Zarar gerçekleşmeden önce dikkate alınıyor
TFRS 9 Finansal Araçlar'ın değer düşüklüğü yaklaşımı, yalnızca gerçekleşmiş zararların muhasebeleştirilmesine dayanmıyor. İşletmelerden finansal araçları için beklenen kredi zararlarını dikkate almaları isteniyor.
KGK'nın güncel 2026 TFRS 9 metnine göre beklenen kredi zararlarının ölçümünde geçmiş olayların yanı sıra mevcut şartlar ve gelecekteki ekonomik koşullara ilişkin makul ve desteklenebilir bilgiler de kullanılıyor.
Bu nedenle müşterinin henüz tamamen ödeme güçlüğüne düşmemiş olması, ticari alacak için değer düşüklüğü değerlendirmesi yapılmayacağı anlamına gelmiyor.
Ticari alacaklarda basitleştirilmiş yaklaşım uygulanabiliyor
TFRS 9, ticari alacaklar için uygulamayı kolaylaştıran özel bir yöntem içeriyor.
Önemli bir finansman bileşeni içermeyen ve TFRS 15 kapsamındaki işlemlerden kaynaklanan ticari alacaklarda zarar karşılığı her zaman ömür boyu beklenen kredi zararlarına eşit tutarda ölçülüyor. Böylece şirketin her alacak için kredi riskinin ilk muhasebeleştirmeden sonra önemli ölçüde artıp artmadığını ayrıca takip etmesi gerekmiyor.
Önemli finansman bileşeni içeren belirli ticari alacaklarda da şirket, muhasebe politikası tercihiyle ömür boyu beklenen kredi zararını kullanabiliyor.
Yaşlandırma tablosu hesaplamada kullanılabilir
Ticari alacakların çok sayıda müşteriden oluştuğu işletmelerde her müşterinin ayrı ayrı modellenmesi her zaman pratik olmayabilir.
TFRS 9, uygulamada geçmiş kredi zararı tecrübelerinden yararlanılan bir karşılık matrisi kullanılmasına imkân sağlıyor. Böyle bir yöntemde alacaklar örneğin vadesi geçmemiş, 1–30 gün gecikmiş, 31–90 gün gecikmiş veya daha uzun süredir tahsil edilmemiş gruplara ayrılarak farklı zarar oranlarıyla değerlendirilebilir.
Ancak geçmiş tahsilat oranlarını olduğu gibi kullanmak yeterli değil. Mevcut koşullar ve gelecekte beklenen ekonomik gelişmelerin de hesaplamaya yansıtılması gerekiyor.
Sadece vadesi geçen alacaklara bakmak yeterli değil
Beklenen kredi zararı hesaplamasında müşterinin ödeme geçmişi önemli olsa da tek kriter değil.
Şirketler müşterilerin finansal durumundaki bozulmaları, ödeme davranışlarını, sektör koşullarını ve ekonomik beklentileri değerlendirmeye dahil edebiliyor. TFRS 9'un yaklaşımı, olasılıklarla ağırlıklandırılmış ve tarafsız bir tahmin yapılmasını gerektiriyor.
Dolayısıyla henüz vadesi geçmemiş bir alacakta dahi beklenen tahsilat riskinin bulunması halinde zarar karşılığı gündeme gelebiliyor.
Karşılık doğrudan finansal sonuçları etkiliyor
Beklenen kredi zararı karşılığının artması şirketin dönem sonucunu ve finansal tablolarda gösterilen alacakların net değerini etkileyebiliyor.
Bu nedenle özellikle yüksek ticari alacak bakiyesi bulunan şirketlerin yıl sonunda yalnızca cari hesap mutabakatı yapması yeterli değil. Alacak yaşlandırması, geçmiş tahsilat performansı, müşterilerin risk durumu ve ileriye yönelik ekonomik beklentilerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
TFRS 7 ayrıca beklenen kredi zararlarının nasıl hesaplandığının, kullanılan varsayım ve tahminlerin ve zarar karşılıklarındaki önemli değişikliklerin finansal tablo kullanıcılarının anlayabileceği şekilde açıklanmasına yönelik hükümler içeriyor.
Bu nedenle beklenen kredi zararı çalışmasının yıl sonu kapanışında yapılan basit bir karşılık hesabı yerine, şirketin ticari alacaklarının tahsil edilebilirliğini düzenli olarak izleyen ve belgelenebilen bir süreç olarak yürütülmesi önem taşıyor.




