Türkiye–Güney Afrika Hattında Yeni Dönem: Serbest Bölgelerde İşbirliği Başlıyor
Türkiye ile Güney Afrika Cumhuriyeti arasında imzalanan “Serbest Bölgeler Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir sayfa açtı. Anlaşmayla, karşılıklı yatırımların artırılması, ticaret hacminin gerçek potansiyeline ulaşması ve özel sektör işbirliklerinin derinleşmesi hedefleniyor.
Afrika Stratejisinde Yeni Adım
Türkiye, “Afrika Ülkeleriyle Ticari ve Ekonomik İlişkilerin Geliştirilmesi Stratejisi” kapsamında kıtayla ticari ilişkilerini güçlendirmeye devam ediyor.
Bu strateji çerçevesinde düzenlenen Türkiye–Afrika İş ve Ekonomi Forumu, hem yeni iş bağlantılarına zemin hazırladı hem de İstanbul’da gerçekleştirilen İkili Ulusal Komisyon Toplantısı’nda önemli anlaşmaların imzalanmasını sağladı.
Toplantıda, Ticaret Bakanlığı ile Güney Afrika Cumhuriyeti Ticaret, Sanayi ve Rekabet Bakanlığı arasında imzalanan mutabakat zaptı, serbest bölgelerin ekonomik işbirliğinde etkin bir araç haline getirilmesini amaçlıyor.
Ortak Çalışma Grubu Kuruluyor
Anlaşma kapsamında iki ülke, serbest bölgelerde uzmanlık, tecrübe ve bilgi paylaşımını artırmak için ortak bir çalışma grubu oluşturacak.
Bu çerçevede;
-
Eğitim programları,
-
Teknik ziyaretler,
-
Şirketler arası işbirliği toplantıları,
-
Uzman heyeti görüşmeleri düzenlenecek.
Ayrıca, her iki ülkedeki belirli serbest bölgeler eşleştirilerek ortak yatırım olanaklarının araştırılması planlanıyor.
Yatırım, İhracat ve Teknoloji Transferi Hedefte
Türkiye’nin serbest bölgelerinde 2024 sonunda toplam 27,7 milyar dolarlık ticaret hacmi oluştu; bunun 12 milyar doları ihracattan sağlandı.
Bu bölgelerde 92 binden fazla kişi istihdam edilirken, 500’ü yabancı ortaklı olmak üzere 1.985 firma faaliyet gösteriyor.
2024 verilerine göre, serbest bölgelerden Güney Afrika’ya 23,4 milyon dolar ihracat yapılmış, toplam ticaret hacmi 30,7 milyon dolara ulaşmıştı. 2025’in ilk sekiz ayında ise bu rakam 18,9 milyon dolar seviyesine yaklaştı.
Yeni mutabakatla hedef, bu ticaretin katlanarak büyümesi ve serbest bölgelerin Afrika ile Türkiye arasındaki yatırım köprüsü haline gelmesi.
Ekonomik Kazan–Kazan Modeli
Anlaşma, yalnızca ticareti değil, aynı zamanda teknoloji transferini, doğrudan yabancı yatırımı ve üretim kapasitesinin artmasını da teşvik edecek.
İki ülke özel sektörleri, serbest bölgelerin sağladığı vergi ve yatırım avantajlarından yararlanarak daha hızlı mal akışı ve karşılıklı yatırım artışı sağlayabilecek.




