Ekonomi Haber

Yargıtay’dan Fazla Ödenen Kira Bedeli Kararı: “İstirdat” Denilmesi Mahkemeyi Bağlamaz

Yargıtay, fazla ödendiği ileri sürülen kira bedelinin iadesi talebinin istirdat değil, genel hükümler kapsamında alacak davası olarak incelenmesi gerektiğine karar verdi.

Abone Ol

Yargıtay’dan Fazla Ödenen Kira Bedelleri İçin Emsal Nitelikte Karar

Yargıtay, kiracının hukuki sebep olmaksızın fazla ödediğini ileri sürdüğü kira bedellerinin iadesine yönelik talebin, dilekçede “istirdat” olarak adlandırılmasının mahkemeyi bağlamayacağına karar verdi. Talebin genel hükümler çerçevesinde alacak davası olarak değerlendirilerek uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği belirtildi.

Kiracı Fazla Ödediği 9.822 TL’nin İadesini İstedi

Uyuşmazlık, 3 Ağustos 2022 başlangıç tarihli kira sözleşmesinden kaynaklandı.

Kiracı, kira bedellerini kiraya verenin eşi tarafından bildirilen banka hesabına ve taraflar arasındaki fiilî uygulama doğrultusunda her ayın 15’inde ödediğini belirtti.

Ancak kiracıya göre, ekonomik gerekçeler ile tahliye ve elektriğin kesilmesi yönündeki baskılar sonucunda kira dönemleri içerisinde hukuka aykırı artışlar yapıldı ve olması gerekenden daha yüksek kira bedelleri ödendi.

Kiracı, bu nedenle 9.822 TL fazla kira ödemesinin 15 Ekim 2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte geri verilmesini talep etti.

İlk Derece Mahkemesi Davayı Reddetti

İlk Derece Mahkemesi, uyuşmazlığı İcra ve İflas Kanunu kapsamında bir istirdat davası olarak değerlendirdi.

Mahkeme, istirdat davasından söz edilebilmesi için ödemenin kesinleşmiş bir icra takibi kapsamında ve cebri icra tehdidi altında yapılması gerektiğine dikkat çekti.

Kiracının geri istediği son ödemenin ise ödeme emri tebliğ edilmeden ve kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadan yapıldığı belirlendi.

Bu gerekçeyle İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinde düzenlenen istirdat davasının şartlarının oluşmadığı kabul edilerek dava reddedildi.

Adalet Bakanlığı Kararı Kanun Yararına Temyiz Etti

Kesin nitelikteki karar, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz edildi.

Bakanlık, kiracının talebinin gerçekte İcra ve İflas Kanunu kapsamında bir istirdat davası olmadığını belirtti.

Talebin, kira ilişkisi sırasında fazla ödendiği ileri sürülen paranın geri alınmasına yönelik bir alacak davası olarak değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.

Ayrıca dava değeri 9.822 TL olmasına rağmen davalı lehine 18.000 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğu ileri sürüldü.

Yargıtay: Hukuki Nitelendirmeyi Hâkim Yapar

Yargıtay, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33. maddesine göre tarafların maddi vakıaları ileri sürmekle yükümlü olduğunu, bu vakıaların hukuki nitelendirmesini yapmanın ise hâkimin görevi olduğunu vurguladı.

Bu nedenle bir davacının dilekçesinde kullandığı hukuki kavram, mahkemenin uyuşmazlığı hangi hukuk kuralına göre değerlendireceğini tek başına belirlemiyor.

Hâkim, tarafların ileri sürdüğü olayları dikkate alarak uygulanması gereken hukuk kurallarını resen belirlemekle yükümlü bulunuyor.

“İstirdat” Denilmesi Mahkemeyi Bağlamaz

Yargıtay, somut olayda kiracının kesinleşmiş bir icra takibi nedeniyle cebri icra tehdidi altında yaptığı bir ödemenin iadesini istemediğine dikkat çekti.

Kiracının asıl talebi, kira ilişkisi kapsamında hukuki sebep olmaksızın fazla tahsil edildiğini iddia ettiği kira bedellerinin geri alınmasına yönelikti.

Bu nedenle dava dilekçesinde talebin “istirdat” olarak ifade edilmiş olması mahkemeyi bağlamıyor.

Yargıtay'a göre uyuşmazlığın, İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesindeki istirdat davası yerine sebepsiz zenginleşme ve fazla ödemenin iadesine ilişkin genel hükümler kapsamında bir alacak davası olarak ele alınması gerekiyordu.

Fazla Kira Ödenip Ödenmediği Araştırılmalıydı

Yargıtay, İlk Derece Mahkemesinin yalnızca istirdat davasının şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesini hukuka aykırı buldu.

Mahkemenin kiracının gerçek talebini dikkate alarak uyuşmazlığın esasına girmesi, tarafların sunduğu delilleri değerlendirmesi ve fazla kira ödemesi bulunup bulunmadığını incelemesi gerektiğine karar verildi.

Dolayısıyla karar, kiracıya 9.822 TL'nin doğrudan ödenmesi gerektiği anlamına gelmiyor. Yargıtayın tespiti, talebin yanlış hukuki nitelendirme nedeniyle esasa girilmeden reddedilemeyeceğine ilişkin bulunuyor.

Vekâlet Ücreti Dava Değerini Aşamaz

Kararda ayrıca vekâlet ücretine ilişkin önemli bir değerlendirmeye yer verildi.

Davanın değeri 9.822 TL olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı lehine 18.000 TL vekâlet ücretine hükmedilmişti.

Yargıtay, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretinin reddedilen dava değerini aşamayacağını belirtti.

Bu nedenle 9.822 TL'lik davada 18.000 TL karşı vekâlet ücretine hükmedilmesi de hukuka aykırı bulundu.

Karar Kanun Yararına Bozuldu

Yargıtay, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz talebini kabul ederek İlk Derece Mahkemesi kararını kanun yararına bozdu.

Bozmanın “sonuca etkili olmamak üzere” verilmesi nedeniyle karar, somut uyuşmazlıkta taraflar açısından kesinleşmiş sonucu değiştirmeyecek.

Karar 5 Mayıs 2026 tarihinde oy birliğiyle verildi.

Kararın Özeti

  • Kiracı, fazla ödediğini ileri sürdüğü 9.822 TL kira bedelinin iadesini istedi.
  • İlk Derece Mahkemesi talebi İcra ve İflas Kanunu kapsamında istirdat davası kabul ederek reddetti.
  • Yargıtay, davacının talebine verdiği hukuki ismin hâkimi bağlamayacağını belirtti.
  • Uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme ve fazla ödemenin iadesine dayalı alacak davası olarak değerlendirilmesi gerektiğine karar verildi.
  • Mahkemenin tarafların delillerini değerlendirerek uyuşmazlığın esasını incelemesi gerektiği belirtildi.
  • 9.822 TL'lik dava için 18.000 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulundu.
  • İlk Derece Mahkemesi kararı sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozuldu.