Şap Hastalığının Yeni Serotipine Karşı 15 Milyon Doz Aşı Sahada
Türkiye’de şap hastalığının yeni tespit edilen SAT-1 serotipine karşı yürütülen mücadele kapsamında 13,5 milyon doz aşı sahaya gönderildi. Tarım ve Orman Bakanlığı Türkiye Şap Enstitüsü Müdürü Ertan Ağtürk, yıl sonuna kadar toplamda yaklaşık 15 milyon doz aşının üretileceğini ve hayvancılık işletmelerine ulaştırılacağını açıkladı.
Yoğun Aşı Çalışması Sürüyor
Ağtürk, SAT-1 serotipinin ilk görülmesinden bu yana hızlı bir çalışma yürütüldüğünü belirterek, “13,5 milyon doz aşının neredeyse tamamı sahaya sevk edildi ve uygulanıyor. Ek olarak 1,3 milyon doz daha üretilecek. Böylece toplamda 15 milyon doza ulaşacağız. Yıl sonuna kadar 10 milyon doz daha üretmeyi planlıyoruz” dedi.

Aşı Üretimi ve Süreç
Hastalık sahada tespit edildiğinde alınan numunelerin izole edildiğini, mevcut aşının yeterli koruma sağlayıp sağlamadığının incelendiğini söyleyen Ağtürk, üretim sürecine ilişkin şunları aktardı:
“Virüsü laboratuvar ortamında üretiyoruz, inaktif hale getiriyoruz ve stoklama tanklarında muhafaza ediyoruz. Aşıları şişeleyerek sahaya gönderiyoruz. Eğer mevcut aşı yeterli değilse yeni tip virüse karşı aşı üretimini hızla başlatıyoruz.”

“Virüse Karşı Tek Koruma Yöntemi Aşı”
Ağtürk, sosyal medyada dolaşan yanlış bilgilere karşı uyarıda bulunarak, “Viral hastalıkların tedavisinde tek çözüm aşıdır. Hayvan sahipleri veteriner hekimlerin önerilerini dikkate almalı ve aşı uygulamalarını aksatmamalı” diye konuştu. Ayrıca, yeni alınan hayvanların 15 gün boyunca karantinada tutulması gerektiğini ve hastalık şüphesi görülen hayvanların hemen ayrılması gerektiğini vurguladı.
Yoğun Talep ve İhracat
Sahada aşıya yoğun talep olduğunu belirten Ağtürk, uygulanan dozların yüzde 85-90’ının çiftçilere ulaştırıldığını kaydetti. Türkiye’de üretilen aşıların yurt dışına da gönderildiğini hatırlatarak, “2021’den bu yana Azerbaycan’a aşı ihraç ediyoruz. Geçen yıl 10 milyon 815 bin doz aşı gönderdik” ifadelerini kullandı.
Tarım ve Orman Bakanlığı, şap hastalığının yayılımını engellemek için aşılama çalışmalarına aralıksız devam ederken, hayvan sahiplerinin de biyogüvenlik önlemlerine hassasiyet göstermesi gerektiği vurgulanıyor.




