Ürün Güvenliği Denetimlerinde 3,77 Milyar TL Ceza: Ticaret Bakanlığının 2025 Raporu Açıklandı
Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan 2025 Yılı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Raporu, Türkiye'de ürün güvenliğine yönelik gerçekleştirilen kontrollerin sonuçlarını ortaya koydu. Rapora göre 2025 yılında uygunsuz ürünler nedeniyle uygulanan idari para cezaları, bir önceki yıla kıyasla yüzde 115 artarak 3 milyar 773 milyon 689 bin 932 TL'ye yükseldi. İç piyasada denetlenen 302 bin 675 ürün partisinin 46 bin 821'ini ithal ürünler oluşturdu. Denetimlerde ithal ürünlerin 1.650 partisinde uygunsuzluk tespit edildi. Rapor, ürün güvenliği denetimlerinin yanı sıra internet satışları, ithal ürünler, laboratuvar kontrolleri ve piyasadan toplatma uygulamalarına ilişkin değerlendirmeler de içeriyor.
Ticaret Bakanlığı 2025 Yılı Ürün Güvenliği Raporunu Yayımladı
Ticaret Bakanlığı Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü, farklı kamu kuruluşları tarafından yürütülen piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetlerini yıllık raporunda değerlendirdi.
2025 yılına ilişkin raporda, ürün güvenliği alanında görevli kamu kuruluşlarının denetim faaliyetleri, personel kapasitesi, tespit edilen uygunsuzluklar ve uygulanan idari yaptırımlar incelendi.
Piyasa gözetimi ve denetimi, piyasaya sunulan ürünlerin ilgili teknik düzenlemelere uygunluğunun kontrol edilmesini amaçlıyor.
Bu kapsamda ürünlerin taşıması gereken güvenlik özellikleri, teknik belgeleri, işaretlemeleri ve ilgili diğer gereklilikler değerlendirilebiliyor.
Raporda yer alan sonuçlar yalnızca Ticaret Bakanlığının gerçekleştirdiği denetimlerden oluşmuyor.
Ürün güvenliği alanında yetkili farklı kamu kurumlarının bildirdiği veriler de değerlendirmeye dahil ediliyor.
İdari Para Cezaları Yüzde 115 Arttı
Raporun dikkat çeken sonuçlarından biri, uygunsuz ürünler nedeniyle uygulanan idari para cezalarındaki artış oldu.
Ticaret Bakanlığının verilerine göre 2025 yılında ürün güvenliği denetimleri sonucunda uygulanan idari para cezalarının toplamı 3.773.689.932 TL'ye ulaştı.
Bu tutar, 2024 yılına kıyasla yüzde 115 artışa karşılık geliyor.
Ancak idari para cezalarının toplam tutarındaki artış, tek başına uygunsuz ürün sayısının aynı oranda yükseldiğini göstermiyor.
Ceza tutarları, denetlenen ürün grupları, mevzuattaki yaptırım hükümleri ve uygulanan işlemlerin niteliği gibi farklı unsurlardan etkilenebiliyor.
Bu nedenle denetim sonuçlarının yalnızca parasal yaptırım toplamı üzerinden değerlendirilmemesi gerekiyor.
Gıda Denetimlerinde 2,77 Milyar TL Ceza
Rapora göre Tarım ve Orman Bakanlığının gıdalara yönelik uyguladığı idari para cezaları 2025 yılında 2.771.617.437 TL olarak gerçekleşti.
Söz konusu tutar, 2024 yılında 1.309.748.855 TL düzeyindeydi.
Böylece gıdalara yönelik idari yaptırımlarda önemli bir artış kaydedildi.
Bu denetimler; gıda güvenilirliği, ürünlerin mevzuata uygunluğu ve ilgili işletmelerin yükümlülükleri açısından önem taşıyor.
Ancak farklı kamu kuruluşlarının denetimleri aynı mevzuata veya aynı ceza tarifesine tabi değil.
Gıda ürünleriyle ilgili yaptırımlar değerlendirilirken 5996 sayılı Kanun ve ilgili ikincil mevzuatın dikkate alınması gerekiyor.
Diğer ürün gruplarında ise farklı kanuni düzenlemeler uygulanabiliyor.
İç Piyasada 302 Bin 675 Ürün Partisi Denetlendi
Ticaret Bakanlığının raporuna göre 2025 yılında iç piyasada toplam 302 bin 675 ürün partisi denetlendi.
Bu sayının 46 bin 821'ini ithal ürün partileri oluşturdu.
Geriye kalan 255 bin 854 parti ise yerli ürünlerden meydana geldi.
| Gösterge | 2025 yılı |
|---|---|
| Denetlenen toplam ürün partisi | 302.675 |
| Denetlenen yerli ürün partisi | 255.854 |
| Denetlenen ithal ürün partisi | 46.821 |
| Uygunsuz bulunan ithal ürün partisi | 1.650 |
| Toplam idari para cezası | 3,77 milyar TL |
Burada kullanılan ürün partisi kavramı önemli.
Raporda ürün partisi, aynı marka, model ve seri numarasıyla bağlantılı ürün topluluğunu ifade ediyor.
Dolayısıyla 302 bin 675 ürün partisinin denetlenmesi, yalnızca 302 bin 675 adet bireysel ürünün kontrol edildiği anlamına gelmiyor.
Bu ayrım, istatistiklerin doğru değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.
İthal Ürünlerde 1.650 Parti Uygunsuz Bulundu
2025 yılında denetlenen 46 bin 821 ithal ürün partisinin 45 bin 171'i uygun bulundu.
Buna karşılık 1.650 ürün partisinde uygunsuzluk tespit edildi.
Raporda ithal ürünlere ilişkin uygunsuzluk oranı yaklaşık yüzde 3 olarak ifade edildi.
Ancak bu oran, Türkiye'ye ithal edilen bütün ürünlerin yüzde 3'ünün güvensiz olduğu anlamına gelmiyor.
Veri, piyasa gözetimi ve denetimi kapsamında seçilerek kontrol edilen ürün partilerine ilişkin sonuçları gösteriyor.
Ayrıca mevzuata aykırılık ile doğrudan insan sağlığı veya güvenliği açısından tehlikeli olma durumunun her zaman aynı anlamı taşımadığı unutulmamalı.
Bir üründe işaretleme veya belge eksikliği bulunması da ilgili teknik düzenlemeye aykırılık oluşturabilir.
Hangi İthal Ürünlerde Daha Fazla Uygunsuzluk Tespit Edildi?
Bakanlık raporuna göre ithal ürünlerde uygunsuzluk sayısının en yüksek olduğu ürün grupları arasında tıbbi cihazlar, elektrikli ekipmanlar, makineler, kozmetikler ve telsiz ekipmanları bulunuyor.
Bu ürünlerde güvenlik ve teknik uygunluk şartları, faaliyet alanına göre farklı kurumlar tarafından denetlenebiliyor.
Özellikle elektrikli ürünlerde teknik güvenlik özellikleri ve ilgili uygunluk belgeleri önem taşıyor.
Kozmetik ürünlerde ürün güvenilirliği ve etiketleme hükümleri, tıbbi cihazlarda ise ilgili sağlık mevzuatı uygulanıyor.
Ancak belirli ürün gruplarında daha fazla uygunsuzluk tespit edilmesi, o kategorideki bütün ürünlerin güvensiz olduğu anlamına gelmiyor.
Denetim yoğunluğu, risk esaslı ürün seçimi ve ürünlerin piyasadaki dağılımı sonuçları etkileyebiliyor.
Denetim Personeli Sayısı 17 Bin 878'e Ulaştı
2025 yılı raporunda ürün güvenliği alanındaki denetim kapasitesine ilişkin bilgiler de yer aldı.
Buna göre piyasa gözetimi ve denetiminde görev alan toplam personel sayısı bir önceki yıla göre yüzde 5 artarak 17 bin 878 oldu.
Personelin 14 bin 139'u Tarım ve Orman Bakanlığında görev yaptı.
Sağlık Bakanlığında 1.278, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında ise 1.172 personel bulunuyordu.
Bu dağılım, denetim kapasitesinin kurumlar arasında farklılaştığını gösteriyor.
Ancak bütün personelin yalnızca piyasa gözetimi faaliyetinde tam zamanlı çalıştığı düşünülmemeli.
Raporda da denetim personelinin farklı görevlerinin bulunmasının denetim performansının değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.
Ürünlerin Laboratuvar Testlerinde 974 Uygunsuzluk
Ürün güvenliği denetimlerinde belge ve işaret kontrolünün yanında laboratuvar testleri de kullanılabiliyor.
Rapora göre Tarım ve Orman Bakanlığı dışındaki piyasa gözetimi kuruluşları tarafından denetlenen 142 bin 274 ürün partisinin 15 bin 16'sı teste gönderildi.
Bu testler sonucunda 974 ürün partisi uygunsuz bulundu.
Söz konusu veri, laboratuvar incelemelerinin ürün güvenliği açısından önemini ortaya koyuyor.
Ancak her ürünün laboratuvara gönderilmesi zorunlu değil.
Denetim yöntemleri ürünün türüne, mevzuatına ve belirlenen riske göre farklılaşabiliyor.
Bu nedenle belge kontrolü, işaretleme incelemesi ve laboratuvar testi birbirini tamamlayan yöntemler olarak değerlendiriliyor.
İnternet Satışlarında Ürün Güvenliği Denetimleri
Ticaret Bakanlığının 2025 yılı raporu, internet üzerinden satılan ürünlerin denetlenmesine ayrıca yer veriyor.
E-ticaretin büyümesiyle birlikte ürünlerin dijital platformlar aracılığıyla piyasaya sunulması, ürün güvenliğine ilişkin yeni uygulama ihtiyaçları oluşturuyor.
Raporda, internet satışlarının denetimi konusunda önceki yıllarda olduğu gibi sınırlı sayıda kamu kuruluşunun veri sağlayabildiği belirtiliyor.
Bunun yanında e-ticarette ürün güvenliği alanında geliştirilen yazılım ve teknik destek çalışmalarıyla denetim kapasitesinin artırılması hedefleniyor.
Ancak raporda belirtilen proje ve hedefler, bütün internet satıcıları için 2025 yılında aynı tarihte yeni bir belge zorunluluğu başladığı anlamına gelmiyor.
E-ticaret işletmelerinin yükümlülükleri, ilgili ürün güvenliği ve mesafeli satış mevzuatına göre değerlendirilmeli.
Üreticiler ve İthalatçılar İçin Ürün Güvenliği Sorumluluğu
Ürün güvenliği denetimleri, üretim ve ithalat yapan şirketler açısından önemli hukuki ve mali sonuçlar doğurabiliyor.
Piyasaya arz edilen ürünlerin ilgili teknik düzenlemelere uygun olması gerekiyor.
Ürünün niteliğine göre uygunluk değerlendirmesi, teknik dosya, etiket, kullanım talimatı ve diğer belgeler önem taşıyabiliyor.
Ürünün ilgili koşulları karşılamaması halinde idari yaptırımların yanında piyasaya arzın durdurulması veya piyasadan toplatma gibi tedbirler de uygulanabiliyor.
Ancak her uygunsuzluk durumunda aynı yaptırımın uygulanacağı varsayılmamalı.
İlgili kanuni hükümler, riskin niteliği ve somut aykırılık değerlendirilerek işlem yapılıyor.
Bu nedenle üreticilerin ve ithalatçıların ürün bazında yürürlükteki teknik mevzuatı takip etmeleri gerekiyor.
Ürün Toplatma ve Satışın Durdurulması Süreçleri
Piyasa gözetimi ve denetimi yalnızca idari para cezası uygulanmasından oluşmuyor.
Uygunsuz veya güvensiz ürünlerle ilgili olarak çeşitli idari tedbirler de alınabiliyor.
Bunlar arasında ürünün piyasaya arzının durdurulması, geri çağrılması, piyasadan toplatılması ve ilgili koşullarda imhası bulunuyor.
Bu tür tedbirlerin uygulanması, ürünün piyasadaki durumuna ve risk değerlendirmesine bağlı.
Özellikle tüketici güvenliğini etkileyebilen ürünlerde piyasadan toplatma ve geri çağırma süreçleri önem taşıyor.
Şirketlerin ürünlerinin hangi bayi, dağıtıcı veya satış kanallarına gönderildiğine ilişkin kayıtları tutması, olası geri çağırma süreçlerinin daha düzenli yürütülmesine yardımcı olabilir.
Ancak her ürün uygunsuzluğunun otomatik olarak toplatma kararıyla sonuçlanacağı düşünülmemeli.
Ürün Güvenliğinde Avrupa Birliği Bildirimleri
Ticaret Bakanlığının raporu, Avrupa Birliği'nin gıda dışı ürünlerde hızlı uyarı sistemi olan Safety Gate uygulamasına da değiniyor.
Bu sistem, belirli riskler nedeniyle bildirime konu olan ürünlerin ilgili otoriteler tarafından takip edilmesine yardımcı oluyor.
Raporda, Türkiye menşeli ürünlere ilişkin Avrupa Birliği bildirimlerinin de önem taşıdığı belirtiliyor.
Özellikle Avrupa pazarına ihracat yapan üreticilerin ilgili ürün güvenliği düzenlemelerine uygun hareket etmeleri gerekiyor.
Bu kapsamda 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu ve ilgili teknik mevzuat önem taşıyor.
Ancak Safety Gate sisteminde bir ürüne ilişkin bildirim bulunması, aynı kategorideki bütün ürünler için aynı sonucu doğurmuyor.
Değerlendirmeler bildirime konu olan ürün, model ve risk üzerinden yapılıyor.
Muhasebe ve Finans Birimleri Açısından Değerlendirme
Ürün güvenliği denetimleri sonucunda şirketlere uygulanan idari para cezaları, işletmelerin finansal kayıtlarında da önem taşıyor.
Ancak bir idari para cezasının muhasebe kayıtlarına alınması ile vergi matrahından indirilmesi farklı konular.
Vergi mevzuatı kapsamında belirli idari para cezaları kanunen kabul edilmeyen gider niteliğinde bulunuyor.
Bu nedenle işletmelerin söz konusu cezaları vergi hesabında ayrıca değerlendirmesi gerekiyor.
Bunun yanında ürünlerin piyasadan toplatılması veya imha edilmesi, stok ve maliyet hesapları açısından da sonuçlar doğurabilir.
Ancak her ürün geri çağırmasının aynı muhasebe kaydını gerektirdiği düşünülmemeli.
İşlemin niteliği, varlığın durumu ve uygulanabilir muhasebe ile vergi hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
2025 Raporu 2026 Denetimleriyle Karıştırılmamalı
Ticaret Bakanlığının yıllık raporu, 2025 yılı içerisinde yürütülen piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetlerine ilişkin sonuçları değerlendiriyor.
Bu nedenle raporda açıklanan 3,77 milyar TL'lik idari para cezası tutarı, 2026 yılının ilk dokuz ayındaki piyasa denetimi sonuçlarıyla aynı veri değil.
Ayrıca iki çalışmanın kurum kapsamı, denetim yöntemi ve raporlama esasları farklı olabiliyor.
Bu nedenle raporlardaki toplamların doğrudan birbirine eklenmesi veya aynı denetim grubunun devamı olarak değerlendirilmesi yanıltıcı olabilir.
2025 yılı PGD Raporu, özellikle ürün güvenliği ve teknik düzenlemelere uygunluk bakımından yıllık bir değerlendirme sunuyor.
Ürün Güvenliği Denetimlerinde Mevzuata Uyum Önemini Koruyor
Ticaret Bakanlığının 2025 yılı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Raporu, ürün güvenliği alanında yürütülen kontrollerin kapsamını ortaya koydu.
Rapora göre uygunsuz ürünlere uygulanan idari para cezaları yüzde 115 artışla 3,77 milyar TL'ye yükseldi.
İç piyasada 302 bin 675 ürün partisi denetlenirken ithal ürünlere ilişkin kontrollerde 1.650 ürün partisinde uygunsuzluk tespit edildi.
Denetim personeli sayısı 17 bin 878'e ulaştı ve ürün güvenliği süreçlerinde laboratuvar kontrolleri ile elektronik ticaret denetimleri de değerlendirildi.
Sonuçlar, üretim, ithalat ve dağıtım faaliyetlerinde bulunan işletmeler açısından teknik mevzuata uygunluk, belgelendirme ve ürün izlenebilirliği süreçlerinin önemini gösteriyor.
Şirketlerin ürünlerini piyasaya arz etmeden önce ilgili güvenlik koşullarını kontrol etmeleri ve gerekli belgeleri düzenli şekilde muhafaza etmeleri, olası idari ve mali risklerin azaltılmasına yardımcı olabilir.




