Makine Emniyeti Yönetmeliği Yenilendi: Üretici ve İthalatçılara Yeni Yükümlülükler

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, makine üreticilerini, ithalatçılarını ve dağıtıcılarını yakından ilgilendiren yeni Makine Emniyeti Yönetmeliği'ni yayımladı. 16 Ekim 2026 tarihli ve 33402 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle makinelerin tasarımı, üretimi, piyasaya arzı, uygunluk değerlendirmesi ve güvenlik şartları yeniden ele alındı. Avrupa Birliği'nin 2023/1230 sayılı Makine Tüzüğü ile uyum amacıyla hazırlanan yönetmeliğin bazı hükümleri yayımlandığı tarihte yürürlüğe girerken temel teknik ve idari yükümlülüklerinin önemli bir bölümü 20 Ocak 2027 tarihinde uygulanmaya başlayacak.

Yeni düzenleme, makine imalatı yapan sanayi işletmelerinin yanı sıra makine ithalatçılarını, dağıtıcılarını, güvenlik bileşeni üreticilerini ve belirli makine ekipmanlarını piyasaya sunan şirketleri de ilgilendiriyor.

Yönetmelik kapsamında ürün güvenliği, CE işaretlemesi, teknik dosyalar, uygunluk beyanları, dijital kullanım talimatları ve piyasa gözetimi süreçlerine ilişkin ayrıntılı kurallar bulunuyor.

Özellikle endüstriyel makineler, üretim hatları, kaldırma ekipmanları ve makine güvenliği bileşenleri alanında faaliyet gösteren işletmelerin yeni düzenlemeyi değerlendirmeleri önem taşıyor.

Yeni Makine Emniyeti Yönetmeliği 16 Ekim 2026'da Yayımlandı

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Makine Emniyeti Yönetmeliği (2023/1230/AB), Türkiye'de makinelerin güvenli şekilde piyasaya sunulmasına ilişkin mevzuatı Avrupa Birliği'nin güncel düzenlemeleriyle uyumlu hale getirmeyi amaçlıyor.

Yönetmeliğin temel hedefi, makinelerin ve ilgili ürünlerin kullanımından kaynaklanabilecek sağlık ve güvenlik risklerinin azaltılması.

Bu kapsamda ürünlerin tasarım ve üretim aşamalarında belirli güvenlik gerekliliklerinin karşılanması, teknik uygunluğunun değerlendirilmesi ve gerekli bilgilerin kullanıcılara sunulması öngörülüyor.

Yeni düzenleme yalnızca makinelerin fiziksel yapısıyla sınırlı değil. Yazılım, dijital talimatlar ve belirli güvenlik işlevleri de ilgili hükümler çerçevesinde değerlendiriliyor.

Yönetmelik, Avrupa Birliği'nin 14 Haziran 2023 tarihli ve 2023/1230 sayılı düzenlemesi esas alınarak hazırlandı.

Böylece makine güvenliği alanındaki teknik mevzuatın Avrupa Birliği kurallarıyla uyumunun güçlendirilmesi hedefleniyor.

Hangi Makine ve Ekipmanlar Yönetmelik Kapsamında?

Yeni yönetmelik, makinelerin yanı sıra çeşitli makine bileşenlerini ve ilgili ürün gruplarını kapsıyor.

Düzenlemenin kapsamına giren başlıca ürünler arasında makineler, değiştirilebilir teçhizatlar, emniyet aksamları, kaldırma aksesuarları, zincirler, halatlar, kayışlar ve sökülebilir mekanik aktarma tertibatları bulunuyor.

Ayrıca kısmen tamamlanmış makineler de yönetmelik kapsamında değerlendiriliyor.

Ürün grubu Kapsamı
Makineler Yönetmelikte belirtilen makine tanımına giren ürünler
Değiştirilebilir teçhizat Makinenin işlevini değiştirmek veya yeni bir işlev kazandırmak için kullanılan ekipmanlar
Emniyet aksamları Güvenlik işlevini yerine getiren ilgili bileşenler
Kaldırma aksesuarları Yük kaldırma işlemlerinde kullanılan ilgili donanımlar
Zincir, halat ve kayışlar Yönetmelikte tanımlanan kaldırma amaçlı ürünler
Mekanik aktarma tertibatları Sökülebilir güç aktarım bileşenleri
Kısmen tamamlanmış makineler Başka ekipmanlarla birleştirilmesi amaçlanan ilgili makine grupları

Ancak bütün mekanik veya elektrikli ürünlerin otomatik olarak bu yönetmelik kapsamında bulunduğu düşünülmemeli.

Bazı taşıtlar, özel kullanım amaçlı ekipmanlar ve diğer mevzuat kapsamında değerlendirilen ürünler için istisnalar bulunuyor.

İşletmelerin ürünlerinin kapsam dahilinde olup olmadığını teknik özelliklerine ve yönetmelikteki tanımlara göre belirlemeleri gerekiyor.

Makine Üreticilerine Yeni Sorumluluklar Getirildi

Yeni düzenleme kapsamında imalatçılar, piyasaya sundukları makinelerin ilgili temel sağlık ve güvenlik gerekliliklerini karşılamasını sağlamakla yükümlü olacak.

Bu sorumluluk yalnızca üretim işleminin tamamlanmasıyla sınırlı değil.

İmalatçının ürünün tasarım aşamasında ortaya çıkabilecek riskleri değerlendirmesi, uygun güvenlik önlemlerini belirlemesi ve ürünün mevzuata uygunluğunu belgelendirmesi gerekiyor.

Ayrıca makine veya ilgili ürün için gerekli teknik dosyanın hazırlanması ve uygunluk değerlendirmesinin gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

Üreticilerin ürünlerine ilişkin tanımlayıcı bilgileri ve gerekli iletişim bilgilerini ilgili hükümler doğrultusunda sunması da gerekiyor.

Bir makinenin kendi adı veya ticari markası altında piyasaya arz edilmesi, ilgili şirketin imalatçı sorumluluklarını üstlenmesine neden olabiliyor.

Bu nedenle başka bir işletmeye ürettirilen makinelerin kendi markasıyla satılması halinde de mevzuattaki imalatçı tanımının dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor.

CE İşareti ve Uygunluk Değerlendirmesi Önemini Koruyor

Yeni Makine Emniyeti Yönetmeliği, kapsamındaki ürünlerin uygunluk değerlendirmesi ve CE işaretlemesine ilişkin yükümlülükleri düzenliyor.

CE işareti, ilgili ürünün uygulanabilir Avrupa Birliği uyum mevzuatındaki gerekliliklere uygunluğunun imalatçı tarafından beyan edilmesine ilişkin bir işaretleme sistemi.

Ancak CE işaretinin yalnızca ürün üzerine yerleştirilmesi, ilgili teknik şartların yerine getirildiğini tek başına kanıtlamıyor.

Üreticilerin ürünlerine uygulanacak uygunluk değerlendirme prosedürlerini gerçekleştirmeleri ve gerekli teknik belgeleri hazırlamaları gerekiyor.

Bazı ürün gruplarında imalatçının kendi uygunluk değerlendirmesi yeterli olabilecekken belirli yüksek riskli ürünlerde onaylanmış kuruluşların değerlendirme sürecine katılması gerekebiliyor.

Uygulanacak yöntem, ürünün niteliğine ve yönetmelikte belirtilen koşullara göre değişiyor.

Bu nedenle bütün makineler için tek tip bir belgelendirme sürecinin bulunduğu düşünülmemeli.

Teknik Dosyalar En Az 10 Yıl Saklanacak

Yeni düzenlemede teknik belgelerin saklanmasına ilişkin yükümlülükler de önemli bir yer tutuyor.

İmalatçıların makine ve ilgili ürünlerin uygunluğunu gösteren teknik dosyaları, ürünün piyasaya arz edilmesinden veya ilgili şekilde hizmete sunulmasından itibaren en az 10 yıl süreyle muhafaza etmesi öngörülüyor.

Teknik dosyalar, ürünün tasarım ve üretim özellikleriyle birlikte güvenlik gerekliliklerinin nasıl karşılandığını ortaya koyan bilgileri içeriyor.

Bu belgeler, ürünün piyasa gözetimi ve denetimi süreçlerinde mevzuata uygunluğunun değerlendirilmesi amacıyla kullanılabiliyor.

İşletmelerin teknik dokümantasyonlarını düzenli biçimde hazırlaması ve gerektiğinde yetkili kurumlara sunabilecek şekilde saklaması gerekiyor.

Özellikle ürün modellerinin sık değiştiği veya farklı makinelerin üretildiği işletmelerde model bazında belge yönetimi önem taşıyor.

Makine İthalatçıları İçin Uygunluk Kontrolü Zorunlu Olacak

Yeni yönetmelik, Türkiye'de yerleşik makine ithalatçılarına da belirli sorumluluklar getiriyor.

İthalatçıların yalnızca yönetmeliğe uygun makineleri ve ilgili ürünleri piyasaya arz etmeleri gerekiyor.

Ürün piyasaya sunulmadan önce imalatçı tarafından gerekli uygunluk değerlendirmesinin yapılmış olması kontrol edilmeli.

Ayrıca ürünün CE işareti taşıması, gerekli uygunluk beyanının bulunması ve teknik dosyanın hazırlanmış olması da ilgili hükümler kapsamında değerlendirilecek.

İthalatçıların isimlerini, ticari unvanlarını veya tescilli ticari markalarını ve iletişim bilgilerini ürün üzerinde ya da yönetmelikte izin verilen diğer alanlarda belirtmeleri gerekiyor.

Bunun yanında ürünün depolama ve nakliye koşullarının güvenlik gerekliliklerini olumsuz etkilememesi sağlanmalı.

İthal edilen bir makinenin mevzuata uygun olmadığının düşünülmesi veya buna ilişkin makul nedenlerin bulunması halinde uygunluk sağlanıncaya kadar ürünün piyasaya arz edilmemesi gerekiyor.

Ürünün insan sağlığı ve güvenliği açısından risk oluşturması durumunda ise ilgili bildirim ve düzeltici önlem yükümlülükleri gündeme gelebiliyor.

Makine Satıcıları ve Dağıtıcıları da Sorumluluk Taşıyor

Yeni düzenleme, yalnızca üretici ve ithalatçıları değil, makineleri piyasada bulunduran dağıtıcıları da ilgilendiriyor.

Dağıtıcıların ürünleri satışa veya piyasaya sunmadan önce belirli uygunluk kontrollerini gerçekleştirmesi gerekiyor.

Bu kapsamda CE işaretinin bulunması, ilgili uygunluk beyanının ürüne eşlik etmesi ve gerekli kullanım talimatlarının sağlanması kontrol edilecek.

Ayrıca imalatçı ve ithalatçı bilgilerinin mevzuata uygunluğu da dağıtıcıların dikkat etmesi gereken hususlar arasında bulunuyor.

Dağıtıcıların makinelerin depolanması veya taşınması sırasında güvenlik gerekliliklerine uygunluğu tehlikeye düşürmemeleri gerekiyor.

Ürünün mevzuata uygun olmadığına ilişkin ciddi şüphe bulunması halinde uygunluk sağlanmadan piyasada bulundurulmaması öngörülüyor.

Bu durum, makine ticareti yapan şirketlerin tedarikçi seçiminde ve ürün kabul süreçlerinde teknik belgelendirmeye daha fazla önem vermelerini gerektiriyor.

Dijital Kullanım Talimatlarına İlişkin Kurallar Belirlendi

Yeni yönetmelikte dijital kullanım talimatlarının sunulmasına ilişkin hükümler de bulunuyor.

Teknolojik gelişmeler doğrultusunda makinelerin kullanım bilgilerinin elektronik ortamda sağlanmasına yönelik koşullar düzenleniyor.

Dijital kullanım talimatlarının kullanıcı tarafından erişilebilir olması, gerekli süre boyunca kullanılabilmesi ve ilgili güvenlik bilgilerinin anlaşılır şekilde sunulması gerekiyor.

Bununla birlikte dijital talimatların kullanılması, bütün makinelerde kâğıt belge sağlama yükümlülüğünün koşulsuz biçimde ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Özellikle profesyonel olmayan kullanıcıların kullanacağı ürünler ve kâğıt talimat talep edilmesi gibi durumlarda yönetmelikteki özel hükümler dikkate alınmalı.

Üreticilerin ürün kullanım talimatlarını hazırlarken makinenin hedef kullanıcı grubunu, güvenlik risklerini ve ilgili dil gerekliliklerini değerlendirmesi önem taşıyor.

Yazılım ve Güvenlik Sistemleri de Değerlendirme Kapsamında

Endüstriyel makinelerde elektronik kontrol sistemleri ve yazılımlar giderek daha önemli hale geliyor.

Modern üretim makineleri, sensörler, otomasyon sistemleri ve yazılım kontrollü güvenlik mekanizmalarıyla çalışabiliyor.

Yeni makine güvenliği düzenlemeleri, ürünlerin fiziksel güvenlik özellikleriyle birlikte ilgili yazılım ve kontrol sistemlerinden kaynaklanabilecek risklerin değerlendirilmesine de önem veriyor.

Özellikle güvenlik işlevini yerine getiren sistemlerin beklenen koşullarda güvenilir çalışması gerekiyor.

Bu nedenle üreticilerin risk değerlendirmelerinde makinenin kontrol sistemlerini ve ilgili yazılım bileşenlerini de dikkate almaları önem taşıyor.

Ancak her yazılım ürününün tek başına makine olarak değerlendirileceği veya bütün yazılımların aynı uygunluk prosedürüne tabi tutulacağı sonucu çıkarılmamalı.

Kapsam, ilgili ürünün işlevine ve yönetmelikteki tanımlara göre belirleniyor.

Makine Üzerinde Önemli Değişiklik Yapılması Sorumluluk Doğurabilir

Yeni düzenlemede makinelerde gerçekleştirilen önemli değişiklikler bakımından da hükümler bulunuyor.

Bir makinenin piyasaya arz edilmesinden veya hizmete sunulmasından sonra güvenliğini etkileyen belirli değişikliklerin yapılması, ilgili kişi veya işletme açısından yeni sorumluluklar doğurabilir.

Özellikle makinenin güvenlik özelliklerini değiştiren ve yeni riskler oluşturan müdahalelerin değerlendirilmesi gerekiyor.

Bu durum, üretim makinelerini sonradan farklı amaçlarla kullanan veya mevcut makinelerin teknik özelliklerini değiştiren işletmeler açısından önem taşıyor.

Ancak bütün bakım, onarım veya parça değişimlerinin otomatik olarak önemli değişiklik sayılması doğru değil.

Değişikliğin hukuki niteliği, yönetmelikte belirtilen koşullar ve makinenin güvenliğine olan etkisi doğrultusunda belirleniyor.

İşletmelerin güvenlik açısından önemli olabilecek değişiklikleri teknik kayıtlarla belgelendirmesi yararlı olabilir.

Yüksek Riskli Makinelerde Uygunluk Değerlendirmesi

Yönetmelik, belirli ürün grupları için farklı uygunluk değerlendirme süreçleri öngörüyor.

Özellikle ilgili eklerde belirtilen ve daha yüksek güvenlik riski taşıyan makine ve ürün gruplarında üçüncü taraf uygunluk değerlendirmesi gerekebiliyor.

Bu süreçlerde onaylanmış kuruluşlar, mevzuatta belirlenen görevler çerçevesinde ürünlerin uygunluğunu değerlendirebiliyor.

Üreticilerin ürünlerinin hangi kategoriye girdiğini ve hangi değerlendirme yönteminin uygulanacağını belirlemesi gerekiyor.

Yüksek riskli makine kategorilerinde uygunluk değerlendirme sürecinin üretim planlamasının son aşamasına bırakılması, ürünün piyasaya sunulmasında gecikmelere neden olabilir.

Bu nedenle tasarım, test, belgelendirme ve uygunluk değerlendirmesi süreçlerinin önceden planlanması önem taşıyor.

Yeni Makine Emniyeti Yönetmeliği Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?

16 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan yönetmelikte farklı hükümler için ayrı yürürlük tarihleri belirlendi.

Yönetmeliğin amaç, kapsam ve tanımlara ilişkin ilk üç maddesi ile bazı kurumsal, uygunluk değerlendirmesi, geçiş ve yürürlük hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe girdi.

Diğer hükümler ise 20 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girecek.

Tarih Uygulama
16 Ekim 2026 Yönetmelik yayımlandı ve belirtilen hükümleri yürürlüğe girdi
20 Ocak 2027 Yönetmeliğin diğer hükümleri yürürlüğe girecek
Geçiş dönemi Önceki mevzuata uygun ürünler için özel hükümler uygulanacak

Bu nedenle 16 Ekim 2026 tarihinin bütün yeni teknik yükümlülüklerin uygulanmaya başladığı tarih olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.

Özellikle üretici ve ithalatçıların 20 Ocak 2027 tarihine kadar ilgili süreçlerini gözden geçirmeleri önem taşıyor.

Eski Makine Emniyeti Yönetmeliği Yürürlükten Kaldırılıyor

Yeni düzenlemeyle daha önce uygulanan Makina Emniyeti Yönetmeliği (2006/42/AT) yerine yeni mevzuat çerçevesi oluşturuluyor.

Önceki yönetmelik, makinelerin piyasaya arz edilmesine yönelik temel güvenlik şartlarını düzenliyordu.

Yeni yönetmelik ise Avrupa Birliği'nin güncel makine mevzuatına uyum amacıyla daha ayrıntılı yükümlülükler getiriyor.

Bununla birlikte eski düzenlemenin yürürlükten kaldırılması, önceki mevzuata uygun şekilde piyasaya arz edilen bütün makinelerin yeniden belgelendirilmesinin zorunlu olduğu anlamına gelmiyor.

Geçiş hükümleri kapsamında belirli ürünlerin piyasada bulundurulmasına devam edilmesi mümkün olacak.

Bu nedenle şirketlerin ürünlerinin piyasaya arz tarihlerini ve ilgili belgelerini dikkate almaları gerekiyor.

20 Ocak 2027 Öncesinde Piyasaya Sunulan Makineler Ne Olacak?

Yeni yönetmelikte mevcut ürünler açısından önemli bir geçiş hükmü bulunuyor.

Buna göre 20 Ocak 2027 tarihinden önce, önceki Makina Emniyeti Yönetmeliği'ne uygun şekilde piyasaya arz edilmiş ürünlerin piyasada bulundurulması engellenmeyecek.

Bu hüküm, geçiş sürecinde daha önce uygun şekilde piyasaya sunulan ürünlerin hukuki durumunun korunmasını amaçlıyor.

Ayrıca önceki yönetmelik kapsamında düzenlenen belirli AT tip inceleme belgeleri ve onay kararları, geçerlilik süreleri sona erene kadar geçerli olmaya devam edecek.

Ancak geçiş hükümleri, güvenli olmayan veya mevzuata aykırı makinelerin koşulsuz olarak piyasada bulundurulabileceği anlamına gelmiyor.

Piyasa gözetimi ve denetimine ilişkin ilgili hükümler uygulanmaya devam edecek.

Dolayısıyla eski mevzuata uygun ürünlerin piyasadaki durumu değerlendirilirken hem geçiş hükümleri hem de ürün güvenliği yükümlülükleri dikkate alınmalı.

Makine Üreticileri Yeni Düzenlemeye Nasıl Hazırlanmalı?

Yeni Makine Emniyeti Yönetmeliği, üretim süreçlerini doğrudan ilgilendiren yükümlülükler içeriyor.

Bu nedenle imalatçıların öncelikle ürün portföylerini inceleyerek hangi makinelerin yeni yönetmelik kapsamında bulunduğunu belirlemeleri gerekiyor.

Ardından ürünlerin sağlık ve güvenlik gerekliliklerine uygunluğu, risk değerlendirmeleri ve teknik dosyaları kontrol edilmeli.

Özellikle CE işaretlemesi, uygunluk beyanları, kullanım talimatları ve ürün izlenebilirliği süreçlerinin güncel mevzuata göre değerlendirilmesi önem taşıyor.

Yeni ürün geliştirme süreçlerinde gerekli teknik gerekliliklerin tasarım aşamasından itibaren dikkate alınması, sonradan ortaya çıkabilecek uyum maliyetlerini azaltabilir.

Makine ithalatçıları açısından ise yabancı üreticilerden temin edilen belgelerin güncelliğinin ve ürünlerin uygunluğunun kontrol edilmesi gerekiyor.

Dağıtıcıların da satışa sundukları makinelerin işaretleme ve belge koşullarına uygunluğuna dikkat etmeleri önem taşıyor.

Sanayi Şirketleri ve İhracatçılar Açısından Önemi

Makine Emniyeti Yönetmeliği, Türkiye'de makine üreten ve Avrupa Birliği pazarına ihracat yapan şirketler açısından da önem taşıyor.

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki teknik mevzuat uyumu, sanayi ürünlerinin ortak standartlar çerçevesinde değerlendirilmesine katkı sağlıyor.

Yeni yönetmelik, Avrupa Birliği'nin 2023/1230 sayılı Makine Tüzüğü esas alınarak hazırlandığı için makine güvenliği alanında teknik uyum açısından önemli bir adım oluşturuyor.

Ancak Türkiye'de yeni yönetmeliğe uygun üretim yapılması, ihracatçıların hedef pazardaki bütün yükümlülüklerini otomatik olarak yerine getirdiği anlamına gelmiyor.

Özellikle ihracat yapılacak ülkenin geçerli mevzuatı, uygulama takvimi ve ilgili diğer teknik düzenlemeleri ayrıca kontrol edilmeli.

Makine üreticilerinin ihracat sözleşmelerini, ürün teslim tarihlerini ve uygunluk değerlendirmesi süreçlerini bu çerçevede planlamaları önem taşıyor.

Yeni Yönetmelik İşletmelerin Maliyetlerini Etkileyebilir mi?

Yeni teknik düzenlemelere uyum, işletmeler açısından farklı maliyet kalemleri oluşturabilir.

Özellikle ürün tasarımının değiştirilmesi, teknik testlerin gerçekleştirilmesi, belgelendirme işlemleri ve yeni güvenlik bileşenlerinin kullanılması belirli harcamalar gerektirebilir.

Bununla birlikte bütün işletmelerin aynı düzeyde uyum maliyetiyle karşılaşacağı söylenemez.

Mevcut ürünlerinin teknik özellikleri yeni gereklilikleri büyük ölçüde karşılayan işletmelerde değişiklik ihtiyacı daha sınırlı olabilir.

Farklı güvenlik özelliklerine sahip ürünler geliştiren veya yüksek riskli makineler üreten işletmeler açısından ise daha kapsamlı değerlendirme süreçleri gündeme gelebilir.

Bu nedenle işletmelerin mevzuata uyum maliyetlerini ürün bazında incelemeleri ve bütçe planlamalarında ilgili harcamalara yer vermeleri yararlı olabilir.

Makine Güvenliğinde Yeni Dönem 20 Ocak 2027'de Başlıyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 16 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı Makine Emniyeti Yönetmeliği, makinelerin tasarımından piyasaya arzına kadar uzanan süreçlerde yeni bir teknik mevzuat çerçevesi oluşturuyor.

Düzenleme kapsamında makine üreticileri, ithalatçılar ve dağıtıcılar için sağlık ve güvenlik gereklilikleri, uygunluk değerlendirmesi, CE işaretlemesi, teknik belgeler ve ürün izlenebilirliği konularında yükümlülükler bulunuyor.

Yönetmeliğin belirli hükümleri yayımlandığı gün yürürlüğe girerken diğer hükümleri 20 Ocak 2027 tarihinde uygulanmaya başlayacak.

Ticaret Bakanlığından Ücretsiz İhracat Eğitimi 2026
Ticaret Bakanlığından Ücretsiz İhracat Eğitimi 2026
İçeriği Görüntüle

Ayrıca önceki yönetmeliğe uygun şekilde piyasaya arz edilmiş makinelerin durumuna ilişkin geçiş hükümleri de düzenlendi.

Yeni mevzuat, özellikle makine imalatçıları, sanayi kuruluşları, ithalatçılar ve teknik uygunluk değerlendirmesi alanında faaliyet gösteren işletmeler açısından önem taşıyor.

Şirketlerin ürünlerinin kapsamını belirlemeleri, teknik belgelerini gözden geçirmeleri ve yeni uygulama tarihine göre gerekli hazırlıkları gerçekleştirmeleri, mevzuata uyum süreçlerinin sağlıklı yürütülmesine katkı sağlayacak.