Türk İhracatçıları İçin AB'de Yeni Dönem: “Made in EU” Düzenlemesi Gündemde

Ticaret Bakanlığı, Avrupa Birliği'nin “Made in EU” yaklaşımı kapsamında hazırladığı Sanayi Hızlandırma Yasası taslağının Türk iş dünyası üzerindeki olası etkilerini gündeme taşıdı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın Avrupa Birliği ülkelerinin Ankara büyükelçileriyle gerçekleştirdiği görüşmede, Gümrük Birliği'nin işleyişi, kamu alımları, ihracatçıların karşılaştığı ticari engeller ve Avrupa pazarındaki rekabet koşulları ele alındı. Bakanlık, 13 Ekim 2026 tarihinde Brüksel'de yapılması planlanan Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu öncesinde Türk şirketlerinin Avrupa pazarındaki konumunun korunmasına yönelik beklentilerini açıkladı.

Türkiye'nin en önemli dış ticaret ortakları arasında bulunan Avrupa Birliği ile ekonomik ilişkilerde yeni bir gündem oluştu.

Ticaret Bakanlığının 7 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı açıklamaya göre Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav'ın ev sahipliğinde AB üyesi ülkelerin Ankara büyükelçileriyle bir araya geldi.

Görüşmenin temel başlıkları arasında Avrupa Birliği'nin sanayi politikaları, Gümrük Birliği, Türk ihracatçılarının karşılaştığı engeller ve karşılıklı ticaretin geliştirilmesi yer aldı.

Özellikle AB'nin “Made in EU” politikaları kapsamında gündeme gelen Sanayi Hızlandırma Yasası taslağı, Türkiye'deki üretici ve ihracatçı işletmeler açısından dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıktı.

“Made in EU” Nedir?

“Made in EU” yaklaşımı, Avrupa Birliği'nin sanayi üretimi, tedarik zincirleri ve stratejik sektörlerdeki rekabet gücünü geliştirmeye yönelik politikalarıyla bağlantılı bir kavram.

Bu yaklaşım kapsamında AB içindeki üretimin ve belirli sanayi faaliyetlerinin desteklenmesine ilişkin düzenleme seçenekleri değerlendiriliyor.

Ancak “Made in EU” ifadesinin geçtiği bütün politika önerileri, yürürlüğe girmiş ve bütün ürünleri kapsayan tek bir düzenleme anlamına gelmiyor.

Özellikle yeni hazırlanan yasa taslaklarıyla mevcut ticaret kurallarının birbirinden ayrılması gerekiyor.

Türkiye'deki ihracatçılar açısından önemli konu ise bu tür düzenlemelerin AB pazarına erişim ve rekabet koşullarını nasıl etkileyeceği.

Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı Neden Önemli?

Ticaret Bakanlığının açıklamasında, Avrupa Birliği'nin Sanayi Hızlandırma Yasası taslağına ilişkin Türkiye'nin beklentilerinin gündeme getirildiği belirtildi.

Sanayi politikaları kapsamında hazırlanan düzenlemeler, belirli sektörlerde üretim ve tedarik koşullarını etkileyebiliyor.

Özellikle Avrupa Birliği'ne ürün satan Türk şirketleri açısından kamu alımları, tedarikçi seçimleri ve üretim yeri kriterleri önem taşıyabilir.

Ancak taslağın bütün ayrıntıları kesinleşmeden Türk ürünlerine yeni bir gümrük vergisi getirildiğini veya ihracatın sınırlandırıldığını söylemek doğru değil.

Düzenleme teklifleriyle yürürlükteki hukuki yükümlülüklerin ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.

Gümrük Birliği'nin İşleyişi Görüşüldü

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği, iki tarafın ticari ilişkilerinde önemli bir yere sahip.

Gümrük Birliği kapsamında belirli sanayi ürünleri ve işlenmiş tarım ürünleri bakımından özel ticaret hükümleri uygulanıyor.

Ancak Gümrük Birliği'nin bütün mal ve hizmetleri aynı koşullarda kapsadığı düşünülmemeli.

Ticaret Bakanlığının açıklamasına göre görüşmede, Gümrük Birliği'nin mevcut işleyişi ve Türk iş dünyasının karşılaştığı ticari engeller değerlendirildi.

Bakanlık, ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi ve mevcut ticari entegrasyonun korunmasının önemine dikkat çekti.

Türk İhracatçılarının Rekabet Gücü Gündemde

Avrupa Birliği pazarında faaliyet gösteren Türk şirketleri, rekabet koşullarının değişmesinden etkilenebilir.

Özellikle otomotiv, makine, metal, tekstil ve diğer imalat sektörlerinde faaliyet gösteren işletmeler için Avrupa pazarındaki düzenlemeler önem taşıyor.

Ancak bu sektörlerin tamamına yönelik yeni bir yaptırım veya kısıtlama getirildiği yönünde mevcut açıklamadan sonuç çıkarılamaz.

Bakanlık, hazırlanmakta olan AB düzenlemelerinin Türkiye ile mevcut ekonomik entegrasyonu dikkate alması gerektiğine ilişkin beklentilerini ifade ediyor.

Şirketlerin somut yükümlülüklerini belirleyebilmesi için ilgili düzenlemelerin nihai metinlerini ve yürürlük tarihlerini takip etmesi gerekiyor.

Kamu Alımları Konusu Masaya Yatırıldı

Görüşmede gündeme gelen önemli başlıklardan biri kamu alımları oldu.

Kamu alımları, devlet kurumları ve diğer ilgili kamu kuruluşlarının mal ve hizmet ihtiyaçlarını karşılamak üzere gerçekleştirdiği satın alma işlemlerini kapsıyor.

Ticaret Bakanlığı, karşılıklılık esasına dayalı olarak kamu alımları piyasalarının açılmasına yönelik konuları gündeme taşıdı.

Bu başlık, özellikle Avrupa Birliği ülkelerindeki kamu projelerine mal veya hizmet sunmak isteyen Türk işletmeleri açısından önem taşıyabilir.

Ancak görüşmenin yapılmış olması, Türk şirketlerinin bütün AB kamu ihalelerine yeni ve sınırsız erişim hakkı kazandığı anlamına gelmiyor.

İhale katılım koşulları, ilgili ülke mevzuatı ve uygulanabilir uluslararası düzenlemeler çerçevesinde belirlenmeye devam ediyor.

Karayolu Taşımacılığındaki Geçiş Kotaları Ele Alındı

Ticaret Bakanlığının açıklamasına göre Türk iş dünyasının karşılaştığı karayolu geçiş kotaları da toplantının gündeminde yer aldı.

Uluslararası karayolu taşımacılığında uygulanan geçiş belgeleri ve diğer idari süreçler, ihracatçıların lojistik operasyonlarını etkileyebiliyor.

Özellikle teslimat süreleri, taşıma planlaması ve lojistik maliyetleri şirketlerin ticari faaliyetleri açısından önemli.

Ancak geçiş kotalarının görüşmede gündeme getirilmesi, söz konusu kotaların kaldırıldığı anlamına gelmiyor.

Bu konuda somut bir değişiklik olup olmadığı ilgili ulaştırma ve ticaret otoritelerinin resmî açıklamaları üzerinden kontrol edilmeli.

Vize Süreçleri de Ticari Engeller Arasında Gösterildi

Görüşmede Türk iş insanlarının karşılaştığı uzun ve zorlu vize süreçlerine de dikkat çekildi.

Özellikle uluslararası fuarlara katılım, müşteri ziyaretleri, iş görüşmeleri ve teknik hizmet faaliyetleri için seyahat eden şirket temsilcileri açısından vize uygulamaları önemli.

Ticaret Bakanlığı, bu tür süreçlerin Gümrük Birliği'nin ticari potansiyeline ulaşmasını zorlaştırabildiğini belirtti.

Ancak konuya ilişkin diplomatik görüşmelerin yürütülmesi, vize şartlarının kaldırıldığı veya başvuru süreçlerinin resmen değiştirildiği anlamına gelmiyor.

Şirketlerin seyahat işlemlerinde ilgili ülkelerin yürürlükteki vize koşullarını esas alması gerekiyor.

13 Ekim'de Brüksel'de Ticaret Diyaloğu Planlandı

Ticaret Bakanlığı, Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu toplantısının 13 Ekim 2026 tarihinde Brüksel'de yapılmasının planlandığını açıkladı.

Toplantının Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Avrupa Komisyonunun Ticaretten Sorumlu Üyesi Maroš Šefčovič eş başkanlığında gerçekleştirilmesi öngörüldü.

Gündemde Gümrük Birliği, AB sanayi politikaları, kamu alımları ve ticari engeller gibi konular bulunuyor.

Ancak 7 Ekim tarihli açıklama, toplantı öncesindeki diplomatik hazırlıkları konu alıyor.

Bu nedenle toplantıda kesin bir anlaşmaya varıldığı veya yeni bir ticaret düzenlemesinin yürürlüğe girdiği yönünde değerlendirme yapılmamalı.

Toplantının nihai sonuçları ayrıca yayımlanacak resmî açıklamalarla belirlenebilir.

İhracatçı Şirketler İçin Olası Etkiler

Avrupa Birliği'nin sanayi politikalarındaki değişiklikler, AB pazarında faaliyet gösteren Türk işletmelerinin ticari planlamalarını etkileyebilir.

Özellikle tedarik zincirlerinde yer alan şirketlerin müşteri talepleri, ürün belgeleri ve sözleşme koşulları zaman içerisinde değişebilir.

Ancak her politika taslağı şirketler için doğrudan yeni yükümlülük oluşturmaz.

İşletmelerin mevcut yükümlülüklerle gelecekte uygulanabilecek düzenlemeleri birbirinden ayırması gerekiyor.

Ayrıca belirli bir AB düzenlemesinin Türkiye'deki hangi sektörleri etkileyebileceği, söz konusu düzenlemenin ürün ve faaliyet kapsamına göre değerlendirilmeli.

Menşe Kuralları ile “Made in EU” Aynı Kavram mı?

Dış ticarette ürünün menşei, belirli ticaret kurallarının uygulanmasında önem taşıyan hukuki bir kavram.

Buna karşılık “Made in EU” yaklaşımı kapsamında gündeme gelen politikalar, düzenlemenin niteliğine göre farklı sanayi ve tedarik kriterleri içerebilir.

Bu nedenle söz konusu iki kavramın her durumda aynı anlama geldiği düşünülmemeli.

Özellikle Gümrük Birliği kapsamında kullanılan A.TR Dolaşım Belgesi, eşyanın ilgili koşullarla serbest dolaşım statüsünü belgelemeye yönelik.

A.TR belgesinin bulunması, eşyanın mutlaka Türkiye menşeli veya AB menşeli olduğunu göstermez.

Bu ayrım, dış ticaret yapan şirketler açısından önem taşıyor.

A.TR Belgesi Yeni Düzenlemelerden Etkilenecek mi?

Türkiye-AB Gümrük Birliği kapsamında belirli ürünlerin dolaşımında A.TR belgeleri önemli rol oynuyor.

Ancak mevcut açıklamada A.TR belgesi uygulamasının kaldırıldığı veya yeni bir belge türüne geçildiği duyurulmadı.

Bu nedenle şirketlerin dış ticaret belgelerini yalnızca görüşmede ele alınan politika taslaklarına dayanarak değiştirmemesi gerekiyor.

İhracat işlemlerinde mevcut gümrük ve dolaşım belgesi kuralları uygulanmaya devam ediyor.

Yeni yükümlülüklerin doğması halinde ilgili resmî düzenlemelerin ayrıca incelenmesi gerekecek.

İhracatçıların Maliyet Muhasebesine Etkisi

Avrupa pazarındaki rekabet koşulları, ihracatçı işletmelerin maliyet yönetimi açısından önemli.

Özellikle ihracat yapan üretim şirketlerinin ürün maliyetleri; ham madde, işçilik, enerji, lojistik ve diğer giderlerden etkilenebiliyor.

AB düzenlemelerinin gelecekte yeni uygunluk veya belgelendirme yükümlülükleri getirmesi halinde belirli işletmelerin maliyet yapıları değişebilir.

Ancak henüz yürürlüğe girmemiş bir taslak nedeniyle bütün ihracatçıların muhasebe kayıtlarına yeni bir gider tahakkuk ettirmesi gerektiği söylenemez.

Maliyetlerin muhasebeleştirilmesi, gerçekleşen işlemlere ve ilgili muhasebe mevzuatına göre yapılmalı.

Gümrük Vergilerinde Yeni Bir Değişiklik Var mı?

Ticaret Bakanlığının 7 Ekim 2026 tarihli açıklaması, yeni bir gümrük vergisi oranı ilan etmiyor.

İnşaat Üretimi Yüzde 4,7 Azaldı: Bina İnşaatı Geriledi
İnşaat Üretimi Yüzde 4,7 Azaldı: Bina İnşaatı Geriledi
İçeriği Görüntüle

Açıklamada esas olarak Türkiye-AB ekonomik ilişkileri ve gündemdeki politika taslakları değerlendiriliyor.

Bu nedenle Türk ihracatçılarının Avrupa Birliği'ne yaptıkları bütün satışlarda yeni vergi uygulanmaya başlandığı yönünde bir çıkarım yapılmamalı.

Mevcut gümrük vergileri, ticaret politikası önlemleri ve diğer yükümlülükler ilgili mevzuat kapsamında belirlenmeye devam ediyor.

Finans ve Dış Ticaret Birimleri Nelere Dikkat Etmeli?

Şirketlerin özellikle Avrupa Birliği ile ilişkili ticari faaliyetlerini düzenli değerlendirmesi yararlı olabilir.

Bu kapsamda şu başlıklar önem taşıyor:

  1. Avrupa Birliği'ne gerçekleştirilen ihracatın ürün bazında incelenmesi.

  2. Müşteri sözleşmelerindeki menşe ve uygunluk hükümlerinin kontrol edilmesi.

  3. Gümrük Birliği kapsamında kullanılan belgelerin doğruluğunun değerlendirilmesi.

  4. AB sanayi düzenlemelerine ilişkin resmî gelişmelerin takip edilmesi.

  5. Kamu alımlarına katılım koşullarının ilgili ülke kurallarına göre incelenmesi.

  6. Lojistik ve karayolu taşımacılığı süreçlerinin planlanması.

  7. İhracat maliyetlerinin ürün ve müşteri bazında takip edilmesi.

  8. Yeni düzenleme taslaklarıyla yürürlükteki kuralların birbirinden ayrılması.

Bu kontroller, ihracatçı şirketlerin olası düzenleyici gelişmelere daha hazırlıklı yaklaşmasına yardımcı olabilir.

Türk İş Dünyası İçin Kritik Gündem: Avrupa Pazarındaki Rekabet

Ticaret Bakanlığının 7 Ekim 2026 tarihli açıklaması, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticari ilişkilerin yeni sanayi politikaları bağlamında değerlendirildiğini ortaya koydu.

AB'nin “Made in EU” yaklaşımı ve Sanayi Hızlandırma Yasası taslağı, görüşmenin önemli gündem maddeleri arasında yer aldı.

Ayrıca Gümrük Birliği'nin işleyişi, kamu alımları, vize süreçleri ve karayolu geçiş kotaları ele alındı.

13 Ekim 2026 tarihinde Brüksel'de yapılması planlanan Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu'nun, bu başlıkların daha ayrıntılı değerlendirilmesine imkân sağlaması hedeflendi.

Türk ihracatçıları açısından önemli olan, Avrupa Birliği'nde hazırlanan yeni sanayi politikalarının mevcut ticaret ilişkileri üzerindeki olası etkilerini izlemek ve yürürlüğe girecek somut düzenlemeleri takip etmek.

Mevcut açıklama yeni bir gümrük vergisi, zorunlu belge veya ticaret yasağı getirmiyor; Türkiye'nin Avrupa pazarındaki rekabet koşullarına ilişkin diplomatik ve ekonomik gündemini ortaya koyuyor.