Ekonomik Güven Endeksi 101,3'e Yükseldi: İnşaat Sektöründe Beklentiler Zayıf Kaldı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2026 dönemine ilişkin Ekonomik Güven Endeksi sonuçlarını açıkladı. Ekonomik güven endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,7 artarak 101,3 seviyesine yükseldi. Perakende ticaret sektöründe güven yüzde 1,1 artarken hizmet sektöründe değişiklik yaşanmadı. İnşaat sektöründe ise güven endeksi yüzde 0,2 azalarak 83 seviyesine geriledi. Açıklanan veriler, şirketlerin yatırım, üretim, istihdam ve finansman kararları açısından önemli göstergeler sunuyor.
TÜİK tarafından 29 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan Ekonomik Güven Endeksi sonuçları, tüketicilerin ve işletmelerin ekonomik koşullara ilişkin değerlendirmelerinde yaşanan değişimleri ortaya koydu.
Eylül ayında genel ekonomik güven göstergesi yükselirken sektörler arasında farklılaşma görüldü.
Özellikle perakende ticarette güven artışı dikkat çekerken inşaat sektöründeki zayıf görünüm devam etti.
Veriler, 2026 yılının son çeyreğine girilirken işletmelerin beklentilerinin değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.
Ekonomik Güven Endeksi Yüzde 0,7 Arttı
TÜİK verilerine göre ekonomik güven endeksi Ağustos 2026 döneminde 100,6 seviyesindeyken Eylül 2026 döneminde 101,3'e yükseldi.
Böylece endekste aylık yüzde 0,7 artış gerçekleşti.
Ekonomik güven endeksi, tüketicilerin ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirmeleri ile beklentilerini bir araya getiren bileşik bir gösterge niteliği taşıyor.
Endeksin 100'ün üzerinde bulunması genel ekonomik duruma ilişkin iyimser görünümü, 100'ün altında bulunması ise kötümser görünümü ifade ediyor.
Bu nedenle Eylül 2026 dönemindeki 101,3 değeri, genel ekonomik güven göstergesinin iyimser bölgede bulunduğunu gösteriyor.
Ancak endeksin 100'ün üzerinde olması, bütün sektörlerde olumlu beklentilerin bulunduğu anlamına gelmiyor.
Eylül 2026 Ekonomik Güven Göstergeleri
| Gösterge | Ağustos 2026 | Eylül 2026 | Aylık değişim |
|---|---|---|---|
| Ekonomik güven endeksi | 100,6 | 101,3 | +%0,7 |
| Tüketici güven endeksi | 90,8 | 91,9 | +%1,3 |
| Reel kesim güven endeksi | 102,4 | 102,5 | +%0,1 |
| Hizmet sektörü güven endeksi | 111,9 | 111,9 | %0,0 |
| Perakende ticaret güven endeksi | 110,1 | 111,3 | +%1,1 |
| İnşaat sektörü güven endeksi | 83,1 | 83,0 | -%0,2 |
Tablodaki aylık değişimler, endeks değerlerinin yüzdesel değişimini gösteriyor. Endeks puanı ile yüzdesel değişim birbirinden farklı kavramlardır.
Tüketici Güven Endeksi 91,9 Seviyesine Yükseldi
Eylül ayında tüketici güven endeksi yüzde 1,3 artarak 91,9 değerine ulaştı.
Bir önceki ayda endeks 90,8 seviyesindeydi.
Bu gelişme, tüketicilerin ekonomik koşullara ilişkin değerlendirmelerinde önceki aya göre sınırlı bir iyileşme yaşandığını gösteriyor.
Ancak tüketici güven endeksi 100 seviyesinin altında kalmaya devam etti.
Dolayısıyla endeksteki yükseliş, tüketici beklentilerinin tamamen olumlu hale geldiği anlamına gelmiyor.
Tüketici güvenindeki değişimler, özellikle perakende ticaret ve dayanıklı tüketim malları sektörlerinde faaliyet gösteren işletmeler açısından önem taşıyor.
Dayanıklı Tüketim Mallarına Harcama Eğilimi Arttı
TÜİK ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliğiyle hazırlanan Tüketici Güven Endeksi araştırmasının alt göstergeleri de Eylül 2026 döneminde farklı yönlerde hareket etti.
Gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi yüzde 3,6 artarak 108,8 seviyesine yükseldi.
Bir önceki ayda bu gösterge 105,1 düzeyindeydi.
Bu sonuç, dayanıklı tüketim mallarına yönelik harcama eğiliminde iyileşme yaşandığını ortaya koyuyor.
Ancak harcama eğilimindeki artış, söz konusu ürünlerin fiilî satışlarının aynı oranda arttığını göstermiyor.
Beklentiler ile gerçekleşen satışlar ayrı ekonomik göstergelerdir.
Perakende Ticarette Güven Yüzde 1,1 Arttı
Eylül ayında perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 1,1 artarak 111,3 seviyesine ulaştı.
Ağustos ayında endeks 110,1 düzeyinde bulunuyordu.
Perakende ticaret güven endeksinin 100'ün üzerinde olması, sektörün mevcut durum ve beklentilerine ilişkin genel görünümün olumlu bölgede olduğunu gösteriyor.
Bu gelişme, özellikle yılın son çeyreğine yönelik satış ve stok planlamalarında dikkate alınabilecek bir gösterge.
Ancak sektör güvenindeki yükseliş, bütün perakende işletmelerinin satışlarının arttığı veya kârlılıklarının iyileştiği anlamına gelmiyor.
Şirketlerin kendi finansal sonuçlarını ayrıca değerlendirmesi gerekiyor.
Perakende Satış Beklentileri Güçlendi
Perakende ticaret güven endeksinin alt göstergelerinde de önemli değişiklikler gerçekleşti.
Gelecek üç aylık dönemde iş hacmi ve satışlar beklentisi endeksi, eylülde yüzde 3,5 artarak 128 seviyesine yükseldi.
Bir önceki ay bu gösterge 123,6 olarak açıklanmıştı.
Son üç aylık dönemde iş hacmi ve satışlar göstergesi ise yüzde 0,4 artarak 114,5 seviyesine ulaştı.
Bu sonuçlar, perakende işletmelerinin gelecek döneme ilişkin satış beklentilerinde iyileşme yaşandığını gösteriyor.
Ancak anket sonuçlarının gerçekleşmiş ciro veya satış hacmi verilerinden farklı olduğu unutulmamalı.
Hizmet Sektöründe Güven Endeksi Değişmedi
Hizmet sektörü güven endeksi, Eylül 2026 döneminde 111,9 seviyesinde sabit kaldı.
Endeksin 100'ün üzerinde bulunması, sektörde genel beklentilerin iyimser bölgede olduğunu gösteriyor.
Bununla birlikte alt göstergelerde farklı gelişmeler yaşandı.
Son üç aylık dönemde iş durumu endeksi yüzde 1,1 artarak 110,2 seviyesine yükseldi.
Hizmetlere olan talep göstergesi yüzde 0,4 artışla 109,7 oldu.
Buna karşılık gelecek üç aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi yüzde 1,3 azalarak 115,9 seviyesine geriledi.
Bu durum, hizmet sektöründe mevcut faaliyetlere ilişkin değerlendirmeler ile gelecek dönem beklentilerinin farklı yönlerde hareket edebildiğini gösteriyor.
İnşaat Sektöründe Güven Endeksi 83'e Geriledi
Eylül ayında inşaat sektörü güven endeksi yüzde 0,2 azalarak 83 seviyesine düştü.
Ağustos ayında endeks 83,1 düzeyindeydi.
İnşaat sektörü güven endeksinin 100'ün altında bulunması, sektördeki genel beklentilerin kötümser bölgede olduğunu gösteriyor.
Bu sonuç, diğer sektörlerde güven göstergeleri iyimser bölgede bulunurken inşaat sektörünün ayrıştığını ortaya koyuyor.
Ancak güven endeksindeki düşüş, sektörün üretiminin veya cirosunun aynı oranda azaldığı anlamına gelmiyor.
İnşaat faaliyetlerinin gerçekleşen performansının değerlendirilmesi için üretim, maliyet ve diğer ekonomik verilerin birlikte incelenmesi gerekiyor.
İnşaatta Siparişler Artarken İstihdam Beklentisi Azaldı
İnşaat sektörü güven endeksinin alt göstergeleri incelendiğinde iki farklı gelişme dikkat çekti.
Alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi endeksi yüzde 1,9 artarak 80,4 seviyesine yükseldi.
Buna karşılık gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi yüzde 2,1 azalarak 85,5 seviyesine geriledi.
Bu sonuçlar, mevcut sipariş durumuna ilişkin değerlendirmelerde iyileşme yaşanmasına rağmen istihdam beklentilerinin zayıfladığını gösteriyor.
Ancak istihdam beklentisinin gerilemesi, sektördeki bütün işletmelerin personel azaltacağı anlamına gelmiyor.
Söz konusu gösterge, araştırmaya katılan işletmelerin gelecek döneme ilişkin değerlendirmelerini yansıtıyor.
Reel Kesim Güven Endeksi 102,5 Oldu
İmalat sanayisinin beklentilerini yansıtan reel kesim güven endeksi, eylül ayında yüzde 0,1 artarak 102,5 değerine yükseldi.
Ağustos ayında endeks 102,4 seviyesindeydi.
Reel kesim güven endeksi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından gerçekleştirilen İktisadi Yönelim Anketi verilerine dayanıyor.
Bu gösterge, imalat sanayisindeki işletmelerin mevcut faaliyet koşullarını ve gelecek döneme ilişkin beklentilerini değerlendirmeye yardımcı oluyor.
Ancak güven endeksindeki küçük artış, sanayi üretiminde aynı oranda büyüme gerçekleştiğini göstermiyor.
Üretim miktarı, kapasite kullanımı ve siparişler gibi göstergeler ayrıca incelenmeli.
Ekonomik Güven Endeksi Nasıl Yorumlanmalı?
Ekonomik güven endeksi 0 ile 200 arasında değer alabiliyor.
Endeksin 100 değerinden büyük olması genel olarak iyimserliği, 100 değerinden küçük olması ise kötümserliği ifade ediyor.
Ancak 100 seviyesinin aşılması, ekonomideki bütün sorunların sona erdiği anlamına gelmiyor.
Ayrıca endeksin 101,3 olması, ekonomik faaliyetlerde yüzde 1,3 büyüme gerçekleştiği şeklinde yorumlanmamalı.
Bu gösterge, üretim veya satış hacmini değil, tüketici ve üreticilerin değerlendirmelerini ve beklentilerini ölçüyor.
Dolayısıyla ekonomik güven endeksi ile büyüme, sanayi üretimi ve ciro endeksleri farklı amaçlarla kullanılıyor.
Şirketlerin Yatırım Kararlarında Güven Endekslerinin Önemi
Ekonomik güven endeksleri, şirketlerin faaliyet gösterdikleri ekonomik ortamı değerlendirmeleri açısından yardımcı göstergeler sunuyor.
Özellikle yatırım planları hazırlanırken tüketici talebine, üretim beklentilerine ve sektörel gelişmelere ilişkin veriler önem taşıyor.
Ancak yatırım kararlarının yalnızca ekonomik güven endeksindeki aylık değişime göre verilmesi doğru değil.
Şirketlerin kendi satış performanslarını, kârlılıklarını, finansman olanaklarını ve yatırım projelerinin beklenen getirilerini birlikte değerlendirmesi gerekiyor.
Özellikle uzun vadeli yatırımlarda finansman maliyetleri ve nakit akışı tahminleri önem taşıyor.
İşletmeler İçin Son Çeyrek Bütçe Planlaması
2026 yılının son çeyreğine girilirken açıklanan güven endeksleri, işletmelerin bütçe tahminlerini değerlendirmesinde kullanılabilir.
Özellikle perakende ticaret sektöründe satış beklentilerinin güçlenmesi, işletmeler açısından stok ve tedarik planlamasını önemli hale getiriyor.
Buna karşılık inşaat sektöründeki zayıf güven görünümü, proje ve yatırım kararlarında dikkatli değerlendirme yapılmasını gerektirebilir.
Ancak genel ekonomik beklentiler her işletmenin faaliyetleri üzerinde aynı etkiyi oluşturmuyor.
Şirketlerin kendi satış siparişleri, müşteri talepleri ve maliyet verileri esas alınarak bütçe güncellemesi yapılmalı.
Muhasebe ve Finans Birimleri Nelere Dikkat Etmeli?
Güven endekslerindeki değişimler, işletmelerin finansal planlaması ve risk değerlendirmelerinde kullanılabilecek ekonomik göstergeler arasında bulunuyor.
Özellikle satış tahminlerinin güncellenmesi, stok ihtiyaçlarının belirlenmesi ve nakit akışı planlarının hazırlanması açısından beklentiler önem taşıyabiliyor.
Ancak TÜİK'in açıkladığı güven endeksleri, muhasebe kayıtlarında doğrudan düzeltme yapılmasını gerektiren veriler değil.
Bir şirketin satış gelirinin, stok değerinin veya kârlılığının yalnızca güven endeksi oranına dayanılarak değiştirilmesi doğru olmaz.
Muhasebe işlemlerinde gerçekleşmiş ekonomik olaylar, ilgili belgeler ve uygulanan finansal raporlama kuralları esas alınmalı.
Güven Endeksleri Vergi Matrahını Etkiler mi?
Ekonomik güven endeksinin 101,3'e yükselmesi, şirketlere yeni bir vergi yükümlülüğü getirmiyor.
Benzer şekilde tüketici veya sektör güven endekslerinin artması, kurumlar vergisi veya KDV matrahının kendiliğinden yükseldiği anlamına gelmiyor.
Şirketlerin vergisel yükümlülükleri, gerçekleştirdikleri işlemler ve yürürlükteki vergi mevzuatı hükümlerine göre belirlenmeye devam ediyor.
Bu nedenle beklenti göstergelerinin muhasebe ve vergi hesaplamalarında doğrudan gerçekleşmiş satış veya gelir olarak kullanılmaması gerekiyor.
Bağımsız Denetimde Ekonomik Beklentilerin Kullanımı
Bağımsız denetim çalışmalarında işletmenin faaliyet gösterdiği ekonomik çevrenin anlaşılması önemli bir aşama.
Bu kapsamda ekonomik güven endeksleri, sektörlerin genel beklentilerini değerlendirmede yardımcı bilgi sağlayabilir.
Özellikle işletmenin faaliyetlerinin ekonomik koşullara duyarlı olduğu durumlarda sektörel gelişmelerin dikkate alınması yararlı olabilir.
Ancak güven endeksleri, şirkete özgü denetim kanıtlarının yerine geçmiyor.
Finansal tabloların doğruluğuna ilişkin değerlendirmelerde şirketin muhasebe kayıtları, sözleşmeleri ve diğer uygun denetim kanıtları esas alınmalı.
Şirketler Ne Yapmalı?
Eylül 2026 ekonomik güven verileri sonrasında işletmelerin kendi sektörlerine ilişkin beklentileri değerlendirmesi yararlı olabilir.
Perakende ticaret şirketleri, gelecek dönem satış tahminlerini mevcut sipariş ve stok verileriyle karşılaştırmalı.
Hizmet sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, talep beklentilerindeki değişimleri personel ve kapasite planlamalarında dikkate alabilir.
İnşaat şirketleri ise mevcut siparişlerini, devam eden projelerini ve finansman ihtiyaçlarını birlikte değerlendirmeli.
İmalat sanayisinde faaliyet gösteren işletmelerin üretim planlarını ve yeni sipariş gelişmelerini takip etmesi önem taşıyor.
Bununla birlikte bütün şirketlerin finansal kararlarında güven endekslerini destekleyici gösterge olarak kullanması, gerçekleşen muhasebe ve faaliyet verilerini esas alması gerekiyor.
Genel Ekonomik Güven Artarken Sektörler Ayrıştı
TÜİK'in 29 Eylül 2026 tarihinde açıkladığı sonuçlara göre ekonomik güven endeksi yüzde 0,7 artarak 101,3'e yükseldi.
Tüketici güveni yüzde 1,3, perakende ticaret güveni yüzde 1,1 ve reel kesim güveni yüzde 0,1 arttı.
Hizmet sektöründe güven değişmezken inşaat sektöründe yüzde 0,2 gerileme gerçekleşti.
Özellikle inşaat güven endeksinin 83 seviyesinde kalması, sektörün gelecek döneme ilişkin beklentilerinde zayıf görünümün sürdüğünü gösteriyor.
Açıklanan sonuçlar yeni bir vergi veya muhasebe düzenlemesi getirmiyor. Bununla birlikte işletmelerin yatırım, istihdam, üretim ve finansman planlarında dikkate alabilecekleri güncel ekonomik beklenti göstergeleri sunuyor.





