Çinli Şirketlerden Avrupa'da Depo Hamlesi: Polonya'da 695 Bin Metrekarelik Kiralama

Avrupa'da e-ticaret faaliyetlerinin genişlemesi, sanayi ve lojistik gayrimenkul pazarını da etkiliyor. Ticaret Bakanlığının 13 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı sektör haberine göre Çinli şirketler, 2024 yılının başından 2026 yılının haziran ayı sonuna kadar Polonya'da toplam 695 bin metrekare sanayi ve lojistik alanı kiraladı. Polonya, bu dönemde Çinli şirketlerin en fazla alan kiraladığı Avrupa ülkeleri arasında Birleşik Krallık'ın ardından ikinci sırada yer aldı. Veriler, Avrupa pazarına yönelik e-ticaret faaliyetlerinin depo ve dağıtım altyapısına olan talebi nasıl etkilediğini ortaya koyuyor.

Ticaret Bakanlığından Avrupa Lojistik Pazarına İlişkin Açıklama

Ticaret Bakanlığı Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü, 13 Ekim 2026 tarihinde Avrupa'daki sanayi ve lojistik alanı kiralamalarına ilişkin bir sektör haberi yayımladı.

Haberde, Shein ve Temu gibi çevrim içi perakende şirketlerinin Avrupa'daki faaliyetlerini genişletmesiyle Çinli şirketlerin Polonya'daki depo talebinin arttığı belirtildi.

Aktarılan veriler, gayrimenkul danışmanlık şirketi Cushman & Wakefield tarafından hazırlanan rapora dayanıyor.

Rapora göre 2024 yılı başı ile 2026 yılı haziran ayı sonu arasındaki dönemde Çinli şirketlerin Polonya'da kiraladığı sanayi ve lojistik alanlarının toplam büyüklüğü 695 bin metrekareye ulaştı.

Polonya, bu sonuçla Çinli şirketlerin Avrupa'daki depo ve lojistik alanı kiralamalarında önemli merkezlerden biri haline geldi.

Ancak açıklanan büyüklük, Polonya'daki bütün sanayi ve lojistik tesislerinin toplam alanını değil, belirtilen dönemde Çinli şirketler tarafından kiralanan alanı ifade ediyor.

Polonya Avrupa'da İkinci Sıraya Yerleşti

Ticaret Bakanlığının aktardığı verilere göre Polonya, Çinli şirketlerin sanayi ve lojistik alanı kiralamalarında Avrupa genelinde ikinci sırada yer aldı.

İlk sırada Birleşik Krallık bulunuyor.

Polonya, söz konusu dönemde Almanya, Hollanda ve Fransa'yı geride bıraktı.

Bu sonuç, Avrupa lojistik pazarında yalnızca Batı Avrupa ülkelerinin değil, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin de önemli bir konuma sahip olduğunu gösteriyor.

Özellikle Avrupa'daki müşterilere hizmet sunan şirketler açısından ürünlerin depolanması, siparişlerin hazırlanması ve dağıtım süreçlerinin planlanması önem taşıyor.

Ancak bir ülkede daha fazla lojistik alanı kiralanması, o ülkenin bütün lojistik faaliyetlerinde Avrupa'nın en büyük pazarı olduğu anlamına gelmiyor.

Açıklanan sıralama, Çinli şirketlerin belirli dönemde gerçekleştirdiği kiralama faaliyetlerine ilişkin.

Polonya ve Macaristan Arasında Büyük Fark

Bakanlığın aktardığı raporda Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri arasında da karşılaştırma yapıldı.

Bu bölgede Polonya'nın ardından ikinci sırada Macaristan yer aldı.

Macaristan'da Çinli şirketler tarafından kiralanan sanayi ve lojistik alanı 180 bin metrekare olarak açıklandı.

Ülke Çinli şirketlerin kiraladığı alan
Polonya 695.000 m²
Macaristan 180.000 m²

Verilere göre Polonya'daki kiralama miktarı, Macaristan'daki miktarın yaklaşık 3,9 katına ulaştı.

İki ülke arasındaki fark 515 bin metrekare olarak hesaplanıyor.

Ancak bu rakamlar, ülkelerde faaliyet gösteren bütün Çinli şirketlerin sahip olduğu gayrimenkulleri veya toplam yatırım değerlerini göstermiyor.

Kiralama alanı ile satın alınan gayrimenkul büyüklüğü ve doğrudan yatırım tutarı farklı göstergeler.

E-Ticaret Şirketleri Neden Daha Fazla Depoya İhtiyaç Duyuyor?

Çevrim içi perakende şirketleri, farklı ülkelerdeki müşterilere ürün ulaştırabilmek için depolama ve dağıtım altyapısından yararlanıyor.

Sipariş hacminin büyümesi, belirli koşullarda ürünlerin müşterilere daha yakın noktalarda depolanması ihtiyacını artırabiliyor.

Lojistik tesisleri; ürün kabulü, stoklama, sipariş hazırlama, paketleme ve sevkiyat gibi süreçlerde kullanılıyor.

Özellikle sınır ötesi e-ticarette teslimat süreleri ve lojistik maliyetleri işletmelerin rekabet gücünü etkileyebiliyor.

Bu nedenle Avrupa pazarına satış yapan şirketler, lojistik faaliyetlerini farklı ülkelerdeki tesisler üzerinden yürütebiliyor.

Ancak bütün e-ticaret şirketlerinin aynı lojistik modelini kullandığı düşünülmemeli.

Bazı işletmeler kendi depolarını işletirken bazıları üçüncü taraf lojistik hizmet sağlayıcılarından yararlanabiliyor.

Depolama ve dağıtım yöntemi, şirketin iş modeliyle bağlantılı olarak belirleniyor.

Shein ve Temu'nun Avrupa'daki Genişlemesi

Ticaret Bakanlığının haberinde Shein ve Temu gibi çevrim içi perakende şirketlerinin Avrupa'daki faaliyetlerini genişletmesi, lojistik alanı talebindeki artışın önemli unsurlarından biri olarak gösterildi.

Bu platformlar, farklı ülkelerdeki tüketicilere çevrim içi satış kanalları üzerinden ürün sunuyor.

E-ticaret faaliyetlerinin büyümesi, siparişlerin hazırlanması ve teslim edilmesi için kullanılan altyapının önemini artırıyor.

Ancak Polonya'da kiralandığı açıklanan 695 bin metrekarelik alanın tamamının yalnızca Shein ve Temu tarafından kiralandığı söylenemez.

Veri, genel olarak Çinli şirketlerin söz konusu dönemde gerçekleştirdiği kiralamalara ilişkin.

Dolayısıyla her şirketin kiraladığı alanın ayrı ayrı açıklanmadığı durumlarda toplam büyüklüğün belirli bir platforma ait olduğu varsayılmamalı.

Lojistik Yatırımlarının Ekonomik Etkileri

Depolama ve lojistik faaliyetlerinin genişlemesi, farklı hizmet alanlarında ekonomik faaliyet oluşturabiliyor.

Lojistik tesislerinde depolama, ürün ayrıştırma, paketleme, sevkiyat planlama ve stok yönetimi gibi işlemler yürütülüyor.

Bu faaliyetler, kullanılan teknolojiye ve işletme modeline bağlı olarak farklı istihdam ihtiyaçları oluşturabilir.

Ayrıca lojistik tesislerine yönelik talep, gayrimenkul kiralama piyasasını ve ilgili hizmet sağlayıcıları etkileyebiliyor.

Ancak kiralanan alanın büyümesi, aynı oranda istihdam artışı veya ekonomik katma değer oluştuğunu doğrudan göstermiyor.

Bu sonuçların değerlendirilebilmesi için çalışan sayıları, yatırım tutarları ve operasyonel faaliyetlere ilişkin ayrı verilere ihtiyaç bulunuyor.

Avrupa'daki Lojistik Rekabeti Nasıl Değişiyor?

Çinli şirketlerin Polonya'daki kiralama faaliyetleri, Avrupa'da e-ticaret lojistiğinin önemini ortaya koyuyor.

Uluslararası faaliyet gösteren işletmeler, depo lokasyonlarını belirlerken müşteri pazarlarına erişim, maliyet ve dağıtım koşullarını değerlendirebiliyor.

Polonya'nın raporda öne çıkması, bu ülkedeki sanayi ve lojistik gayrimenkul pazarına yönelik talebin arttığını gösteriyor.

Bununla birlikte rapordaki veriler tek başına Polonya'nın diğer Avrupa ülkelerine kıyasla daha düşük lojistik maliyetlerine sahip olduğunu kanıtlamıyor.

Kiralama kararlarının nedenlerini tam olarak değerlendirebilmek için kira bedelleri, ulaşım bağlantıları ve işletmelerin dağıtım stratejileri gibi ek bilgilere ihtiyaç bulunuyor.

Türk E-Ticaret Şirketleri İçin Ne Anlama Geliyor?

Avrupa'ya satış yapan Türk işletmeleri açısından uluslararası lojistik altyapısındaki değişiklikler takip edilebilecek gelişmeler arasında bulunuyor.

Özellikle sınır ötesi e-ticaret yapan şirketlerde teslimat süreleri, stokların bulunduğu ülke ve iade süreçleri önem taşıyor.

Avrupa pazarındaki lojistik tesislerinin genişlemesi, farklı dağıtım modellerinin değerlendirilmesine imkân sağlayabilir.

Ancak Çinli şirketlerin Polonya'daki kiralama miktarının artması, Türk şirketlerinin mutlaka aynı ülkede depo kiralaması gerektiği anlamına gelmiyor.

Bir işletmenin yurt dışında depo kullanma kararı, satış hacmi, hedef pazarları ve maliyet koşullarına bağlı olarak değerlendirilmeli.

Özellikle yurt dışında stok tutulması halinde ilgili ülkedeki vergi, gümrük ve diğer hukuki yükümlülükler de gündeme gelebilir.

Bu nedenle uluslararası lojistik modeli oluşturulurken ticari avantajların yanında mevzuata uyum koşullarının da değerlendirilmesi gerekiyor.

Depo Kiralamalarının Muhasebeleştirilmesi

Lojistik tesislerinin kiralanması, işletmeler açısından önemli finansal işlemler oluşturabiliyor.

Bir şirketin depo alanını doğrudan kiralaması ile üçüncü taraf bir işletmeden depolama hizmeti satın alması aynı hukuki ve muhasebesel niteliğe sahip olmayabilir.

Türkiye Finansal Raporlama Standartlarını uygulayan işletmelerde kiralama işlemleri, ilgili koşulların karşılanması halinde TFRS 16 Kiralamalar Standardı kapsamında değerlendiriliyor.

Buna karşılık yalnızca depolama hizmeti satın alınan sözleşmelerde işlemin niteliğinin ayrıca incelenmesi gerekiyor.

Bu nedenle bütün lojistik hizmet ödemelerinin otomatik olarak kiralama işlemi şeklinde muhasebeleştirilmesi doğru değil.

Şirketlerin sözleşmelerindeki kullanım haklarını, hizmet unsurlarını ve ödeme koşullarını değerlendirmesi önem taşıyor.

Stok Yönetimi ve Finansal Raporlama

E-ticaret lojistiğinde kullanılan depolar, işletmelerin stok yönetim süreçleriyle doğrudan bağlantılı bulunuyor.

Özellikle farklı ülkelerde ürün bulunduran şirketler açısından stok miktarlarının ve hareketlerinin doğru izlenmesi önem taşıyor.

Depolar arasında transfer edilen ürünler, müşterilere teslim edilen siparişler ve iade edilen mallar muhasebe kayıtlarının hazırlanmasında dikkate alınabilir.

Türkiye Muhasebe Standartlarını uygulayan işletmelerde stoklara ilişkin finansal raporlama hükümleri TMS 2 Stoklar Standardı kapsamında değerlendiriliyor.

Ancak stokların farklı ülkelerde bulunması, her durumda aynı vergi veya gümrük işlemlerinin uygulanacağı anlamına gelmiyor.

Ürünlerin hukuki mülkiyeti, sevkiyat işlemleri ve ilgili ülkenin mevzuatı önem taşıyor.

Lojistik Sektöründe Yatırım Kararları

Sanayi ve lojistik gayrimenkul alanlarına yönelik talep, gayrimenkul yatırımcılarının değerlendirdiği göstergeler arasında bulunuyor.

Özellikle büyük ölçekli depolama tesisleri, uzun vadeli kullanım ve finansman planlaması gerektirebiliyor.

Ancak kiralama faaliyetlerinin artması, bütün lojistik gayrimenkul yatırımlarının kârlı olacağını garanti etmiyor.

Yatırımın getirisi; kira bedelleri, doluluk oranları, finansman koşulları ve işletme giderlerinden etkilenebiliyor.

Bu nedenle yatırımcıların yalnızca toplam kiralanan alan miktarına değil, somut projelerin ekonomik koşullarına da dikkat etmesi gerekiyor.

Polonya E-Ticaret Lojistiğinde Öne Çıkıyor

Ticaret Bakanlığının 13 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı verilere göre Çinli şirketler, 2024 başından 2026 Haziran sonuna kadar Polonya'da toplam 695 bin metrekare sanayi ve lojistik alanı kiraladı.

Bu sonuçla Polonya, Çinli şirketlerin Avrupa'da en fazla alan kiraladığı ülkeler arasında Birleşik Krallık'ın ardından ikinci sırada yer aldı.

Çamaşır Kurutma Makinelerinde Yeni Enerji Kuralları 2026
Çamaşır Kurutma Makinelerinde Yeni Enerji Kuralları 2026
İçeriği Görüntüle

Orta ve Doğu Avrupa'da ikinci sırada bulunan Macaristan'da ise toplam kiralama miktarı 180 bin metrekare olarak açıklandı.

Veriler, çevrim içi perakende faaliyetlerinin genişlemesiyle birlikte lojistik altyapının uluslararası ticaretteki öneminin arttığını ortaya koyuyor.

Türk e-ticaret şirketleri açısından gelişme, Avrupa pazarlarında dağıtım stratejilerinin, depo kullanımının ve lojistik maliyetlerin değerlendirilmesi bakımından önem taşıyor.

Ancak açıklanan rakamların yeni bir gümrük vergisi, yatırım teşviki veya Türkiye'deki şirketlere yönelik zorunlu bir düzenleme niteliğinde olmadığı unutulmamalı.