Türkiye-AB Ticaretinde Yeni Adımlar: TAREKS Engeli Kaldırıldı, Elektronik İmzalar Gündemde

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında ticaretin kolaylaştırılması, gümrük işlemlerindeki engellerin azaltılması ve dijital ticaretin geliştirilmesi amacıyla önemli görüşmeler gerçekleştirildi. 13 Ekim 2026 tarihinde Brüksel'de düzenlenen 3. Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu Toplantısı'nın ardından yayımlanan ortak açıklamada, TAREKS sistemi kapsamındaki ithalat kontrollerine ilişkin bir ticaret engelinin kaldırıldığı duyuruldu. Taraflar ayrıca yeni AB Makine Tüzüğü'ne uyum, yetkilendirilmiş yükümlü statülerinin karşılıklı tanınması ve elektronik imzaların karşılıklı kabulüne yönelik teknik çalışmaların geliştirilmesi konusunda görüş birliğine vardı.

Türkiye ve AB Ticaret Diyaloğu Brüksel'de Gerçekleştirildi

Türkiye ile Avrupa Birliği, ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla 13 Ekim 2026 tarihinde Brüksel'de üçüncü Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu Toplantısı'nı gerçekleştirdi.

Toplantıya Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Avrupa Komisyonunun Ticaretten ve Ekonomik Güvenlikten Sorumlu Üyesi Maroš Šefčovič eş başkanlık etti.

14 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan ortak basın açıklamasında, iki tarafın ticari ilişkilerdeki gelişmeleri değerlendirdiği, mevcut engellerin azaltılması ve gelecekteki iş birliği alanları üzerinde çalıştığı belirtildi.

Görüşmelerde gümrük işlemleri, teknik mevzuat, elektronik ticaret, ürün güvenliği ve pazara erişim konuları ön plana çıktı.

Toplantı öncesinde Türkiye ve Avrupa Birliği iş dünyası temsilcilerinin katıldığı bir yuvarlak masa toplantısı da düzenlendi.

Türkiye-AB Ticaret Hacmi 217,6 Milyar Avroya Ulaştı

Ortak açıklamada Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticari ilişkilerin ekonomik önemine dikkat çekildi.

Açıklanan verilere göre taraflar arasındaki ikili ticaret hacmi 2025 yılında 217,6 milyar avroya ulaştı.

Bu büyüklük, AB pazarının Türkiye'nin dış ticaretindeki önemli konumunu ortaya koyuyor.

Özellikle sanayi ürünleri, makine ve ekipman, otomotiv, tekstil ve diğer imalat sanayisi ürünleri iki taraf arasındaki ticari ilişkiler açısından önem taşıyor.

Ancak açıklanan 217,6 milyar avroluk tutar, yalnızca Türkiye'nin AB'ye ihracatını değil, iki taraf arasındaki toplam ticaret hacmini ifade ediyor.

Dolayısıyla bu tutarın Türkiye'nin AB karşısında verdiği dış ticaret fazlası veya açığı olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.

TAREKS Kapsamındaki Ticaret Engeli Kaldırıldı

Toplantının dikkat çeken sonuçlarından biri, Türkiye'deki ithalat kontrolleri kapsamında gündeme getirilen bir ticaret engeline ilişkin açıklama oldu.

Tarafların ortak bildirisinde, Türkiye'nin risk esaslı dış ticaret sistemi TAREKS kapsamındaki ithalat kontrolleriyle bağlantılı engelin kaldırıldığı belirtildi.

Bu gelişme, özellikle Türkiye'ye ürün ihraç eden AB işletmelerinin uzun süredir gündeme getirdiği uygulama sorunlarının ele alınması bakımından önem taşıyor.

Ancak açıklama, Türkiye'de TAREKS sisteminin tamamen kaldırıldığı veya bütün ithal ürünlerin denetimsiz biçimde ülkeye giriş yapabileceği anlamına gelmiyor.

TAREKS, ürün güvenliği ve teknik mevzuata uygunluk bakımından risk esaslı kontrol süreçlerinde kullanılmaya devam eden bir sistem.

Bu nedenle ithalatçıların ilgili ürün gruplarına uygulanan teknik düzenlemeleri, uygunluk belgelerini ve kontrol yükümlülüklerini takip etmeleri gerekiyor.

TAREKS Nedir ve İthalatçıları Nasıl Etkiliyor?

TAREKS, Dış Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sistemi'nin kısaltmasıdır.

Sistem, belirli ürünlerin ithalat ve ihracatında teknik mevzuata uygunluk ve ürün güvenliği kontrollerinin risk esaslı yürütülmesini sağlamak amacıyla kullanılıyor.

Özellikle ithalatçı işletmeler açısından ilgili ürünün teknik düzenlemelere uygunluğunun belirlenmesi, belge yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ve gerektiğinde denetim süreçlerinin tamamlanması önem taşıyor.

Risk esaslı kontrol yaklaşımında bütün ürünlerin her durumda aynı düzeyde fiziksel incelemeye tabi tutulması yerine ilgili risk kriterleri dikkate alınabiliyor.

Ancak sistemde bir ticaret engelinin kaldırıldığının duyurulması, ürün güvenliği kurallarının sona erdiği anlamına gelmiyor.

İşletmelerin kendi ürün grupları bakımından geçerli güncel ithalat tebliğlerini ve teknik mevzuatı esas alması gerekiyor.

Yeni AB Makine Tüzüğü'ne Uyumda Önemli Gelişme

Ortak açıklamada yer alan diğer önemli konu, Türkiye'nin yeni AB Makine Tüzüğü'ne uyum sürecini tamamlaması oldu.

Taraflar, bu gelişmeyi Gümrük Birliği kapsamında malların teknik engeller olmaksızın serbest dolaşımını destekleyen önemli bir adım olarak değerlendirdi.

Makine sektöründeki teknik düzenlemeler, ürünlerin güvenlik şartlarını, uygunluk değerlendirme süreçlerini ve piyasaya arz koşullarını ilgilendiriyor.

Bu nedenle Türkiye'den Avrupa Birliği pazarına makine veya ilgili ekipman ihraç eden işletmeler açısından mevzuat uyumu önem taşıyor.

Türkiye Şeker Fabrikalarında Sicil Amirleri Değişti
Türkiye Şeker Fabrikalarında Sicil Amirleri Değişti
İçeriği Görüntüle

Ancak ortak açıklamada uyum sürecinin tamamlandığının belirtilmesi, bütün makinelerin otomatik olarak uygunluk belgesi aldığı anlamına gelmiyor.

Üreticilerin ürünlerine ilişkin güvenlik, uygunluk değerlendirmesi ve teknik belgelendirme yükümlülüklerini ayrıca yerine getirmesi gerekiyor.

Yetkilendirilmiş Yükümlü Statülerinin Karşılıklı Tanınması

Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki görüşmelerde Yetkilendirilmiş Yükümlü Statülerinin karşılıklı tanınmasına ilişkin çalışmalar da ele alındı.

Yetkilendirilmiş yükümlü uygulaması, belirli güvenilirlik ve uygunluk koşullarını sağlayan işletmelere gümrük işlemlerinde kolaylıklar sunabilen bir sistem.

Bu tür statüler, uluslararası tedarik zincirlerinde güvenliğin ve işlem verimliliğinin artırılması açısından önem taşıyor.

Taraflar, karşılıklı tanıma anlaşmasına ilişkin mutabakatlarının uygulanmasına yönelik çalışmaları ilerletme niyetini teyit etti.

Ancak bu açıklama, Türkiye'de yetkilendirilmiş yükümlü statüsüne sahip bütün işletmelerin AB ülkelerinde bütün kolaylıklardan derhal ve koşulsuz yararlanabileceği anlamına gelmiyor.

Uygulamanın kapsamı ve yürürlüğe girecek işlemler, ilgili anlaşma ve teknik düzenlemelere bağlı.

Elektronik İmzaların Karşılıklı Tanınması Gündemde

Toplantıda dijital ticaret alanında önemli bir başlık da değerlendirildi.

Türkiye ile Avrupa Birliği, elektronik imzaların karşılıklı tanınmasına ilişkin teknik çalışmalar yürütülmesi konusunda mutabık kaldı.

Elektronik imzalar, dijital ortamda gerçekleştirilen birçok sözleşme ve ticari işlem açısından önem taşıyor.

Özellikle uluslararası ticarette tarafların farklı ülkelerde bulunması, elektronik belgelerin ve imzaların hukuken geçerliliğinin değerlendirilmesini gerektirebiliyor.

Karşılıklı tanıma konusunda ilerleme sağlanması, gelecekte sınır ötesi dijital işlemlerin kolaylaştırılmasına katkı sağlayabilir.

Ancak 13 Ekim 2026 tarihli toplantıda bütün Türk elektronik imzalarının AB'de otomatik olarak geçerli hale geldiği yönünde bir karar açıklanmadı.

Taraflar, bu konuda teknik çalışma yürütülmesi üzerinde anlaştı.

Bu nedenle işletmelerin mevcut elektronik imza ve sözleşme süreçlerinde yürürlükteki hukuki şartları esas alması gerekiyor.

Enerji Etiketleme Veri Tabanına Erişim Görüşüldü

Toplantıda Türkiye'nin Avrupa Birliği Enerji Etiketleme Ürün Veri Tabanı'na erişimi de değerlendirildi.

EPREL olarak bilinen bu sistem, AB enerji etiketleme kuralları kapsamındaki belirli ürünlere ilişkin bilgilerin kayıt altına alınmasında kullanılıyor.

Enerji etiketleme uygulamaları özellikle elektrikli ev aletleri ve enerji tüketimi bakımından düzenlemeye tabi diğer ürün grupları açısından önem taşıyor.

Taraflar, Türkiye'nin EPREL sistemine erişimi konusunda kaydedilen ilerlemeyi not ederek çalışmaların devamını teşvik etti.

Ancak açıklama, Türkiye'deki bütün üreticilerin EPREL'e tam ve sınırsız erişiminin başladığı anlamına gelmiyor.

İlgili erişim koşulları ve ürün gruplarına ilişkin yükümlülüklerin ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.

Kozmetik Ürün Bildirim Portalı İçin Teknik Görüşmeler Yapılacak

Türkiye ile AB arasındaki toplantıda kozmetik sektörünü ilgilendiren bir başka konu da gündeme geldi.

Taraflar, Türkiye'nin Avrupa Birliği Kozmetik Ürün Bildirim Portalı'na erişimi konusunda teknik görüşmeler gerçekleştirilmesi üzerinde mutabık kaldı.

CPNP olarak bilinen sistem, AB kozmetik mevzuatı kapsamında ürün bildirim süreçlerinde kullanılan bir portal.

Türkiye'den Avrupa Birliği pazarına kozmetik ürün ihraç eden işletmeler açısından ürün bildirimi ve mevzuata uygunluk süreçleri önem taşıyor.

Ancak görüşmelerin başlatılması, Türkiye'nin söz konusu portala erişiminin kesinleştiği veya kozmetik ürün bildirim yükümlülüklerinin kaldırıldığı anlamına gelmiyor.

Şirketlerin AB pazarına sunacakları ürünler için geçerli mevzuat hükümlerini ve bildirim koşullarını takip etmesi gerekiyor.

İlaç Sektöründe Seri Bazlı Serbest Bırakma Görüşmeleri

Toplantıda farmasötik ürünlere yönelik teknik konular da ele alındı.

Türkiye ve Avrupa Birliği, ilaçların seri bazında serbest bırakılması konusuna ilişkin teknik görüşmeler yürütmeyi taahhüt etti.

Bu konu, ilaç üretimi ve kalite kontrol süreçleri açısından önem taşıyor.

Farmasötik ürünlerin piyasaya arzında üretim koşulları, kalite kontrolleri ve ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenen süreçlerin yerine getirilmesi gerekiyor.

Ancak teknik görüşme kararı, bütün ilaçların karşılıklı olarak otomatik kabul edileceği veya mevcut denetim şartlarının kaldırıldığı anlamına gelmiyor.

İlgili düzenlemeler ve teknik çalışmaların sonuçları ayrıca takip edilmelidir.

Tekstil, Deri ve İthalatta Gözetim Uygulamaları da Görüşüldü

Türkiye ile AB arasındaki ticaret diyaloğunda bazı sektörlere ilişkin pazara erişim sorunları da değerlendirildi.

Ortak açıklamaya göre ham deri, post ve wet-blue deride uygulanan ihracat vergileri ile ithalatta gözetim rejimi görüşülen başlıklar arasında yer aldı.

Ayrıca tekstil ürünleri ve tekstil üretiminde kullanılan malzemelerin ithalatında kayıt yoluyla gözetim uygulaması değerlendirildi.

Taraflar, bu alanlarda daha fazla somut sonuç elde edilmesi amacıyla teknik temasları sürdürme konusunda mutabık kaldı.

Ancak görüşmelerin gerçekleştirilmiş olması, söz konusu bütün vergi ve gözetim uygulamalarının kaldırıldığı anlamına gelmiyor.

İşletmelerin ürün bazında geçerli gümrük vergilerini ve dış ticaret düzenlemelerini kontrol etmesi gerekiyor.

İhracatçılar ve İthalatçılar Açısından Önemi

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında ticaretin kolaylaştırılmasına yönelik adımlar, dış ticaret yapan şirketler açısından önem taşıyor.

Özellikle teknik mevzuat uyumu, gümrük kontrolleri, ürün bildirim sistemleri ve dijital ticaret altyapısı, uluslararası işlemlerin maliyetini ve süresini etkileyebiliyor.

Makine üreticileri, kozmetik şirketleri, tekstil işletmeleri ve AB ile düzenli dış ticaret gerçekleştiren firmalar açısından toplantıda değerlendirilen konular önem taşıyor.

Ancak ortak açıklamada bütün ürünler için yeni bir gümrük vergisi oranı belirlenmedi.

Ayrıca ihracatçı ve ithalatçı şirketlere doğrudan yeni bir teşvik ödemesi veya karşılıksız finansman desteği açıklandığı da söylenemez.

Toplantının temel konusu, mevcut ticaret engellerinin azaltılması ve gelecekteki teknik iş birliğinin geliştirilmesi.

Gümrük Birliği Tamamen Güncellendi Mi?

13 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen toplantının ardından yayımlanan ortak açıklama, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında ticaretin geliştirilmesine yönelik ilerlemeler bulunduğunu ortaya koyuyor.

Ancak toplantı sonucunda Gümrük Birliği'nin kapsamını bütünüyle değiştiren yeni bir anlaşmanın yürürlüğe girdiği açıklanmadı.

Taraflar, mevcut Gümrük Birliği'nin önemini vurguladı ve uygulamadaki sorunların çözülmesi için çalışmalara devam edeceklerini bildirdi.

Bu nedenle açıklamanın Gümrük Birliği modernizasyonunun tamamlandığı şeklinde yorumlanmaması gerekiyor.

Yeni anlaşmaların ve hukuki yükümlülüklerin yürürlüğe girmesi, ilgili müzakere ve onay süreçlerine bağlı.

Türkiye-AB Ticaretinde Teknik İş Birliği Devam Edecek

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında 13 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen üçüncü Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu, gümrük ve teknik mevzuat alanında önemli başlıkların değerlendirilmesine imkân sağladı.

Taraflar, TAREKS kapsamındaki ithalat kontrolleriyle ilgili bir ticaret engelinin kaldırıldığını duyurdu.

Türkiye'nin yeni AB Makine Tüzüğü'ne uyum sürecini tamamlaması memnuniyetle karşılandı.

Yetkilendirilmiş yükümlü statülerinin karşılıklı tanınması, elektronik imzalar, enerji etiketleme veri tabanı ve kozmetik ürün bildirim portalı gibi konularda da çalışmaların sürdürülmesi kararlaştırıldı.

2025 yılında 217,6 milyar avroya ulaşan ikili ticaret hacmi, ilişkilerin ekonomik önemini ortaya koyuyor.

Bununla birlikte teknik görüşme veya iş birliği kararlarının tamamı, aynı tarihte yürürlüğe giren yeni hukuki düzenlemeler anlamına gelmiyor.

Türkiye'den AB'ye ihracat yapan ve AB ülkelerinden ürün ithal eden işletmelerin, toplantı sonuçlarının ardından yayımlanabilecek uygulama düzenlemelerini takip etmeleri önem taşıyor.