Şüpheli ticari alacaklar için ayrılan karşılıkların muhasebeleştirilmesi, hem mali tabloların gerçeğe uygun sunumu hem de alacak riskinin izlenmesi açısından 2026 yılında da işletmelerin gündeminde yer alıyor. Tekdüzen Hesap Planı’nda 129 Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı hesabı, 128 Şüpheli Ticari Alacaklar hesabında izlenen tutarlar için ayrılan karşılıkların takip edildiği düzenleyici (eksi) pasif hesap olarak kullanılıyor.

Uygulamada şüpheli alacaklar için ilk kez karşılık ayrılması, birden fazla alacak için toplu karşılık hesaplanması, tahsilat sonrası karşılığın kısmen iptali, tahsil imkânı kalmayan alacakların zarara dönüştürülmesi ve daha önce karşılık ayrılan alacağın sonradan tahsil edilmesi gibi farklı senaryolarla karşılaşılıyor. Her senaryoda 129 hesabının karşılık tutarıyla eşleştirilmesi, gider ve gelir hesaplarının doğru çalıştırılması ve alt hesap bazında izleme yapılması, hem denetim hem de raporlama süreçlerinde önem taşıyor.

Örneğin dönem sonunda şüpheli hale gelen bir alacak için ilk kez karşılık ayrıldığında 654 Karşılık Giderleri hesabı borçlandırılırken 129 hesabı alacaklandırılıyor. Birden fazla müşteri için toplu karşılık ayrılması durumunda ise 654 hesabında toplam tutar izlenirken 129 altında müşteri bazında alt hesaplara dağıtım yapılıyor. Tahsilat gerçekleştiğinde ilgili karşılık tutarı 129 hesabından düşülerek 644 Konusu Kalmayan Karşılıklar hesabında gelir kaydı yapılması gerekiyor.

Vergi Uzlaşmalarında Yeni Sistem Ve Dava Hakkı
Vergi Uzlaşmalarında Yeni Sistem Ve Dava Hakkı
İçeriği Görüntüle

Tahsilinin mümkün olmadığı kesinleşen alacaklarda ise daha önce ayrılmış karşılık devreye alınarak 129 hesabı borçlandırılıyor ve 128 hesabı alacaklandırılarak şüpheli alacak bilançodan çıkarılıyor. Buna karşılık, daha önce karşılık ayrılmış bir alacağın sonradan tahsil edilmesi halinde önce tahsilat kaydı yapılıyor, ardından aynı tutara karşılık gelen 129 hesabı kapatılarak 644 hesabına gelir yazılıyor.

Uzmanlar, 129 hesabının doğru kullanımıyla şüpheli alacakların bilançoda net değerle gösterilebildiğini, tahsilat ve risk takibinin müşteri bazında daha sağlıklı yapılabildiğini ve dönemsel karşılık iptallerinin unutulmamasının cezai riskleri azaltabileceğini belirtiyor.