Yeni Varlık Barışı Düzenlemesinde Yurt İçi Varlıklar İçin Öne Çıkan Kurallar
Hazırlıkları devam eden yeni Varlık Barışı düzenlemesinde, Türkiye’de bulunan varlıklara ilişkin önemli hükümler yer alıyor. Taslak düzenlemeye göre gerçek ve tüzel kişiler belirli şartlarla kayıt dışı varlıklarını sisteme dahil edebilecek ve bazı vergi avantajlarından yararlanabilecek.
İşte yurt içinde bulunan varlıklara yönelik düzenlemede dikkat çeken başlıklar:
Hangi Varlıklar Kapsamda Olacak?
Taslak düzenleme kapsamında;
- para,
- döviz,
- altın,
- menkul kıymetler,
- diğer sermaye piyasası araçları
Varlık Barışı uygulamasına konu edilebilecek.
Kapsama yalnızca kanunun yürürlüğe girdiği tarihte yurt içinde bulunan varlıklar dahil edilecek.
Kimler Başvuru Yapabilecek?
Düzenlemeden;
- gerçek kişiler,
- şirketler,
- vakıflar,
- dernekler,
- diğer tüzel kişiler
yararlanabilecek.
Ayrıca vergi mükellefiyeti bulunmayan kişiler için de başvuru imkânı öngörülüyor.
Kayıtsız Faaliyeti Bulunanlar Ne Yapacak?
Vergi mükellefiyeti tesis ettirmesi gerektiği halde kaydı bulunmayan kişilerin öncelikle mükellefiyet açtırması gerekecek.
Ardından Varlık Barışı başvurusu yapılarak ilgili varlıkların bankaya veya aracı kuruma bildirilmesi planlanıyor.
Son Başvuru Tarihi
Taslak düzenlemeye göre başvuruların en geç 31 Temmuz 2027 tarihine kadar yapılması öngörülüyor.
Başvuru Nereye Yapılacak?
Bildirimlerin;
- bankalara
- veya aracı kurumlara
yapılması planlanıyor.
Vergi dairesine doğrudan beyan yerine işlemlerin finansal kuruluşlar üzerinden yürütülmesi hedefleniyor.
Varlıkların Değeri Nasıl Belirlenecek?
Bildirime konu varlıkların, başvuru tarihindeki piyasa değeri esas alınacak.
Bu nedenle rayiç bedel tespiti uygulamada önem taşıyacak başlıklardan biri olacak.
Şirketlerde Fon Hesabı Şartı
Bilanço esasına göre defter tutan işletmelerin, bildirilen varlıklar için pasifte özel bir fon hesabı oluşturması gerekecek.
Bu fonun;
- iki yıl boyunca işletmeden çekilememesi,
- yalnızca sermayeye ilave edilebilmesi
öngörülüyor.
Ödenen Vergi Gider Yazılamayacak
Düzenleme kapsamında ödenecek verginin;
- gider olarak dikkate alınması,
- vergi matrahından indirilmesi
mümkün olmayacak.
Başka Vergilere Mahsup İmkânı Bulunmuyor
Ödenecek verginin başka bir vergi borcundan mahsup edilmesine de izin verilmeyecek.
Vergi Oranları ve Vadeli Tutma Avantajı
Taslakta genel vergi oranı yüzde 5 olarak yer alıyor.
Ancak bildirilen varlıkların belirli sürelerle sistemde tutulmasının taahhüt edilmesi halinde daha düşük oran uygulanabilecek.
Buna göre;
- en az 5 yıl tutulursa yüzde 0,
- en az 4 yıl tutulursa yüzde 1,
- en az 3 yıl tutulursa yüzde 2,
- en az 1 yıl tutulursa yüzde 4
oranları gündeme gelebilecek.
2027 yılı sonrası başvurularda ise ilave oran artışları öngörülüyor.
Vergi İncelemesi Koruması
Taslak düzenleme kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve ek tarhiyat yapılmaması planlanıyor.
Ancak düzenleme öncesinde başlamış incelemeler bu korumanın dışında tutulabilecek.
Matrah Farkı Çıkarsa Ne Olacak?
Başka nedenlerle yapılan incelemelerde matrah farkı tespit edilmesi halinde, farkın bildirilen varlıklardan kaynaklandığının ortaya konulması durumunda mahsup imkânı doğabilecek.
Bu nedenle bildirilen varlıklarla ilgili belge ve kayıtların korunması önem taşıyor.
Zararlar Vergisel Avantaj Sağlamayacak
Bildirilen varlıkların daha sonra elden çıkarılması sonucunda zarar oluşması halinde, bu zararların gider veya indirim olarak dikkate alınmasına izin verilmeyecek.
İspat Yükümlülüğü Devam Edecek
Taslak düzenlemede dikkat çeken en önemli başlıklardan biri de ispat konusu.
Vergi korumasından yararlanılabilmesi için;
- bildirilen varlık,
- incelemede ortaya çıkan matrah farkı
arasındaki ilişkinin kurulabilmesi gerekecek.
Bu nedenle Varlık Barışı uygulamasının mutlak koruma sağlamadığı, belirli şartların yerine getirilmesinin önem taşıdığı değerlendiriliyor.
Genel Değerlendirme
Yeni Varlık Barışı taslağı, yurt içindeki kayıt dışı varlıkların finansal sisteme dahil edilmesini hedefliyor.
Özellikle düşük oranlı vergilendirme ve inceleme koruması hükümleri dikkat çekerken, uygulamada ispat yükümlülüğü ve fon hesabı şartlarının önemli tartışma alanları oluşturması bekleniyor.