Sürdürülebilirlik raporlarında güvence dönemi

Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları kapsamında hazırlanan raporların yalnızca yayımlanması değil, sunulan bilgilerin güvenilirliğinin doğrulanması da önem kazanıyor.

KGK’nın sürdürülebilirlik sayfasında, raporlama standartlarının yanında sürdürülebilirlik güvence denetimi standartları için de ayrı bir mevzuat alanı bulunuyor. Kurum ayrıca mevcut uygulamada GDS 3000 ve sera gazı beyanları için GDS 3410’un kullanıldığını belirtiyor.

Denetim yalnızca sera gazı verilerine bakmıyor

Sürdürülebilirlik güvence denetiminde en görünür alanlardan biri sera gazı emisyonları olsa da inceleme bununla sınırlı değil.

Denetim sürecinde şirketin sürdürülebilirlikle ilgili finansal açıklamalarının hangi kaynaklara dayandığı, kullanılan hesaplama yöntemleri, yönetim tarafından yapılan değerlendirmeler ve verilerin oluşturulmasında kullanılan iç kontroller de önem taşıyor.

TSRS 2’de Sera Gazı Emisyonları İçin Yeni Kurallar: Uygulama 2027’de Başlıyor
TSRS 2’de Sera Gazı Emisyonları İçin Yeni Kurallar: Uygulama 2027’de Başlıyor
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle şirketlerin yalnızca nihai raporu hazırlaması yeterli değil; raporda kullanılan verilerin izlenebilir, tutarlı ve belgeyle desteklenebilir olması gerekiyor.

Emisyon verilerinin kaynağı belgelenmeli

TSRS 2 kapsamında Kapsam 1, Kapsam 2 ve gerekli durumlarda Kapsam 3 sera gazı emisyonlarının raporlanması önemli başlıklardan biri.

Güvence denetimi açısından elektrik, yakıt, üretim, lojistik ve diğer faaliyetlerden elde edilen verilerin hangi sistemlerden alındığının açık olması gerekiyor. Kullanılan emisyon faktörleri, hesaplama yöntemleri ve varsa tahminlerin dayanaklarının da kayıt altında tutulması önem taşıyor.

KGK’nın mevcut güvence yapısında GDS 3410 Sera Gazı Beyanlarına İlişkin Güvence Denetimleri bu alanda kullanılan temel standartlardan biri.

İklim riskleri ve yönetişim bilgileri de denetime hazırlanmalı

Sürdürülebilirlik raporlaması yalnızca sayısal çevresel verilerden oluşmuyor.

Şirketlerin iklimle ilgili risk ve fırsatları nasıl belirlediği, bu konuların yönetim ve yönetim kurulu seviyesinde nasıl izlendiği, stratejiye nasıl yansıtıldığı ve hangi hedeflerin belirlendiği de raporlamanın önemli parçaları arasında.

Bu nedenle güvence denetimi öncesinde yönetim kararları, risk değerlendirmeleri, politika belgeleri ve sürdürülebilirlik hedeflerine ilişkin şirket içi kayıtların raporla uyumlu hale getirilmesi gerekiyor.

SGDS 5000 ile yeni çerçeve geliyor

KGK, sürdürülebilirlik güvence denetimlerinde kullanılmak üzere SGDS 5000 Sürdürülebilirlik Güvence Denetimlerine İlişkin Genel Hükümler standardını hazırladı.

KGK’nın duyurusuna göre SGDS 5000, 15 Aralık 2026 tarihinde veya sonrasında başlayan dönemler ya da bu tarihten sonra belirli bir tarihte raporlanan sürdürülebilirlik bilgilerine ilişkin güvence denetimlerinde uygulanacak. Erken uygulamaya da izin veriliyor.

Standardın yürürlüğe girmesiyle birlikte sürdürülebilirlik güvence denetimlerinde daha bütüncül bir yapı oluşması bekleniyor.

Şirketler denetim öncesinde hangi hazırlıkları yapmalı?

Şirketler açısından en kritik konu, raporda yer alan her önemli bilginin geriye dönük olarak doğrulanabilir olması.

Bu nedenle sürdürülebilirlik raporlamasına tabi şirketlerin özellikle emisyon hesaplamaları, enerji ve su tüketimi, iklim riskleri, sürdürülebilirlik hedefleri, yönetişim süreçleri ve kullanılan veri kaynakları için açık kayıt ve kontrol mekanizmaları oluşturması önem taşıyor.

KGK’nın 2026 Denetim Standartları setinde de güvence denetimleri ayrı bir başlık altında yer alıyor.

Sürdürülebilirlik raporlamasının olgunlaşmasıyla birlikte şirketler açısından asıl ihtiyaç yalnızca rapor hazırlamak değil; raporda yer alan bilgileri bağımsız denetime dayanabilecek kalitede veri ve belgeyle desteklemek olacak.