Kira sözleşmelerinde kefaletin geçerliliğine ilişkin önemli bir Yargıtay kararı Resmî Gazete’de yayımlandı. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalayan kişinin sorumluluğunun doğabilmesi için Türk Borçlar Kanunu’nda öngörülen şekil şartlarının eksiksiz yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Karara göre, kefaletin geçerli sayılabilmesi için kefilin azami sorumluluk tutarını ve kefalet tarihini kendi el yazısıyla sözleşmeye yazması gerekiyor. Müteselsil kefalet söz konusuysa kefilin bu sıfatı da el yazısıyla belirtmesi şart. Bu unsurların yazılmadığı durumlarda, kefaletin hukuken geçersiz olacağı ifade edildi.

Vergi Yazıları ve Gelir Beyanı Denetimleri Hakkında Son Durum
Vergi Yazıları ve Gelir Beyanı Denetimleri Hakkında Son Durum
İçeriği Görüntüle

İstanbul 35. Sulh Hukuk Mahkemesi, somut olayda kira sözleşmesini kefil olarak imzalayan kişinin, sözleşmede azami sorumluluk tutarı ve tarih açıkça yazmamasına rağmen kira süresi içindeki borçlardan sorumlu olduğuna hükmederek davayı reddetmişti. Adalet Bakanlığı ise kararın kanun yararına temyiz edilmesini talep etti.

Yargıtay, TBK’nın 583. maddesindeki şekil şartlarına uyulmadığını belirterek kefaletin hükümsüz olduğu görüşüne vardı. Bu nedenle, kira borçları sözleşme süresi içinde doğmuş olsa bile kefilin sorumlu tutulamayacağına dikkat çekildi. Karar, “kanun yararına bozma” kapsamında değerlendirildi ve mahkeme kararının hukuki yönüne dair önemli bir uyarı niteliği taşıdı.

Bu karar, özellikle kira sözleşmelerinde kefil imzası bulunan işlemlerde uygulamada sık yapılan bir hatayı gündeme taşıyor. Uzmanlar, kefaletin geçerliliği için el yazısı ile yazılması gereken unsurların eksik bırakılmasının, alacak tahsil sürecinde ciddi hak kayıplarına yol açabileceğini belirtiyor.