Ekonomi Haber

Yıllık İzin Ücretinin Peşin Ödenmemesi Haklı Fesih Sebebidir

Yargıtay’a göre yıllık izin ücretinin izinden önce peşin veya avans olarak ödenmemesi işçi için haklı fesih nedeni olabilir.

Abone Ol

Yıllık İzin Ücretinin Peşin Ödenmemesi İşçi İçin Haklı Fesih Nedeni Sayılabilir

Yıllık ücretli izne ayrılan işçiye, izin dönemine ilişkin ücretinin izne başlamadan önce peşin olarak ödenmesi veya avans olarak verilmesi gerekiyor. İşverenin bu yükümlülüğe uymaması, işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturabilir.

Yargıtay’ın güncel yaklaşımına göre, yıllık izin ücretinin zamanında ödenmesi yalnızca ücret ödeme borcu değil, aynı zamanda yıllık ücretli izin hakkının amacına uygun kullanılmasını sağlayan temel bir işveren yükümlülüğüdür.

Yıllık İzin Ücreti Ne Zaman Ödenmeli?

4857 sayılı İş Kanunu’nun 57’nci maddesine göre işveren, yıllık ücretli izne ayrılan işçiye izin dönemine ilişkin ücretini izne başlamadan önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.

Bu düzenleme, işçinin izin süresinde geçim kaygısı yaşamadan dinlenebilmesini amaçlar. Bu nedenle izin ücretinin, işçi izne çıktıktan sonra ya da olağan maaş ödeme gününde ödenmesi her durumda yeterli kabul edilmeyebilir.

Yönetmelikte de Aynı Yükümlülük Var

Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde de işverenin bu yükümlülüğü açıkça düzenlenmiştir.

Yönetmeliğe göre işveren veya işveren vekili, yıllık ücretli izin kullanan işçiye izin dönemine ilişkin ücreti ile bu döneme rastlayan diğer ücret ve ücret niteliğindeki haklarını izne başlamadan önce peşin olarak vermek veya avans olarak ödemek zorundadır.

Bu nedenle izin ücretinin peşin ödenmesi, yalnızca uygulamaya ilişkin bir tercih değil, kanun ve yönetmelikten doğan zorunlu bir işveren borcudur.

Yıllık İzin Ücreti ile Kullanılmayan İzin Ücreti Aynı Şey mi?

Hayır. Yıllık izin ücreti ile kullanılmayan yıllık izin ücreti birbirinden farklıdır.

Yıllık izin ücreti, iş sözleşmesi devam ederken işçinin fiilen kullandığı yıllık izin süresine ilişkin ücrettir. Bu ücretin izin başlamadan önce ödenmesi gerekir.

Kullanılmayan yıllık izin ücreti ise iş sözleşmesi sona erdiğinde, işçinin hak kazanıp kullanmadığı izin sürelerine karşılık ödenen ücrettir. Bu ödeme, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden hesaplanır.

Haklı fesih bakımından tartışılan konu, iş sözleşmesi devam ederken kullanılan yıllık izin dönemine ait ücretin izinden önce ödenmemesidir.

Peşin Ödeme İşçiye İkinci Kez Ücret Ödenmesi Anlamına Gelmez

Yıllık izin ücretinin izinden önce ödenmesi, aynı dönem için işçiye iki ayrı ücret ödeneceği anlamına gelmez.

Burada önemli olan ücretin ödeme zamanıdır. İşveren, izin dönemine denk gelen ücreti işçiye izinden önce peşin ödeyebilir veya avans olarak verebilir. Daha sonra bu tutar ilgili ay ücretinden mahsup edilebilir.

Ancak işçi yıllık izne başlamadan önce bu ödemeyi almamışsa, kanunda öngörülen ödeme zamanına uyulmamış olur.

İşçinin Peşin Ödeme Talep Etmesi Gerekir mi?

Yargıtay’ın güncel içtihadına göre işçinin ayrıca “izin ücretim peşin ödensin” şeklinde talepte bulunması gerekmez.

Yıllık izin ücretinin izne başlamadan önce peşin veya avans olarak ödenmesi, işveren tarafından kendiliğinden yerine getirilmesi gereken emredici bir yükümlülüktür.

Bu nedenle işçinin talep formunda ayrıca izin avansı istememiş olması ya da işyerinde böyle bir uygulamanın bulunmaması, işverenin yasal yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Yıllık İzin Ücretinin Peşin Ödenmemesi Haklı Fesih Sebebi midir?

İş Kanunu’nun 24’üncü maddesine göre işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümlerine veya sözleşme şartlarına uygun şekilde ödenmezse, işçi iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir.

Yıllık izin ücretinin izne başlamadan önce peşin veya avans olarak ödenmemesi de bu kapsamda değerlendirilebilir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin güncel kararında, izin dönemine ilişkin ücretin işçi yıllık izne ayrılmadan önce ödenmemesi halinde, işçinin yaptığı feshin haklı nedene dayanabileceği kabul edilmiştir.

Çalışma Şartlarının Uygulanmaması da Haklı Fesih Nedeni Olabilir

İş Kanunu’nun 24/II-f bendi, çalışma şartlarının uygulanmamasını da işçi için haklı fesih nedeni saymaktadır.

Yıllık izin ücretinin peşin ödenmesi, işçinin çalışma koşulları ve ücret hakkıyla doğrudan bağlantılıdır. İşveren bu yükümlülüğü yerine getirmediğinde, yalnızca ücret ödeme borcuna değil, aynı zamanda yıllık ücretli izin hakkının kullanılma koşullarına da aykırı davranmış olur.

Yargıtay Kararında Hangi İlkeler Benimsendi?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2025 tarihli kararında yıllık izin ücretine ilişkin önemli tespitler yapıldı.

Karara göre, yıllık izin ücretinin izne başlamadan önce peşin veya avans olarak ödenmesi zorunludur. Bu zorunluluk mutlak emredici niteliktedir. İşçinin ayrıca talepte bulunması gerekmez.

Ayrıca işçiye hak ettiğinden fazla yıllık izin kullandırılmış olması, işverenin izin ücretini izinden önce ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Fazla İzin Kullandırılması İşverenin Borcunu Ortadan Kaldırır mı?

Hayır. İşçiye hak ettiğinden daha fazla yıllık izin kullandırılmış olması, izin dönemine ilişkin ücretin peşin ödenmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

İşveren, işçiye fazla izin kullandırdığını ileri sürerek izin ücretini zamanında ödememesini haklı gösteremez.

Yıllık izin ücretinin ödeme zamanı, iznin hak edilen süre kadar veya daha fazla kullandırılıp kullandırılmadığından bağımsız olarak değerlendirilir.

Haklı Fesih Halinde İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

İşçi, yıllık izin ücretinin peşin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshederse, kıdem tazminatı koşulları mevcutsa kıdem tazminatı talep edebilir.

Ancak işçi tarafından yapılan haklı nedenle derhal fesihte, kural olarak ihbar tazminatı talep edilemez. Çünkü ihbar tazminatı, bildirim sürelerine uyulmaması halinde gündeme gelir; haklı nedenle fesihte ise işçi sözleşmeyi derhal sona erdirme hakkına sahiptir.

İşveren Açısından İspat Neden Önemli?

Yıllık izin ücretinin izne başlamadan önce ödendiğini ispat yükü uygulamada işveren açısından önem taşır.

İşverenin bu ödemeyi banka dekontu, bordro, izin avansı kaydı, ücret ödeme belgesi veya yıllık izin kayıtlarıyla ispatlayabilecek durumda olması gerekir.

Ödeme belgelerinde hangi tutarın hangi izin dönemine ilişkin olduğunun açıkça gösterilmesi, olası uyuşmazlıklarda ispat kolaylığı sağlar.

Bordro ve Banka Açıklamalarında Nelere Dikkat Edilmeli?

İşveren tarafından yapılan ödeme açık ve izlenebilir olmalıdır.

Banka açıklaması veya bordroda “yıllık izin ücreti”, “izin avansı” ya da “izin dönemi ücreti” gibi ifadelerin kullanılması yararlı olur.

Sadece aylık ücretin normal ödeme tarihinde yatırılması, izne başlamadan önce peşin ödeme yükümlülüğünün yerine getirildiği anlamına gelmeyebilir.

İşverenler İçin Pratik Öneriler

İşverenlerin yıllık izin süreçlerinde yalnızca izin formu ve izin kayıtlarını tutması yeterli değildir. İzin dönemine ait ücretin de işçi izne başlamadan önce ödendiğinin belgelenmesi gerekir.

Bu nedenle yıllık izin başlangıç tarihi, izin süresi, izin dönemine ait ücret tutarı, ödeme tarihi ve ödeme açıklaması birbiriyle uyumlu şekilde kayıt altına alınmalıdır.

Özellikle ücretlerin banka üzerinden ödendiği işyerlerinde, izin ücretine ilişkin açıklamanın ayrıca belirtilmesi ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda önem taşır.

İşçiler Açısından Pratik Etki

İşçi yıllık izne ayrılmadan önce izin dönemine ilişkin ücretini peşin veya avans olarak alamamışsa, bu durum ücretin kanuna uygun ödenmemesi ve çalışma şartlarının uygulanmaması kapsamında değerlendirilebilir.

Bu nedenle işçi, koşulları oluşmuşsa iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı talep edebilir.

Ancak her somut olayda fesih nedeni, ödeme kayıtları, izin belgeleri ve işçinin fesih iradesi birlikte değerlendirilmelidir.

Sonuç

Yıllık izin ücretinin peşin ödenmesi, işverenin kanundan doğan açık bir yükümlülüğüdür. İşveren, yıllık ücretli izne ayrılan işçiye izin dönemine ilişkin ücretini izin başlamadan önce peşin olarak ödemeli veya avans olarak vermelidir.

Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturabilir. Yargıtay’ın güncel yaklaşımı da işçinin ayrıca talepte bulunmasına gerek olmadığını ve peşin ödeme yükümlülüğünün emredici nitelikte olduğunu ortaya koymaktadır.