Zengezur Koridoru, Türkiye’yi Küresel Lojistikte Merkeze Taşıyabilir
Azerbaycan ve Ermenistan arasında ABD arabuluculuğunda imzalanan Zengezur Koridoru anlaşması, Türkiye’nin lojistik ve dış ticarette yeni bir döneme adım atması için önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Anlaşma kapsamında Nahçıvan’a tam erişim sağlanırken, bölgesel ticaret ve ulaşım ağlarının yeniden şekilleneceği öngörülüyor.
Uzmanlar, koridorun sadece kara ve demiryolu taşımacılığında değil; enerji, iletişim ve dijital altyapıda da Türkiye’ye yeni entegrasyon imkânları sunduğunu belirtiyor. Demiryolu hatları, petrol ve doğal gaz boru hatları ile fiber optik ağların aynı güzergâhta yer alması, Türkiye’nin bölgesel enerji ve veri geçiş merkezi olma potansiyelini güçlendiriyor.
Ekonomi çevrelerine göre, Zengezur güzergâhı İstanbul ve Mersin limanları üzerinden Avrupa pazarına açılan Türk lojistik sektörüne maliyet ve süre avantajı sağlayacak. Orta Koridor’daki Bakü-Tiflis-Kars hattıyla entegrasyon düşünüldüğünde, taşımacılıkta rekabet gücünün artacağı ifade ediliyor.

UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin, bu projenin Türkiye için stratejik önem taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Zengezur Koridoru, yalnızca bir ulaşım projesi değil; ticaret, lojistik hatları ve jeopolitik dengeler açısından tarihi bir adım. Türkiye, doğu ile batı arasında güçlü bir köprü kurarak küresel tedarik zincirlerinde kilit aktör haline gelebilir.”
Engin’e göre, koridor sayesinde Türkiye; Nahçıvan ve Azerbaycan üzerinden Orta Asya’ya doğrudan bağlantı kuracak, taşıma süreleri ve lojistik maliyetler önemli ölçüde azalacak. Bu durum, doğu illeri başta olmak üzere ülke genelinde yeni ticaret fırsatları yaratacak.
Projeden en iyi şekilde yararlanmak için altyapı uyumunun hızla tamamlanması, gümrüklerde dijital entegrasyon, Marmaray’ın yük kapasitesinin artırılması ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne demiryolu bağlantısının sağlanması gerektiği belirtiliyor.
Engin, Zengezur’un yalnızca yük taşımayacağını, aynı zamanda kültürel ve ekonomik bağları güçlendireceğini ifade ederek, “Bu koridor, Türkiye’nin lojistikte yüzyılın lider ülkelerinden biri olma hedefi için geleceğe açılan stratejik bir kapıdır.” dedi.





