Yangın Sigortası Poliçelerinde Yeni Dönem: Teminat ve Primler 2027'de Ayrı Gösterilecek
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), yangın sigortası poliçelerinde teminat ve prim tutarlarının gösterilmesine ilişkin yeni kurallar belirledi. 1 Ekim 2026 tarihli ve 2026/29 sayılı Genelge ile yangın sigortasının ana teminatı ve ek sözleşmeyle güvence altına alınan risklerin poliçelerde nasıl gösterileceği açıklandı. Yeni düzenlemeye göre ek sözleşmeyle teminat altına alınan her bir riske ait teminat ve prim tutarları, yangın sigortasının ana teminatından ayrı gösterilecek. Sigorta şirketlerinin bu bilgileri Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine doğru ve eksiksiz aktarması gerekecek. İlgili hükümler 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girecek.
SEDDK Yangın Sigortası Poliçelerine İlişkin Yeni Genelge Yayımladı
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından hazırlanan Yangın Sigortası Poliçelerinde Teminat ve Prim Tutarlarının Gösterimi ile Veri Aktarımına İlişkin Genelge, 1 Ekim 2026 tarihinde yayımlandı.
2026/29 sayılı Genelge, yangın sigortası poliçelerinde ana teminatla ek teminatların gösterimi ve bu bilgilere ilişkin veri aktarımını düzenliyor.
Düzenlemenin amacı, poliçelerde yer alan teminat ve prim bilgilerinin belirli esaslara göre sunulmasını ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yapılacak veri aktarımında tutarlılığın sağlanmasını temin etmek.
Yeni genelge, özellikle yangın sigortası branşında faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin poliçe düzenleme ve bilgi sistemlerini ilgilendiriyor.
Bunun yanında sigorta acenteleri, brokerler, ticari işletmeler ve sigorta poliçelerini takip eden finans birimleri açısından da önem taşıyor.
Ancak düzenleme, bütün sigorta ürünleri için yeni bir genel prim tarifesi getirildiği anlamına gelmiyor.
Yangın Sigortasında Ana Teminat Neleri Kapsıyor?
2026/29 sayılı Genelge'nin üçüncü maddesinde yangın sigortasının ana teminatı açıklanıyor.
Buna göre yangın sigortası, Yangın Sigortası Genel Şartlarına tabi olarak düzenlenen ve ana teminatını yangının oluşturduğu sigortayı ifade ediyor.
Ana teminat kapsamında yangın, yıldırım, infilak veya yangın ve infilak sonucunda meydana gelen duman, buhar ve hararetin sigortalı menkul ve gayrimenkul mallarda doğrudan neden olacağı maddi zararların karşılanması bulunuyor.
Bu nedenle yangın sigortası yalnızca açık alev nedeniyle oluşan zararlarla sınırlı bir koruma olarak değerlendirilmemeli.
Ancak hangi zararın teminat kapsamında bulunduğu, sigorta sözleşmesinin içeriğine ve ilgili genel şartlara göre belirleniyor.
Özellikle poliçedeki istisnalar, sigorta bedelleri ve ek sözleşmelerin bulunup bulunmadığı önem taşıyor.
Ek Teminatlar Ana Teminattan Ayrılacak
Yeni genelgenin en önemli hükümlerinden biri, ana yangın teminatı ile ek sözleşmeyle sağlanan teminatların birbirinden ayrı gösterilmesi.
Yangın Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesi kapsamında ek sözleşmeyle teminat altına alınabilen riskler ile poliçeye eklenen diğer riskler, ana teminattan ayrı değerlendiriliyor.
Genelgede bu risklerin ayrı ve bağımsız teminatlar olduğu açıkça belirtiliyor.
Dolayısıyla belirli bir riskin yangın sigortası poliçesinde ana teminatla birlikte bulunması, o riskin kendiliğinden yangın sigortası ana teminatının kapsamına girdiği anlamına gelmiyor.
Bu ayrım, poliçe bilgilerinin doğru gösterilmesi ve sigortalının satın aldığı korumayı anlaması açısından önem taşıyor.
Örneğin poliçede ek sözleşmeyle güvenceye alınan bir risk varsa, bu riskin teminat tutarıyla buna ait primin ana yangın teminatından ayrı izlenmesi gerekecek.
Her Bir Ek Riskin Teminat ve Prim Tutarı Ayrı Gösterilecek
Genelgenin üçüncü maddesinin beşinci fıkrasına göre, Yangın Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesi kapsamında ek sözleşmeyle teminat altına alınan her bir riske ilişkin teminat tutarı ve bu teminatın tamamına ilişkin toplam prim tutarı, ana yangın teminatına ait teminat ve prim tutarlarından ayrı gösterilecek.
Bu hüküm, poliçelerdeki bilgilerin daha açık biçimde ayrıştırılmasını amaçlıyor.
Örneğin bir işyerinin yangın sigortası poliçesinde ana yangın teminatıyla birlikte ek sözleşmeyle güvence altına alınan başka riskler bulunabilir.
Bu durumda ek risklere ait teminatların ve primlerin yeni genelgede belirtilen şekilde ayrı gösterilmesi gerekecek.
Ancak genelge, her yangın sigortası poliçesine bütün ek teminatların zorunlu olarak eklenmesini öngörmüyor.
Ek teminatların kapsamı, ilgili genel şartlar ve sigorta sözleşmesi çerçevesinde belirlenmeye devam ediyor.
Komşulara ve Kiracıya Karşı Sorumluluk Teminatları
Yeni düzenlemede yangın ve infilak nedeniyle ortaya çıkabilecek bazı sorumluluk teminatları da ele alınıyor.
Genelgeye göre yangın ve infilak rizikosu nedeniyle sigortalının komşularına karşı sorumluluğu ile sigortalı mal sahibinin veya kiracının zararlarına ilişkin belirli sorumluluk teminatları, yangın sigortası kapsamında değerlendirilebiliyor.
Ancak bu değerlendirme, ilgili sorumluluk teminatının yangın ve infilak rizikosuna ilişkin kısmıyla bağlantılı.
Dolayısıyla poliçedeki bütün sorumluluk teminatlarının koşulsuz biçimde yangın sigortasının ana teminatı olarak kabul edilmesi doğru değil.
İlgili teminatın hangi riski kapsadığı ve poliçede nasıl düzenlendiği önem taşıyor.
Her Yangın Teminatı Yangın Sigortası Sayılmıyor
SEDDK'nin yeni genelgesinde dikkat çeken teknik bir ayrım daha bulunuyor.
Yangın Sigortası Genel Şartları dışında bir genel şarta tabi olarak düzenlenen veya işin özelliğine uygun özel şartlarla oluşturulan sigorta sözleşmelerinde yangın, yıldırım veya infilak risklerine karşı koruma sağlanması, tek başına ilgili sözleşmenin yangın sigortası sayılması için yeterli değil.
Özellikle paket poliçelerde bulunan yangın teminatları bakımından bu ayrım önem taşıyor.
Genelgeye göre Yangın Sigortası Genel Şartları dışındaki genel şartlara tabi olarak verilen yangın, yıldırım veya infilak teminatları, bu düzenleme kapsamında yangın sigortası olarak değerlendirilmiyor.
Bu nedenle sigorta şirketlerinin poliçenin ticari adından ziyade hukuki niteliğini ve tabi olduğu genel şartları esas alması gerekiyor.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine Veri Aktarımı Yapılacak
Genelgenin dördüncü maddesi, sigorta şirketlerinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine gerçekleştireceği veri aktarımını düzenliyor.
Buna göre Yangın Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesi kapsamında ek sözleşmeyle teminat altına alınan her bir riske ilişkin teminat ve prim tutarlarının Merkeze iletilmesi gerekecek.
Veri aktarımı, üretim verisi kapsamında eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek.
Bu uygulama, sigorta poliçelerine ilişkin bilgilerin daha düzenli ve tutarlı biçimde takip edilmesini amaçlıyor.
Ancak söz konusu hüküm, sigortalı işletmelerin doğrudan Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine bireysel veri bildirimi yapmasını zorunlu kılan bir düzenleme değil.
Genelgenin veri aktarımı yükümlülüğü doğrudan sigorta şirketlerini ilgilendiriyor.
Sigorta Şirketlerinin Bilgi Sistemlerinde Güncelleme Gerekecek
Yeni düzenleme kapsamında sigorta şirketlerinin bilgi sistemlerini, teminat ve primlerin ayrı gösterilmesini sağlayacak biçimde düzenlemesi gerekiyor.
Ayrıca gerekli kayıt ve kontrol mekanizmalarının kurulması da öngörülüyor.
Böylece poliçelerde yer alan bilgiler ile Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine aktarılan veriler arasında tutarlılık sağlanması hedefleniyor.
Bu durum, sigorta şirketlerinin poliçe üretim yazılımları, veri aktarım sistemleri ve iç kontrol süreçleri açısından teknik hazırlık yapmasını gerektirebilir.
Özellikle ek teminatların doğru sınıflandırılması ve bunlara ait prim tutarlarının eksiksiz aktarılması önem taşıyor.
Ancak genelge, bütün sigorta şirketlerinin aynı yazılımı kullanmasını zorunlu hale getirmiyor.
Şirketlerin ilgili hükümleri karşılayacak bilgi sistemleri ve kontrol mekanizmalarını oluşturması gerekiyor.
Yeni Uygulama 1 Ocak 2027'de Başlayacak
2026/29 sayılı Genelge'nin beşinci maddesinde yürürlük tarihleri ayrı ayrı belirlendi.
Buna göre üçüncü maddenin beşinci fıkrası ile dördüncü madde, 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girecek.
Diğer hükümler ise genelgenin yayımlandığı 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.
Bu nedenle düzenlemenin tamamının 1 Ocak 2027 tarihinde ilk kez yürürlüğe gireceği düşünülmemeli.
Özellikle teminat ve prim tutarlarının ayrı gösterilmesi ile veri aktarımına ilişkin yükümlülükler bakımından 1 Ocak 2027 tarihi önem taşıyor.
Sigorta şirketlerinin bu tarihe kadar gerekli bilgi sistemi ve uygulama hazırlıklarını değerlendirmesi gerekiyor.
İşyeri Sahipleri ve Şirketler Açısından Önemi
Yangın sigortaları, işyerlerinin ve işletmelere ait çeşitli varlıkların güvence altına alınmasında önemli sigorta ürünleri arasında bulunuyor.
Özellikle üretim tesisleri, depolar, mağazalar ve ofislerde yangın kaynaklı maddi zararlar önemli mali sonuçlar doğurabiliyor.
Bu nedenle işletmelerin poliçelerinde hangi risklerin ana teminat kapsamında bulunduğunu ve hangi riskler için ek sözleşme düzenlendiğini bilmesi önem taşıyor.
Yeni genelgeyle teminat ve prim bilgilerinin daha açık biçimde ayrıştırılması, sigortalıların poliçelerini değerlendirmesini kolaylaştırabilir.
Ancak bu düzenleme, mevcut poliçelerdeki bütün teminat limitlerinin kendiliğinden artırıldığı veya bütün işletmelere yeni sigorta teminatı sağlandığı anlamına gelmiyor.
Teminat kapsamı ve sigorta bedelleri, ilgili poliçe hükümleri çerçevesinde değerlendirilmeye devam edecek.
Sigorta Acenteleri ve Brokerler Nelere Dikkat Etmeli?
Sigorta acenteleri ve brokerler, sigortalıların ihtiyaçlarına uygun poliçelerin hazırlanması ve teminatların açıklanması açısından önemli görevler üstleniyor.
Yeni düzenleme kapsamında özellikle yangın sigortasının ana teminatıyla ek sözleşmeyle sağlanan teminatların birbirinden ayrılması önem taşıyor.
Bu nedenle sigorta aracılarının müşterilere sunulan poliçe ve teklif belgelerindeki teminat açıklamalarını güncel genelge hükümleriyle birlikte değerlendirmesi yararlı olabilir.
Ayrıca farklı sigorta şirketlerinin sunduğu tekliflerin karşılaştırılmasında yalnızca toplam prim tutarının değil, teminatların kapsamının da incelenmesi gerekiyor.
Özellikle ek teminatların hangi riskleri içerdiği ve bu riskler için belirlenen teminat limitlerinin ne olduğu önem taşıyor.
Ancak genelge, sigorta acentelerine bütün mevcut poliçeleri otomatik olarak iptal etme veya yenileme yükümlülüğü getirmiyor.
Muhasebe ve Finans Birimleri Açısından Değerlendirme
İşletmelerde sigorta poliçelerine ilişkin giderlerin muhasebeleştirilmesi, poliçenin kapsadığı dönem ve ilgili muhasebe esasları çerçevesinde gerçekleştiriliyor.
Yangın sigortası poliçelerinde teminat ve prim tutarlarının daha ayrıntılı gösterilmesi, finans birimlerinin sigorta maliyetlerini analiz etmesine yardımcı olabilir.
Özellikle farklı risklere yönelik primlerin ayrı gösterilmesi, işletmelerin sigorta giderlerini karşılaştırmasında yararlı bilgiler sağlayabilir.
Ancak poliçede primlerin farklı teminatlar arasında ayrıştırılması, her bir primin mutlaka farklı muhasebe hesabında izlenmesi gerektiği anlamına gelmiyor.
Muhasebeleştirme, sigorta giderinin niteliği ve ilgili finansal raporlama veya vergi hükümlerine göre değerlendirilmeli.
Bunun yanında yeni genelge doğrudan kurumlar vergisi, gelir vergisi veya KDV oranlarında değişiklik yapmıyor.
Poliçelerde Şeffaflık ve Veri Tutarlılığı Artacak
SEDDK tarafından 1 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan 2026/29 sayılı Genelge, yangın sigortası poliçelerinin düzenlenmesi ve sigortacılık verilerinin aktarılması açısından yeni uygulama esasları belirledi.
Buna göre ana yangın teminatı ile ek sözleşmeyle güvence altına alınan riskler arasında ayrım yapılacak.
Ek sözleşmeyle teminat altına alınan her bir riske ait teminat ve prim tutarı, ana teminattan ayrı gösterilecek.
Sigorta şirketleri ilgili bilgileri Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine üretim verisi kapsamında eş zamanlı aktaracak.
Bu hükümlerin uygulanmasına 1 Ocak 2027 tarihinde başlanacak.
Yeni düzenleme, poliçelerin daha açık biçimde hazırlanmasını ve veri aktarımında tutarlılığın sağlanmasını hedefliyor.
Sigorta şirketlerinin bilgi sistemlerini ve kontrol mekanizmalarını yeni uygulama tarihine göre değerlendirmeleri önem taşıyor.





