İşsizlik Ödeneği Alan Kişiyi İşe Alan İşverene Prim Avantajı
İşverenlerin yeni personel alımında yararlanabileceği en somut desteklerden biri de işsizlik ödeneği almakta olan kişilerin istihdam edilmesine yönelik SGK uygulamasıdır. 4447 sayılı Kanun’un 50’nci maddesi kapsamında yürütülen bu düzenleme, belirli şartları sağlayan çalışanların işe alınması halinde işverenin prim maliyetinin bir bölümünün İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmasına imkân tanıyor.
Uygulama özellikle yeni personel ihtiyacı bulunan şirketler açısından büyük önem taşıyor. Çünkü işe alınacak kişinin yalnızca mesleki yeterliliği değil, mevcut sosyal güvenlik ve işsizlik ödeneği durumu da işverenin toplam istihdam maliyetini doğrudan etkiliyor.
Destek İşsizlik Ödeneği Alan Çalışanlar İçin Uygulanıyor
Teşvikin temelinde, işsizlik ödeneği almaya hak kazanmış bir kişinin yeniden kayıtlı istihdama dönmesi yatıyor.
İşsizlik ödeneği almakta olan sigortalının, belirlenen şartları sağlayarak özel sektör işyerinde çalışmaya başlaması halinde prime ilişkin bazı tutarlar İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanıyor.
Ancak yalnızca işsizlik ödeneği almak tek başına yeterli değil. İşe alınan kişinin ve işyerinin mevzuatta aranan diğer koşulları da eksiksiz sağlaması gerekiyor. Bu nedenle işe giriş işlemi yapılmadan önce çalışanın teşvik kapsamına girip girmediğinin sistem üzerinden kontrol edilmesi kritik bir ilk adımdır.
İşveren Açısından İlave İstihdam Şartı Öne Çıkıyor
Uygulamada en önemli noktalardan biri, işe alınan kişinin mevcut çalışan sayısına ilave olmasıdır.
SGK’nın güncel teşvik açıklamalarına göre, işsizlik ödeneği almakta olan kişinin işe alındığı tarihten önceki altı aylık dönemde işyerinde bildirilen ortalama sigortalı sayısına ilave olarak çalıştırılması şart. Bu nedenle işverenin yalnızca "işsizlik ödeneği alan birini kadroma kattım" demesi destekten yararlanmak için yeterli olmuyor; çalışan sayısı ile işe giriş döneminin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Primlerin Bir Bölümü İşsizlik Sigortası Fonundan Karşılanıyor
Şartların sağlanması halinde çalışan için hesaplanan bazı sigorta primlerinin işveren hissesi ve belirli bölümleri İşsizlik Sigortası Fonundan ödeniyor.
Bu uygulama işverenin personel maliyetini ciddi şekilde aşağı çekerek yeni istihdamı teşvik etmeyi amaçlıyor. Destek tutarı çalışanın prime esas kazancı, uygulanacak prim oranları ve yararlanma süresine göre farklılık gösterebilir. Bu nedenle sabit bir aylık teşvik tutarı üzerinden konuşmak yerine çalışan bazında detaylı hesaplama yapılması daha sağlıklıdır. Özellikle yüksek ücretli çalışanlarda destek tutarının finansal yansıması da büyümektedir.
Yararlanma Süresi İşsizlik Ödeneğinin Kalan Süresiyle Bağlantılı
Bu teşvikte dikkat edilmesi gereken en spesifik detaylardan biri destek süresidir.
Uygulamadan, çalışanın işsizlik ödeneğinden yararlanabileceği kalan süre boyunca faydalanılması mümkündür. Örneğin kişinin 10 aylık işsizlik ödeneği hakkının 4 ayı geçmiş ve kalan 6 aylık kısmında işe başlamışsa, işveren teşvikten kişinin kalan bu 6 aylık hak sahipliği süresi boyunca yararlanabilir. Dolayısıyla aynı teşvikten yararlanan iki farklı çalışan için destek süresi her zaman aynı olmaz.
Çalışanın Geçmiş Durumu İşe Giriş Öncesinde Kontrol Edilmeli
Teşvik uygulamasında sigortalının geçmiş çalışma geçmişi ve İŞKUR kayıtları kilit rol oynar.
İşe alınan kişinin işsizlik ödeneğine hak kazanmış olması ve diğer aranan şartları taşıması gerektiğinden, bordro veya insan kaynakları birimlerinin işe giriş tescilini yapmadan önce çalışanın İŞKUR ve SGK kayıtlarını eşleşme açısından kontrol etmesi faydalıdır. Bir teşvikin çalışan açısından uygun görünmesi, sistemde otomatik olarak kesin hak doğduğu anlamına gelmeyebilir; tanımlama ve onay işlemlerinin doğru kanun numarasıyla yapılması gerekir.
Beyanname ve Prim Süreleri Aksatılmamalı
Tüm SGK teşviklerinde olduğu gibi bu uygulamada da işverenin yasal yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi şarttır:
-
Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin yasal süresinde verilmesi,
-
Sigorta primlerinin zamanında ve eksiksiz ödenmesi,
-
İşyerinin sosyal güvenlik mevzuatı açısından borcunun bulunmaması veya borcun tecil/taksitlendirilmiş olması
destek hakkının kesintisiz devamı açısından hayatidir. Eksik veya hatalı bildirim, yanlış kanun numarası seçilmesi ya da sistem tanımlamasının atlanması teşvik hakkının kaybolmasına yol açabilir.
İşe Alım Öncesi Teşvik Kontrolü Maliyeti Doğrudan Etkiliyor
Şirketlerde SGK teşvikleri çoğu zaman personel işe başladıktan sonra araştırılıyor. Oysa en sağlıklı yöntem, işe giriş öncesinde adayın hangi desteklere uygun olduğunun analiz edilmesidir.
İşsizlik ödeneği alan bir çalışanın istihdam edilmesi halinde sağlanacak prim avantajı, özellikle toplu alım yapan veya yüksek sirkülasyona sahip şirketlerde toplam işveren maliyetini anlamlı şekilde azaltır. Bu nedenle insan kaynakları, bordro ve muhasebe birimlerinin işe alım sürecinde entegre hareket etmesi büyük kazanım sağlar.
Yeni İstihdamı Destekleyen Çift Yönlü Kazanım
İşsizlik ödeneği alan kişinin yeniden iş gücüne katılmasını sağlayan bu uygulama, hem çalışan hem de işveren açısından iki yönlü bir kazanım mekanizması oluşturur. Çalışan yeniden üretim sürecine dahil olurken, işveren de önemli bir süre boyunca prim maliyeti avantajı elde eder.
Ancak teşvikten en yüksek verimle faydalanabilmek için; çalışanın kalan işsizlik ödeneği süresi, ortalama sigortalı sayısı, ilave istihdam koşulu ve SGK yükümlülükleri bir bütün olarak yönetilmelidir. Yeni personel alımı planlayan işletmelerin işe giriş tescili öncesinde teşvik uygunluk denetimini standart bir İK prosedürü haline getirmesi finansal açıdan büyük avantaj sağlayacaktır.





