Kurumlar vergisinde 1 puan indirimli oran uygulamasına ilişkin önemli bir özelge yayımlandı. İstanbul Defterdarlığı’nın 09.09.2025 tarihli görüşünde, sanayi sicil belgesi bulunan ancak fiilen üretim faaliyeti yürütmeyen bir şirketin, Kurumlar Vergisi Kanunu’ndaki indirimli oran avantajından yararlanamayacağı değerlendirildi. Özelgede özellikle otomotiv sektöründe yaygın olan servis, bakım, onarım ve garanti hizmetleri gibi faaliyetlerin “üretim” sayılmadığı vurgulandı.

Kurumlar vergisinde 1 puan indirim hangi düzenlemeye dayanıyor

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre, sanayi sicil belgesine sahip olan ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların yalnızca üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlarında kurumlar vergisi oranı 1 puan indirimli uygulanabiliyor. Bu avantajın uygulanabilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekiyor.

İndirimli kurumlar vergisi için hangi iki şart aranıyor

Özelgede, indirimli oran için yalnızca sanayi sicil belgesi bulunmasının yeterli olmadığı, aşağıdaki iki koşulun birlikte sağlanması gerektiği açıklandı.

Birinci şart, kurumun sanayi sicil belgesine sahip olması.
İkinci şart ise fiilen üretim faaliyetiyle iştigal edilmesi ve kazancın münhasıran üretim faaliyetinden doğması.

Bu iki şarttan biri eksik olduğunda 1 puan indirimli oran uygulanamıyor.

Özelge hangi şirket türü ve faaliyetler için verildi

İstanbul Defterdarlığı’na yapılan başvuruda, Türkiye mümessilliği ve distribütörlüğü yapan bir şirketin ülke genelinde çok sayıda şube ve hizmet noktasıyla;

yeni araç satışı, ikinci el araç satışı, yedek parça satışı ile birlikte satış sonrası servis, bakım, onarım ve garanti hizmetleri sunduğu belirtildi. Şirketin ayrıca Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından verilmiş sanayi sicil belgelerinin bulunduğu ifade edildi.

Sanayi sicil belgelerinde yer alan faaliyetler neden üretim sayılmadı

Özelgede, şirketin sanayi sicil belgelerinde yer alan faaliyetlerin ağırlıklı olarak bakım ve onarıma dayandığı, bu faaliyetlerin imalat ve üretim olarak değerlendirilemeyeceği belirtildi. Belgelerde yer alan başlıklar arasında;

  • binek otomobil, minibüs ve panelvan teslim öncesi ve sonrası bakım-onarım işlemleri,

  • mekanik bakım ve onarım,

  • kaporta ve boya işlemleri,

  • periyodik bakım ve yenileme hizmetleri,

  • otomotiv karoseri bakım ve onarım hizmetleri

bulunmasına rağmen bu faaliyetlerin üretim tanımına girmediği ifade edildi.

Fiili üretim şartı neden kritik görülüyor

İndirimli oran uygulamasında, üretim faaliyetiyle fiilen iştigal edilmesi şartı özelgede temel belirleyici unsur olarak öne çıktı. Defterdarlık, yapılan işlerin “hizmet” niteliğinde olduğunu, sanayi işletmesi tanımındaki imal veya istihsal şartını karşılamadığını ve bu nedenle kurumun üretim faaliyeti yürütüyor sayılmayacağını değerlendirdi.

Vergi Gündeminde Yeni Dönem Denetim Ve Düzenlemeler
Vergi Gündeminde Yeni Dönem Denetim Ve Düzenlemeler
İçeriği Görüntüle

İndirim tüm kazançlara mı uygulanıyor

Özelgede, 1 puan indirimli kurumlar vergisinin şirketin tüm kazancına değil, yalnızca münhasıran üretim faaliyetinden doğan kazançlara uygulanabileceği hatırlatıldı. Üretim dışı kazançlarda, sanayi sicil belgesi bulunsa bile indirimli oran uygulanmıyor.

İhracat indirimi alanlar için ek sınırlama var mı

Özelgede ayrıca, kurumların üretim kazançlarının ihracata isabet eden kısmı için Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32 nci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında indirimden yararlanması halinde, aynı kazanç için sekizinci fıkra kapsamında ayrıca 1 puan indirim uygulanamayacağına da dikkat çekildi. Bu düzenleme, aynı kazanç için birden fazla indirim uygulanmasını engelliyor.

Dikkat edilmesi gerekenler

Bu özelge, sanayi sicil belgesine sahip olmanın tek başına indirimli kurumlar vergisi oranı için yeterli olmadığını açık şekilde ortaya koyuyor. Özellikle otomotiv servis, bakım, onarım, kaporta ve boya gibi faaliyetlerin üretim sayılmaması, hizmet ağırlıklı çalışan işletmeler açısından önemli bir örnek oluşturuyor. Öte yandan özelgelerin yalnızca başvuru yapan mükellefin somut durumuyla sınırlı olduğu unutulmamalı; ancak vergi idaresinin yorumunu göstermesi bakımından uygulamaya yön verebiliyor.