Davalar BDS 501 kapsamında inceleniyor

KGK'nın 2026 Türkiye Denetim Standartları setinde yer alan BDS 501 Bağımsız Denetim Kanıtları – Belirli Kalemler İçin Dikkate Alınması Gereken Özel Hususlar, dava ve iddialara ilişkin özel denetim prosedürlerini düzenliyor.

Bir şirketin taraf olduğu dava veya hukuki iddia finansal tablolar açısından önemli yanlışlık riski oluşturabiliyorsa denetçinin bu konuyu değerlendirmesi gerekiyor.

Buradaki amaç şirketin hukuki açıdan haklı veya haksız olduğuna karar vermek değil; hukuki uyuşmazlığın finansal tablolarda doğru şekilde dikkate alınıp alınmadığını değerlendirmek.

Denetçi önce şirket içindeki bilgileri inceliyor

Hukuki risklerin incelenmesi doğrudan avukata yazı gönderilmesiyle başlamıyor.

BDS 501 kapsamında denetçi; yönetimi ve uygun durumlarda şirketin iç hukuk müşavirini sorgulayabiliyor, üst yönetimden sorumlu olanların toplantı tutanaklarını ve dış hukuk müşaviriyle yapılan yazışmaları inceleyebiliyor.

Dava giderlerine ilişkin muhasebe hesaplarının gözden geçirilmesi de standardın öngördüğü prosedürler arasında bulunuyor.

Bu çalışmalar, finansal tabloları etkileyebilecek mevcut veya muhtemel hukuki uyuşmazlıkların belirlenmesine yardımcı oluyor.

Dış avukattan neden doğrudan bilgi isteniyor?

Belirlenen dava veya iddialarda önemli yanlışlık riski bulunması ya da denetim sırasında başka önemli hukuki uyuşmazlıkların olabileceğine ilişkin göstergeler ortaya çıkması halinde denetçinin şirketin dış hukuk müşaviriyle doğrudan iletişime geçmesi gerekiyor.

İç Kontrol Eksiklikleri Bağımsız Denetimde Nasıl Raporlanıyor?
İç Kontrol Eksiklikleri Bağımsız Denetimde Nasıl Raporlanıyor?
İçeriği Görüntüle

Bu iletişim genellikle yönetim tarafından hazırlanan ancak denetçi tarafından gönderilen bir sorgulama mektubuyla gerçekleştiriliyor. Dış hukuk müşavirinden cevabını doğrudan denetçiye iletmesi talep ediliyor.

Böylece yönetimin sunduğu bilgilerin yanında şirket dışındaki hukuk uzmanından da denetim kanıtı elde edilmiş oluyor.

Her dava için otomatik olarak karşılık ayrılmıyor

Şirket hakkında dava bulunması, finansal tablolarda dava tutarının tamamı kadar otomatik olarak karşılık ayrılacağı anlamına gelmiyor.

Hukuki uyuşmazlığın niteliği, muhtemel sonucu ve finansal etkisi ilgili finansal raporlama hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendiriliyor.

Bazı durumlarda finansal tablolarda karşılık ayrılması gerekirken bazı hukuki risklerde dipnot açıklaması yeterli olabilir. Bazı durumlarda ise herhangi bir karşılık veya açıklama gerekmeyebilir.

Bu nedenle hukuk müşavirinin davanın mevcut durumu ve muhtemel sonucu hakkındaki değerlendirmesi, şirketin muhasebe değerlendirmesini destekleyen önemli bilgilerden biri haline geliyor.

Avukattan cevap alınamazsa denetim etkilenebilir

Dış hukuk müşavirinin denetçiye cevap vermemesi veya yönetimin denetçinin hukuk müşaviriyle iletişime geçmesine izin vermemesi önemli bir sorun oluşturabilir.

BDS 501'e göre böyle bir durumda denetçi alternatif denetim prosedürleriyle yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edip edemeyeceğini değerlendiriyor. Gerekli kanıtın yine de elde edilememesi halinde bunun denetçi raporu üzerindeki etkisinin BDS 705 kapsamında değerlendirilmesi gerekiyor.

Dolayısıyla hukuk teyidi yalnızca formalite amacıyla gönderilen bir yazı değil; önemli davalarda denetçinin görüşünü destekleyen kanıt sürecinin bir parçası.

Şirketler dava listesini yıl sonuna bırakmamalı

Bağımsız denetim öncesinde şirketlerin devam eden davalarını, icra takiplerini, önemli tazminat taleplerini ve diğer hukuki uyuşmazlıklarını güncel bir liste halinde hazırlaması faydalı oluyor.

Her dosya için davanın konusu, talep edilen tutar, mevcut aşama, şirket avukatı ve finansal etkiye ilişkin değerlendirme gibi bilgilerin düzenli tutulması hem muhasebe hem de bağımsız denetim sürecini kolaylaştırıyor.

Muhasebe ve hukuk birimleri arasındaki bilgi akışı burada özellikle önemli. Hukuk departmanının bildiği ancak finans ekibine aktarılmayan önemli bir dava, finansal tablolardaki karşılık veya açıklamaların eksik kalmasına yol açabilir.

Bu nedenle şirket avukatından alınan bilgi yalnızca hukuki durumun öğrenilmesini değil, hukuki risklerin finansal tablolara doğru ve zamanında yansıtılmasını da destekleyen önemli bir denetim kanıtı oluşturuyor.