İhracatın Yüzde 51'ini İlk 500 Şirket Gerçekleştirdi: KOBİ'lerin Dış Ticaretteki Payı Açıklandı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Girişim Özelliklerine Göre Dış Ticaret İstatistiklerini açıkladı. Verilere göre Türkiye'de 166 bin 459 girişim ihracat, 323 bin 769 girişim ithalat gerçekleştirdi. İhracatın yüzde 46,1'i, ithalatın ise yüzde 59,4'ü 250 ve üzeri çalışanı bulunan büyük ölçekli girişimler tarafından yapıldı. En fazla ihracat gerçekleştiren ilk 500 girişim toplam ihracatın yüzde 51'ini oluştururken, ihracatçı girişimlerin yüzde 74,2'sini oluşturan mikro işletmelerin toplam ihracattaki payı yüzde 18,3'te kaldı.
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 11 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan Girişim Özelliklerine Göre Dış Ticaret İstatistikleri, Türkiye'nin ihracat ve ithalatının hangi büyüklükteki işletmeler tarafından gerçekleştirildiğini ortaya koydu.
Araştırmada dış ticaret istatistikleriyle iş kayıtları sistemindeki girişim bilgileri eşleştirildi.
Böylece şirketlerin çalışan sayıları, faaliyet alanları ve dış ticaret yaptıkları ülke sayısına göre ekonomik büyüklükleri değerlendirildi.
Sonuçlar, Türkiye'de dış ticaret yapan işletmelerin sayısal dağılımıyla gerçekleştirdikleri ticaret hacmi arasında önemli farklılıklar bulunduğunu gösterdi.
Özellikle büyük ölçekli girişimlerin toplam ihracat ve ithalattaki yüksek payı dikkat çekti.
Türkiye'de 166 Bin 459 Girişim İhracat Yaptı
TÜİK verilerine göre 2025 yılında toplam 166 bin 459 girişim ihracat gerçekleştirdi.
Aynı dönemde ithalat yapan girişim sayısı 323 bin 769 oldu.
Bu rakamlar, Türkiye'de dış ticaret faaliyetinde bulunan ekonomik birimlerin sayısal büyüklüğünü gösteriyor.
Ancak ihracatçı ve ithalatçı girişim sayılarının doğrudan toplanarak toplam dış ticaret şirketi sayısının hesaplanması doğru değil.
Bir girişim aynı yıl hem ihracat hem de ithalat yapmış olabilir.
Dolayısıyla iki grupta ortak işletmeler bulunması mümkün.
2025 Yılı Dış Ticaretin Temel Göstergeleri
| Gösterge | 2025 yılı sonucu |
|---|---|
| İhracat yapan girişim sayısı | 166.459 |
| İthalat yapan girişim sayısı | 323.769 |
| Büyük ölçekli girişimlerin ihracattaki payı | %46,1 |
| Büyük ölçekli girişimlerin ithalattaki payı | %59,4 |
| İlk 500 girişimin ihracattaki payı | %51,0 |
| İlk 500 girişimin ithalattaki payı | %64,8 |
| Mikro girişimlerin ihracatçı sayısındaki payı | %74,2 |
| Mikro girişimlerin ihracat tutarındaki payı | %18,3 |
Bu sonuçlar, dış ticaret faaliyetlerinin işletme büyüklüklerine göre farklı yoğunluklarda gerçekleştiğini ortaya koyuyor.
İhracatın Yüzde 46,1'ini Büyük İşletmeler Yaptı
Araştırmaya göre 250 ve üzeri çalışanı bulunan büyük ölçekli girişimler, Türkiye'nin 2025 yılı toplam ihracatının yüzde 46,1'ini gerçekleştirdi.
Bu durum, büyük işletmelerin ihracat faaliyetlerindeki önemli ağırlığını gösteriyor.
Bununla birlikte toplam ihracatın yüzde 53,9'u, çalışan sayısı 250'nin altında bulunan girişimler tarafından yapıldı.
Ancak çalışan sayısına dayalı bu sınıflandırmanın, KOBİ mevzuatındaki bütün kriterleri tek başına karşıladığı düşünülmemeli.
KOBİ statüsünün belirlenmesinde çalışan sayısının yanı sıra ilgili mali büyüklükler de önem taşıyor.
Bu nedenle TÜİK'in araştırmasındaki ölçek grupları, istatistiksel sınıflandırma amacıyla değerlendirilmeli.
Mikro İşletmeler İhracatçıların Yüzde 74,2'sini Oluşturdu
TÜİK'in açıklamasında dikkat çeken sonuçlardan biri, mikro ölçekli girişimlerin dış ticaretteki konumu oldu.
Bir ila dokuz kişi çalışanı bulunan girişimler, ihracat gerçekleştiren bütün girişimlerin yüzde 74,2'sini oluşturdu.
Ancak bu işletmelerin toplam ihracat tutarındaki payı yüzde 18,3 olarak gerçekleşti.
Bu durum, ihracat yapan işletmelerin önemli bölümünün küçük çalışan sayılarına sahip olduğunu ancak ihracat tutarlarının daha büyük işletmelerde yoğunlaştığını gösteriyor.
Bununla birlikte mikro girişimlerin ekonomik öneminin yalnızca toplam ihracat payına göre değerlendirilmesi doğru değil.
Daha küçük ölçekli şirketler farklı ürün, pazar ve müşteri gruplarında faaliyet gösterebiliyor.
İhracatta İşletme Büyüklüğüne Göre Dağılım
| Çalışan sayısı | İhracattaki pay |
|---|---|
| 1-9 kişi | %18,3 |
| 10-49 kişi | %17,3 |
| 50-249 kişi | %18,3 |
| 250 ve üzeri kişi | %46,1 |
| Toplam | %100,0 |
Tablo, çalışan sayısı 250'nin altında olan girişimlerin toplam ihracattan yüzde 53,9 pay aldığını gösteriyor.
Ancak bu pay, söz konusu işletmelerin toplam kârlılığını veya katma değerini doğrudan ifade etmiyor.
İhracat tutarları, satış fiyatları ve gerçekleştirilen dış ticaret işlemlerinin parasal büyüklüğüne dayanıyor.
İthalatın Yüzde 59,4'ü Büyük Girişimlerden
İthalatta büyük ölçekli girişimlerin ağırlığı daha yüksek gerçekleşti.
TÜİK verilerine göre 250 ve üzeri çalışanı bulunan işletmeler, toplam ithalatın yüzde 59,4'ünü gerçekleştirdi.
Buna karşılık bu gruptaki girişimler, ithalat yapan bütün girişimlerin yalnızca yüzde 1,1'ini oluşturdu.
Bu sonuç, Türkiye'nin ithalat faaliyetlerinde parasal büyüklüğün oldukça sınırlı sayıda büyük girişimde yoğunlaştığını gösteriyor.
Ancak büyük işletmelerin gerçekleştirdiği ithalatın tamamının nihai tüketim malı olduğu düşünülmemeli.
Üretimde kullanılan ham maddeler, ara mallar ve yatırım malları da ithalat işlemlerinde önemli yer tutabiliyor.
İthalatta Ölçeklere Göre Paylar
| Çalışan sayısı | İthalattaki pay |
|---|---|
| 1-9 kişi | %10,7 |
| 10-49 kişi | %11,9 |
| 50-249 kişi | %18,0 |
| 250 ve üzeri kişi | %59,4 |
| Toplam | %100,0 |
İthalat yapan büyük ölçekli girişimlerin toplam ithalat tutarı içindeki payı, ihracattaki paylarından 13,3 puan daha yüksek gerçekleşti.
Ancak bu fark, büyük işletmelerin tamamının dış ticaret açığı verdiği anlamına gelmiyor.
Dış ticaret dengesi, işletmelerin gerçekleştirdiği ihracat ve ithalat tutarları birlikte değerlendirilerek hesaplanmalı.
İlk 500 Girişim İhracatın Yarısından Fazlasını Gerçekleştirdi
Araştırmanın dikkat çeken diğer sonucu dış ticaretteki yoğunlaşma oldu.
TÜİK verilerine göre en fazla ihracat gerçekleştiren ilk 500 girişim, Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 51'ini yaptı.
İthalatta ise en fazla ithalat gerçekleştiren ilk 500 girişimin payı yüzde 64,8'e ulaştı.
Bu sonuçlar, dış ticaret tutarlarının sınırlı sayıdaki büyük ticaret hacmine sahip girişimde yoğunlaştığını gösteriyor.
Ancak ilk 500 ihracatçıyla ilk 500 ithalatçının tamamen aynı işletmelerden oluştuğu varsayılmamalı.
Sıralamalar ihracat ve ithalat bakımından ayrı değerlendiriliyor.
Sanayi Şirketleri İhracatta İlk Sırada
TÜİK'in açıklamasına göre ana faaliyeti sanayi olan girişimler, Türkiye'nin 2025 yılı toplam ihracatının yüzde 57,6'sını gerçekleştirdi.
Sanayi girişimlerinin ithalattaki payı ise yüzde 45,4 oldu.
Ana faaliyeti ticaret olan girişimlerin toplam ihracattaki payı yüzde 37,7, ithalattaki payı yüzde 37,8 olarak gerçekleşti.
Bu sonuçlar, imalat ve diğer sanayi faaliyetlerinin ihracatta önemli bir yere sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Ancak ana faaliyeti ticaret olan şirketlerin de sanayi ürünleri ihraç edebileceği unutulmamalı.
TÜİK'in bu göstergesi, ihracata konu ürünün sektöründen farklı olarak girişimin ana ekonomik faaliyetine dayanıyor.
Sanayi Girişimlerinin İhracatında AB'nin Payı Yüzde 49,2
Türkiye'deki sanayi girişimlerinin ihracatında Avrupa Birliği ülkeleri önemli bir pazar konumunda.
TÜİK verilerine göre ana faaliyeti sanayi olan girişimler, ihracatlarının yüzde 49,2'sini Avrupa Birliği'nin 27 üye ülkesine gerçekleştirdi.
Ayrıca Türkiye'den AB ülkelerine yapılan toplam ihracatın yüzde 66,3'ü ana faaliyeti sanayi olan girişimlerden oluştu.
Bu veriler, Türk sanayi işletmeleri ile Avrupa pazarı arasındaki ticari bağlantının büyüklüğünü gösteriyor.
Ancak bütün sanayi şirketlerinin ihracatlarının yaklaşık yarısını AB ülkelerine yaptığı düşünülmemeli.
Girişimler arasında faaliyet gösterilen pazar sayısı ve müşteri dağılımı farklılık gösterebilir.
İmalat Sanayi Ürünleri İhracatında Şirketlerin Payı
TÜİK'in araştırmasına göre imalat sanayi ürünleri ihracatının yüzde 59,5'i ana faaliyeti sanayi olan girişimler tarafından gerçekleştirildi.
Ana faaliyeti ticaret olan girişimlerin payı ise yüzde 36,3 olarak açıklandı.
Bu sonuç, sanayi ürünlerinin yalnızca üretici şirketler tarafından doğrudan ihraç edilmediğini gösteriyor.
Ticaret şirketleri de imalat sanayi ürünlerinin yurt dışına satışında önemli rol oynuyor.
Ancak bir şirketin ürünün üreticisi olmasıyla ihracatçısı olması farklı ticari roller.
Özellikle ihracata aracılık eden şirketlerin ticari ve muhasebesel işlemleri, gerçekleştirdikleri faaliyetlerin niteliğine göre değerlendirilmeli.
Birçok İşletme Tek Ülkeden İthalat Yapıyor
Araştırmada girişimlerin dış ticaret yaptıkları ülke sayıları da incelendi.
TÜİK'in açıklamasına göre ithalat yapan girişimlerin yüzde 84,6'sı yalnızca tek ülkeden ithalat gerçekleştirdi.
Bu sonuç, ithalatçı girişimlerin önemli bölümünün sınırlı sayıda ülkeyle ticaret yaptığını gösteriyor.
Ancak tek ülkeden ithalat yapan bütün işletmelerin yalnızca tek tedarikçiyle çalıştığı düşünülmemeli.
Bir ülke içerisinde birden fazla tedarikçiden ürün satın alınabilir.
Dolayısıyla tedarikçi çeşitliliğiyle ithalat yapılan ülke sayısı aynı kavram değil.
20 ve Daha Fazla Ülkeye İhracat Yapanlar Öne Çıktı
2025 yılında 20 ve daha fazla ülkeye ihracat yapan girişimlerin oranı yüzde 3,2 oldu.
Buna karşılık bu girişimler toplam ihracatın yüzde 57,4'ünü gerçekleştirdi.
Bu sonuç, çok sayıda dış pazarda faaliyet gösteren sınırlı sayıdaki girişimin ihracat tutarları bakımından yüksek paya sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Ancak bir şirketin çok sayıda ülkeye ihracat yapması, mutlaka daha yüksek kâr elde ettiği anlamına gelmiyor.
Farklı pazarlara satış yapmak; lojistik, tahsilat, finansman ve operasyonel giderler oluşturabiliyor.
Bu nedenle uluslararası faaliyetlerin finansal sonuçlarının ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
Çok Sayıda Ülkeden İthalat Yapanların Payı
Araştırmaya göre 20 ve daha fazla ülkeden ithalat yapan girişimlerin oranı yüzde 0,8 olarak gerçekleşti.
Bu girişimler toplam ithalatın yüzde 52,5'ini gerçekleştirdi.
Bu sonuç, geniş uluslararası tedarik ağına sahip sınırlı sayıdaki girişimin ithalat hacmi bakımından önemli bir paya sahip olduğunu gösteriyor.
Ancak çok sayıda ülkeden ithalat yapılması, tedarik risklerinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Tedarikçi yapısı, ürünlerin niteliği, lojistik koşullar ve döviz riskleri ayrıca değerlendirilmeli.
Dış Ticaret Şirketlerinde Finansal Planlama
TÜİK'in açıkladığı veriler, dış ticaret faaliyetlerinde işletme büyüklüğünün ve faaliyet yapısının önemli olduğunu gösteriyor.
Ancak bir işletmenin başarılı ihracatçı olabilmesi yalnızca çalışan sayısına bağlı değil.
Ürün kalitesi, fiyatlandırma, üretim kapasitesi, teslimat süreçleri ve müşteri ilişkileri ticari sonuçları etkileyebiliyor.
Özellikle daha küçük ölçekli ihracatçı şirketlerin finansal planlama yaparken sipariş büyüklüklerini ve nakit akışlarını dikkate alması gerekiyor.
Uluslararası satışlarla tahsilat arasında süre bulunması, işletme sermayesi ihtiyacını artırabilir.
Bu nedenle ihracat hacmi ile tahsilat performansının ayrı değerlendirilmesi önem taşıyor.
Muhasebede İhracat ve İthalat İşlemlerinin Takibi
İhracat ve ithalat işlemleri, şirketlerin muhasebe süreçlerinde özel dikkat gerektirebiliyor.
Özellikle yabancı para cinsinden satış ve satın alma işlemlerinde kur farklarının doğru dönemlerde değerlendirilmesi önemli.
İhracat işlemlerinde satış belgeleri, gümrük işlemleri ve tahsilat kayıtları arasında mutabakat yapılması gerekiyor.
İthalatta ise mal bedelinin yanı sıra işlemin niteliğine göre navlun, sigorta, gümrük vergileri ve diğer maliyetler gündeme gelebiliyor.
Ancak bütün ihracat ve ithalat işlemlerinin aynı KDV veya muhasebe uygulamasına tabi olduğu düşünülmemeli.
İşlemin türü ve yürürlükteki mevzuat hükümleri esas alınmalı.
Döviz Riski Küçük ve Büyük İşletmeler İçin Önemli
Dış ticaret yapan şirketler, döviz cinsinden alacak ve borçlara sahip olabiliyor.
Bu nedenle döviz kurlarındaki değişimler işletmelerin finansal sonuçlarını etkileyebilir.
Ancak büyük ölçekli girişimlerin toplam dış ticarette daha yüksek paya sahip olması, küçük şirketlerin döviz riskinden etkilenmediği anlamına gelmiyor.
Daha sınırlı işlem hacmine sahip işletmelerde de önemli döviz alacakları veya borçları bulunabilir.
Bu nedenle finansal risklerin şirketin kendi işlemleri üzerinden değerlendirilmesi gerekiyor.
İhracatçı İşletmeler İçin Kontrol Listesi
Dış ticaret faaliyetinde bulunan işletmelerin aşağıdaki konuları düzenli olarak değerlendirmesi yararlı olabilir:
-
Ülke ve müşteri bazında ihracat tutarları.
-
Ürün bazında satış miktarları ve birim fiyatları.
-
İhracat alacaklarının tahsilat süreleri.
-
Döviz cinsinden ticari alacak ve borçlar.
-
İthal girdilerin üretim maliyetleri içindeki payı.
-
Lojistik ve gümrük giderleri.
-
İhracat işlemlerine ilişkin KDV ve belge kayıtları.
-
Finansman giderleri ve işletme sermayesi ihtiyacı.
-
Müşteri ve tedarikçi yoğunlaşması.
-
İlgili muhasebe kayıtlarıyla dış ticaret belgeleri arasındaki mutabakat.
Bu kontroller, işletmelerin dış ticaret faaliyetlerinden kaynaklanan finansal risklerini daha sağlıklı değerlendirmesine yardımcı olabilir.
İhracattaki Yoğunlaşma Yeni Bir Vergi Düzenlemesi mi?
TÜİK'in 11 Eylül 2026 tarihinde yayımladığı Girişim Özelliklerine Göre Dış Ticaret İstatistikleri, yeni bir vergi oranı veya gümrük düzenlemesi içermiyor.
Açıklanan sonuçlar, dış ticaret yapan girişimlerin özelliklerini ve ticaret hacmindeki paylarını gösteriyor.
Dolayısıyla büyük işletmelerin toplam ihracatta yüzde 46,1 paya sahip olması, bu şirketlere farklı bir kurumlar vergisi oranı uygulandığı anlamına gelmiyor.
Vergisel yükümlülükler, işletmelerin işlemleri ve yürürlükteki mevzuata göre belirlenmeye devam ediyor.
Türkiye'nin Dış Ticaretinde Büyük İşletmelerin Ağırlığı Sürüyor
TÜİK'in 2025 yılı sonuçlarına göre Türkiye'de 166 bin 459 girişim ihracat, 323 bin 769 girişim ithalat gerçekleştirdi.
Toplam ihracatın yüzde 46,1'i, ithalatın yüzde 59,4'ü 250 ve üzeri çalışanı bulunan büyük ölçekli girişimler tarafından yapıldı.
İhracat yapan girişimlerin yüzde 74,2'sini oluşturan mikro ölçekli işletmelerin ihracat tutarındaki payı yüzde 18,3 olarak gerçekleşti.
En fazla ihracat yapan ilk 500 girişim toplam ihracatın yüzde 51'ini, ilk 500 ithalatçı ise toplam ithalatın yüzde 64,8'ini oluşturdu.
Ana faaliyeti sanayi olan şirketler ihracatın yüzde 57,6'sını gerçekleştirirken 20 ve daha fazla ülkeye ihracat yapan girişimlerin payı yüzde 57,4'e ulaştı.
Açıklanan sonuçlar, Türkiye'nin dış ticaretinde büyük ölçekli girişimlerin önemli bir ağırlığa sahip olduğunu ancak daha küçük işletmelerin de ihracatçı sayısı bakımından geniş bir kesimi oluşturduğunu gösteriyor.
Özellikle KOBİ'lerin dış pazarlara erişimi, müşteri çeşitliliği, finansman yönetimi ve dış ticaret maliyetlerinin doğru değerlendirilmesi, işletmelerin uluslararası faaliyetleri açısından önem taşıyor.




