Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerde Finansal Raporlama Çerçevesi Değişebilir

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, bağımsız denetime tabi şirketlerin hangi finansal raporlama çerçevesini kullanacağını belirleyen mevcut sistemin güncellenmesi için yeni bir Kurul Kararı taslağı hazırladı.

Çalışma özellikle bağımsız denetime tabi şirketlerde TFRS ve BOBİ FRS uygulamasının hangi şirketler için geçerli olacağının daha güncel mevzuatla uyumlu hale getirilmesini amaçlıyor.

Ancak önemli bir ayrım bulunuyor: düzenleme henüz taslak aşamasında. Bu nedenle şirketlerin bugün itibarıyla finansal raporlama çerçevesini yalnızca bu taslağa dayanarak değiştirmesi gerekmiyor.

Mevcut Düzenleme 2018 Yılından Beri Uygulanıyor

Bağımsız denetime tabi şirketlerin finansal tablolarında hangi raporlama çerçevesini kullanacağı halen 2018 yılında yayımlanan Kurul Kararı çerçevesinde belirleniyor.

Bu yapı içinde bazı şirketler Türkiye Finansal Raporlama Standartlarını uygularken, TFRS uygulama zorunluluğu bulunmayan ancak bağımsız denetime tabi olan işletmeler açısından BOBİ FRS gündeme geliyor.

Aradan geçen sürede hem bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesine ilişkin kriterlerde hem de finansal raporlama mevzuatında değişiklikler yapılması nedeniyle KGK mevcut kararın güncellenmesine ihtiyaç duydu.

Amaç Denetim Kapsamı ile Raporlama Kapsamını Uyumlu Hale Getirmek

Taslağın hazırlanmasındaki temel nedenlerden biri, bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesine ilişkin güncel düzenlemeler ile finansal raporlama sisteminin birbirine daha uyumlu hale getirilmesi.

Bir şirketin bağımsız denetime tabi olması ile doğrudan TFRS uygulamak zorunda olması aynı şey değil.

Bu nedenle şirketler açısından iki ayrı sorunun cevaplandırılması gerekiyor:

Şirket bağımsız denetime tabi mi?

Bağımsız denetime tabi ise hangi finansal raporlama çerçevesini uygulamalı?

Yeni taslak özellikle ikinci sorunun cevabını güncellemeyi amaçlıyor.

TFRS Uygulayacak Şirketlerin Kapsamı Yeniden Belirlenebilir

Taslakta en önemli alanlardan biri TFRS uygulaması zorunlu olacak işletmelerin belirlenmesi.

Kamu yararını ilgilendiren kuruluşlar ve sermaye piyasalarıyla yakın ilişkisi bulunan belirli işletmeler açısından TFRS uygulaması önemini koruyor.

Bunun dışında kalan bağımsız denetime tabi şirketlerde ise hangi raporlama çerçevesinin kullanılacağı şirketin niteliğine göre değişebiliyor.

Nihai karar yayımlandığında bazı işletmelerin kullandığı raporlama çerçevesinin yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.

BOBİ FRS Uygulaması da Doğrudan Etkilenebilir

Değişiklik yalnızca TFRS uygulayan şirketleri ilgilendirmiyor.

BOBİ FRS kullanan işletmeler açısından da kapsamın yeniden değerlendirilmesi söz konusu olabilir.

Bağımsız denetime tabi olup TFRS uygulama zorunluluğu bulunmayan işletmeler finansal tablolarını genel olarak BOBİ FRS esaslarına göre hazırlıyor.

Bu nedenle TFRS kapsamının değişmesi, dolaylı olarak BOBİ FRS kapsamında kalan şirket grubunu da değiştirebilir.

Şirketlerin Denetim Kapsamı ile Muhasebe Standardını Karıştırmaması Gerekiyor

Uygulamada sık yapılan hatalardan biri, bağımsız denetime tabi hale gelen her şirketin otomatik olarak tam TFRS uygulamak zorunda olduğunun düşünülmesi.

Oysa bağımsız denetime tabi olma kriterleri ile finansal tabloların hangi standart setine göre hazırlanacağı ayrı düzenlemelerle belirleniyor.

SGK e-Borcu Yoktur Sistemini Güncelledi
SGK e-Borcu Yoktur Sistemini Güncelledi
İçeriği Görüntüle

Şirketin denetime tabi hale gelmesi sonrasında ayrıca hangi finansal raporlama çerçevesine girdiğinin kontrol edilmesi gerekiyor.

Bu ayrım özellikle ilk kez bağımsız denetime tabi hale gelen işletmeler açısından önem taşıyor.

Muhasebe Politikaları Değişebilir

Bir şirketin finansal raporlama çerçevesinin değişmesi yalnızca finansal tablo formatını değiştiren teknik bir işlem değil.

TFRS ile BOBİ FRS arasında bazı varlık ve yükümlülüklerin ölçümü, değerlemesi, muhasebeleştirilmesi ve dipnot açıklamaları bakımından farklılıklar bulunabiliyor.

Bu nedenle çerçeve değişikliği;

maddi duran varlıklar, finansal araçlar, ertelenmiş vergi, kiralamalar, değer düşüklüğü ve benzeri birçok muhasebe alanını etkileyebilir.

Şirketlerin olası geçişi yalnızca yıl sonunda yapılacak bir format değişikliği gibi değerlendirmemesi gerekiyor.

Finansal Tablo ve Denetim Süreci Birlikte Planlanmalı

Finansal raporlama çerçevesi bağımsız denetçinin yürüteceği çalışmayı da doğrudan etkiliyor.

Denetçi, finansal tabloların şirket için geçerli finansal raporlama çerçevesine uygun hazırlanıp hazırlanmadığını değerlendiriyor.

Yanlış standart setinin kullanılması, finansal tabloların önemli ölçüde yeniden hazırlanmasını veya ek düzeltmeler yapılmasını gerektirebilir.

Bu nedenle şirket yönetimi, muhasebe birimi ve bağımsız denetçinin raporlama döneminden önce uygulanacak çerçeve konusunda aynı değerlendirmeye sahip olması önem taşıyor.

Düzenleme Henüz Kesinleşmedi

KGK, taslağı 8 Haziran 2026 tarihinde kamuoyu görüşüne açtı ve görüşlerin 8 Temmuz 2026 tarihine kadar iletilmesini istedi.

Dolayısıyla şu aşamada taslak hükümlerinin yürürlükteki mevzuat gibi uygulanması doğru değil.

Nihai Kurul Kararı yayımlanana kadar şirketlerin mevcut yürürlükteki finansal raporlama hükümlerini uygulamaya devam etmesi gerekiyor. KGK

2026 Yıl Sonu Öncesi Takip Edilmesi Önemli

Yıl sonu finansal tablolarının hazırlanmasına yaklaşılırken nihai kararın yayımlanıp yayımlanmadığının takip edilmesi özellikle bağımsız denetime tabi şirketler açısından önem taşıyor.

Yeni karar yürürlüğe girerse şirketlerin hangi standart setini uygulayacağı, geçiş tarihi ve varsa geçiş hükümleri ayrıca değerlendirilmek zorunda olacak.

Bu nedenle bağımsız denetime tabi şirketlerin muhasebe ve finans ekiplerinin KGK’nın nihai kararını takip etmesi ve olası bir çerçeve değişikliğinin finansal tablolara etkisini önceden analiz etmesi faydalı olacaktır.