Hayvancılık İşletmelerine Yeni Sınıflandırma Sistemi: A'dan E'ye Beş Ayrı Kategori Getirildi

Tarım ve Orman Bakanlığı, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık işletmelerinin fiziki altyapı ve biyogüvenlik koşullarına göre sınıflandırılmasına yönelik yeni bir düzenleme yaptı. 14 Ekim 2026 tarihli ve 33400 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hayvancılık İşletmelerinin Sınıflandırılmasına İlişkin Yönetmelik ile Bakanlıkça belirlenen sığır, manda, koyun ve keçi yetiştiriciliği yapan işletmelerin A, B, C, D veya E sınıflarından birine dahil edilmesi kararlaştırıldı. Yönetmeliğe göre mevcut faal işletmeler bir yıl içerisinde sınıflandırılacak. Denetimlerde belirlenen eksikliklerin giderilmesi için ise işletmelere 30 gün süre verilecek.

Hayvancılık İşletmelerinde Yeni Dönem Başladı

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Hayvancılık İşletmelerinin Sınıflandırılmasına İlişkin Yönetmelik, 14 Ekim 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Düzenlemenin temel amacı, hayvancılık işletmelerinin fiziki altyapı ve biyogüvenlik koşullarına göre değerlendirilmesini sağlamak.

Böylece işletmelerin hayvan sağlığı, hastalıklardan korunma ve üretim altyapısına ilişkin özellikleri belirli sınıflandırma kriterleri kapsamında incelenecek.

Yeni uygulama, özellikle sığır, manda, koyun ve keçi bulunduran işletmeleri ilgilendiriyor.

İşletmelerin sınıflandırılması, Tarım ve Orman Bakanlığı il ve ilçe müdürlükleri tarafından yapılacak yerinde incelemelere dayanacak.

Ancak yönetmelik, Türkiye'deki bütün tarımsal işletmelerin aynı sınıflandırma sistemine tabi tutulduğu anlamına gelmiyor.

Kapsam, Bakanlıkça belirlenen ve yönetmelikte belirtilen hayvan türlerini bulunduran hayvancılık işletmeleriyle sınırlı.

İşletmeler Beş Farklı Sınıfa Ayrılacak

Yeni yönetmelik kapsamında hayvancılık işletmeleri A, B, C, D ve E sınıflarından birine dahil edilecek.

Sınıflandırma, işletmenin fiziki koşulları ve biyogüvenlik uygulamaları üzerinden gerçekleştirilecek.

A sınıfı en kapsamlı şartların arandığı işletmeleri ifade ederken E sınıfı, D sınıfı için belirlenen asgari şartları karşılamayan işletmeleri kapsayacak.

Sınıfların temel özellikleri şöyle:

Sınıf Başlıca koşullar
A B sınıfı koşullarına ek olarak veteriner hekim, yazılı biyogüvenlik prosedürleri ve dijital sürü yönetimi
B C sınıfı koşullarına ek olarak hastalıktan ari işletme sertifikası, kontrollü giriş-çıkış ve karantina alanı
C D sınıfı koşullarına ek olarak çevreleme, otomatik suluk, canlı hayvan kantarı ve uygun atık yönetimi
D Temel altyapı, ekipman temizliği, yem depolama, dezenfeksiyon ve havalandırma koşulları
E D sınıfı için belirlenen asgari şartları karşılamayan işletmeler

Bu sınıflandırma, yalnızca hayvan sayısına veya işletmenin yıllık cirosuna göre yapılmayacak.

İlgili fiziki altyapı ve biyogüvenlik koşullarının karşılanması belirleyici olacak.

D Sınıfı İçin Asgari Şartlar Belirlendi

Yönetmeliğin 7'nci maddesinde D sınıfındaki hayvancılık işletmelerinin taşıması gereken temel şartlara yer verildi.

Buna göre hayvancılık faaliyetlerinin, aynı yerleşkede farklı amaçlarla kullanılan yapılardan ayrılmış bağımsız bir bölümde yürütülmesi gerekiyor.

Hayvan bakımında kullanılan ekipmanların düzenli olarak dezenfekte edilmesi de zorunlu şartlar arasında bulunuyor.

Ayrıca işletmelerde kullanılan alet ve ekipmanların başka işletmelerle paylaşılmaması gerekiyor.

Kullanılmayan ekipmanların kapalı alanlarda veya hayvanların barındırıldığı yerlerden uzakta muhafaza edilmesi de düzenlemede yer alıyor.

İşletmelerde yem depolama alanı, temizlenebilir yemlik ve suluklar ile asgari havalandırma koşullarının bulunması gerekiyor.

Hayvanların bulunduğu alanlara giriş yapan kişilerin ayakkabılarını dezenfekte edebileceği uygun sistemlerin oluşturulması da şartlar arasında.

Koyun ve keçi bulunan işletmelerde ise koç veya teke bölmesi ile kuzu veya oğlak bölmesinin bulunması öngörülüyor.

C Sınıfında İlave Altyapı Şartları Aranacak

C sınıfındaki işletmelerin, D sınıfı için belirlenen şartların tamamını karşılaması gerekiyor.

Buna ek olarak işletme sınırlarının uygun şekilde çevrilmesi ve dışarıdan kontrolsüz hayvan girişinin engellenmesi şartı bulunuyor.

Hayvanların açık alanda barındırıldığı işletmelerde olumsuz hava koşullarına karşı koruyucu alanların oluşturulması gerekiyor.

Ayrıca otomatik suluk, canlı hayvan kantarı, hayvanların güvenli şekilde yönlendirilmesini sağlayan aşı yolu veya kilit sistemi gibi ekipmanlar aranacak.

İşletmelerin atık yönetimiyle ilgili mevzuata uygun hareket etmesi ve kemirgenlerle mücadele düzenekleri bulundurması da gerekli.

Sığır ve manda yetiştiriciliği yapılan işletmeler açısından hayvanların güvenli şekilde kontrol altına alınmasını sağlayan ekipmanlar önem taşıyor.

Bu şartlar, hayvan sağlığının ve işletme güvenliğinin geliştirilmesini amaçlıyor.

B Sınıfında Hastalıktan Ari İşletme Sertifikası Şartı

B sınıfı işletmelerde, C sınıfı için belirlenen koşullara ilave yükümlülükler bulunuyor.

Bunların başında Bakanlıkça belirlenen hastalıklardan ari işletme sağlık sertifikasına sahip olunması geliyor.

Hastalıktan ari işletme sertifikası, ilgili hayvan hastalıklarına yönelik resmî sağlık koşullarının sağlandığını gösteren belge niteliğinde.

B sınıfındaki işletmelerin araç ve ziyaretçi giriş-çıkışlarını kayıt altına alması gerekiyor.

Kontrolsüz giriş ve çıkışlara izin verilmemesi, biyogüvenlik uygulamalarının önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.

Ayrıca işletmeye yeni katılan hayvanların diğer hayvanlardan ayrı tutulabileceği uygun karantina alanı bulunması gerekiyor.

Hayvanların bulunduğu bölümlere girişlerde el ve ayak dezenfeksiyonunu sağlayan düzenekler ile gerekli koruyucu kıyafetlerin sağlanması da şartlar arasında.

Süt Üreten İşletmelerde Soğutma Tankı ve Sağım Sistemi

B sınıfındaki işletmeler için süt üretimine ilişkin özel hükümler de bulunuyor.

Piyasaya süt arz eden işletmelerde seyyar veya sabit hatlı sağım sistemi ve süt soğutma tankı bulunması gerekiyor.

Ayrıca hasta veya karantinadaki hayvanların sağılması için ayrı bir sağım sisteminin bulunması şartı getirildi.

Bu düzenleme, süt üretiminde hijyen ve hayvan sağlığı koşullarının korunması bakımından önem taşıyor.

Ancak süt soğutma tankının bulunması, bir işletmenin doğrudan B sınıfında değerlendirilmesi için tek başına yeterli değil.

B sınıfının diğer altyapı ve biyogüvenlik şartlarının da karşılanması gerekiyor.

A Sınıfında Veteriner Hekim ve Dijital Sürü Yönetimi

Yönetmeliğin en kapsamlı koşulları A sınıfındaki işletmeler için belirlendi.

A sınıfında yer almak isteyen işletmelerin B sınıfının bütün koşullarını karşılamasının yanında ilave şartları sağlaması gerekiyor.

Bunlardan biri işletmede veteriner hekim çalıştırılması.

Hayvan sağlığına ilişkin işlemlerin görevli veteriner hekim veya onun sorumluluğundaki yardımcı sağlık personeli tarafından yürütülmesi öngörülüyor.

Ayrıca işletmenin veteriner tıbbi ürün temin iznine sahip olması gerekiyor.

A sınıfındaki işletmeler için bütün bölümlere ilişkin yazılı biyogüvenlik prosedürlerinin oluşturulması şartı da bulunuyor.

Araç giriş-çıkışlarında dezenfeksiyon tüneli, ziyaretçiler için ise dezenfeksiyon kabini aranacak.

İşletmelerin atık yönetim planı, vektörle mücadele planı ve belirli hayvan hastalıklarına karşı acil durum planları hazırlaması gerekiyor.

Bilgisayar Destekli Sürü Yönetim Sistemi Zorunlu Olacak

A sınıfındaki işletmelerin yerine getirmesi gereken önemli koşullardan biri de bilgisayar destekli sürü yönetim sistemi kurulması.

Yönetmeliğe göre bu sistemde hayvanların temel kimlik ve soy bilgileri izlenebilecek.

Bunun yanında hayvanların sağlık, üreme, besleme ve verim bilgileri kayıt altında tutulacak.

İlgili verilerin raporlanması, depolanması ve yedeklenmesi de sistemin özellikleri arasında bulunuyor.

Bu koşul, özellikle büyük ölçekli hayvancılık işletmelerinde veri yönetimi ve üretim süreçlerinin izlenmesi açısından önem taşıyor.

Ancak dijital sürü yönetimi yükümlülüğü, bütün hayvancılık işletmelerine aynı kapsamda getirilmiş değil.

Bu şart, yönetmelikte A sınıfı için belirlenen ilave koşullar arasında yer alıyor.

Mevcut İşletmeler Bir Yıl İçinde Sınıflandırılacak

Yeni yönetmelikte mevcut işletmeler açısından geçiş hükümleri de düzenlendi.

Buna göre yönetmeliğin yayımlandığı tarihte Bakanlık veri tabanına kayıtlı ve faal durumda bulunan işletmeler, yayım tarihinden itibaren bir yıl içerisinde sınıflandırılacak.

Yönetmelik 14 Ekim 2026 tarihinde yayımlandığı için mevcut faal işletmelerin sınıflandırılma sürecinin bir yıl içerisinde tamamlanması öngörülüyor.

Ancak bu süre, bütün işletmelere en yüksek sınıfın bütün koşullarını sağlamak için tanınmış genel bir yatırım süresi olarak değerlendirilmemeli.

Düzenleme, öncelikle mevcut faal işletmelerin ilgili şartlarına göre sınıflandırılmasını öngörüyor.

Yönetmelik yayımlanmadan önce kayıtlı olmakla birlikte faaliyetlerine ara veren veya faaliyetlerini sonlandıran işletmeler ise yeniden faaliyete başladıklarında sınıflandırılacak.

Denetimlerde Eksiklikler İçin 30 Gün Verilecek

Tarım ve Orman Bakanlığı il ve ilçe müdürlükleri, hayvancılık işletmelerini gerekli gördükleri durumlarda fiziki altyapı ve biyogüvenlik şartları yönünden denetleyebilecek.

Denetimlerde mevcut sınıfın gerektirdiği koşullara ilişkin eksiklik tespit edilmesi halinde bu eksiklikler tutanak altına alınacak.

İşletmeye eksiklikleri gidermesi için 30 gün süre tanınacak.

Belirtilen sürede eksikliklerini tamamlamayan işletmeler, sağladıkları şartlara göre uygun oldukları en yüksek sınıfa alınacak.

Bakanlık veri tabanındaki işletme sınıfı bilgisi de buna göre güncellenecek.

Bu nedenle eksiklik tespit edilmesi durumunda bütün işletmelerin otomatik olarak kapatılacağı veya faaliyet ruhsatlarının iptal edileceği şeklinde bir değerlendirme yapılmamalı.

Yönetmeliğin bu maddesinde, sınıflandırmanın koşullara göre yeniden belirlenmesine yönelik işlem düzenleniyor.

İşletme Sınıfı Resmî Belgelerde Yer Alacak

Yeni düzenlemeye göre işletmelerin sınıflandırma bilgileri Bakanlık veri tabanına kaydedilecek.

Bakanlık tarafından işletmeye ilişkin düzenlenen belgelerde de işletmenin hangi sınıfta bulunduğu belirtilecek.

Bu uygulama, işletmelerin fiziki altyapı ve biyogüvenlik düzeylerinin kayıt altında tutulmasını sağlayacak.

Ayrıca işletmenin altyapısında veya biyogüvenlik koşullarında değişiklik meydana gelmesi halinde yeniden değerlendirme yapılabilecek.

İşletme sahibi veya işletmecinin başvurusu üzerine il veya ilçe müdürlüğünce yerinde inceleme gerçekleştirilerek işletmenin sınıfı yeniden belirlenecek.

Bu nedenle ilk sınıflandırmanın işletmenin faaliyet süresi boyunca hiçbir koşulda değişmeyeceği düşünülmemeli.

Hayvancılık Yatırımlarında Maliyet ve Finansman Etkisi

Yeni sınıflandırma sistemi, özellikle daha yüksek sınıfta yer almak isteyen hayvancılık işletmelerinin yatırım planlamasında önem taşıyabilir.

Örneğin otomatik suluk, canlı hayvan kantarı, karantina alanı, dezenfeksiyon ekipmanları ve dijital sürü yönetimi gibi unsurlar işletmelerin fiziki altyapısında yatırım gerektirebilir.

Ancak bütün işletmelerin aynı ekipmanları satın almak zorunda olduğu düşünülmemeli.

Yatırım ihtiyacı, işletmenin mevcut sınıfına, sahip olduğu altyapıya ve hedeflediği sınıflandırmaya göre değişebilir.

Ayrıca yeni yönetmelik tek başına bütün işletmelere belirli tutarda hibe veya teşvik sağlandığını açıklamıyor.

Herhangi bir yatırım desteğinden yararlanma koşulları, ilgili destekleme programlarının kendi mevzuatına göre değerlendirilmelidir.

Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Açısından Önemi

Hayvancılık işletmelerinin yeni sınıflandırma koşulları kapsamında gerçekleştireceği yatırımlar, muhasebe ve finansal raporlama açısından da önem taşıyor.

Özellikle yeni makine ve ekipmanların satın alınması, mevcut tesislerde iyileştirme yapılması veya dijital sistemlerin kurulması farklı muhasebe işlemleri oluşturabilir.

Bir işletmenin yeni sağım sistemi veya otomatik suluk almasıyla günlük dezenfeksiyon malzemesi satın alması aynı ekonomik işlem değildir.

Bu nedenle harcamaların duran varlık veya dönem gideri olarak değerlendirilmesi, ilgili muhasebe ve vergi hükümlerine göre yapılmalıdır.

Türkiye Muhasebe Standartlarını uygulayan işletmeler açısından işlemin niteliğine bağlı olarak TMS 16 Maddi Duran Varlıklar Standardı gündeme gelebilir.

Tarımsal faaliyetlerin muhasebeleştirilmesinde ise ilgili koşullarda TMS 41 Tarımsal Faaliyetler Standardı önem taşıyor.

Ancak yönetmeliğin yayımlanması, hayvancılık işletmeleri için yeni bir vergi oranı veya özel muhasebe standardı getirildiği anlamına gelmiyor.

Biyogüvenlik Neden Önemli?

Biyogüvenlik, hayvan hastalıklarına neden olabilecek etkenlerin işletmelere girişini ve işletmeler arasında yayılmasını önlemek amacıyla alınan tedbirleri kapsıyor.

Hayvancılık işletmelerinde ekipmanların temizlenmesi, ziyaretçi ve araç girişlerinin kontrol edilmesi, yeni gelen hayvanların karantinaya alınması ve uygun atık yönetimi gibi uygulamalar biyogüvenliğin önemli parçaları arasında yer alıyor.

Yeni yönetmelik, bu uygulamaları işletme sınıflandırmasının temel kriterlerinden biri haline getiriyor.

Ticaret Bakanlığından Ücretsiz İhracat Eğitimi 2026
Ticaret Bakanlığından Ücretsiz İhracat Eğitimi 2026
İçeriği Görüntüle

Özellikle üst sınıflarda daha kapsamlı biyogüvenlik önlemleri aranması, işletmelerin hastalıklarla mücadele kapasitesinin değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.

Ancak belirli bir sınıfta yer almak, işletmede hiçbir zaman hayvan hastalığı görülmeyeceğini garanti etmiyor.

Biyogüvenlik önlemleri, risklerin azaltılması amacıyla uygulanıyor.

İşletmelerin Hangi Hazırlıkları Yapması Gerekiyor?

Yeni yönetmelik kapsamında bulunan hayvancılık işletmelerinin mevcut fiziki altyapılarını ve biyogüvenlik uygulamalarını gözden geçirmesi önem taşıyor.

Özellikle hayvan barınakları, yem depolama alanları, dezenfeksiyon ekipmanları, atık yönetimi ve hayvan sağlığına ilişkin uygulamalar sınıflandırmada belirleyici olabilecek unsurlar arasında bulunuyor.

Daha yüksek sınıfta yer almak isteyen işletmelerin ilgili sınıfın bütün koşullarını değerlendirmesi gerekiyor.

Ayrıca mevcut işletmelerin bir yıllık sınıflandırma sürecini takip etmesi ve gerektiğinde bağlı bulundukları tarım ve orman il veya ilçe müdürlüklerinden bilgi alması önem taşıyor.

Denetimlerde eksiklik tespit edilmesi halinde 30 günlük düzeltme süresinin dikkate alınması gerekiyor.

Hayvancılıkta Beş Sınıflı Sistem Yürürlüğe Girdi

Tarım ve Orman Bakanlığının 14 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı yönetmelikle hayvancılık işletmelerinin fiziki altyapı ve biyogüvenlik koşullarına göre sınıflandırılmasına ilişkin yeni sistem yürürlüğe girdi.

Büyükbaş ve küçükbaş hayvan bulunduran kapsamdaki işletmeler A, B, C, D ve E sınıflarından birine dahil edilecek.

En kapsamlı koşullar A sınıfındaki işletmeler için öngörülürken D sınıfında temel altyapı ve biyogüvenlik şartları aranacak.

D sınıfının asgari koşullarını karşılamayan işletmeler ise E sınıfında değerlendirilecek.

Mevcut faal işletmelerin bir yıl içerisinde sınıflandırılması, denetimlerde belirlenen eksikliklerin ise 30 gün içerisinde giderilmesi öngörülüyor.

Yeni sistemle işletmelerin hayvan sağlığı, üretim altyapısı ve biyogüvenlik koşullarının belirli kriterler üzerinden kayıt altına alınması amaçlanıyor.