AB Kamu İhalelerinde Yeni Düzenleme Gündemde: Türk Şirketlerinin Konumu Ele Alındı
Kamu İhale Kurumu (KİK), Avrupa Birliği kamu alımları mevzuatına yönelik reform çalışmalarını değerlendirmek amacıyla uluslararası bir çalıştay düzenledi. 19 Ekim 2026 tarihinde çevrim içi gerçekleştirilen etkinlik, Kurumun 21 Ekim'de yayımladığı duyuruyla kamuoyuna açıklandı. Çalıştayda, Avrupa Birliği'nin kamu alımları mevzuatına yönelik düzenleme hazırlıkları ve üçüncü ülkelerde yerleşik şirketlerin AB kamu ihalelerindeki hukuki konumu gündeme geldi. Süreç, Avrupa pazarında kamu ihalelerine katılmayı hedefleyen Türk şirketleri açısından önem taşıyor.
Kamu İhale Kurumundan Uluslararası Çalıştay
Kamu İhale Kurumu, Avrupa Birliği kamu alımları mevzuatındaki reform çalışmalarına ilişkin uluslararası bir çevrim içi çalıştay gerçekleştirdi.
“Avrupa Birliği Kamu Alımları Tüzük Taslağı: Genel Çerçeve ve Üçüncü Taraf Ülke Konumu” başlıklı etkinlik, 19 Ekim 2026 tarihinde düzenlendi.
KİK, çalıştayın gerçekleştirildiğini 21 Ekim 2026 tarihli duyurusuyla açıkladı.
Etkinlikte Avrupa Birliği kamu alımları düzenlemelerinin genel çerçevesi ile üçüncü ülkelerin kamu ihale sistemindeki konumu ele alındı.
Bu gelişme, Türkiye'de kamu ihaleleriyle ilgilenen hukukçuların, danışmanların ve Avrupa pazarında iş yapmayı planlayan şirketlerin takip edebileceği güncel konular arasında bulunuyor.
Çalıştayın Tarihi ve İçeriği
Kamu İhale Kurumunun yayımladığı etkinlik belgelerine göre çalıştayın temel bilgileri şöyle:
| Konu | Açıklama |
|---|---|
| Düzenleyen kurum | Kamu İhale Kurumu |
| Etkinlik | AB Kamu Alımları Tüzük Taslağı Çalıştayı |
| Gerçekleştirilme tarihi | 19 Ekim 2026 |
| Saat | 14.00–16.30 (Türkiye saati) |
| Yöntem | Çevrim içi |
| Ana konu | AB kamu alımları mevzuatına yönelik düzenleme hazırlıkları |
| Öne çıkan başlık | Üçüncü ülkelerdeki şirketlerin konumu |
| Sonuç duyurusu | 21 Ekim 2026 |
Etkinliğin başlığında yer alan üçüncü ülke kavramı, Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerin ilgili mevzuat çerçevesindeki durumuyla bağlantılı.
Türkiye'nin AB üyesi olmaması nedeniyle bu tartışma Türk şirketleri açısından da önem taşıyor.
Ancak bir ülkenin üçüncü ülke statüsünde bulunması, o ülkedeki bütün şirketlerin Avrupa Birliği kamu ihalelerine katılımının yasak olduğu anlamına gelmiyor.
Katılım koşulları, ilgili ihale düzenlemeleri ve uluslararası yükümlülükler çerçevesinde değerlendiriliyor.
Avrupa Birliği Kamu Alımları Mevzuatı Neden Önemli?
Kamu alımları, devlet kurumları ve diğer kamu kuruluşlarının ihtiyaç duydukları mal, hizmet ve yapım işlerini temin etmek amacıyla yürüttükleri faaliyetleri kapsıyor.
Avrupa Birliği'nde kamu alımlarına ilişkin kurallar, rekabetin korunması, eşit muamele, şeffaflık ve kamu kaynaklarının etkin kullanılması gibi ilkeler çerçevesinde şekilleniyor.
Kamu alımları mevzuatına yönelik değişiklikler, kamu ihalelerine katılan şirketlerin yeterlilik değerlendirmeleri ve teklif süreçleri bakımından önem taşıyabiliyor.
Özellikle sınır ötesi faaliyet yürüten şirketler, farklı ülkelerdeki ihale düzenlemeleriyle karşı karşıya kalabiliyor.
Bu nedenle Avrupa Birliği kamu alımları mevzuatına ilişkin reform hazırlıkları, yalnızca AB içerisindeki şirketleri değil, AB ülkelerindeki kamu ihalelerine katılmak isteyen yabancı işletmeleri de ilgilendirebilir.
Üçüncü Ülke Şirketlerinin İhalelerdeki Konumu
Çalıştayın öne çıkan başlıklarından biri, üçüncü ülkelerde yerleşik ekonomik operatörlerin Avrupa Birliği kamu alımları sistemindeki hukuki durumuydu.
Ekonomik operatör kavramı, ihale sürecinde mal, hizmet veya yapım işi sunan işletmeleri ve ilgili diğer ekonomik aktörleri ifade edebiliyor.
AB kamu alımları düzenlemelerinde üçüncü ülke şirketlerinin durumu, farklı uluslararası anlaşmalar ve mevzuat hükümleriyle ilişkili olabiliyor.
Bu kapsamda şirketin yerleşik olduğu ülkenin AB ile ilişkileri, ilgili alımın kapsamı ve uygulanabilir uluslararası yükümlülükler önem taşıyor.
Dolayısıyla bütün üçüncü ülke şirketleri için tek ve değişmez bir katılım kuralı bulunduğu varsayılmamalı.
AB'nin kamu alımları mevzuatındaki reform çalışmaları da bu konunun hukuki çerçevesini değerlendirme açısından önem taşıyor.
Çalıştayda Uluslararası Hukuk Uzmanları Yer Aldı
Kamu İhale Kurumunun yayımladığı konuşmacı belgelerine göre etkinlikte Avrupa kamu alımları hukuku alanında çalışan akademisyenler ve uzmanlar yer aldı.
Katılımcılar arasında Torino Üniversitesinden Prof. Roberto Caranta, Hasselt Üniversitesinden Prof. Steven Van Garsse ve Zagreb Üniversitesinden Prof. Marko Turudić bulunuyor.
Etkinliğin moderatörlüğünü Kamu İhale Kurumu Hukuk Hizmetleri Daire Başkanı Dr. Erdem Bafra üstlendi.
Programda Avrupa kamu alımları hukuku, sürdürülebilir kamu alımları ve üçüncü ülke ekonomik operatörlerinin hukuki konumu gibi uzmanlık alanları temsil edildi.
Bu katılım, kamu alımlarına ilişkin reform çalışmalarının farklı ülkelerin hukuki deneyimleri üzerinden değerlendirilmesine olanak sağlıyor.
Türk Şirketleri AB Kamu İhalelerine Katılabilir Mi?
Türk şirketlerinin Avrupa Birliği üyesi ülkelerdeki kamu ihalelerine katılımı, ilgili ihalenin niteliğine ve geçerli hukuki düzenlemelere bağlı.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği, sanayi ürünleri ticareti bakımından önemli bir çerçeve oluşturuyor.
Ancak Gümrük Birliği'nin bulunması, Türk şirketlerine bütün AB kamu ihalelerine herhangi bir koşul olmaksızın katılma hakkı verildiği anlamına gelmiyor.
Kamu alımlarının kendi mevzuat hükümleri ve uluslararası ticaretle bağlantılı kuralları bulunuyor.
Bu nedenle AB ülkelerindeki kamu ihalelerine başvurmak isteyen firmaların, ilgili ihale dokümanlarını ve katılım koşullarını ayrıca değerlendirmesi gerekiyor.
Özellikle yabancı şirketlere ilişkin yeterlilik koşulları, teknik şartnameler, belge düzenlemeleri ve uygulanabilir uluslararası anlaşmalar önem taşıyabiliyor.
Kamu İhale Kurumunun Çalıştayı Yeni Bir İhale Kanunu Getiriyor Mu?
19 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen çalıştay, Türkiye'deki kamu ihale mevzuatının aynı gün değiştirildiği anlamına gelmiyor.
Etkinlik, Avrupa Birliği kamu alımları düzenlemelerine yönelik reform hazırlıklarının değerlendirilmesini konu alıyor.
Dolayısıyla çalıştayın gerçekleştirilmiş olmasıyla Türkiye'de 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun veya 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun değiştiği sonucuna varılamaz.
Aynı şekilde, Avrupa Birliği'ndeki bütün ihale katılım şartlarının bu toplantıyla kesinleştiği de söylenemez.
Yeni kuralların uygulanabilmesi için ilgili mevzuatın usulüne uygun biçimde kabul edilmesi ve yürürlüğe girmesi gerekiyor.
Türkiye'deki İhracatçılar ve Müteahhitler Açısından Önemi
Avrupa Birliği ülkelerinde kamu alımları; altyapı, inşaat, sağlık, teknoloji, ulaşım ve çeşitli hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren şirketler için potansiyel ticari fırsatlar oluşturabiliyor.
Türk müteahhitlik şirketleri, mühendislik kuruluşları, teknoloji firmaları ve mal tedarikçileri, faaliyet alanlarına göre farklı ülkelerdeki kamu ihalelerini değerlendirebiliyor.
Ancak kamu ihalelerine katılımda fiyat rekabetinin yanında teknik yeterlilik, finansal kapasite ve belge şartları da önem taşıyor.
AB kamu alımları mevzuatında yapılabilecek değişiklikler, şirketlerin bu şartları nasıl değerlendireceğini etkileyebilir.
Bu nedenle Avrupa'da kamu ihalelerine katılmayı hedefleyen işletmelerin, teklif hazırlama süreçlerinde güncel mevzuatı ve ihale özelindeki koşulları takip etmesi önem taşıyor.
Kamu Alımlarında Şeffaflık ve Rekabet
Kamu alımları düzenlemelerinin temel amaçlarından biri, kamu kaynaklarının etkin kullanımını sağlamaktır.
İhalelerde rekabetin korunması, uygun tekliflerin değerlendirilmesi ve karar süreçlerinin şeffaf olması bu çerçevede önem taşıyor.
Ayrıca eşit muamele ve ölçülülük gibi ilkeler, ihale şartlarının değerlendirilmesinde rol oynuyor.
Avrupa Birliği kamu alımları mevzuatındaki olası reformlar da bu ilkelerin uygulamadaki etkileri bakımından incelenebiliyor.
Bununla birlikte her ülkenin kamu alımları sisteminde farklı kurumsal ve hukuki özellikler bulunabiliyor.
Bu nedenle bir ülkedeki ihale uygulamasının başka bir ülkede doğrudan aynı şekilde uygulanacağı varsayılmamalı.
Türk İşletmeleri Hangi Gelişmeleri Takip Etmeli?
AB pazarında kamu ihalelerine katılmayı değerlendiren işletmeler açısından üç temel konu önem taşıyor.
İlk olarak Avrupa Birliği'nin kamu alımları mevzuatındaki reform çalışmalarının hangi aşamada bulunduğu takip edilmeli.
İkinci olarak üçüncü ülke ekonomik operatörlerine ilişkin hukuki koşullar incelenmeli.
Üçüncü olarak katılım planlanan ihalenin kendi teknik ve idari şartları kontrol edilmeli.
Özellikle kamu ihalelerindeki yeterlilik kriterleri, teminatlar, sözleşme şartları ve başvuru süreleri şirketlerin teklif hazırlama çalışmalarını doğrudan etkileyebiliyor.
Ancak herhangi bir taslağın görüşülmesi, mevcut ihale şartlarının kendiliğinden değiştiği anlamına gelmiyor.
İşletmelerin yürürlükteki düzenlemelerle gelecekte kabul edilebilecek hükümleri birbirinden ayırması gerekiyor.
Kamu İhale Kurumunun 21 Ekim Duyurusu Ne Anlama Geliyor?
Kamu İhale Kurumunun 21 Ekim 2026 tarihli duyurusu, AB kamu alımları tüzük taslağına ilişkin uluslararası çevrim içi çalıştayın gerçekleştirildiğini teyit ediyor.
Bu açıklama yeni bir başvuru dönemi, ihale ilanı veya idari yaptırım kararı içermiyor.
Duyuru esas olarak kamu alımları alanındaki uluslararası mevzuat çalışmalarına ilişkin değerlendirme faaliyetini kamuoyuna bildiriyor.
Çalıştayda tartışılan konuların ilerleyen dönemde nasıl şekilleneceği, ilgili Avrupa Birliği kurumlarının yürüteceği düzenleme süreçlerine bağlı olacak.
Sonuç
Kamu İhale Kurumu, Avrupa Birliği Kamu Alımları Tüzük Taslağı ve üçüncü ülke şirketlerinin hukuki konumunu ele alan uluslararası bir çalıştay gerçekleştirdi.
19 Ekim 2026 tarihinde çevrim içi düzenlenen etkinliğin sonuç duyurusu 21 Ekim'de yayımlandı.
Çalıştay, Avrupa Birliği kamu alımları mevzuatındaki reform hazırlıklarının Türkiye'den takip edilmesi açısından önem taşıyor.
Özellikle Avrupa pazarında kamu ihalelerine katılmayı hedefleyen Türk şirketlerinin üçüncü ülke statüsüne ilişkin hukuki gelişmeleri izlemeleri yararlı olabilir.
Ancak çalıştayın gerçekleştirilmesi, yeni bir kamu ihale düzenlemesinin yürürlüğe girdiği veya Türk şirketlerinin katılım koşullarının kesin olarak değiştiği anlamına gelmiyor.




