Türkiye ile AB Arasında Ticarette Yeni Adımlar: Gümrük ve Teknik Engeller Gündemde
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli kararlar alındı. Ticaret Bakanlığı, 15 Ekim 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Brüksel'de gerçekleştirilen Türkiye-AB 3. Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu Toplantısı'nın sonuçlarını duyurdu. Görüşmelerde gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması, ticaret engellerinin azaltılması, sanayi ürünlerinin teknik mevzuata uyumu ve elektronik imzaların karşılıklı tanınması gibi başlıklar ele alındı. Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında 233 milyar dolara ulaşması da toplantının öne çıkan verilerinden biri oldu.
Türkiye-AB Ticaretinde 233 Milyar Dolarlık Hacim
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik iş birliğinin geliştirilmesini amaçlayan üçüncü Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu Toplantısı, 13 Ekim 2026 tarihinde Belçika'nın başkenti Brüksel'de gerçekleştirildi.
Toplantıya Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Avrupa Komisyonunun Ticaretten ve Ekonomik Güvenlikten Sorumlu Üyesi Maroš Šefčovič eş başkanlık etti.
Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacmi, 2025 yılında yaklaşık 233 milyar dolara ulaştı. Türkiye ve AB'nin ortak basın açıklamasında ise aynı yılın ikili ticaret hacmi 217,6 milyar avro olarak belirtildi.
Görüşmelerde mevcut ticari ilişkilerin değerlendirilmesinin yanı sıra şirketlerin karşılaştığı teknik engellerin azaltılması, gümrük işlemlerinin daha etkin yürütülmesi ve karşılıklı ticaretin kolaylaştırılması üzerinde duruldu.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği'nin işleyişinin güçlendirilmesi de toplantının temel gündem maddeleri arasında yer aldı.
TAREKS Kapsamındaki Ticaret Engellerinde İlerleme Sağlandı
Toplantının dikkat çeken sonuçlarından biri, Türkiye'nin risk esaslı dış ticaret denetim sistemi olan TAREKS kapsamında Avrupa Birliği ile yaşanan uygulama sorunlarına ilişkin sağlanan ilerleme oldu.
Ticaret Bakanlığı, TAREKS kapsamındaki ithalat kontrollerinin iki taraf arasında sorun oluşturan alanlardan biri olmaktan çıkarıldığını açıkladı.
TAREKS, ithalat ve ihracat süreçlerinde ürün güvenliği ve teknik düzenlemelere uygunluk denetimlerinin risk esaslı yürütülmesini sağlayan elektronik bir sistem olarak kullanılıyor.
Sistem kapsamında gerçekleştirilen kontroller, belirli ürün gruplarının Türkiye'ye girişinde teknik mevzuata uygunluk ve ürün güvenliği açısından önem taşıyor.
Türkiye ile AB arasındaki görüşmelerde, sistemin şeffaflığı ve öngörülebilirliğinin artırılması konusunda sağlanan ilerleme olumlu karşılandı.
Bununla birlikte açıklama, TAREKS denetimlerinin tamamen kaldırıldığı anlamına gelmiyor. Ürün güvenliği ve ilgili teknik mevzuattan kaynaklanan yükümlülükler devam ediyor.
İthalat yapan işletmelerin ürün bazında geçerli denetim, belge ve uygunluk şartlarını takip etmeleri gerekiyor.
Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsünün Karşılıklı Tanınması Gündemde
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki gümrük iş birliğinde bir diğer önemli gelişme, Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsünün karşılıklı tanınmasına ilişkin çalışmalar oldu.
Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü, gümrük yükümlülüklerini yerine getiren ve belirli güvenlik ile güvenilirlik kriterlerini karşılayan işletmelere çeşitli gümrük kolaylıklarından yararlanma imkânı sağlayan bir uygulama olarak öne çıkıyor.
Ticaret Bakanlığı, karşılıklı tanımaya ilişkin kararın onaylandığını duyururken, tarafların ortak açıklamasında anlaşmanın uygulanmasına yönelik çalışmaların ilerletileceği belirtildi.
Karşılıklı tanımanın operasyonel olarak hayata geçirilmesi, gerekli koşulları sağlayan işletmeler açısından gümrük süreçlerinde kolaylık ve uluslararası tedarik zincirlerinde öngörülebilirlik sağlayabilecek.
Ancak işletmelerin hangi kolaylıklardan, hangi tarihten itibaren yararlanabileceği uygulama düzenlemeleri çerçevesinde netleşecek.
Bu nedenle açıklamanın, bütün ihracatçıların mevcut gümrük işlemlerinde derhâl yeni bir muafiyet kazandığı şeklinde değerlendirilmemesi gerekiyor.
Makine Sektöründe AB Mevzuatına Uyum Öne Çıktı
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki görüşmelerde makine sektörünü ilgilendiren teknik mevzuat uyumu da ele alındı.
Ticaret Bakanlığı, Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin yeni makine düzenlemesine uyumunun teyit edildiğini açıkladı.
Bu gelişme, Türkiye'de faaliyet gösteren üreticiler ile uygunluk değerlendirme ve belgelendirme kuruluşları bakımından önem taşıyor.
Makine sektöründe ürünlerin teknik düzenlemelere uygunluğu, Avrupa Birliği pazarına erişim açısından temel koşullar arasında bulunuyor.
İmalatçıların ürün güvenliği gereklerini karşılaması, teknik dosyalarını hazırlaması, uygunluk değerlendirme işlemlerini gerçekleştirmesi ve gerekli durumlarda ilgili belgelendirme süreçlerini tamamlaması gerekiyor.
Türkiye ile AB arasındaki mevzuat uyumunun sürdürülmesi, üreticilerin ortak pazarda karşılaşabileceği teknik uyumsuzluk risklerinin azaltılmasına katkı sağlayabilecek.
Bununla birlikte mevzuata uyum konusunda kaydedilen ilerleme, ürün bazında geçerli güvenlik ve uygunluk yükümlülüklerini ortadan kaldırmıyor.
Elektronik İmzaların Karşılıklı Tanınması İçin Teknik Çalışmalar Yapılacak
Toplantıda dijital ticaretin geliştirilmesi kapsamında elektronik imzaların karşılıklı tanınması konusu da gündeme geldi.
Türkiye ve Avrupa Birliği, elektronik imzaların karşılıklı tanınmasına ilişkin teknik çalışmalar yürütülmesi konusunda mutabakata vardı.
Bu alandaki çalışmaların ilerlemesi, ilerleyen dönemlerde sınır ötesi elektronik belge işlemlerinin ve dijital ticari süreçlerin kolaylaştırılması açısından önem taşıyabilir.
Özellikle uluslararası sözleşmeler, ticari belge işlemleri ve dijital iş süreçlerinde elektronik imza altyapılarının uyumlu hâle getirilmesi şirketlerin operasyonel verimliliğine katkıda bulunabilecek.
Ancak tarafların açıklamasında elektronik imzaların bütün alanlarda karşılıklı olarak tanınmaya başladığına ilişkin yürürlüğe girmiş bir uygulama tarihi belirtilmedi.
Dolayısıyla mevcut elektronik imza mevzuatı ve geçerlilik şartları uygulanmaya devam ediyor.
Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenlemesi Ele Alındı
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki görüşmelerin önemli başlıklarından biri de yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir üretim oldu.
Toplantıda döngüsel ekonomi, çevresel düzenlemeler, sanayide rekabetçilik ve sınırda karbon düzenlemesi kapsamında iş birliğinin geliştirilmesi değerlendirildi.
Avrupa Birliği'nin çevresel düzenlemeleri, özellikle AB pazarına ihracat yapan ve enerji yoğun üretim gerçekleştiren işletmeler açısından önem taşıyor.
Karbon emisyonlarının izlenmesi, üretim süreçlerine ilişkin verilerin kaydedilmesi ve çevresel raporlama altyapılarının geliştirilmesi, işletmelerin uluslararası pazardaki uyum süreçlerini doğrudan etkileyebiliyor.
Bu kapsamda şirketlerin yalnızca ihracat hacimlerine değil, üretim süreçlerindeki enerji tüketimine, emisyon verilerine ve ilgili ürün gruplarında geçerli çevresel yükümlülüklere de dikkat etmeleri gerekiyor.
Görüşmelerde ele alınan iş birliği başlıkları, mevcut çevresel düzenlemelerin kaldırıldığı veya şirketlerin raporlama yükümlülüklerinin değiştirildiği anlamına gelmiyor.
Tekstil, Deri ve Kozmetik Sektörlerine İlişkin Konular Görüşüldü
Türkiye ile AB arasındaki ticari görüşmeler yalnızca gümrük süreçleriyle sınırlı kalmadı.
Taraflar, farklı sektörlerde pazara erişimi etkileyen düzenlemeler üzerinde de değerlendirmelerde bulundu.
Görüşmelerde ham deri, post ve belirli işlenmiş deri ürünlerine ilişkin ihracat vergileri, ithalatta gözetim uygulamaları ile tekstil ürünleri ve tekstil üretiminde kullanılan malzemelerin ithalatına yönelik kayıt yoluyla gözetim işlemleri ele alındı.
Ayrıca Türkiye'nin Avrupa Birliği enerji etiketleme ürün veri tabanı EPREL'e erişimi konusunda kaydedilen ilerleme değerlendirildi.
Kozmetik Ürün Bildirim Portalı CPNP'ye erişim ve ilaç ürünlerinde seri bazında serbest bırakma işlemleri hakkında teknik görüşmeler yapılması da kararlaştırıldı.
Bu başlıklarda çalışmaların sürdürülmesi öngörülüyor. Dolayısıyla sektörlere ilişkin bütün uygulama sorunlarının çözüldüğü veya yeni bir düzenlemenin tamamının yürürlüğe girdiği sonucuna varılmaması gerekiyor.
AB'nin Yeni Sanayi Politikaları Türkiye Açısından Önem Taşıyor
Toplantıda Avrupa Birliği'nin sanayi ve rekabet politikalarının Türkiye üzerindeki olası etkileri de değerlendirildi.
Ticaret Bakanlığı, AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası çerçevesindeki yaklaşımında Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki mevcut üretim ve tedarik zinciri ilişkilerinin korunmasının önemine dikkat çekti.
Türkiye'nin AB ile uzun yıllardır devam eden Gümrük Birliği ilişkisi, sanayi üretimi ve ara malı ticareti açısından önemli bir ekonomik bütünleşme oluşturuyor.
Bu nedenle Avrupa Birliği'nin yeni sanayi politikalarında uygulanabilecek yerel üretim, tedarik ve tercih kriterleri Türkiye'deki üretici ve ihracatçılar açısından yakından takip ediliyor.
Türkiye, AB'nin yeni sanayi politikalarının mevcut ekonomik entegrasyonu olumsuz etkilememesi gerektiği yönündeki beklentisini görüşmelerde dile getirdi.
İhracatçı ve İthalatçı Şirketler Nelere Dikkat Etmeli?
Brüksel'de gerçekleştirilen görüşmelerde sağlanan ilerleme, dış ticaret yapan işletmeler bakımından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Bununla birlikte toplantıda açıklanan kararlarla yürürlüğe girmiş mevzuat değişikliklerinin birbirinden ayrılması önem taşıyor.
Şirketlerin özellikle gümrük işlemlerine ilişkin güncel uygulama düzenlemelerini, ürün güvenliği denetimlerini, teknik uygunluk şartlarını ve sektör bazında geçerli ithalat ve ihracat yükümlülüklerini takip etmesi gerekiyor.
Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsüne sahip işletmeler açısından karşılıklı tanıma sürecinin uygulamaya geçirilmesine ilişkin duyurular önem taşıyacak.
Makine, tekstil, kimya, kozmetik ve diğer sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelerin ise Avrupa Birliği teknik mevzuatındaki gelişmeleri ürün bazında değerlendirmeleri gerekiyor.
Muhasebe ve finans birimleri açısından da dış ticaret maliyetleri, gümrük işlemlerinden kaynaklanan giderler, belgelendirme harcamaları ve olası uyum yatırımlarının bütçelenmesi önem taşıyor.
Yeni Düzenlemeler İçin Yürürlük Tarihi Açıklandı Mı?
Ticaret Bakanlığının 15 Ekim 2026 tarihli açıklaması ile 14 Ekim'de yayımlanan Türkiye-AB ortak basın açıklamasında, ele alınan bütün konular için geçerli ortak bir yürürlük tarihi belirtilmedi.
Bazı başlıklarda kaydedilen ilerleme duyurulurken bazı konularda teknik çalışmaların sürdürüleceği açıklandı.
Bu nedenle toplantının sonuçları, bütün gümrük ve ticaret uygulamalarının 15 Ekim 2026 itibarıyla değiştiği anlamına gelmiyor.
Yeni haklardan, kolaylıklardan veya teknik düzenlemelerden yararlanmak isteyen işletmelerin ilgili kurumların yayımlayacağı uygulama duyurularını ve mevzuat değişikliklerini takip etmesi gerekiyor.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticaret diyaloğunun devam etmesi, iki tarafın şirketleri için daha öngörülebilir bir ticaret ortamı oluşturulması bakımından önem taşıyor.




