Yıllara Sari İnşaat İşlerinde Tasfiye Halinde Stopaj Nasıl Uygulanacak?

Yıllara sari inşaat ve onarım işlerinde sözleşmenin feshedilmesi veya işin tasfiye edilmesi durumunda vergi tevkifatının devam edip etmeyeceği, son dönemde hem müteahhitler hem de alt yükleniciler için önemli bir tartışma başlığı haline geldi. Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu ve kamu ihale mevzuatı birlikte değerlendirildiğinde, tasfiye tarihinin vergilendirme açısından kritik bir eşik olduğu görülüyor.

Kâr ve Zarar İşin Bittiği Yıla Ait Sayılıyor

Gelir Vergisi Kanunu’na göre, bir inşaat veya onarım işinin yıllara sari sayılabilmesi için üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekiyor:

  • İşin niteliği itibarıyla inşaat veya onarım işi olması,

  • Taahhüde bağlı olarak başkası hesabına yapılması,

  • Birden fazla takvim yılına yayılması.

Bu nitelikleri taşıyan işlerde kâr veya zarar, işin tamamlandığı yıl kesinleştiriliyor ve ilgili yıl beyannamesinde tek seferde gösteriliyor. İş devam ederken düzenlenen hakedişlere dayalı ödemeler ise nihai gelir olarak değil, avans niteliğinde kabul ediliyor.

Bu süreçte yükleniciler, yıllara sari işe ilişkin kazançları üzerinden geçici vergi ödemezken, işin sürdüğü dönem boyunca hakedişler üzerinden gelir / kurumlar vergisi tevkifatı yapılmaya devam ediyor.

Bitim Tarihi Neye Göre Belirleniyor?

İnşaat ve onarım işlerinde bitim tarihinin tespiti, stopaj uygulamasının ne zamana kadar süreceğini belirleyen temel unsurlardan biri. Mevzuata göre:

işin bitim tarihi olarak kabul ediliyor. Bitim tarihinden sonra aynı işe ilişkin yapılan giderler ve elde edilen hasılat, yeni dönemin kâr veya zarar hesabında dikkate alınıyor.

Kamu idarelerince ihale edilen yapım işlerinde, Yapım İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliği ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri de devreye giriyor. Şartnameye göre:

  • Sözleşmesi feshedilen işlerde, işin o tarihteki durumu “Durum Tespit Tutanağı” ile kayıt altına alınıyor.

  • Tasfiye onay tarihi, fiilen yapılmış kısım bakımından geçici kabul tarihi gibi işlem görüyor.

Bu yaklaşım, vergilendirme açısından da tasfiye onay tarihinin işin bitim tarihi sayılmasına zemin oluşturuyor.

GİB Özelgeleri Tasfiye Tarihini İşin Bitimi Sayıyor

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın farklı tarihlerde yayımladığı özelgelerde, yıllara sari işlerin fesih ve tasfiye hallerinde stopaj uygulamasına ilişkin önemli tespitler yer alıyor:

  • Valilik veya ilgili idare onayıyla feshedilen inşaat sözleşmelerinde, onay tarihi işin bitim tarihi olarak kabul ediliyor.

  • Geçici ve kesin kabul sürecine tabi projelerde, geçici kabul tutanağı onaylanmadığı müddetçe işin devam ettiği varsayılıyor; ancak mahkeme kararı veya idari fesih tarihinin belirleyici olması mümkün görülebiliyor.

  • Bir adi ortaklık tarafından üstlenilen yıllara sari işte, ihale makamının mahkeme kararına dayanarak sözleşmeyi feshettiği tarihte iş fiilen bırakılmış sayılıyor ve kazanç bu tarih itibarıyla tespit edilerek ortakların kurum kazançlarına hisseleri oranında dahil ediliyor.

Bu özelgelerin ortak paydası, tasfiye veya fesih tarihinin, vergisel açıdan “bitim tarihi” olarak esas alınması gerekliliğini vurgulaması.

Stopaj Uygulaması Tasfiye Tarihine Kadar Devam Ediyor

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15. maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca, birden fazla takvim yılına yayılan inşaat ve onarım işlerinde hakediş ödemeleri üzerinden stopaj yapılması zorunlu. Ancak bu kesinti, yalnızca işin devam ettiği dönem için söz konusu.

Tasfiye veya fesih nedeniyle işin sona erdiği tarih:

  • İşin bitim tarihi olarak kabul ediliyor,

  • Bu tarihe kadar yapılan hakediş ödemeleri üzerinden vergi kesintisi uygulanıyor,

  • Tasfiye tarihinden sonra aynı işe ilişkin düzenlenecek hakedişlerde ise stopaj uygulaması sona eriyor.

Bu çerçevede, yıllara sari iş üstlenen müteahhit ve ortaklıkların, sözleşmelerin feshi ve tasfiye süreçlerini hem hukuki hem de vergisel açıdan eşgüdümlü takip etmeleri, ileride doğabilecek vergi uyuşmazlıklarının önüne geçmek açısından büyük önem taşıyor.