve finansal raporlamaları açısından da değerlendirilebiliyor.

Türkiye Muhasebe Standartları kapsamında finansal tablo hazırlayan işletmeler açısından TMS 2 Stoklar Standardı, sabit genel üretim giderlerinin stok maliyetlerine dağıtımında normal kapasitenin esas alınmasını öngörüyor.

Bu nedenle bir işletmenin fiilî üretim kapasitesi kullanımındaki değişimler, stok maliyetleri ile dönem giderlerinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

Özellikle düşük üretim seviyelerinde sabit genel üretim giderlerinin tamamının stoklara yüklenmesi her durumda uygun olmayabilir.

Ancak TCMB'nin açıkladığı sektör genelindeki kapasite kullanım oranı, herhangi bir işletmenin muhasebe kayıtlarında otomatik olarak değişiklik yapması gerektiği anlamına gelmiyor.

Muhasebe uygulamalarında işletmenin kendi normal kapasitesi, fiilî üretimi, gider yapısı ve geçerli finansal raporlama çerçevesi dikkate alınmalıdır.

Kapasite Kullanımındaki Artış Ekonomik Büyüme Anlamına Gelir Mi?

Kapasite kullanım oranındaki artış, imalat sanayisindeki faaliyet görünümüne ilişkin olumlu bir işaret olabilir.

Ancak bu veri tek başına ekonominin tamamında büyümenin hızlandığını veya sanayi üretiminin belirli bir oranda arttığını göstermiyor.

Kapasite kullanımının yükselmesi, işletmelerin mevcut tesislerini daha yoğun kullanmalarıyla ilişkili olabilir.

Bunun yanında yeni kapasite yatırımları, üretim organizasyonu ve sektörel farklılıklar da göstergeyi etkileyebilir.

Ekonomik büyümenin değerlendirilmesinde sanayi üretim endeksi, gayrisafi yurt içi hasıla, istihdam ve sipariş göstergelerinin birlikte incelenmesi gerekiyor.

Reel Kesim Güvenindeki Gerilemeyle Birlikte Değerlendirilmeli

TCMB'nin aynı gün açıkladığı Ekim 2026 Reel Kesim Güven Endeksi verilerinde, mevsimsel etkilerden arındırılmış endeksin bir önceki aya göre 1,4 puan azalarak 101,1 seviyesine gerilediği görüldü.

Mevsimsel etkilerden arındırılmamış güven endeksi ise 2,2 puan düşerek 99,8 oldu.

Dolayısıyla kapasite kullanım oranındaki sınırlı artışa karşılık imalat sanayisindeki güven göstergesinde gerileme yaşandı.

Bu iki verinin birlikte değerlendirilmesi önemli.

Kapasite kullanım oranı işletmelerin mevcut üretim kapasitelerinden yararlanma düzeyini gösterirken reel kesim güven endeksi, mevcut faaliyetlere ve geleceğe ilişkin değerlendirmeleri de içeriyor.

Bu nedenle kapasite kullanımı artarken güven göstergesinin gerilemesi mümkün.

Sanayi ve İhracatçı Şirketler İçin Ne Anlama Geliyor?

Kapasite kullanım oranının ekim ayında yükselmesi, imalat sanayisinin mevcut üretim kapasitesinden yararlanma düzeyinde sınırlı iyileşmeye işaret ediyor.

Ancak sektörler arasında farklı sonuçlar görülmesi nedeniyle işletmelerin kendi faaliyet alanlarına ilişkin göstergeleri ayrıca takip etmesi önem taşıyor.

İhracat yapan üreticiler açısından sipariş hacmi, teslimat takvimi, stok düzeyi ve üretim kapasitesi birlikte değerlendirilmeli.

İç pazara yönelik üretim yapan işletmeler açısından ise satış beklentileri, maliyetler ve finansman koşulları önem taşıyor.

Özellikle yatırım kararlarında yalnızca tek aylık kapasite kullanım verisine dayanmak yerine daha uzun dönemli eğilimlerin incelenmesi yararlı olabilir.

Sonuç

TCMB'nin 21 Ekim 2026 tarihinde açıkladığı verilere göre imalat sanayisinde kapasite kullanım oranı yüzde 74,5'e yükseldi.

Mevsimsel etkilerden arındırılmış oran ise yüzde 74,3 olarak gerçekleşti.

Dayanıklı tüketim mallarında görülen 2,1 puanlık artış dikkat çekerken ara mallarında sınırlı gerileme yaşandı.

Aynı dönemde reel kesim güven endeksinin düşmesi, sanayi sektörünün mevcut kapasite kullanımı ile ileriye dönük beklentilerinin farklı yönlerde hareket edebildiğini gösterdi.

Sanayi işletmeleri açısından kapasite kullanım verilerinin siparişler, üretim, stoklar ve finansman koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.