Ortak Kontrole Tabi İşletme Birleşmelerinde Yeni Muhasebe Yaklaşımı Öne Çıkıyor

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından 24 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen Türkiye Finansal Raporlama Forumu’nda ortak kontrole tabi işletme birleşmeleri yeniden gündeme geldi.

Konu, özellikle aynı grup veya aynı hâkim ortak kontrolünde bulunan şirketlerin birleşme, devir ve yeniden yapılanma işlemleri açısından önem taşıyor. 2026 yılı başında yürürlüğe giren yeni İlke Kararı ile bu işlemlerde uygulanacak muhasebeleştirme yaklaşımı güncellendi ve önceki düzenleme yürürlükten kaldırıldı.

Yeni İlke Kararı 2026 Döneminde Uygulanıyor

Yeni düzenleme, 1 Ocak 2026 tarihinde veya sonrasında başlayan yıllık raporlama dönemleri içinde gerçekleşen ortak kontrole tabi işletme birleşmelerine uygulanıyor.

Erken uygulamaya da izin veriliyor.

Bu nedenle 2026 yılı içinde grup içi birleşme, devir veya benzeri yeniden yapılanma gerçekleştiren şirketlerin eski muhasebe yaklaşımıyla devam etmemesi, güncel İlke Kararını esas alması gerekiyor.

Ortak Kontrole Tabi Birleşme Nedir?

Ortak kontrole tabi işletme birleşmelerinde, birleşen şirketler işlemden önce ve sonra aynı kişi veya kişiler tarafından kontrol edilmeye devam ediyor.

Örneğin aynı holding bünyesindeki iki şirketin birleşmesi veya aynı nihai ortak tarafından kontrol edilen şirketlerden birinin diğerine devredilmesi bu kapsama girebilir.

Buradaki temel fark, kontrolün grup dışındaki yeni bir yatırımcıya geçmemesi.

Bu nedenle ortak kontrole tabi birleşmeler, klasik şirket satın almalarından muhasebe açısından farklı değerlendiriliyor.

TFRS 3 Doğrudan Uygulanmıyor

TFRS 3 İşletme Birleşmeleri Standardı, ortak kontrole tabi işletmeler arasındaki birleşmeleri kendi kapsamı dışında bırakıyor.

Bu nedenle söz konusu işlemlerde klasik satın alma yönteminin doğrudan uygulanması yerine KGK tarafından belirlenen özel muhasebe esaslarının dikkate alınması gerekiyor.

2026 yılında yürürlüğe giren İlke Kararı da bu alandaki uygulama farklılıklarını azaltmayı ve şirketlerin benzer işlemleri daha tutarlı şekilde muhasebeleştirmesini amaçlıyor.

Varlık ve Yükümlülüklerin Değerlemesi Önem Taşıyor

Ortak kontrole tabi birleşmelerde dikkat edilmesi gereken konuların başında birleşen şirketlerin varlık ve yükümlülüklerinin finansal tablolara hangi değerler üzerinden alınacağı geliyor.

Bu işlemlerde amaç, grup içindeki bir yeniden yapılanmanın finansal tablolarda gerçekte oluşmayan yeni bir değer artışı yaratmasının önüne geçmek.

Bu nedenle muhasebe kayıtlarında kullanılacak değerlerin, birleşme öncesindeki finansal tablolardan ve ilgili İlke Kararında belirlenen esaslardan hareketle tespit edilmesi gerekiyor.

Muhasebe Politikaları Uyumlu Hale Getirilmeli

Birleşen şirketlerin aynı muhasebe politikalarını kullanmaması durumunda finansal tabloların doğrudan bir araya getirilmesi sağlıklı sonuç vermeyebilir.

Yeni yaklaşımda birleşen işletmeler arasında muhasebe politikalarının uyumlu hale getirilmesi önem taşıyor.

Örneğin amortisman yöntemleri, stok değerleme politikaları veya belirli finansal araçların muhasebeleştirilmesinde farklı uygulamalar bulunuyorsa gerekli düzeltmelerin birleşme öncesinde veya birleşme sırasında yapılması gerekebilir.

Ekonomik Güven Endeksi Eylülde 101,3’e Yükseldi
Ekonomik Güven Endeksi Eylülde 101,3’e Yükseldi
İçeriği Görüntüle

Bu durum özellikle grup şirketlerinin geçmişte farklı muhasebe sistemleri kullandığı yapılarda önem kazanıyor.

Kontrol Gücü Olmayan Paylar Ayrı Değerlendiriliyor

Birleşmeye konu şirketin tamamı ana ortak tarafından kontrol edilmiyor ve azınlık payları bulunuyorsa, kontrol gücü olmayan payların ölçümü de ayrıca dikkate alınmalı.

Yeni İlke Kararı bu konuda da muhasebeleştirme esasları getiriyor.

Bu nedenle özellikle halka açık olmayan ancak birden fazla ortağı bulunan grup şirketlerinde birleşme öncesi ortaklık yapısının doğru şekilde analiz edilmesi gerekiyor.

Birleşme Maliyetleri Doğrudan Sonucu Etkileyebilir

Birleşme işlemleri sırasında hukuk, danışmanlık, değerleme, sicil ve benzeri çok sayıda maliyet ortaya çıkabiliyor.

Bu giderlerin finansal tablolarda nasıl muhasebeleştirileceği, birleşmenin toplam finansal etkisini değiştirebilir.

Yeni İlke Kararı, birleşmeyle doğrudan bağlantılı maliyetlerin finansal tablolara nasıl alınacağı konusunda da uygulama çerçevesi oluşturuyor.

Bu nedenle şirketlerin birleşme sürecinde yaptığı harcamaları tek bir toplu kalemde izlemek yerine gider türlerine göre ayrıştırması önem taşıyor.

Pay Değişimi ve Diğer Birleşme Yöntemleri Ayrı Ele Alınıyor

Ortak kontrole tabi birleşmeler yalnızca hisse değişimi yoluyla gerçekleşmiyor.

Bazı işlemlerde pay değişimi yapılırken bazı işlemlerde nakit veya farklı bir bedel transferi söz konusu olabiliyor.

Yeni muhasebe yaklaşımında bu yöntemler ayrı ayrı ele alınıyor.

Özellikle pay değişimi dışındaki birleşmelerde transfer edilen bedelin nasıl belirleneceği ve ortaya çıkabilecek aktif-pasif farklarının özkaynaklarda hangi hesaplarla dengeleneceği şirketlerin dikkat etmesi gereken önemli alanlar arasında.

Grup İçi Yeniden Yapılanmalarda Finansal Tablo Etkisi Yakından İzlenmeli

Ortak kontrole tabi birleşmeler çoğu zaman vergi veya operasyonel nedenlerle gerçekleştirilen grup içi yeniden yapılanmalar olarak görülüyor.

Ancak muhasebe açısından bu işlemler finansal tablo kalemlerini, özkaynak yapısını ve geçmiş dönem karşılaştırmalarını doğrudan etkileyebiliyor.

Bu nedenle birleşme kararı yalnızca hukuk ve vergi ekipleri tarafından değil, finansal raporlama ve bağımsız denetim ekipleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle yıl sonuna yakın dönemde gerçekleştirilen birleşmelerde raporlama tarihine kadar gerekli muhasebe düzeltmelerinin tamamlanması önem taşıyor.

2026 Finansal Tablolarında İlk Uygulamalar Görülecek

Yeni İlke Kararının 2026 raporlama dönemlerinde uygulanmaya başlaması nedeniyle, bu yıl ortak kontrole tabi birleşme gerçekleştiren şirketlerin finansal tablolarında yeni yaklaşımın ilk etkileri görülecek.

Bu nedenle grup şirketleri açısından yalnızca birleşme tarihindeki kayıtların değil, konsolide finansal tabloların ve dipnot açıklamalarının da güncel düzenlemeye uygun hazırlanması gerekiyor.

2026 yılı başında yayımlanan ve eylül ayında yeniden finansal raporlama gündemine taşınan düzenleme, grup içi birleşmelerin muhasebeleştirilmesinde daha standart ve karşılaştırılabilir bir yaklaşım oluşturmayı hedefliyor.