SGK Prim Borçları Emekli ve Hak Sahibi Aylıklarından Kesilecek
SGK, gelir veya aylık alan kişilerin geçmiş dönemlere ait genel sağlık sigortası ve diğer prim borçlarının tahsilinde uygulanacak yeni yöntemi açıkladı. 2026/19 sayılı Genelgeye göre prim borçları, icra takibi başlatılmadan ve borçlunun onayı aranmadan gelir veya aylıklardan kesilebilecek. Kanun kesinti için yüzde 25 üst sınır öngörürken, SGK aylık kesinti oranını yüzde 10 olarak belirledi.
SGK 2026/19 Sayılı Genelgeyi Yayımladı
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hazırlanan “Gelir/Aylıklardan Prim Borcu Kesintisi” konulu 2026/19 sayılı Genelge, 24 Temmuz 2026 tarihinde yayımlandı.
Genelgeyle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na eklenen Ek 24’üncü maddenin nasıl uygulanacağı açıklandı.
Yeni düzenleme kapsamında SGK’den gelir veya aylık alan kişilerin;
- Kendi sigortalılıklarına ilişkin prim borçları,
- Genel sağlık sigortası prim borçları,
- Vefat eden sigortalının geçmiş dönem prim borçları,
- Hak sahibinin kendi sigortalılığından kaynaklanan borçları
belirli şartlarla ödenen gelir ve aylıklardan kesilerek tahsil edilecek.
Borçlunun Onayı Aranmayacak
Genelgenin en önemli düzenlemelerinden biri, prim borcunun gelir veya aylıktan kesilebilmesi için borçlunun ayrıca izin vermesinin gerekmemesi oldu.
SGK, kapsama giren borçları;
- İcra takibi başlatmadan,
- Borçlunun yazılı muvafakatini almadan,
- Gelir veya aylık üzerinden doğrudan kesinti yaparak
tahsil edebilecek.
Bu nedenle emekli aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri alan bir kişinin geçmiş dönem prim borcunun sonradan tespit edilmesi halinde, ayrıca haciz işlemi uygulanmadan aylıktan kesinti başlatılabilecek.
Kesinti Oranı Yüzde 10 Olacak
5510 sayılı Kanun’un Ek 24’üncü maddesi, gelir veya aylıktan yapılacak kesintinin yüzde 25’i geçemeyeceğini düzenliyor.
SGK ise 2026/19 sayılı Genelgeyle fiilen uygulanacak kesinti oranını yüzde 10 olarak belirledi.
Buna göre prim borcu bulunan kişinin her ay aldığı gelir veya aylığın yüzde 10’u kesilerek borca mahsup edilecek.
Örnek
Aylık 24.000 TL emekli aylığı alan bir kişinin kapsama giren prim borcu bulunduğunu varsayalım.
Uygulanacak aylık kesinti:
24.000 TL × yüzde 10 = 2.400 TL
olacak.
Borç tamamen kapanıncaya kadar, her ay aylıktan 2.400 TL kesinti yapılabilecek. Aylık tutarının değişmesi halinde kesinti miktarı da yeni aylık üzerinden yeniden hesaplanacak.
Emeklinin Kendi Prim Borcu Aylığından Kesilebilecek
Emekli veya yaşlılık aylığı bağlanan bir kişinin, aylık bağlanmadan önceki döneme ait genel sağlık sigortası ya da kendi sigortalılığından kaynaklanan prim borcunun sonradan tespit edilmesi halinde borç emekli aylığından tahsil edilecek.
Aynı uygulama;
- Sürekli iş göremezlik geliri,
- Malullük aylığı,
- Vazife malullüğü aylığı,
- Yaşlılık veya emekli aylığı
alan kişiler için de geçerli olacak.
Örnek
Bir kişiye 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak daha sonra 2023 ve 2024 yıllarına ait genel sağlık sigortası prim borcu bulunduğunun belirlendiğini düşünelim.
Bu borç, kişinin almakta olduğu yaşlılık aylığından yüzde 10 oranında kesinti yapılarak tahsil edilecek.
Vefat Eden Sigortalının Borcu Ölüm Aylığından Kesilebilecek
Aktif olarak çalışırken veya emekli aylığı alırken vefat eden kişinin geçmiş dönem prim borcu bulunması halinde, bu borç vefat eden kişi üzerinden eş, çocuk, anne veya babaya bağlanan ölüm gelirinden ya da ölüm aylığından kesilebilecek.
Burada kesintinin yapılabilmesi için ölüm aylığının prim borcu bulunan vefat eden kişi üzerinden bağlanmış olması gerekiyor.
Örnek
Çalışırken vefat eden bir sigortalının geçmiş dönem Bağ-Kur prim borcu bulunduğunu ve eşine ölüm aylığı bağlandığını varsayalım.
Vefat eden sigortalının borcu, eşe aynı sigortalı üzerinden bağlanan ölüm aylığından yüzde 10 oranında kesilerek tahsil edilecek.
Borç için ayrıca mirasçının rızası veya icra takibi aranmayacak.
Borç Başka Bir Yakına Aitse Kesinti Yapılmayacak
Vefat eden borçlu üzerinden aylık alınmıyorsa, o kişinin prim borcu nedeniyle başka bir sigortalı üzerinden bağlanmış ölüm aylığından kesinti yapılamayacak.
Başka bir ifadeyle, borç ile ölüm aylığının dayandığı sigortalı arasında doğrudan bağlantı bulunması gerekiyor.
Örnek
Bir kişinin hem babası hem de eşi vefat etmiş olsun. Ancak kişiye yalnızca eşinden dolayı ölüm aylığı bağlanmış bulunsun.
Babanın geçmiş dönem prim borcu bulunması halinde, bu borç eşten bağlanan ölüm aylığından kesilemeyecek.
Çünkü alınan ölüm aylığı, prim borcu bulunan baba üzerinden değil eş üzerinden bağlanmış durumda.
Birden Fazla Ölüm Aylığında Kesinti Ayrı Değerlendirilecek
Bir kişi hem eşinden hem de anne veya babasından ölüm aylığı alıyorsa, borcun hangi sigortalıya ait olduğuna bakılacak.
Babanın prim borcu yalnızca baba üzerinden bağlanan ölüm aylığından kesilebilecek. Eş üzerinden alınan ölüm aylığı bu borç nedeniyle kesintiye tabi tutulamayacak.
Ancak ölüm aylığı alan kişinin kendi sigortalılığından kaynaklanan bir prim borcu bulunması halinde, kişinin aldığı bütün gelir ve aylıklardan ayrı ayrı yüzde 10 oranında kesinti yapılabilecek.
Örnek
Bir kişinin kendi yaşlılık aylığının 20.000 TL, eşinden aldığı ölüm aylığının ise 10.000 TL olduğunu varsayalım.
Kişinin kendi sigortalılığına ait prim borcu bulunması halinde;
- Yaşlılık aylığından 2.000 TL,
- Ölüm aylığından 1.000 TL
olmak üzere toplam 3.000 TL aylık kesinti yapılabilecek.
Hangi Gelir ve Aylıklardan Kesinti Yapılacak?
Genelge kapsamında aşağıdaki ödemelerden prim borcu kesintisi yapılabilecek:
- Sürekli iş göremezlik geliri,
- İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle bağlanan ölüm geliri,
- Yaşlılık ve emekli aylığı,
- Malullük aylığı,
- Vazife malullüğü aylığı,
- Ölüm aylığı.
Bu ödemeler, 5510 sayılı Kanun’da “gelir” ve “aylık” olarak tanımlanan sürekli ödemeleri kapsıyor.
Geçici iş göremezlik ödeneği, cenaze ödeneği veya emzirme ödeneği gibi tek seferlik ya da geçici ödemeler bu kapsamda değerlendirilmiyor.
Bazı Özel Aylıklardan Kesinti Yapılmayacak
Hazineden karşılanan ve sosyal güvenlik mevzuatındaki klasik gelir veya aylık tanımına girmeyen bazı ödemeler prim borcu kesintisinin dışında bırakıldı.
Buna göre;
- Başarılı sporculara ve devlet sporcularına bağlanan aylıklar,
- Terör ve terörle mücadeleden doğan zararlar nedeniyle bağlanan aylıklar,
- 5510 sayılı Kanun’un geçici hükümleri kapsamında Hazineden karşılanan bazı özel ödemeler
üzerinden Ek 24’üncü madde kapsamında prim borcu kesintisi yapılmayacak.
Hangi Prim Borçları Kesintiyle Tahsil Edilecek?
Genelgede gelir veya aylıklardan kesilebilecek borç türleri ayrıntılı olarak sayıldı.
Bunlar arasında;
- Genel sağlık sigortası prim borçları,
- Bağ-Kur kapsamındaki zorunlu sigortalılık borçları,
- İsteğe bağlı sigorta prim borçları,
- Tarım sigortası prim borçları,
- Ek 5 kapsamındaki tarım ve orman işçilerinin borçları,
- Ek 6 kapsamındaki ticari taksi, dolmuş ve bazı sanatçı sigortalılık borçları,
- Eski topluluk sigortası borçları,
- 5434 sayılı Kanun kapsamındaki bazı borçlanma ve kesenek borçları,
- Emekli Sandığı kapsamındaki intibak düzeltmelerinden doğan borçlar
bulunuyor.
Kesinti yalnızca kişinin prim ödeme yükümlüsü olduğu kendi sigortalılığından kaynaklanan borçlar için uygulanacak.
Borçlar Belirli Bir Sıraya Göre Tahsil Edilecek
Bir kişinin aynı anda birden fazla prim borcu bulunması halinde kesintiler rastgele dağıtılmayacak.
Öncelikle genel sağlık sigortası borçları tahsil edilecek. Ardından sırasıyla;
- İsteğe bağlı sigorta, topluluk sigortası, tarım sigortası, Ek 5 ve Ek 6 borçları,
- Bağ-Kur kapsamındaki zorunlu sigortalılık borçları,
- Emekli Sandığı kapsamındaki borçlanma, genel sağlık sigortası ve intibak borçları
için kesinti uygulanacak.
Her borç grubunda zamanaşımına uğramamış en eski borçtan başlanacak.
Nafaka Alacakları Öncelikli Olacak
Gelir veya aylık üzerinde aynı zamanda nafaka kesintisi bulunması halinde, nafaka alacağı SGK prim borcundan önce tahsil edilecek.
Nafaka kesintisinin ardından kalan tutar üzerinden mevzuata uygun şekilde SGK kesintisi uygulanabilecek.
Bu nedenle hakkında nafaka kesintisi bulunan emeklinin hesabına yatırılacak net tutar belirlenirken kesinti sıralaması ayrıca dikkate alınacak.
Yersiz Ödeme Kesintisi Varsa Önce O Tamamlanacak
5510 sayılı Kanun’un 96’ncı maddesi kapsamında, kişiye daha önce yersiz veya fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle aylıktan kesinti devam ediyorsa, prim borcu kesintisi hemen başlatılmayacak.
Önce mevcut yersiz ödeme kesintisi tamamlanacak. Ardından Ek 24’üncü madde kapsamındaki prim borcu kesintisine geçilecek.
Ancak prim borcu kesintisi başladıktan sonra yeni bir yersiz ödeme borcu ortaya çıkarsa iki kesinti birlikte uygulanabilecek.
Bu durumda aylıktan yapılan toplam kesinti miktarı, farklı hukuki dayanaklara göre artabilecek.
Borca İtiraz İlgili SGK Birimine Yapılacak
Gelir veya aylıktan kesilen prim borcunun hatalı olduğunu düşünen kişiler, borcun türüne göre ilgili SGK birimine başvurabilecek.
Genel sağlık sigortası borçlarına ilişkin itirazlar, kişinin son ikametgâhının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğü veya sosyal güvenlik merkezi tarafından değerlendirilecek.
Bağ-Kur, isteğe bağlı sigorta, tarım sigortası, Ek 5 ve Ek 6 kapsamındaki borçlar için itiraz, sigortalılık dosyasının bulunduğu SGK birimine yapılacak.
Emekli Sandığı kapsamındaki bazı borçlanma ve kesenek borçlarına yönelik başvurular ise Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından incelenecek.
İtiraz Kesintiyi Otomatik Olarak Durdurmayabilir
Genelgede borca itiraz edilmesinin kesinti işlemini kendiliğinden durduracağına ilişkin genel bir hüküm bulunmuyor.
Bu nedenle aylıktan kesinti yapılan kişinin yalnızca sözlü itirazla yetinmemesi; borcun hangi döneme ve hangi sigortalılık statüsüne ait olduğunu gösteren belgelerle ilgili SGK birimine yazılı başvuruda bulunması önem taşıyor.
Özellikle aynı dönemde başka bir sigortalılık kapsamında bulunulduğu, borcun ödendiği veya kişinin borçlu olmadığı ileri sürülüyorsa bunu destekleyen hizmet dökümü, ödeme belgesi ve tescil kayıtlarının başvuruya eklenmesi gerekiyor.
Yanlış Kesintiler İade Edilecek
Prim borcunun yanlış kişiye ait olduğu, daha önce ödendiği veya borcun yersiz tahakkuk ettirildiği sonradan belirlenirse yapılan kesinti iade edilecek.
Ancak kişinin SGK’ye veya Hazine ve Maliye Bakanlığına başka bir borcu bulunması halinde, iade edilecek tutar öncelikle bu borçlara mahsup edilebilecek.
Örnek
Bir emeklinin genel sağlık sigortası borcu nedeniyle aylığından kesinti yapıldığını düşünelim.
Daha sonra aynı dönemde kişinin başka bir sigortalılık kapsamında olduğu ve GSS borcunun hiç doğmaması gerektiği tespit edilirse kesinti yersiz kabul edilecek.
Kişinin başka bir kamu borcu bulunmaması halinde kesilen tutar kendisine iade edilecek.
Aylığın Yersiz Bağlandığı Anlaşılırsa Farklı İşlem Uygulanacak
Prim borcu kesintisinin yapıldığı gelir veya aylığın baştan itibaren yersiz bağlandığı belirlenirse, yalnızca kişinin eline geçen net tutar dikkate alınmayacak.
SGK, kesinti yapılmadan önceki aylığın tamamını yersiz ödeme olarak değerlendirecek ve 5510 sayılı Kanun’un 96’ncı maddesi kapsamında geri isteyecek.
Daha önce prim borcuna mahsup edilen tutar da aylığın brüt ödeme toplamından düşülmüş sayılmayacak.
Bu nedenle hem aylık bağlama şartları hem de prim borcu kaydı sonradan ayrıca incelenebilecek.
Kesinti Emeklinin Kök Aylığına Uygulanacak Bir İndirim Değil
Prim borcu kesintisi, emeklinin kök aylığının veya aylık bağlama oranının kalıcı biçimde düşürülmesi anlamına gelmiyor.
Kesinti, mevcut prim borcu kapanıncaya kadar aylık ödeme üzerinden yapılan geçici bir tahsilat işlemi niteliğinde.
Borç tamamen ödendiğinde kesintinin sona ermesi ve aylığın kesintisiz olarak ödenmeye devam etmesi gerekiyor.
Emekli ve Hak Sahiplerinin Borç Kayıtlarını Kontrol Etmesi Önem Taşıyor
Yeni uygulama özellikle geçmişte;
- Bağ-Kur sigortalılığı bulunan,
- Genel sağlık sigortası borcu oluşan,
- İsteğe bağlı sigortaya prim ödeyen,
- Tarım sigortalısı olarak tescil edilen,
- Birden fazla sigortalılık statüsünde kaydı bulunan
emekli ve hak sahiplerini yakından ilgilendiriyor.
Aylıktan beklenmeyen bir kesinti yapılması halinde, öncelikle e-Devlet ve SGK kayıtlarından borcun türü, dönemi ve dayanağı kontrol edilmeli. Hatalı veya mükerrer bir borç bulunduğunun düşünülmesi halinde ilgili sosyal güvenlik merkezine yazılı itiraz yapılmalı.
2026/19 sayılı Genelgeyle birlikte SGK, gelir ve aylıklardan prim borcu tahsilatının kapsamını, oranını, öncelik sırasını ve itiraz usullerini ayrıntılı hale getirmiş oldu.




